İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/961 E. 2022/153 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/961
Karar No
2022/153
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/961 Esas KARAR NO : 2022/153 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 27/12/2019 KARAR TARİHİ : 04/02/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; davacı şirket ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki nedeniyle davalının davacı şirketten Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyada yer alan faturada yazılı hizmeti aldığı, davalının asıl alacak 55.422,99 TL için ödeme yapmadığı, gününde ödenmeyen bu borç için Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyası ile 55.422,99 TL asıl alacak ve 2.059,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.482,04 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalı tarafından borca itiraz edildiği, itiraz neticesinde takibin durduğu, yapılan haksız itirazın iptali ile takibin 55.422,99 TL üzerinden devamına karar verilmesi talep edilmiştir. SAVUNMA: Davalı tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14/04/2021 tarihli bilirkişi raporu ile; 1)Davacı şirket yasal defterlerinin; 213 sayılı VUK'nun 221-222-223-224-225 sayılı maddelerinde belirlenen süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdiklerinin yaptırıldığı; ayrıca TTK'nun 64. maddesine uygun olarak kapanış tasdiki işleminin de yaptırılmış olduğu, bu defterlerin VUK'nun 215. ve müteakip makdelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 2)Davacı tarafından davalı tarafa düzenlenen 05.09.2018 tarih 12051 seri nolu 5.022,08-TL, 11.09.2018 tarih 12052 seri nolu, 20.385,98-TL, 20.09.2018 tarih 12025 seri nolu 30.014,93-TL lik 3 adet faturanın davacı yasal defterine davalı tarafın “120.00,006” hesabına borç kaydedilmiş ve 09/2018 döneminde Form BS ile davalı adına 3 adet 46.968-TL fatura bildirimi yaptığı tespit edildiği. Fatura bedelleri için davalı tarafından dava tarihine kadar herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığından dayacı defterlerinde davalı tarafın 55.422,99-TL. borcunun görüldüğü, 3)Takip ve dava konusu edilen faturalar içeriği ürünlerin, davacı tarafından davalıya teslim edilmediğini davalı tatafın takibe yaptığı itiraz dilekçesinde bildirdiği görüldüğü takip ve dava konusu edilen fatura ke fatura içeriği ürünlerin, davacı tarafından davalıya teslim edildiğine dair teslim belgesi, sevk irsaliyesi ve taşıma irsaliyesi gibi belgelerin de mevcut olmaması nedeniyle bu ürünlerin ve faturanın davalıya teslim edilip edilmediğinin takdirinin mahkemeye ait olacağı, Mahkememizce, dava konusu fatura içeriği ürünlerin ve faturanın davalıya teslim edildiğine hükmedilmesi durumunda davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle 55.422,99.TL asıl alacağının olacağı, 4)Davacı tarafın, davalıdan alacaklı olup olmadığının kesin olarak tespit edilemediği Mahkememizce dava konusu fatura içeriği ürünlerin davacı tarafından, davalıya teslim edildiğine hükmedilmesi halinde bu ürünlerin ve dava konusu faturaların, davalıya hangi tarihte teslim edildiği de belli olmadığından, davalının temerrüde düşüp düşmediğinin de tespiti mümkün olmadığı için davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle faiz alacağının doğmadığı kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. Dava İİK'nın 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (6102 sayılı TTK m. 21/2.). Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği takdirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK ). Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacı firma tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen 55.422,99 TL tutarındaki 3 adet faturadan dolayı icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, ispat yükünün fatura ve cari hesaba dayanan alacaklı davacıda olduğu, davacının faturalara konu mal ve hizmetin teslim ve ifa edildiğini ispatlaması gerektiği, bu konuda yazılı bir delil gösterilmediği, icra takibine dayanak faturanın davalının kayıtlı olduğu vergi dairesine beyan edilmediği, davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalının şahıs şirketi olması nedeniyle ticari defterlerinin bulunmadığı beyan edildiği, sadece davacının defterinde kayıtlı bulunan, ve davacı tarafından vergi dairesine bildirimi yapılan faturaların teslimi konusunda irsaliye düzenlenmediğinden ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere, Açılan davanın REDDİNE, Karar tarihi itibariyle alınması gereken 80,70 TL maktu red karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 659,08 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 578,38 TL'nin istek halinde davacıya iadesine, Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak hazineye irad kaydına Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, İlişkin davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı. Katip ... ✍e-imzalı Hakim ... ✍e-imzalı

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/961, K. 2022/153, T. 04.02.2022, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-961-e-2022-153-k-0e92002df4e2