İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1786 E. 2022/880 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1786
- Karar No
- 2022/880
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/1786 KARAR NO : 2022/880 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - .. DAVALI :.. VEKİLİ : Av. .... DAVA : İtirazın İptali ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/10/2016 KARAR TARİHİ : 11/10/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülen İtirazın İptali davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, takip talebinin ekindeki taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağının tahsili için Adana 13.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ihale yüklenicisi olan Ilgaz ...Yapı İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. İle yapmış olduğu sözleşme gereğince taşeron olarak üstlendiği işleri davacı şirkete 15/01/2015 tarihli taşeron sözleşmesi ile taşere ettiğini, davacının sözleşmede belirtilen işleri anahtar teslimi olarak 30/06/2015 tarihinde müvekkili şirkete teslim etmesi gerektiğini, sözleşme bedelinin 2.520.000,00 TL olduğunu, bu bedele ilişkin ödemelerin büyük kısmının davacıya yapıldığını, ancak davacının sözleşme yükümlülüklerini teslim tarihine kadar yerine getiremeyeceği anlaşıldığından, davacı ile 01/06/2015 tarihinde ek taşeron sözleşmesi yapıldığını, ek sözleşme ekindeki tablo ile yapılacak işler, bedeller, malzemeler ve malzemelerin temin edileceği firmaların belirlenerek, söz konusu işlerin bedellerinin müvekkili şirket tarafından ödeneceğini ve yapılan ödemelerin davacı şirketin hak edişlerinden mahsup edileceğinin kararlaştırıldığını, ek sözleşme gereğince ödeme kalemlerinin tamamının davacıya ödendiğini, bu ödemelerin ana sözleşme bedelinden mahsup edildiğini bu nedenle müvekkilinin gerek ana sözleşme gerek ek sözleşmeden kaynaklanan borcunun kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında; alacaklı ... İnş. Mad. Taş. Yön. Org. Tar. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından borçlu ...Müh. Pet. Gıd. Teks. San Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 29/03/2016 tarihinde 450.000,00 TL asıl alacak, 45.493,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 495.493,15 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. İcra takibinin dayanağa olarak 15/01/2016 tarihli sözleşme gösterilmiştir. 15/01/2015 tarihli taşeron sözleşmesi ile davalı şirket, dava dışı ... Ltd. Şti'nden aldığı işin tamamlanması için davacı ile 2.520.000,00 TL üzerinden anlaşmıştır. Sözleşmeye göre işin 30/06/2015 tarihinde bitirilmesi gerekmektedir. 01/06/2015 tarihli ek sözleşmede ise; 01/06/2015 tarihi itibariyle işin tamamlanamamış olduğu, 30/06/2015 tarihine kadar da tamamlanması imkanı bulunmadığı, taşeron firmanın yükümlülüklerini yerine getirememiş olmasından dolayı ve idareye karşı yükümlülüğün yerine getirilebilmesi için ekli tabloda ayrıntılı olarak belirtilen işlerin, malzemelerin ve bu işleri tamamlamak, malzemeleri temin etmek üzere anlaşılan firmaların belirlendiği, bu işlerin bedelinin ... tarafından ödeneceği ve taşeronun hakedişinden mahsup edileceği belirtilmiştir. Sözleşmenin ekinde ödeme yapılacak firma ve şahıslar, ne için ödeme yapılacağı ve ödeme miktarları gösterilmiştir. Davacı 01/06/2015 tarihli ek sözleşmedeki imzayı inkar etmiş, bu nedenle imza örnekleri ve belge aslı temin edilerek Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 05/01/2022 tarihli raporda; 01/06/2015 tarihli ek sözleşmedeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu belirtilmiştir. Bu durumda sözleşmenin davacıyı bağladığı ve ek sözleşmeye göre yapılmış bir ödeme varsa davacının hakedişlerinden mahsup edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Mahkememizce davalı tarafından bildirilen ödemeler, defterlerde görülen ödemeler ve keşide edilen çeklere ait banka kayıtları ve hesap dökümleri istenmiş, çeklerin suretleri temin edilmiş ve ödenip ödenmedikleri araştırılmış, banka tarafından gönderilen CD içerikleri bankacı bilirkişi ... tarafından döküm oluşturularak raporlandırılmıştır. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı 01/10/2019 tarihli yazı cevabında; geçici kabulün 28/07/2016 tarihinde, kesin kabulün 17/07/2018 tarihinde onaylandığını ve Sağlık Bakanlığı'na teslimin gerçekleştirildiğini, idarece onaylı bir alt yüklenicinin bulunmadığını belirterek asıl yükleniciye ait ödeme takip föyü ve sözleşme sureti gönderilmiştir.e karar verilmiştir. ...bilirkişi ...'in 02/12/2017 tarihli rapor, 09/04/2018 ve 30/05/2022 tarihli ek raporlarında özetle: davacının ticari defter ve belgelerinin kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davacının defterlerinde görünen ancak davalıda kayıtlı olmayan 3 adet faturanın ibraz edilmesi gerektiği, bu nedenle davacının defterlerinin usulüne uygun şekilde düzenlenip düzenlenmediğinin o zaman tespit edilebileceğini, davalının defterlerinin tasdiklerinin yapıldığını, usulüne uygun tutulduğunu, davacının defterlerine göre toplam 1.652.000,00 TL tutarında fatura düzenlendiğini, 916.800,00 TL ödeme alındığını ve 735.200,00 TL alacaklı göründüğünü, davalının defterlerine göre ise iade edilen 3 adet (toplam 130.000,00 TL) çek hariç toplam 1.185.340,00 TL tutarında fatura aldığı, buna karşılık 1.515.394,24 TL ödeme yaptığını, davacı tarafından düzenlenen 8 adet ve toplam 1.652.000,00 TL tutarındaki faturalardan 5 tanesinin davalının defterlerinde kayıtlı olduğunu, toplam tutarı 466.660,00 TL olan 3 adet faturanın davalının defterlerinde görünmediğini, davacının BS formu ile maliyeye KDV hariç 1.047.925,00 TL tutarında (KDV dahil 1.236.551,50 TL) 6 adet fatura beyan ettiğini, davalının ise KDV hariç 1.004.525,00 TL tutarında (KDV dahil 1.185.340,00 TL) 5 adet faturayı BA formuyla maliyeye bildirdiğini, defterler ve bankadan gönderilen kayıtlar karşılaştırıldığında davalının toplam 1.301.640,00 TL ödeme yaptığını, diğer taraftan 01/06/2015 tarihli ek sözleşme gereğince yapılan ödemelerin tutarının 1.330.696,00 TL olduğunu beyan etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Kural olarak, eser sözleşmelerinde işin yapıldığını ve teslim edildiğini kanıtlamak yükleniciye, eserin ayıplı olduğunu kanıtlama külfeti ise iş sahibine aittir. Ayıbın varlığını ve miktarını kanıtlama yükümlülüğü iş sahibine aittir. (15.H.D. 2013/2829 esas 2013/4913 karar ) Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ) Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; 01/06/2015 tarihli ek sözleşme gereğince davalı tarafından yapılan ödemeler hariç tutulduğunda dahi, davacı sözleşme nedeniyle yaptığı işler nedeniyle düzenlediği 8 adet faturadan davalının defterlerine kayıtlı olmayan 3 adet faturaya konu işleri de yaptığını ve teslim ettiğini ispat yükümlülüğündedir. Bu konuda yazılı bir delil bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı, defterlerindeki kayıttan farklı olarak maliyeye 6 adet ve KDV hariç 1.047.925,00 TL tutarında fatura beyan etmiştir. Beyan ettiği faturaların KDV dahil tutarı 1.236.551,50 TL'dir. Oysa davalı tarafından yapılan ve ispatlanan ödeme tutarı (ek sözleşme gereğince yapılan ödemeler dışında ) 1.301.640,00 TL'dir. Davacı KDV dahil 1.236.551,50 TL'den daha fazla iş yaptığı konusunda delil ibraz etmemiştir. Davacı yemin deliline de dayanmamıştır. Sonuç itibariyle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İcra takibinin kötü niyetli olarak başlatıldığı konusunda delil bulunmadığı gözetilerek davalının tazminat talebi yerinde görülmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, Davalının tazminat talebinin REDDİNE, 2- Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 80,70 TL' nin peşin alınan 5.961,79 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 5.881,00 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesaplanan 72.369,04 TL TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 7-Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/10/2022 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...