İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/433 E. 2022/620 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/433
- Karar No
- 2022/620
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/433 KARAR NO : 2022/620 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - .... ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/06/2021 KARAR TARİHİ : 10/06/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülen Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme uyarınca toplam 6 kalem ürünün satışı konusunda anlaştıklarını, ürünlerin teslim tarihinin 06/10/2020 olarak belirlendiğini, toplam 44.427,00 TL karşılığında ürünlerin alım satımının kararlaştırıldığını, müvekkilinin 07/10/2021 tarihinde davalının banka hesabına 9.412,50 TL ve 15/10/2020 tarihinde de 35.014,50 TL olmak üzere toplam 44.427,00 TL ödeme yaptığını, davalının satın alınan ürünlerin bir kısmını gönderdiğini, ancak sipariş formunda yer alan 750m 50mm2 iletken örgülü bakır ile 50 m 30x3,5mm galvaniz flex topr. Şeridin teslim edilmediğini, bu hususta davalı ile defalarca iletişim kurulduğunu, ancak ürünlerin tesliminin gerçekleşmediğini, bunun üzerine Adana 7. Noterliği'nin ... yevniye nolu ihtarnamesi ile ödenen bedelin iadesinin istendiğini, davalının ürünleri teslim etmediğini ve ödenen bedeli de iade etmediğini, müvekkiline teslim edilen ürünlerin bedelinin 18.113,00 TL olduğunu, davalının 26.314,00 TL bedel karşılığındaki ürünü teslim etmediğini belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 26.314,00 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Davacı vekili 21/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; 26.314,00 TL olan alacak taleplerini 2.691,06 TL arttırarak dava değerini 29.005,06 TL olarak belirlemişlerdir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı taraf herhangi bir savunmada bulunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Tarafların mal ve hizmet alım ve satışlarına ilişkin BA ve BS formaları getirtilmiş, ticari defter ve belgelerin incelenmesine karar verilmiştir. Mali müşavir bilirkişi ... 31/01/2022 tarihli raporunda: davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin olduğunu, davacı şirketin yasal defterlerinin TTK 64-65-66 ve 82.Madde ve VUK 220-226 maddesine göre açılış ve kapanış tasdikinin usulüne uygun yaptırıldığını, kayıt nizam bakımından VUK 215-2019 maddeleri hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğunu, incelenen ticari defterlerin davacı lehine delil niteliği taşıdığını, davacı şirketin ticari defterlerine göre, alacak miktarının 24.337,50 TL olduğunu, ancak 12/10/2020 tarihli 1709 nolu depo malzeme giriş çıkış formunda teslim alan tarafından irsaliyede bulunan 1700 mt flex topr şeridi teslim edilmediğini, bu duruma göre alacak miktarının 26.314,00 TL olduğunu, davacının davalı tarafından düzenlenen 09/10/2020 tarihli KDV hariç 17.025,00 TL tutarlı 1 adet e-faturayı BA form bildiriminde bulunduğunu, davacı şirketin dava tarihi itibariyle 26.314,00 TL anapara, 2.691,06 TL faiz olmak üzere toplam 29.005,06 TL alacağı olduğunu belirtmiştir. Davalı taraf belirtilen kesin süre içerisinde defterlerini ibraz etmemiştir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK) Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı arasında akdedilen dosya içerisinde mevcut sözleşme uyarınca toplam 6 kalem ürünün satışı konusunda anlaştıkları, sözleşmede ürünlerin teslim tarihinin 06/10/2020 olarak belirlendiği, toplam 44.427,00 TL karşılığında ürünlerin alım satımının kararlaştırıldığı, davacının 07/10/2021 tarihinde davalının banka hesabına 9.412,50 TL ve 15/10/2020 tarihinde de 35.014,50 TL olmak üzere toplam 44.427,00 TL ödeme yaptığı, davalının satın alınan ürünlerin bir kısmını gönderdiğini, ancak sipariş formunda yer alan 750m 50mm2 iletken örgülü bakır ile 50 m 30x3,5mm galvaniz flex topr. şeridin teslim edilmediği, davalı tarafa ürünlerin teslimi için bir çok kez uyarıda bulunulmasına rağmen ürünlerin tesliminin gerçekleşmediği, tüm bu sebepler ile teslimi gerçekleşmeyen ancak davacı tarafından ödemesi yapılan bu ürünlere ilişkin fazladan yapılan 26.314,00 TL bedelin taraflarına ödenmesi için iş bu davanın açıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş ve tarafların imzasının bulunduğu yazılı bir sözleşmenin mevcut olduğu, somut uyuşmazlıkta davalının ticari ilişkiye konu mal veya hizmeti verdiğini davacının ise buna istinaden ödeme yaptığını ispatla yükümlü olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun tespiti için taraf defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ayrıca tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden BA-BS formlarının istenildiği, düzenlenen 31/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda: davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin olduğunu, davacı şirketin yasal defterlerinin TTK 64-65-66 ve 82.Madde ve VUK 220-226 maddesine göre açılış ve kapanış tasdikinin usulüne uygun yaptırıldığını, kayıt nizam bakımından VUK 215-2019 maddeleri hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğunu, incelenen ticari defterlerin davacı lehine delil niteliği taşıdığını, davacı şirketin ticari defterlerine göre, alacak miktarının 24.337,50 TL olduğunu, ancak 12/10/2020 tarihli 1709 nolu depo malzeme giriş çıkış formunda teslim alan tarafından irsaliyede bulunan 1700 mt flex topr şeridi teslim edilmediğini, bu duruma göre alacak miktarının 26.314,00 TL olduğunu, davacının davalı tarafından düzenlenen 09/10/2020 tarihli KDV hariç 17.025,00 TL tutarlı 1 adet e-faturayı BA form bildiriminde bulunduğunu, davacı şirketin dava tarihi itibariyle 26.314,00 TL anapara, 2.691,06 TL faiz olmak üzere toplam 29.005,06 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından defterlerin ibraz edilmediği, tüm bu nedenlerle ticari defterlerin yasaya uygun olarak tutulmuş olduğu, lehine delil teşkil ettiği, sözleşmede kararlaştırılan 44.427,0 TL bedelin davalıya banka yoluyla ödendiğinin sabit olduğu, ancak davalı tarafından ürünlerin teslim edildiğine dair iddia ve delilin sunulmadığı, dosya içerisinde mevcut ürün teslimine ilişkin taraflar arasındaki yazışma kayıtlarından, ticari defter ve belgeler ile depo giriş-çıkış formundan ürünlerin davacıya teslim edilmediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne; 26.314,00 TL asıl alacak ile 2.691,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.005,06 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 1.981,33 TL den peşin alınan 530,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.451,25 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-AAÜT gereğince hesaplanan 5.100,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacının yapmış olduğu 872,40 TL yargılama gideri ile peşin ödenen 530,08 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 6-Fazla yatan avans var ise karar kesinleştikten sonra talep sahibine iadesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/06/2022 Katip ... E-imza Hakim ... E-imza