İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/409 E. 2023/201 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2014/409
Karar No
2023/201
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2014/409 Esas - 2023/201 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2014/409 KARAR NO : 2023/201

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : ...

DAVALILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : ... DAVALI : 5- ... VEKİLİ : ... DAVALI : 6- ... VEKİLİ : ... DAVALI : 7- ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 02/07/2014 KARAR TARİHİ : 16/05/2023 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın Şehitkamil Şubesinin yasal borçluları ... San. ve Tic. Ltd. Şti. İle ... San. Ve Tic. Ltd. Şti' ne kullandırılan kredilerdeki usulsüzlükler nedeniyle ... Bankası A.Ş ' nin 11/12/2001 tarihli disiplin kurulu kararı ile 26/12/2001 tarihli yönetim kurulu kararı ve müfettiş ...' in hazırladığı 12/04/2001 tarih ... sayılı soruşturma raporuna göre; ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin kardeş kuruluşu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Kefaletinde ilk defa şubesinin 25/11/1997 tarihli teklifi ve Bölge Baş Müdürlüğünün 01/12/1997-... sayılı kararıyla 150.000-USD'lık döviz kredisi limiti tahsis olunduğunu, daha sonra 20/05/1998 tarihinde ipotek artı kefalet karşılığı olmak üzere limitinin 300.000- USD döviz kredisine yükseltildiğini, ancak söz konusu firmanın kredilendirme işlemlerine aykırı davranması nedeniyle bankanın finansmanının donmasına sebebiyet verdiğini, yine ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne bankanın 14/05/1998 tarihli teklifi ile Bölge Başmüdürlüğü'nün 20/05/1998 tarihli kararı ile lehine firma ortakları ve kardeş kuruluşu ... San. Ve Tic. Ltd. ŞTi. İle ... kefaleti karşılığı 300.000-USD'lık döviz kredisi limiti tahsis olunarak kullandırıldığını, firmanın istihbarat raporun kredi onayından bir hafta sonra 25/05/1998 tarihinde düzenlediğini, firmanın kredilendirme süresi içerisinde tespit edilen mevzuata aykırı işlemler nedeniyle bankanın finansmanın donmasına sebebiyet verdiğini, banka alacağının ilgili firmalardan tahsil edilememesi halinde davalılardan, tahakkuk ettirilerek faizlerle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili banka zararından kaynaklanan 841.517,00 TL alacağın dava tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların emekli ikramiyesi alması durumunda lehe alınacak hükmün infaz kabiliyeti kalmayacağı da nazara alınarak, müvekkili bankanın mağduriyetinin önlenmesi ve müvekkili banka alacağının güvenceye alınması amacıyla 3. Şahıslardaki hak ve alacakları, emekli ikramiyeleri ile taşınır ve taşınmaz mal varlıkları üzerine ihtiyati haciz zımnında ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili ... 01/08/2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle;Davanın zamanaşımına uğradığını, ... Bankası A.Ş Gaziantep Şehitkamil şubesi tarafından ... San ve tic. LTD. ŞTİ ile ... San ve Tic. Ltd. Şti ne kredi kullandırıldığını, bu krediler geri ödenmediği için icra takibi başlatıldığını, tahsilat yapılamadığı için müvekkillerine karşı iş bu davanın açıldığını, ... Bankası'nın 2001 yılında kapatılarak ... Bankası'na devredildiğini, dava dilekçesinin ekinde yeterli savunma yapabilmek için belge ve bilgi bulunmadığını, davalı ...'ın Çukurova Bölge Müdürlüğündeki görevine 31/10/2007 tarihinde başladığını, kredi açılmasında ve kullandırılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkillerine verilmiş bir disiplin cezası bulunmadığını, disiplin soruşturması ile ilgili olarak müvekkillerine herhangi bir bildirim yapılmadığını, savunmalarının alınmadığını, açılan davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... 14/08/2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: öncelikle davanın esasına girilmeden zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiğini, verilen kredilerin tahsil edilememesinden dolayı her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bölge yetkisinde olan ve bölge tarafından onayı verilen bir kredinin mali sorumluğunun tarafına yüklenmesinin hukuken mümkün olmadığını, Adana Bölge Başmüdürlüğünce verilen onaylar gereğince kredilerin kullandırıldığını, bölge müdürlüğü tarafından istihbarat raporlarının zamanında yapılmadığını eksik bilgiler ile tarafına kredinin kullandırılmasına dair talimat verildiğini beyan ederek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davasının esasına girilmesi halinde haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... 12/10/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen kredilerin 1997-1998 yılları arasında tahsis edildiğini, aradan 17 yıl geçtiğini, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle esasa girilmeden reddini talep ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davaya konu edilen kredilerin teminat altına alındığını, kredilerin kullandırıldığı dönemdeki bankacılık anlayışına göre kredilerin verilmesinde yanlış bir tasarrufun söz konusunu olmadığını, aynı dönemde kullandırılan diğer kredilere kısıyla cüzi bir kısım oluşturduğunu, bununda bankacılık riski olarak değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... KKTC'den gönderdiği dilekçelerinde özetle; KKTC’de yaşadığını, çeşitli sağlık sorunlarının olduğunu, Bölge Başkanlığı yetkisindeki bir kredilendirme işleminde Şube Kredi Komitesi’nde olması nedeniyle kredilendirme kararına imza attığını ve taleplerin zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacı bankanın 18.9.2014 tarih ve 09 sayılı yönetim kurulu kararı ile; davalılar hakkında anapara alacağının yasal faizi ile tahsili için mali sorumluluk davası açılmasına karar verilmiştir. Ancak davalılar banka çalışanları olup, bankanın hakim ortakları veya bankanın yöneticisi değildir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı kanunun 341. maddesi gereğince, böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulda, dava açılması yönünde karar alınmasına gerek yoktur. Şehitkâmil Şubesi “Kredi Tespit Kurulu” üyeleri ..., ... ve ... tarafından düzenlenen kredi önerisinde, faiz, komisyon ve kambiyo geliri temin etmek TL-DTH mevduat hesaplarından azami derecede yararlanmak ve döviz girdisi sağlamak beklentisi ile ..., ... ve ... Ltd. Şti.’nin kefaletleri alınarak 150.000,00 USD kredi limitinin, 300.000,00 USD’ye çıkartılması teklif edilmiştir. Kredi önerisinde, firmanın teklif tarihi itibariyle mevduat bakiyesinin 126.000.000 ETL (14.05.1998 tarihindeki TCMB’nin USD efektif satış kuru olan 253.110 ETL üzerinden karşılığı 497,8072 USD’dir.) ve kredi riskinin 118.000,00 USD olduğu belirtilmiştir. Kredi önerisi, 20.05.1998 tarihinde Çukurova Bölge Başmüdürlüğü tarafından, kararda belirtilen şartlarla kabul edilmiştir. Kararda %40 marjla kambiyo senedi alınması, ...'ya ait Emek Mah. ... ada ... parselde ... numaralı bağımsız bölüm üzerinde ipotek tesis edilmesi belirtilmiştir. 18/05/1998 tarihli 41 sayılı istihbarat raporunda; firmanın 1997 tarihinde ihracata başladığı, pazarını genişleterek cirosunu arttırdırdığı, ciro performansının olumlu, karlılığının ise düşük olduğu, likidite oranının normal içinde gerçekleştiği, 1997 yılında sermayesini arttırdığı, borçlanma oranının normalin üzerinde olduğu, ancak 1998 senesinde bu oranın düştüğü, 1998 yılındaki ciro performansının daha iyi seviyede beklendiği, moralitesinin normal olduğu, protestolu senedin ya da karşılıksız çekinin bulunmadığı belirtilmiştir. 25/11/1997 tarihinde ... Firmasının borçlu olduğu ..., ..., ... , ... ve ... Şti.nin kefil olduğu 1.000.000 USD limitli genel kredi sözleşmesi, 21/05/1998 tarihinde ise, 200.000,00 YTL limitli ve ... firmasının asıl borçlu , ... ile ... ve ... 'ün müteselsil kefil oldukları genel kredi sözleşmesi imzalamıştır. Yine , Şehitkâmil Şubesi “Kredi Tespit Kurulu” üyeleri ..., ... ve ... tarafından düzenlenen kredi önerisinde, faiz, komisyon ve kambiyo geliri temin etmek TL-DTH mevduat hesaplarından azami derecede yararlanmak ve döviz girdisi sağlamak beklentisi ile ..., ... ve ... ve ... firmasının kefaletleri alınarak 300.000,00 USD kredi limiti tahsis edilmesi teklif edilmiştir. Kredi önerisi, 20.05.1998 tarihinde Çukurova Bölge Başmüdürlüğü tarafından, kararda belirtilen şartlarla kabul edilmiştir. Kararda kredinin teminatına %40 marjla kambiyo senedi alınması , ayrıca ... plakalı araç üzerine rehin tesis edilmesi gerektiği belirtilmiştir. 04/05/1998 tarihli ön istihbarat notunda protesto ve karşılıksız çek bulunmadığı, firmadan verim alınacağı belirtilmiştir. 26/05/1998 tarihli istihbarat raporunda ise; ciro performansının olumlu bulunduğu, karlılığın önceki yıl düzeyinde belirdiği ve düşük olduğu likidite oranının normal gerçekleştiği, Net işletme sermayesinin yeterli olduğu, firmanın finansmanda ağırlıklı olarak satıcı kredileri ve ortak tevdiatlardan yararlandığı, borçlanma oranının normalin üzerinde gerçekleştiği, ancak ortak tevdiatların kapalı bir aile şirketi görünümündeki firmadan ani fon çıkışını gerektirmeyecek olmasının borçlanma açısından olumlu bir gösterge olarak yorumlandığını, iş hacminin 1998 mayıs ayından itibaren artacağı belirtilen firmanın moralitesi hakkında herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı belirtilmiştir. 28/05/1998 tarihinde ... firmasının asıl borçlu, ... firması ..., ... ve ... 'ün müteselsil kefil oldukları, 1.000.000 USD tutarında bir GKS imzalamıştır. ... Bankası A.Ş. Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 12.04.2001 tarih ve ... numaralı inceleme raporunda: ... ve ... firmalarına kullandırılan krediler nedeniyle davalıların, mali sorumluluklarına gidilmesinin uygun olacağı görüşüne yer verilmiştir. ... Bankası A.Ş. Disiplin Kurulu Başkanlığı’nın 11.12.2001 tarih ve 62 sayılı Kararı ile: Şehit Kamil Şube personeli ..., ... ve ... ile Çukurova Bölge Başmüdürlüğü personeli ..., ..., ... ve ...’un, ... Firması için tahsiline karar verilen 182.000 USD (80.822.681.736 ETL) anapara ve 208.340.667.846 ... ve ... Tekstil Firması için tahsiline karar verilen 309.733 USD (133.223.965.164 ETL) anapara ve 343.418.076.202 ETL banka alacağının ilgili firmalardan tahsil edilememesi halinde, zararın doğduğu tarihten tamamen tahsilinin sağlanacağı tarihe kadar, 4489 Sayılı Kanun’un 2/2. addesi uyarınca tahakkuk ettirilecek faizleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen malen sorumlu tutulmalarına karar verilmiş, Banka yönetim kurulunun 26.12.2001 tarih ve 778 sayılı kararı ile: davalıların teklif edilen şekilde sorumlu tutulmalarının kabulüne karar verilmiştir. Alacaklı banka Gaziantep 5. İcra Dairesi'nin 1999/... E (Gaziantep Genel İcra Dairesi 2019/...) sayılı dosyasında 15/09/1999 tarihinde borçlular ..., ..., ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti hakkında genel kredi sözleşmesine istinaden 189.400 USD asıl alacak, 10.830 USD işlemiş temerrüt faizi olmak üzere 200.230 USD üzerinden ilamsız icra takibi başlatmıştır. Bu takip halen derdesttir. Diğer taraftan ipoteğin paraya çevrilmesi için 1999/... E sayılı dosyada takip başlatılmıştır. ... dışındaki tüm davalılar süresi içinde zamanaşımı def'ini ileri sürmüştür. Haksız eyleme dayalı tazminat davalarında olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60/1. maddesine göre öngörülen zamanaşımı süresi fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her halükarda 10 yıldır. Öğrenme tarihi olarak, yönetim kurulunun yukarıda değinilen 26.12.2001 tarih ve 778 sayılı kararının esas alınması gerekmektedir. Bu tarihten itibaren 1 yıllık süre, olay tarihinden itibaren ise 10 yıllık süre dolmuştur. (Yargıtay 4. HD.2014/... E 2015/...K, 2018/...E. 2019/... K, 2013/... E 2013/...K, 2013/... E 2013/... K) 818 sayılı BK'nın 60/2 maddesinde; Şu kadar ki zarar ve ziyan dâvası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsî dâvaya da o müruru zaman tatbik olunur. Hükmü bulunmaktadır. Ceza Kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresi, her halde olay tarihinden itibaren işlemeye başlar; sürenin işlemeye başlaması için, zarar görenin zararı ve onun failini öğrenmesi koşulu aranmaz. ... Bankası personelinin, 29.1.1990 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 399 Sayılı KHK'nın 11/b maddesine göre banka paralarına karşı işledikleri suçlardan dolayı memur sayılarak haklarında 765 sayılı TCK.nun 2.kitap üçüncü ve altıncı bablarındaki hükümler uygulanması gerekirken 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı kanunla yapılan düzenleme ile 399 sayılı KHK'nın bankalar hakkında uygulanmayacağı hükmü getirilmiştir. Bu hüküm gereği banka personeli, banka parasına karşı işlenen suçlardan dolayı memur gibi cezalandırılmayacaktır. Bu düzenleme lehe yapılmış bir düzenlemedir ve gerek 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 2.maddesi ve gerekse 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7/2.maddesi uyarınca önceden işlenen suçlara da uygulanması gerekmektedir. Şu halde davalılar hakkında herhangi bir suçtan dolayı başlatılmış soruşturma ya da açılmış bir ceza davası yoktur. Ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresinin tazminat talebiyle açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış olması yeterlidir. Fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması şart değildir. Davalıların olay tarihi itibariyle memur gibi cezalandırılması gerektiği kabul edilse dahi, eylemlerinin, olay tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nın 230. maddesi gereğince görevini ihmal veya 240.maddesi gereğince görevi kötüye kullanma ya da (böyle bir iddia ve delil olmamakla beraber) 202.maddesi gereğince zimmet suçunu oluşturduğu kabul edilse dahi aynı kanunun 102.maddesi gereğince ceza zamanaşımı süreleri dava tarihinden çok önce dolmuş bulunmaktadır. Diğer taraftan davalıların eyleminin 765 sayılı TCK.nın 508.maddesi gereğince emniyeti suistimal suçunu oluşturduğu varsayılır ise, bu ihtimalde de ceza zaman aşımı süresi dolmuştur. 4389 sayılı Bankalar Kanunu ise 23.6.1999 tarihinde yürürlüğe girmiştir ve 22/3 maddesinin somut olayda uygulama yeri yoktur. Davalılar hakkında uygulama yeri olmamakla beraber, 6762 sayılı TTK'nın 309. md. deki 2 ve 5 yıllık süreler de dolmuştur. Belirtilen tüm bu sebeplerle, dava tarihi itibariyle gerek 818 sayılı B.K.'nın 60.maddesinde belirtilen 1 ve 10 yıllık sürelerin gerekse ceza zamanaşımı sürelerinin dolduğu kabul edilmiştir. Davalı ... ise, süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı defini ileri sürmüştür. Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141/2 maddesi uyarınca zamanaşımı defi davacının açık muvafakati ile yapılabilir. Davacının açık bir muvafakatı yoktur. Bu nedenle bu kişi hakkındaki dava esastan incelenmiştir. (Yargıtay 15. HD 2018/... E. 2018/... K: , HGK 2016/...-... E: 2017/... K.) Daha önce verilen sürelere rağmen ibraz edilmediği için,16/11/2021 tarihli celsede, müfettiş raporlarını, soruşturma evraklarını, davalıların zararların oluştuğu dönemdeki görevlerini, görevden ayrıldıkları ya da emekli oldukları veya başka bir birime atandıkları tarihleri gösteren belgeleri, usulsüz olarak kullandırıldığı belirtilen kredilere ilişkin sözleşmeleri, usulsüz kullandırılan kredinin tarihini, miktarını, ödenen ve ödenmeyen kısımlarını, bu kredilerden dolayı alınan teminatları gösteren belgeleri, sorumluluk davası açılması için alınmış genel kurul kararı ve yönetim kurul kararlarından, zararın ve davanın dayanağını oluşturan ve dava dilekçesinde delil olarak dayandıkları diğer belgeleri ibraz etmek, zararın ve miktarının dayanağını somut olarak açıklamak, bankanın alacağının tahsili için başlatılan icra takibi varsa dosya numarasını bildirmek, ceza dava açılmış ise dosya numarasını bildirmek, yönetim yetkisinin kısmen dahi olsa davalılara devrine ilişkin belge ve bilgi varsa ibraz etmek üzere tebligattan itibaren 4 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekilinin bu konudaki talebi üzerine, ... Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığı ile Kariyer Yönetim Bölüm Başkanlığı'na yazılarak bilgi ve belgeler istenmiştir. Ancak istenen belgelerin bir kısmının gönderildiği görülmüş, inceleme mevcut delillere göre yapılabilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 13/02/2023 tarihli raporda özetle; ... Firması için hazırlanan mali tahlil ve istihbarat raporunda, kredi limitinin artırılmasına engel olacak seviyede bir tespitin olmaması, ipotek gibi sağlam bir teminat karşılığında limitin artırılıp kredinin kullandırılması ve kredi borcunun büyük bir kısmının usulsüz olarak tahsis edildiğine dair herhangi bir iddia olmayan ilk kredi limiti içinde kalması nedenleriyle limit tahsisinde herhangi bir usulsüzlük olmadığı, ... Firması hakkındaki kredi tahsis kararından sonra düzenlenmiş olsa bile mali tahlil ve istihbarat raporunda kredi limitinin artırılmasına engel olacak seviyede bir tespitin olmaması, kefalet ile birlikte taşıt rehni karşılığında limitin tahsis edilerek kredinin kullandırılması ve firmanın mali durumunun alacaklarını tahsil edememesi nedeniyle tahsis aşamasından sonra bozulmuş olması nedenleriyle limit tahsisinde herhangi bir usulsüzlük olmadığı , mahkemece istenen belgelerin sunulmamasından dolayı ... Tekstil ve ... firmalarına kullandırılan kredilerin ne olduğunun ve kullandırılan krediler nedeniyle dava tarihi itibariyle davacı bankanın alacağının olup olmadığının tespit edilemediği, mevcut belgelere göre, ... Tekstil ve ... firmalarına kredi tahsisi ve kullandırılması aşamalarında davalıların zarara neden olacak herhangi eylemlerinin olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. ... 01/07/1998 -08/06/2001 tarihleri arasında davacı bankanın Şehitkamil Şubesinde , 08/06/2001-01/07/2001 tarihleri arasında Şahinbey şubesinde çalışmış, 17/08/2001 tarihinde emekli olmuştur. ...'e ait 150.000 USD tutarındaki kredi limitinin 300.000 USD ye çıkarılmasına ilişkin "kredi tespit kurulunun" teklifinde ...'ın da kurul üyesi olarak imzası bulunmaktadır. Ayrıca ... Tekstil firmasına 300.000 USD limitli kredi tahsisine ilişkin kurul teklifinde de imzası bulunmaktadır. Şu halde davacı tarafından ibraz edilen belge ve delillerin yetersiz olması, kesin süre içerisinde başka belge ibraz edilmemesi nedenleriyle mevcut delil ve belgelere göre değerlendirildiğinde; davalı ...'ın, Kredi Tespit Kurulu tarafından gerçekleştirilen teklife imza attığı, bu teklifin Çukurova Bölge Müdürlüğü tarafından onaylandığı, teklifin mali tahlil ve istihbarat raporlarına dayandığı, bu raporlarda kredi tahsis ya da limit arttırımına engel olacak seviyede bir tespitin bulunmadığını, istihbarat raporunu hazırlayan kişiler hakkında soruşturma ya da inceleme yapıldığı hususunda bir delil ibraz edilmediği, her ne kadar ... firması hakkındaki istihbarat raporunun onay tarihinden sonrasına ait olduğu belirtilmiş ise de kredi sözleşmesinin istihbarat raporundan sonra imzalandığı, söz konusu firmalara tam olarak hangi tarihlerde ne miktarlada kredi kullandırıldığının, ana para olarak icra takibine konulan tutarın limit arttırımından önceki ya da sonraki döneme ait olup olmadığının, kredilerin ne kadarının hangi tarihlerde ödendiğinin, ödenmeyen kısmın ne olduğunun, ne kadar alacak kaldığının, dava konusu alacağın hangi krediden kaynaklandığının, bölge müdürlüğü'nün onay kararında belirtilen şartlar arasında her iki firmaya da kullandırılacak krediler için %40 marjla kambiyo senedi alınması gerektiğinden bu senetlerin kimlerden alındığının, senetlerden dolayı tahsilat yapılıp yapılmadığının, icra takibine konu edilip edilmediğinin, icra takibi başlatılmış ise sonuçlarının vs , taşınmaz ve araç üzerinde tesis edilen rehinlerin akibetinin bilinmediği, icra dosyasında aciz vesikası düzenlenmediği, bilirkişi raporuna göre; eksik belgelerden dolayı, kullandırılan kredilerin ne olduğunun ve bu krediler nedeniyle dava tarihi itibariyle davacı bankanın alacağının tespit edilemediği ve davalıların zarara neden olacak herhangi eylemlerinin belirlenemediği anlaşıldığından ... hakkındaki davanın ispatlanamadığı kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; ... hakkında davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/4 maddesinde yeralan; Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. düzenlemesi gereğince davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. (Yargıtay 11. HD 2021/... E. 2022/... K.) Diğer taraftan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3.maddesinde “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” denilmiştir. Maddi tazminat yönünden, zarardan müteselsilen sorumlu olan ve red sebepleri de aynı olup vekille temsil edilen davalılar yararına tek vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 4.HD : 2021/... E. 2022/... K.) Bu nedenle davalılardan, ... hakkındaki red sebebi farklı olduğu için lehine ayrıca maktu vekalet ücretine, haklarındaki red sebebi ortak olan ve kendilerini vekille temsil ettiren davalılar (..., ..., ..., ... ve ...) lehine maktu ve tek vekalet ücretine hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... hakkındaki davanın esastan reddine, 2-Diğer davalılar hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, 3-Davacı harçtan muaf olduğu için harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-AAÜT gereğince, davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... için hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara ödenmesine, davalı ... için hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek, davalı ... vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2023

Başkan ... E-imza Üye ... E-imza Üye ... E-imza Katip ... E-imza

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/409, K. 2023/201, T. 16.05.2023, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2014-409-e-2023-201-k-9d2ab03f84a8