İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/874 E. 2022/908 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/874
Karar No
2022/908
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/874 Esas - 2022/908 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/874 Esas KARAR NO : 2022/908 Karar HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/11/2021 KARAR TARİHİ : 18/10/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; 05.06.2021 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile ...'ın ve yolcu konumunda bulunan ...'ın hayatını kaybettiği, kazada müteveffa ...'ın kusurlu olduğu, yolucu konumunda bulunan ...'ın kusurunun bulunmadığı, ... plaka sayılı aracın ... A.Ş. sigortalısı olduğu, sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu fakat başvurunun reddedildiği, müteveffa ...'ın babası davacı müvekkili ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacının davasının yetkisizlikten reddi gerektiğini, davacıların desteği ...'ın kazaya ve ölümüne kendi kusuru ile sebep olduğunu, aleyhlerine olan davanın reddini, dava ile ileri sürülen taleplerin teminat dışı olması nedeni ile esastan reddini, davacılar murisinin emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının tespitine ve hatır taşıması ile müterafik kusurun tazminattan düşülmesine, davacının davasının ispatı halinde, müvekkili şirketin ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Alaşehir C.Başsavcılığına, Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, Manisa İl Emniyet Müdürlüğü'ne, ... A.Ş.'ye, Adana Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüne, Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na yazılan müzekkerelere yanıt verilerek dava konusu istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Dosyamız kusur ve hesap yönünden ayrı ayrı bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporları alınmıştır. Dava, davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının müşterek oğlunun ölümü sonucunda destekten yoksunluk zararına uğradığından bahisle açılmış maddi tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının hukuki sorumluğunun olup olmadığı, kusur durum ve oranları, davacının destekten yoksun kalıp kalmadığı ve zararın tutarı, müterafik kusur, hatır taşıması, faizin türü ve başlangıç tarihi hususlarında toplanmaktadır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 53.maddesinde ise, ölüm halinde uğranılan zararların özellikle cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Dava sebebi trafik kazasına karışan ... plaka sayılı otomobil cinsi aracın davalı sigorta şirketince 25.01.2021-25.01.2022 dönemine ilişkin olarak 430.000,00 TL kişi başına ölüm teminatlı olarak zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigorta edildiği görülmüştür. Duruşmanın 07.04.2022 günlü celsesinde davacı tanıklarının beyanları alınmıştır. Davacı tanığı ... duruşmada tutanağa geçirilen beyanında " kazada vefat eden sürücü ... benim Barbaros Mahallesinden arkadaşımdı, kendisi ile 2016 yılından beri tanışıp görüşürdük, 04/06/2021 günü saat 19:00 sıralarında bu mahalledeki ... isimli iş yerinde çalışan ... isimli arkadaşımı ziyarete gitmiştim, onun yanında bulunduğum sırada ... idaresindeki araçla bu iş yerine geldi, kendisiyle konuştuk, kendisi bana babasının kredi kartı borcu olduğunu, bu borcu kapatmak için bankamatiğe gideceğini söyleyip, bana birlikte gitmeyi teklif etti, bu sırada ...'e de iş yerini saat kaçta kapatacağını sordu, o da saat 19:30-20:00 sıralarında kapatacağını söyledi, bu şekilde ... ile birlikte onun idaresindeki araçla bankaya gittik, kendisi bankamatiğe para yatırdı, daha sonra bir tane bira aldı, araçta gezerken içerim dedi, ben alkol kullanmadığım için bira almadım, bu şekilde bir süre gezdik, daha sonra saat 20:00 sıralarında oto yıkama iş yerine geri geldik, oradan ...'i aldık, birlikte yeniden araçla dolaşmaya çıktık, daha sonra saat 23:00 sıralarında ...'i Havuzlubahçe Mahallesindeki evine bıraktık, biz ... ile onun idaresindeki araçla gezmeye devam ettik, bu gezmemiz sırasında ... içtiği bira bittikçe çeşitli defalar yeniden bira alıp araçla gezerken içmeye devam etti, daha sonra aynı gece saat 01:00 sıralarında mahalleden tanıdığımız, benim de sadece selamlaştığım ... isimli arkadaşımıza telefon açtı, birlikte gezmeyi teklif etti, o da yatacakken ...'ı kırmayıp gezme teklifini kabul edeceğini söyledi, bu şekilde Barbaros Mahallesinde ki evine gidip ...'ı araca aldık, beni bundan sonra aynı mahalledeki evime bırakıp kendileri gezmeye devam edeceklerini söyleyip ayrıldılar, ben ...'ın alkollü olduğunu bildiğim için başlarına bir şey gelir düşüncesiyle saat 01:30-02:00 sıralarında ...'a telefon açtım, durumlarını sordum, birlikte içip geziyoruz dedi, daha sonra yine merakımdan saat 02:30 sıralarında tekrar telefon açtım, bu aramamda ...'ın telefonuna ulaşılamıyordu, yani telefonu çalmıyor ve sadece aradığınız kişiye şuan da ulaşılamıyor şeklinde ikaz geliyordu, ben daha sonra yattım, sabah 06:30-07:00 sıralarında yine merak edip ...'ı aradım, yine telefonu çalmıyor ve ulaşılamıyordu, bu şekilde yeniden yattım, daha sonra ...'ın annesinin evimize gelip beni ve ...'ın nerede olduğunu sorduğunu duydum, bu sırada polislerde geldi, ...'la birlikte onun idaresindeki araçla birlikte gezdiğimiz sırada ... toplam 5-6 adet ... marka bira içti, ben içmedim, ... de alkol kullanmadığı için içmedi, benim saat 01:30-02:00 sıralarında ...'ı telefonla aradığımda kendisi bana "beraber içiyoruz" şeklinde söylemişti, bu ifadesinde ... ile ...'ın birlikte içtikleri anlamını çıkardım, ben kazanın oluşunu görmedim, benim bildiğim ve söyleyeceğim kendisi ile ayrıntısını yukarıda açıkladığım şekilde beraber gezdiğimiz zamanın tamamında aracın ...'ın sevk ve idaresinde olduğudur, ben ...'ın aracı kullanıp kullanmadığını bilmiyorum, benim bildiğime göre ...'ın ehliyeti de yoktur, bu sebeple araç kullanmaz, birlikte gezdiğimiz sırada benim telefonum sürekli yanımdaydı, ...'ın telefonu da araçta yanındaydı benim bildiklerim ve diyeceklerim bundan ibarettir" şeklinde, Davacı tanığı ... duruşmada tutanağa geçirilen beyanında "kazada vefat eden ... ile arkadaşım olan huzurdaki diğer tanık ...'in arkadaşı olması sebebiyle onun vasıtasıyla tanıştım 3-4 yıldır bu şekilde görüşürdük, aynı kazada vefat eden ... ise mahalleden tanıdığım ve fakat sadece yolda karşılaştığımızda selamlaştığım bir kişiydi, bunun dışında onunla bir ilişkimiz yoktu, 04/06/2021 günü akşam üstü saat 19:00 sıralarında ... kendisinin idaresindeki ... marka beyaz renkli araçla benim çalıştığım ... isimli iş yerine geldi, hal hatır sorduktan sonra ...'la beraber iş yerinden ayrıldılar, daha sonra saat 21:00 sıralarında iş yerine gelerek beni de yanlarına aldılar, bu şekilde ...'ın idaresinde ki araçla birlikte gezmeye çıktık, bu gezmemiz sırasında ... bira içiyordu, böylece bir süre sohbet edip gezdikten sonra saat 23:00 sıralarında beni Havuzlubahçe Mahallesindeki evime bıraktıktan sonra ... ve ... araçla gittiler, ... benim birlikte olduğum sırada hatırladığıma göre 3 adet ... marka bira içmişti, ben ve ... içmedik, benim olay gecesine ilişkin bilgim bundan ibarettir, ertesi günü ... ile ...'ın kaza sonucu öldüğünü öğrendim, birlikte gezdiğimiz sürenin tamamında aracı ... kullanıyordu, ben kaza anını görmediğim için kaza anında aracı kimin sürdüğünü de bilmiyorum, benim olaya ilişkin bilgim ve diyeceklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Trafik bilirkişisi ... imzalı 19.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı kamyonet sürücüsü ... olarak kabul edilmesi halinde, meydana gelen kazada asli kusurlu ve kusur oranının %100 olduğu, ... plakalı kamyonetti yolcu ...'ın kusurunun bulunmadığı, ancak sürücünün alkollü olduğunu bilerek aracına bindiğini, müerafik kusurlu olup olmadığı yönünde takdirin mahkemede olduğunu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ... kabul edilmesi halinde, kazada asli kusurlu ve kusur oranının %100 olduğu, ... plakalı kamyonette yolcu ...'ın kusurunun bulunmadığı, ancak sürücünün alkollü olduğunu bilerek aracına bindiğini, mütarefik kusurlu olup olmadığını yönünde takdirin mahkemede olduğuna ilişkin görüş ve kanaat bildirmiştir. Dosya hesap bilirkişisine tevdi edildiği, hesap bilirkişisi ...'nin mahkememize sunduğu 04.07.2022 tarihli raporda, davacının evladı ...'ın 05.06.2021 tarihli trafik kazası sonrası vefatı nedeniyle ... plaka sayılı aracı müteveffa ...'ın kullanmadığının kabulü ile hüküm kurulması ihtimali için araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, yoksun kalınan destek zararının 2022 yılı ücret verilerine göre güncel tutarının davacı baba için 393.840,76 TL olarak hesaplandığına, müteveffanın arkadaşının aracında hatır karşılığı taşındığının takdiri halinde %20 hatır taşıması indirimi ile tazminatın 315.072,61 TL olarak hesaplandığına, yine müteveffanın alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binmesi sebebiyle zararın oluşumuna etken kusurunun olduğunun kabulü halinde %20 müterafik kusur indirimi ile tazminatın 252.058,09 TL olarak hesaplandığı, daha öncesinde davalı sigorta şirketine tazminat talepli başvuruda bulunan 11.06.2021 tarihinden itibaren 8. İş gününü takip eden günün 24.06.2021 tarihi olduğuna dair görüş ve kanaat bildirmiştir. Davacı vekilinin 15.08.2022 tarihli ıslah dilekçesi ibraz ettiği, dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminat taleplerini artırarak 252.058,09 TL talep ettikleri görülmüş, dilekçenin bir sureti davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Toplanan deliller, alınan ve hükme elverişli bulunan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 05/06/2021 günü gece vakti gayrimuayyen saatte trafik kazası meydana geldiği, araç içerisinde bulunan ve boğulma sonrası ... ve ...'ın öldüğü ve müteveffalardan araç sürücüsünün hangisi olduğunun bilinemediğinden bahisle trafik kazası tespit tutanağının düzenlenmiş olduğu, soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgelere göre olay tarihinde sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile eski 188 sokak kanal kenarı yolunu takiben Yumurtalık istikametinden gelip Akkapı dolmuşları son durağı istikametine seyrettiği sırada aracın kaza sonrası kanal içerisinden çıkartıldığı yerden 900 metre ilerisinde yolun sağından yoldan çıkarak DSİ sulama kanalına düştüğü ve kamyonetin geldiği yöne doğru su akıntısının gücü ile tekrar sürüklenerek 900 metre ilerideki Koyuncu köyü bağlantı yolu su kapakları beton duvarlarına çarparak durduğu, araç içerisinde bulunan ... ve ...'ın araçtan çıkarak veya araç içerisinde boğulup Tarsus istikametine 18 km.daha ileriye sürüklenip su kapaklarının bulunduğu yerde ölü vaziyette bulunmaları şeklinde ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, dosyamızda trafik bilirkişisinden alınan 19/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda kaza sırasında araç müteveffalardan hangisinin sevk ve idaresinde ise onun asli ve %100 oranında kusurlu olduğu ve diğer müteveffanın kusurunun bulunmadığı hususunda görüş ve kanaat bildirildiği, dosyamızda davacı tarafça bildirilen tanıkların beyanlarından kaza tarihinde müteveffalardan ...'ın sevk ve idaresinde bulunan kazalı araçta adı geçen sürücünün yanında diğer müteveffa ...'da bulunduğu halde bir süre birlikte gezdikten sonra ayrıldıklarını beyan ettikleri, soruşturma dosyası kapsamında bilgisine başvurulan araç maliki ...'un kaza tarihi olan 05/06/2021 günlü bilgi alma tutanağında 04/06/2021 günü saat 18:00 sıralarında müteveffalardan kendisinin arkadaşı olan ...'ın annesini hastaneye götürmek için istemesi üzerine aracını adı geçen müteveffaya verdiğini ve ertesi günü saat 09:00 sıralarında polisin kendisini aradığını beyan ettiği, gerek araç malikinin ve gerekse davacı tanıklarının beyanlarından aracın kaza sırasında müteveffa ...'ın sevk ve idaresinde olduğunun ve davacının evladı ve desteği ...'ın ise aynı araçta yolcu olarak seyahat ettiği sırada kazanın meydana geldiğinin kabulü gerektiği, buna göre davacının müteveffa oğlu ...'ın desteğinden yoksun kalmakla kazalı aracı ZMSS poliçesiyle sigorta eden davalı sigorta şirketinden poliçe teminat limiti dahilinde destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkının bulunduğu, dosyamızda aktüerya bilirkişisi marifetiyle yapılan hesaplamada davacının oğlunun vefatı sonucunda onun desteğinden yoksun kalmakla uğradığı maddi zararının 393.840,76 TL olduğu, davacının desteğinin alkollü olduğunu bildiği arkadaşının sevk ve idaresinde bulunan araçta gezinti maksadıyla hatır için ücretsiz seyahat ettiği sırada meydana gelen trafik kazasının meydana geldiği gözönüne alındığında davacının zararından Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları da gözetilerek müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle takdiren ayrı ayrı %20'şer oranında indirim yapılması gerektiği, bu suretle yapılan hesaplamada davacının davalı sigorta şirketinin poliçesi kapsamında talep edebileceği destekten yoksun kalma nedenli maddi tazminat tutarının 252.058,09 TL olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile destekten yoksun kalmadan kaynaklanan 252.058,09 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kazalı aracın hususi nitelikte olduğu ve davacının dava tarihinden önce 11/06/2021 tarihli başvurusu üzerine 2918 sayılı KTK'nın 99/1 maddesi gereğince 8 iş günü içinde poliçe teminatı kapsamındaki zararı gidermeyen davalının bu sürenin sona erdiği tarihten sonra 24/06/2021 tarihi itibariyle temerrüdünün gerçekleştiği gözetilerek hükmedilen tazminata 24/06/2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; destekten yoksun kalmadan kaynaklanan 252.058,09 TL maddi tazminatın 24.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 17.218,09 TL ilam harcından peşin olarak alınan 59,30 TL ile ıslah harcı olan 4.287,45 TL olmak üzere toplam 4.346,75‬ TL'nin düşülmesi sonucu bakiye 12.871,34 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13.fıkrası uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri yargılama giderlerinden sayıldığından arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL peşin harç ile 59,30 TL başvurma harcı, 4.287,45 ıslah harcı ve 1.674,20 TL bilirkişi, tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 6.080,25‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 38.288,13 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ve vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/10/2022 Katip Hakim

Atıf: Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/874, K. 2022/908, T. 18.10.2022, www.arakarar.com/karar/adana-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-874-e-2022-908-k-7914eea409ec