İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/907 E. 2022/881 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/907
- Karar No
- 2022/881
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/907 Esas KARAR NO : 2022/881 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ... - .. Av. ... - .. Av. ... - [.. Av. ... - [.. DAVALI :.. İFLAS İDARE MEMURLARI :1-Av. ..... 2-Av. ...-.. 3-Av. ...... DAVA : Kayıt kabul DAVA TARİHİ : 06/12/2019 KARAR TARİHİ : 11/10/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : .. Mahkememizde görülmekte olan kayıt kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kurumun, Adana 1.İcra İflas Müdürlüğü'nün ... iflas saylı dosyasında iflas tasfiyesi devam eden .... ve Tic A.Ş.'den alacaklı olduğunu, iflas masasına işlemiş faiz ile birlikte toplam 1.119.259,47 TL alacağın bildirildiğini, ancak 31/10/2019 tarihli ek 2 sıra cetvelinde yalnızca asıl alacağın kabul edildiğini, iflas tarihine kadar hesaplanmış olan 287.441,74 TL faizin OSB yönetmeliği gereğince uygulanması gereken faiz oranından yüksek olduğu, fatura tarihinden iflas tarihine kadar işleyen gün sayısının fazla hesaplandığı, ayrıca iflasın açılmasından sonraki dönem için hesaplanan 334.952,05 TL faiz talebinin, İİk'nun 195.maddesine uygun olmadığından bahisle taleplerinin reddine karar verildiğini, kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile iflas masasına bildirdiği 1.119.259,47 TL alacağın tamamınnı iflas masasına kaydına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA; Davalı ... .... ve Tic. A.Ş'nin iflas idare memurları aşamalardaki savunmalarında; davacının alacağının imtiyazlı bir alacak olmadığını, nitekim alacağın arsa tahsisinden kaynaklanmadığını, alacağın niteliğine göre 6183 sayılı kanunda düzenlenen gecikme zammının istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... karar sayılı kararı ile; Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... Sicil numarasında kayıtlı ... ve Ticaret A.Ş'nin iflasına, iflasın 13/10/2011 günü saat: 09;35 itibari ile açılmasına karar verildiği, iflas işlemlerinin Adana 1. İflas Müdürlüğü' nün ... İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü görülmüştür. Adana 1. İflas Müdürlüğü' nün ... İflas sayılı dosyasında ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı ve adi tasfiye usulünün uygulandığı görülmüştür. Davacı vekili 01/10/2019 tarihli dilekçe ile iflas müdürlüğüne müracaat ederek, müvekkilinin müflisten iflas tarihi itibariyle 496.865,68 TL asıl alacak, 287.441,74 TL faiz olmak üzere toplam 784.307,42 TL alacaklarının bulunduğunu, taşınmazın satış tarihi itibariyle bu alacağın 496.865,68 TL asıl alacak, 622.393,79 TL faiz olmak üzere toplam 1.119.259,47 TL'ye ulaştığını, bu alacakların dayanağı faturaların dilekçenin ekinde olduğunu, alacağın taşınmazın aynından kaynaklandığını, OSB Kanunun 15/3.maddesi gereğince imtiyazlı olduğunu belirterek, 1.119.259,47 TL tutarındaki alacağın iflas masasına kaydedilmesini, düzenlenecek sıra cetvelinde bu hususun göz önüne alınmasını talep etmiştir. İflas müdürlüğü tarafından düzenlenen 31/10/2019 tarihli ek-2 sayılı sıra cetvelinde; 496.865,68 TL asıl alacağın kabul edildiği, 622.393,79 TL tutarındaki faize yönelik talebin reddedildiği görülmüştür. İİK'nın 235/1 maddeside; Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. Denilmiştir. Sıra cetveli davacı vekiline 26/11/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, 15 günlük süre içerisinde iş bu dava açılmıştır. İİK’nın 195. maddesi gereğince, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. ( Yargıtay 11.HD 2015/13769 E. 2017/1635 K. 23. HD 2014/4968 E 2015/4182 K.) 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 5.maddesinde “OSB'lerin özel hukuk tüzel kişisi” olduğu açıklanmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Kanununun 1. ve 3. maddelerinde bu kanunun uygulanacağı kuruluşlar arasında davacının içinde bulunduğu özel hukuk tüzel kişileri yer almamaktadır.(Yargıtay 3. HD 2014/15896 E. 2015/3424 K.) 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 15/3.maddesinde; arsa satışlarından elde edilen meblağ yönünden 6183 sayılı kanunun 51.maddesinde belirtilen oranlarda gecikme zammı uygulanacağı belirtilmiştir. Davacının alacağına dayanak oluşturan faturaların alacak kalemlerine bakıldığında elektrik, su, atık su ve yönetim aidatlarından kaynaklandığı görülmüştür. Davacı 6183 sayılı yasa kapsamında değildir. Davaya konu borçların ait olduğu dönem için aynı yasanın 51.maddesinde belirtilen gecikme zammının uygulanacağı yönünde bir sözleşme hükmü bulunmaması halinde tarafların tacir olduğu gözetilerek avans faizi uygulanması gerekir.( Yargıtay 3 HD 2016/13846 E. 2018/560 K.) Davacı vekili tarafından ibraz edilen abonelik sözleşmeleri incelendiğinde; 05/11/2013 tarihinde imzalanan elektrik abonelik sözleşmesinin15.maddesinde; sözleşmenin 05/11/2003 tarihinde yürürlüğe gireceği ve 31/12/2013 tarihine kadar geçerli olacağı, sürenin bitiminden en az 1 ay önce taraflardan birisinin sözleşmenin yürürlükten kaldırılması için müracaat etmemesi halinde kendiliğinden aynı koşullarda 1 yıl daha uzayacağı, 9.2.maddesinde ise; faturanın ödenmeyen kısmı için her ay için ayrı ayrı olmak üzere %5 oranında gecikme zammı uygulanacağı belirtilmiştir. 03/02/2006 tarihinde imzalanan proses suyu sözleşmesinin 6.maddesinde; fatura bedelinin süresinde ödenmemesi halinde ödenmeyen kısım için gecikme zammı uygulanacağı belirtilmiştir. 8.maddede; sözleşmenin 03/02/2006 tarihinde yürürlüğe gireceği, 03/02/2007 tarihine kadar geçerli olacağı, sürenin bitiminden en az bir ay önce taraflardan birisinin sözleşmenin yürürlükten kaldırılması için yazılı olarak başvuru yapmaması halinde sözleşmenin aynı şartlarla bir yıl daha uzayacağı düzenlenmiştir. 25/01/2007 tarihinde imzalanan doğalgaz sözleşmesinin 10.maddesinde; sözleşmenin süresinin bir yıl olduğu, ancak sürenin bitiminden bir ay önce taraflardan birisi sözleşmenin yürürlükten kaldırılması için yazılı olarak başvurmadığı taktirde aynı koşullarla bir yıl için uzayacağı belirtilmiştir. Sözleşmenin genel şartlarına ilişkin 3/a maddesinde; faturanın ödenmemesi halinde, gecikme zammı uygulanacağı belirtilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ... ile Doç. Dr. ... 06/08/2021 havale tarihli raporlarında; alacağın 4562 sayılı kanunun 15/3.maddesinden kaynaklanmadığı, aynı kanunun 16.maddesi kapsamında yönetim gideri de olmadığı, elektrik kullanılmasından kaynaklandığını, alacağın imtiyazlı olmadığını, 6183 sayılı kanuna tabi olmadığını, yasal faize göre hesaplama yapıldığında ; iflas tarihi itibariyle 574.605,79 TL asıl alacak, 144.517,21 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 719.123,00 TL borç bulunduğunu, ancak davacının iflas tarihine göre asıl alacağı 496.865,68 TL olarak istediğini, hesaplanan toplam faiz miktarının, talep edilen ve hesaplanan asıl alacağa oranlandığında talep edilen asıl alacağa isabet eden faiz alacağının 124.965,05 TL olacağını beyan etmişlerdir. 09/11/2021 tarihli ek raporlarında; asıl rapora ekleyecek ve asıl rapordaki görüşleri değiştirecek bir husus bulunmadığı beyan edilmiştir. Bu raporun ibrazından sonra abonelik sözleşmelerinin dosyaya ibrazı sağlanmış ve 26/05/2022 tarihli ikinci ek rapor alınmıştır. Bu raporda; abonelik sözleşmesinin süre ve gecikmeye ilişkin hükümleri(yukarda değinilen) açıklandıktan sonra, her ne kadar elektrik abonelik sözleşmesinde %5 oranında gecikme zammı uygulanacağı yazılı ise de, davacının 6183 sayılı yasanın 51.maddesinde yer alan gecikme zammı oranlarının uygulanmasını talep ettiğinden, taleple bağlı kalınarak ve iflas tarihi itibariyle hesaplama yapıldığında 574.605,79 TL asıl alacak ile 378.618,86 TL gecikme zammı borcu olmakla birlikte davacı tarafın 496.865,68 TL asıl alacak ile 287.441,74 TL gecikme zammı talep edildiğini beyan etmişlerdir. Raporda 6183 sayılı kanunun 51.maddesi gereğince belirlenen gecikme zammı oranlarına göre iflas tarihine kadar hesaplanan gecikme zammı miktarı davacının talebinin (287.441,74TL) üzerindedir. ( 6183 sayılı kanunun 51. maddesi yerine tarafların tacir olduğu da gözetilerek avans faizi istenebileceği kabul edilse dahi avans faizi oranlarına göre mahkememizce re'sen hesaplama yapıldığında belirlenen 288.233,19 TL avans faizinin de talebin üzerinde olduğu görülmüştür.) İİK'nın 195. Maddesi gereğince; Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur. Aynı kanunun 196/1 maddesinde; İflasın açılması ile birlikte, iflas masasına giren alacaklarda faiz işleme ye devam edeceği, 3. fıkrasında ise; ancak, bu maddeye göre alacaklılara tahakkuk edecek faiz ödemeleri, 195 inci maddeye göre hesaplanan ana paralar ödendikten sonra bakiyesi üzerinden yapılır. düzenlemesi bulunmaktadır. Talep edilen toplam alacağın, iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilen kısmı için kayıt kabul davası açmakta hukuki yarar yoktur. İflas tarihinden sonraki dönem için işleyen faiz talebi yönünden ise, İİK'nın 196/3. maddesi uyarınca, iflas tarihi itibariyle hesaplanıp belirlenen anaparalar ödendikten sonra iflastan sonra işleyen faiz alacaklarının ödenebileceği, dolayısıyla bu kısma ilişkin davanın erken açıldığı görülmüştür.(Yargıtay 23. HD. 2015/5275 E. 2016/2424 K.) Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacının asıl alacak ve faiz dahil toplam 1.119.259,47 TL tutarındaki alacağının masaya kaydını ve sıra cetveline alınmasını talep ettiği, dava tarihinden önce düzenlenen ve davacı vekiline tebliğ edilen sıra cetvelinde 496.865,68 TL tutarındaki asıl alacağın kabul edildiği, dolayısıyla asıl alacak yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, faiz talebinin ise kabul edilmediği, iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizin hesaplanıp ana paraya ilave edilmesi gerektiği, iflas tarihinden sonra işleyen faiz alacaklarının, 195.maddeye göre hesaplanan ana paralar ödendikten sonra kalan miktar varsa ödeneceği, dolayısıyla iflas tarihinden sonra işleyecek faiz yönünden davanın erken açıldığı anlaşıldığından iflas tarihine kadar işleyen 287.441,74 TL faiz alacağına yönelik talebin kabulüne, diğer kısımlara yönelik talebin ise reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Kayıt kabul davalarının niteliği gözetilerek maktu harç ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.( Yargıtay 19. HD. 2016/4573 esas 2017/2796 karar, 2016/4573 esas 2017/2796 karar, 2007/5468 esas 2007/10950 karar, 23. HD 2018/42 esas 2020/4293 karar) HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -496.865,68 TL tutarındaki asıl alacağa yönelik talebin hukuki yarar yokluğundan reddine, -Faiz talebi yönünden; Davacının, iflasın açıldığı 13.10.2011 tarihine kadar işleyen 287.441,74 TL faiz alacağının ...Sanayi ve Ticaret A.Ş' nin iflas masasına kayıt ve kabulüne, İflasın açıldığı tarihten sonra işleyen faiz yönünden erken açılan davanın reddine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 80,70 TL'den, peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Davacının peşin ödediği 44,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödemesine, 3-AAÜT gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 4.935,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları gözetilerek 1.267,48 TL' sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 5-Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/10/2022 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...