İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/542 E. 2022/302 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/542
- Karar No
- 2022/302
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/542 Esas - 2022/302 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/542 Esas KARAR NO : 2022/302 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACILAR : 1- ... - ... 2- ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ :05/07/2018 KARAR TARİHİ : 24/03/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesiyle özetle;müvekkillerinin ... ve ...'nun trafik kazası geçirdiklerini, bu kişilerden ...nun idaresindeki bisiklette diğer davacı ...nun yolcu olduğunu, bu bisiklete Adana ilinde 05.05.2016 tarihinde plakasını alamadıkları bir aracın çarpması dolayısıyla yaralanarak malul kaldıklarını, kaza ile ilgili soruşturmanın faili meçhul olarak kaldığından davayı ...na yönlendirdiklerini, bu nedenle her müvekkili için 100,00 TL'den toplam 200,00 TL geçici ve kalıcı maluliyet tazminatının ...na başvuru tarihine müteakip 8 iş günü bitiminden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafça cevap dilekçesinde özetle ; davalıların Suriyeli olması hasebiyle dava açma haklarının bulunup bulunmadığı, ayrıca yabancı vatandaş olması sebebiyle teminat yatırma zorunluluğunun bulunup bulunmadığının incelenmesini talep ettiklerini, davacılar ile ibraname imzalandığını, 01.06.2018 davacı tarihinde ...ya 13.829,00 TL ...'ya ise 13.645,00 TL ödendiğini ile bu ibranamenin geçerli olduğunu bu nedenle dava açma haklarının bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının sorumluluklarında bulunmadığını, kabul manasında olmamakla beraber temerrütlerinin oluşmadığını bu nedenle dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. YARGILAMA USULÜ : 15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmiştir .Kanun hükmünce her ne kadar 100.000 TL altındaki ticari davaların basit yargılama hükümlerine göre yürütüleceği kuralı getirilmiş ise de işbu sınır miktarının yargılama aşamasında geçebilecek nitelikte olması, dava bedeli yönünden geleceği tartışmalı bulunan bir davada daha kısıtlı iddia ve savunma yapmasına olanak kılan basit yargılama yöntemini uygulamanın, “hukuki dinlenilme hakkının” ve “eşit yargılanma hakkının” ihlali niteliğinde görülmesi sebebiyle dava her ne kadar yazılı yargılama usulüne göre başlatılmış olsa da; 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, dava miktarının poliçe üst limiti gereğince 500.000,00 TL'yi aşmayacağına kanaat getirilerek mahkememizde açılan dava basit yargılama usulüne göre karara çıkartılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı ve oranı, maddi tazminat gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır. Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiştir. 05/05/2016 tarihinde sürücü davacı ... idaresindeki bisiklete faili meçhul bir aracın çarpması sonucu çift taraflı trafik kazası meydana geldiği, davacı sürücü ile bu bisiklette yolcu olarak bulunan diğer davacı ...'nun yaralandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu kaza nedeniyle firari araç sürücüsü hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/... sayılı soruşturmada daimi arama kararı çıkartıldığı anlaşılmıştır. Firari araç belirlenemediğinden ZMMS poliçesi tespit edilememiştir. Yapılan başvuru üzerine davalı kurum 01.06.2018 tarihinde ... için 13.645,00 TL, ... için 13.645,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen kusur bilirkişisi raporunda özetle; faili meçhul araç sürücüsünün önündeki araç ile yeterli mesafeyi koruyarak aracını trafik durumuna göre kullanmalıdır kuralını ihlal ederek hızlı bir biçimde önündeki bisiklete sağdan vurarak kazaya sebebiyet vermesinden ötürü %75 kusurlu, bisiklet sürücüsü davacı ...'nun ise gece görünümü için bisikletinde gerekli tertibatın olmamasından ötürü %25 kusurlu olduğunu, diğer davacının kazaya etken kusurunun bulunmadığını ancak bisiklet arkasında oturma yeri bulunmadıkça başka kişilerin binmesi kuralını ihlal ettiğinden müterafik kusurlu olduğunu rapor etmiştir. Dosya kusur bilirkişisinden sonra maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 22.04.2020 tarihli raporuna göre; davacı ...'nun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Yönetmeliğine göre %2 sürekli, 4 ay geçici iş göremezlik süresinin bulunduğunu rapor edilmiştir. Davacı vekili davacı ... yönünden ise davacının yurtdışına çıkış yapması sebebiyle ATK ön raporu gereği muayenelerin yaptırılamayacağını beyan etmiştir. Dosya ... için ise mevcut haliyle ATK'ya gönderilerek maluliyet raporu tanzim edilmesi istenilmiştir. İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 14.09.2020 tarihli raporuna göre; davacı ...'nun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Yönetmeliğine göre dosya kapsamından maluliyet tespiti yapılamayacağından bahisle dosya iade edilmiştir. Dosya maluliyet incelemesinden sonra ise hesaplama yapılması açısından aktüer bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... kök raporunda özetle; davacı ... için sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 01.06.2018 tarihinde 13.645,00 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin hangi zarara ilişkin olduğunun bildirilmediğini, asgari ücret verileri ve kusur oranına göre davacının %2'lik kalıcı iş göremezlik zararının 12.444,60 TL, geçici iş göremezlik zararının ise 3.992,33 TL olduğunu, ... için ise maluliyet tespiti yapılamadığından hesap yapılamayacağını rapor etmiştir. Aktüer hesap raporu hazırlanarak taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili talep arttırım dilekçesi sunmuş; geçici iş göremezlik tazminatını taleplerini 3.942,33 TL olarak arttırdıklarını beyan etmişlerdir. Taraf vekillerinden kısmi ödemenin kim için hangi miktarda ve hangi zararlara ilişkin olduğunu beyan etmek üzere süre verilmiş; aktüer hesap raporuna karşı beyanların ve itirazların değerlendirilmesi ayrıca toplam ödenen bedelin güncelleme hesabı yapılarak toplam zarardan mahsubu yapılarak yeniden hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi 29.04.2021 tarihli ek raporunda özetle; davacı ... için sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 01.06.2018 tarihinde 13.645,00 TL ödemenin güncelleştirme hesabına göre 17.006,16 TL olduğunu, maluliyet ve kusur durumuna göre 3.992,33 TL geçici iş göremezlik 12.444,60 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 16.850,13 TL zararın bulunduğunu, sigorta şirketinin güncellenen ödemesi dikkate alındığında karşılanmamış bir zararın bulunmadığını rapor etmiştir. Aktüer bilirkişi raporu davacının gelir durumuna, kaza tarihindeki yaşlarına, bakiye yaşam sürelerine ve tüm dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/I. maddesinde, bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak belli koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ..., ... Şirketleri Birliği nezdinde ...nın oluşturulacağı hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin II-a bendinde ise, sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için ...na başvurulabileceği belirtilmiştir. Yukarıda sayılan kanun maddelerinin bahisleri geçen düzenlenmelerinden, sigortasız veya firari aracın karıştığı kazalarda cismani maddi zararı karşılamakla sorumlu olan ... ...nın sorumluluğunun; kaza tarihi poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere trafik kazasına karışan aracın sürücüsüne bu kaza sebebiyle isabet eden kusuru ve maluliyeti oranında olduğu anlaşılmakta olup; aşağıda belirtildiği üzere değerlendirme yapılmıştır. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı kurumun sorumluluğunda olup firari araç sürücüsünün sebebiyet verdiği kazada davacıların yaralandığı, davacılara kuruma yapılan başvuru üzerine 01.06.2018 tarihinde 13.645,00'şer TL ödeme yapıldığı, hükme esas alınan 29.04.2021 tarihli aktüer ek raporuna göre davacı ...'nun karşılanmayan bir zararının bulunmadığı, diğer davacı ...'nun ise yurtdışında bulunması sebebiyle muayene işlemlerinin yapılamayacağının bildirilmesi sebebiyle maluliyet tespitinin yapılamaması sebebiyle hakkındaki davanın ispatlanamadığı, aktüer ek raporun hükme ve denetime elverişli olduğu dikkate alınarak her iki davacı yönünden davanın reddine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. KARAR: 1-Davanı her iki davacı yönünden ayrı ayrı REDDİNE, 2-Alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcından, 35,90 TL peşin harç ile 59,30 ıslah harcı olmak üzere toplam 95,20 TL'den mahsubu ile bakiye 14,50 TL'nin karar kesinleşmesi ve istek halinde davacılara iadesine, 3-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 3.942,33 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 5-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. Katip ... ¸ Hakim ... ¸ **Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **