İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/827 E. 2023/188 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/827
Karar No
2023/188
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2020/827 KARAR NO : 2023/188

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : ...

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2020 KARAR TARİHİ : 12/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...

Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve Tic.Ltd.Şti.nin ortaklarının ... ile ... olduğunu, ...'ın ...’ı vekil tayin ettiğini ve ...'ın ise ...’i vekil tayin ettiğini ve vekiller arasında vekil sıfatıyla ... ve Tic.Ltd.Şti.nin %50 hissesinin ... tarafından ...’a satışına ilişkin 17.06.2019 tarihli satış sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmenin her iki ortağın vekilleri tarafından yapıldığını, sözleşmenin ikinci paragrafında “sözleşme devamında vekillerin isimleri kullanılacaktır” denilmek suretiyle sözleşmenin devamında şirket ortaklarının isimleri yerine vekillerin isimleri belirtildiğini, her ne kadar vekil isimleri ile sözleşmeye devam edilmişse de sözleşmenin taraflarının ... ile ... olduğunu, satış sözleşmesinin 17.06.2019 tarihinde imza altına alındığını, sözleşmeyi imza altına alanlar şirket vekili ..., şirket vekili ... olduğunu, sözleşmenin vekil sıfatı ile imzalandığını, ne ... ve ne de ...'in satış sözleşmesinin tarafları olmadığını, sözleşmeyi hak sahipleri adına vekaleten imzaladıklarını, ... ile ... arasında hukuken hiçbir alacak-borç ilişkisinin mevcut olmadığını, bu protokol uyarınca 6 adet bono vekiller arasında düzenlenerek verildiğini, protokol uyarınca sözleşmede vekillerin isimleri kullanıldığını ve düzenlenen 6 adet bonoda da vekillerin isimlerinin kullanılarak devam edildiğini, ancak davalı ...'in davacı müvekkili hakkında protokol sebebiyle verilen bonolarla kendisini alacaklı göstererek ve ...'ı borçlu göstererek icra takibinde bulunduğunu, protokol kapsamında davacıyı borçlandırıcı bir hüküm bulunmadığını, davalının, davacının borçlu olmadığını bildiğini, bu nedenle davalının kötü niyetli olduğunu, sözleşmenin gerçek taraflarının şirkette hisse sahibi olan ... ile ...'ın olduğunu, hem protokol ve hem de protokol'da belirtilen ödemeler hisse sahipleri arasında hüküm ifade ettiğini, protokol konusu hisseyi devretmesi gereken ... olup bu hisse bedeli karşılığını ödemesi gerekenin ... olduğunu, ... ve ... bu protokolde taraflar adına işlemi yapan vekiller olduğunu, hem protokolun hem de protokole konu ödemelerin muhataplarının ... ve ... olduğunu, ...'in bu senetlerin ne alacaklısı, ne de ...'ın bu senetlerin borçlusu olduğunu, davalı kötüniyetli olarak hukuken hakkı olmayan bir alacak sebebiyle davacıya hukuken zarar verdiğini ve vermeye devam ettiğini, protokolde belirtilen ödeme tarihlerine ve ödeme meblağlarına ve senetlerin düzenleme tarihleri gözetildiğinde 6 adet senedin protokole bağlı olarak protokol hükümleri doğrultusunda düzenlendiğini, yine protokolu vekil sıfatıyla düzenleyenler arasında akdedildiğinin sabit olduğunu, protokolde yazılı meblağlar ve ödeme tarihleri ve düzenleme tarihleri bonolar ile birebir aynı olduğunu, davalının bu durumu bilmesine rağmen kötüniyetli hareket ederek senetleri borçlu olmadığını bildiği davacı aleyhine icra takibine koyduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 17.06.2019 tarihli satış sözleşmesinde her ne kadar ... ve ... , ... ve Tic. Ltd. Şti’nin resmi olarak ortağı görünse de , şirketin fiilen asıl ortaklarının davacı ... ve davalı müvekkil ... olduğunu, bu haliyle davacının iddialarını dayandırmaya çalıştığı, davalı müvekkilin ... ile bir ilişkisinin olmadığı yönündeki iddiasının mesnetsiz kaldığını, satış sözleşmesinin resmi anlamda hukuki netice doğurabilecek nitelikte bir satış sözleşmesi olmadığını, tarafların bu satış sözleşmesi ile aslında amaçladıkları sözleşme konusu işletmenin fiilen devri olduğunu, davalı müvekkilin sözleşme tarihi itibariyle işletmeyi davacıya fiilen devrettiğini, davacı tarafın işletmenin gelirlerinden tek başına faydalandığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 17.06.2019 tarihlinde yapılan protokol nedeniyle tarafların edimlerini ifa edip etmedikleri, takibe konu bonoların sözleşme kapsamında verilip verilmediği, davacının Adana İcra 3. Müdürlüğünün 2020/... esas ve Adana İcra 13. Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı takip dayanağı bonolardan kaynaklı borcunun olup olmadığı ile takip nedeniyle yapılan ödemelerin istirdadı talebine ilişkindir. Adana İcra 3. Müdürlüğü 2020/... esas sayılı dosyası mahkemiz dosyası arasına alındığı, dosyanın incelenmesinde; alacaklının ... olduğu ve borçlunun ... olduğu, takibin 96.000,00-TL asıl alacak, 705,21-TL işlemiş faiz, 288,00-TL %0,30 komisyon olmak üzere toplam 96.993,21-TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağının 17.06.2019 tanzim ve 20.01.2020 vade tarihli 48.000,00-TL ve 17.06.2019 tanzim ve 20.02.2020 vade tarihli 48.000,00-TL miktarlı senetlere dayalı olduğu, Adana İcra 13. Müdürlününü 2019/... esas sayılı dosyasının yapılan incelenmesinde alacaklının ... borçlunun ... olduğu, takibin toplam 196.906,19-TL asıl alacak, 17.06.2019 tanzim tarihli, 20.09.2019 vade tarihli, 48.000,00-TL bedelli, 17.06.2019 tanzim tarihli, 20.12.2019 vade tarihli, 48.0000,00-TL bedelli, 17.06.2019 tanzim tarihli, 20.10.2019 vade tarihli, 48.000,00-TL bedelli ve 17.06.2019 tanzim tarihli, 20.11.2019 vade tarihli, 48.000,00-TL bedelli senetlere dayalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili 28.12.2020 tarihli dilekçesinde; açılan davada dava değeri 288.000,00 TL. olarak bildirildiğini, 288.000,00 TL. 6 adet bono tutarı olduğunu, ancak bonolar icra takibine konulmuş olup Adana 13 İcra Müdürlüğü 2019/... E. Sayılı dosyasından Emekli Sandığına haciz yazısı gönderildiğini ve davacının emekli sandığı emekli ikramiyesi tutarı olan 108.791,87 TL. İcra dosyasına aktarıldığını, ve davalı tarafından bu para tahsil edildiğini, açılan davada 6 adet bono tutarı olan 288.000,00 TL.den borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiklerini ancak 108.791,87 TL.nin davalı tarafından Adana 13 İcra Müdürlüğü 2019/... E. Sayılı dosya aracılığıyla tahsil edildiğinden 108.791,87 TL.lik tutar için istirdat kararı verilmesini ve bakiye 179.208,13 TL.lik tutar için borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini beyan etmiştir. Esenyurt Tapu Müdürlüğüne, Büyükçekmece İcra 2. Müdürlüğüne ve Adana 1. Noterliğine yazılan müzekkereye cevap verilmediği görüldü.

Adana İcra 13. Müdürlüğünün tahsilat ve reddiyatlara ilişkin yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü. Adana İcra 3. Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyasından verilen cevapta her hangi bir tahsilatın bulunmadığının bildirildiği görüldü. Bilirkişi ... 24.02.2022 tarihli raporunda; davacı ve davalının vekil sıfatıyla imzaladığı 17.06.2019 tarihli sözleşmede ... ve Tic, Ltd. Şti. ortağı ...'a ait olan hisselerin tamamını (şirket hisselerinin %50'sini) diğer ortak ...'a devretmeyi üstlendiği görülmüştür. Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 16.07.2021 tarihli yazısından ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin 400 paya ayrılmış 10.000,00-TL tutarındaki sermayesinin %50'sinin ...'a 5.000,00-TL/200 hisse ve %50'sinin ...'a 5.000,00-TL/200 hisse olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla 17.06.2019 tarihli sözleşmede kararlaştırılan hisse devrinin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf protokolün amacının fiili devir olduğunu, post cihazının ...'in kullanımına kapatması ileri sürülmüş olup, bu durumdan yola çıkarak protokol konusu edimin yerine getirildiği sonucuna varılmamış olup, takdir Sayın Mahkemenindir. Davacı ve davalının vekil sıfatıyla imzaladığı 17.06.2019 tarihli sözleşmede hisse devir bedelinin 250.000,00-TL olduğu; ...'ın ...'e olan 96.000,00-TL olan borcunun da satış bedeline eklenerek ödeneceği taahhüt edilmiştir. Sözlteşmedeki hisse devri gerçekleşmediğinden davalının temsilci olarak taahhüt ettiği edimin (250.000,00 TL) yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, takdir Sayın Mahkemenindir. Davaya konu 6 adet bononun 17.06.2019 tarihli satış sözleşmedeki ödemeler için düzenlendiği (288.000.00 TL) ve sözleşmedeki hisse devir ediminin (250.000,00-TL) yerine getirildiği tespit edilemediğinden bonoların 250.000,00-TL bakımından bedelsiz olduğu, 38,000,00-TL'nin hisse devri dışındaki edimden kaynaklandığı, dolayısıyla bu kısım için bedelsizlik iddiasının tespit edilemediği yönünde rapor sunmuştur. Limited şirket hisse devir sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onanması şart olduğu gibi, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun da onayı şarttır. Somut olayda, hisse devir sözleşmesinde noter onayı bulunmamaktadır. O halde, TTK'nın 595. maddesindeki şartlara uygun düzenlenmeyen hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğu ve Ticaret sicil müdürlüğü'nden de pay devrine ilişkin tescil yapılmadığı, pay devrine ilişkin edimin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle, Adana İcra 3. Müdürlüğü 2020/... esas sayılı dosyasında alacaklının ... olduğu ve borçlunun ... olduğu, takibin 96.000,00-TL asıl alacak, 705,21-TL işlemiş faiz, 288,00-TL %0,30 komisyon olmak üzere toplam 96.993,21-TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağının 17.06.2019 tanzim ve 20.01.2020 vade tarihli 48.000,00-TL ve 17.06.2019 tanzim ve 20.02.2020 vade tarihli 48.000,00-TL miktarlı senetlere dayalı olduğu, Adana İcra 13. Müdürlününü 2019/... esas sayılı dosyasında alacaklının ... borçlunun ... olduğu, takibin toplam 196.906,19-TL asıl alacak, 17.06.2019 tanzim tarihli, 20.09.2019 vade tarihli, 48.000,00-TL bedelli, 17.06.2019 tanzim tarihli, 20.12.2019 vade tarihli, 48.0000,00-TL bedelli, 17.06.2019 tanzim tarihli, 20.10.2019 vade tarihli, 48.000,00-TL bedelli ve 17.06.2019 tanzim tarihli, 20.11.2019 vade tarihli, 48.000,00-TL bedelli senetlere dayalı olarak takip başlattığı, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; Davacı ve davalının vekil sıfatıyla imzaladığı 17.06.2019 tarihli sözleşmede ... ve Tic, Ltd. Şti. ortağı ...'a ait olan hisselerin tamamını (şirket hisselerinin %50'sini) diğer ortak ...'a devretmeyi üstlendiği, davaya konu 6 adet bononun 17.06.2019 tarihli satış sözleşmedeki ödemeler için düzenlendiği (288.000.00 TL) ve sözleşmedeki hisse devir ediminin (250.000,00-TL) yerine getirildiği tespit edilemediğinden bonoların 250.000,00-TL bakımından bedelsiz olduğu, 38,000,00-TL'nin hisse devri dışındaki edimden kaynaklandığı, dolayısıyla bu kısım için bedelsizlik iddiasının tespit edilemediği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacının Menfi Tespit ve İstirdat davasının kısmen kabulü ile; 1-Adana 3. İcra Müdürlüğüne ait 2020/... esas sayılı dosyası ile 17.06.2019 tanzim tarihli, 20.01.2020 vade tarihli, 48.000,00-TL bedelli, 17.06.2019 tanzim tarihli, 20.02.2020 vade tarihli, 48.000,00-TL bedelli senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, 2-Adana 13. İcra Müdürlüğüne ait 2019/... esas sayılı dosyası ile 17.06.2019 tanzim tarihli, 20.09.2019 vade tarihli, 48.000,00-TL bedelli, 17.06.2019 tanzim tarihli, 20.12.2019 vade tarihli, 48.0000,00-TL bedelli, 17.06.2019 tanzim tarihli, 20.10.2019 vade tarihli, 48.000,00-TL bedelli ve 17.06.2019 tanzim tarihli, 20.11.2019 vade tarihli, 48.000,00-TL bedelli senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile dosyaya yatırılan 70.791,87-TL (108.791,87-TL-38.000,00-TL)'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine 4-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 24.509,08-TL den peşin alınan 4.918,32-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.590,76-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-AAÜT gereğince hesaplanan 53.230,86-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Davacının yapmış olduğu 968,10-TL yargılama giderinden kabul ve red oranları göz önünde bulundurularak 875,39-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafından yatırılan 4.918,32-TL peşin harç ve 54,40-TL başvuru harcı olmak üzere 4.972,72-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ), Dair, yüzüne karşı, yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.12/05/2023

Katip ...

Hakim ...

e- imzalıdır e- imzalıdır

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/827, K. 2023/188, T. 12.05.2023, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-827-e-2023-188-k-c51dabd381d3