İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1517 E. 2022/647 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2014/1517
Karar No
2022/647
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2014/1517 Esas - 2022/647 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/1517 KARAR NO : 2022/647 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : .... A.Ş. - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALILAR : 1-... - ... VEKİLİ : ... - ... 2-... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Tazminat (Şirket yöneticisi ve denetçisinin sorumluluğu) DAVA TARİHİ : 29/07/2013 KARAR TARİHİ : 29/06/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat ((Şirket yöneticisi ve denetçisinin sorumluluğu) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'in müvekkili şirkette 28/01/2004 tarihinde muhasebe elemanı olarak işe başladığını, 01/01/2007 tarihinden itibaren de muhasebe müdürü olarak çalışmaya devam ettiğini, kendisine görevi gereği 18/07/2007 tarihli vekaletname ile imza yetkisi verildiğini, görevinden ise 31/10/2011 tarihinde ayrıldığını, müvekkili şirketin genel yapılanmasını, işleyişini ve mali işlemlerini gözden geçirmek üzere yeni bir yapılanmaya geçerken şirketin serbest muhasebeci mali müşaviri ... tarafından şirket hesapları ve tüm kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalılardan ... tarafından gerçekleştirildiği açıkça ortada olan bir çok usulsüz işlem ve kaydın ortaya çıktığını, ... tarafından müvekkili şirketin zarara uğratıldığını ve haksız kazanç elde edildiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu durum hakkında ... ve ... A.Ş.'den görüş aldıklarını, bu rapora göre 2006-2011 tarihleri arasında 592.194,91 TL şüpheli işlemin gerçekleştirildiği, 624.992,08 TL belgesiz gider kaybı yaratıldığı ve sonuçta şirket varlığının toplam 1.217.186,99 TL azaltıldığı sonucuna varıldığını, bunun üzerine davalı ... hakkında C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davalılardan ...'ın ise müvekkili şirketin kuruluşundan 2012 yılına kadar müvekkili şirketin mali müşavirliğini ve denetçiliği görevini yaptığını, ancak ... tarafından yapılan tüm bu usulsüz ve hukuksuz işlemleri tespit edemediğini ve bu konuda şirketin yetkili organlarını bilgilendirmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin maddi olarak büyük zarara uğramasına diğer davalı ...'le birlikte sebebiyet verdiğini belirterek, şimdilik 50.000,00 TL tazminatın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ayrıca davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin davacı şirketin mali işleri ile birebir ilgili ve yetkili kişi olmadığı gibi şirket tarafından müvekkiline hiçbir ücret dahi ödenmeden sadece sınırlı kapsamda denetçilik görevi yükletildiğini, denetçi olarak da müvekkilinin tüm genel kurullarda şirket tarafından ibra edildiğini, müvekkilinin yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, hiçbir şahsi kusurlu hareketinin de söz konusu olmadığını, tam tersi şirkette görevi çerçevesinde görebildiği ve tespit edebildiği hususlarda sözlü ve yazılı uyarılarının mevcut olduğunu belirterek, müvekkili hakkında açılan davanın öncelikle husumet yönünden ve yine yasal mevzuat gereği usul ve esas açısından da reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın 2 yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, bu nedenle öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca müvekkilinin muhasebe şefi olarak göreve başladığını, ilerleyen dönemlerde de muhasebe müdürü olduğunu ve bu görevi dışına çıkmadan yöneticilerin birebir kontrolü ve talimatı ile parasal işlemleri yaptığını, ortada gerçekten de şirketin zarara uğratılması söz konusu olmuş ise bu davanın müvekkiline karşı değil bu işlemlerin emir ve talimatlarını veren Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür olarak görev yapmış olan kişilere karşı açılması gerektiğini, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, 08/06/2012 tarihinde yapılan genel kurulda şirket ortaklarından ..., ... A.Ş. Ve ... A.Ş. Yetkililerinin söz alarak bilançolarda ve raporda görünen kur farkı giderinin teşekkülünden doğan zararlarının kabul edilebilir olmadığını, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ...'nin şirketin tüm yetkilerini kendisinde topladığını, bu yetkilerini yetkisiz kişiye devrettiğini, genel kurulda denetim kurulu raporlarının TTK'nun hükümlerine uygun şekilde yapılan denetim sonucu hazırlanmadığını, eksiklikler bulunduğunu, şirket kayıtları yeterince incelenmeden hazırlanmış olduğunu, genel kurulda okunan bilanço ve kar zarar hesaplarına ve şirketin usulsüz alımlarından dolayı zarar ettiğini belirterek itiraz ettiklerini, ancak tüm bu itirazlara rağmen Yönetim Kurulu, denetim raporu, faaliyet raporu ve şirket hesaplarının ibra edildiğini, genel kurulda itiraz eden ortakların 6 ay içerisinde genel kurulun iptali için dava açmamaları nedeniyle genel kurul kararı ve ibra işleminin kesinleştiğini, artık kesinleşmiş bir ibranamenin yer aldığı şirket hesaplarının şirket yönetiminde yer almayan ortakların itirazlarını susturmak için, bir çalışanı olan müvekkiline yükletilmek amacıyla bu şekilde usulsüz ve haksız bir dava açılmasının ahlaki vicdana ve iyi niyete sığmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Adana 17.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/... E. Sayılı dosya sureti, Adana 4.Noterliğinin 18/07/2007 tarih ... yevmiye nolu vekaletname sureti, davacı şirketin tüm ticaret sicil dosyası ve davacı şirkette bulunan dava konusu döneme ve usulsüz yapıldığı iddia edilen işlemlere ilişkin tüm kayıtlar, banka kayıtları, Yüreğir Vergi Dairesinden 2006-2007-2008-2009-2010-2011 yıllarına ait Yeminli Mali Müşavirlik Tam Tasdik Raporları celp edilmiş, davacı ve davalı tanıkları dinlenmiş, davacı şirket merkezinde keşif yapılarak, bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Mahkemece yapılan keşif sonrası Bilgisayar İşletmeni teknik bilirkişi İhsan Arslan tarafından düzenlenen 28/09/2015 havale tarihli raporda; ... ve ... firmalarından temin edilen elektronik postalar incelendiğinde, ... tarafından 2006 ile 2011 yılları arasında ...'e gönderilmiş toplam 88 adet elektronik posta bulunduğu, ... tarafından ...'e gönderilmiş ekle beraber gönderilen 610 adet, eksiz olarak gönderilmiş 168 adet elektronik posta bulunduğu, ... tarafından ...'e gönderilmiş 2 adet e-posta bulunduğu ve ... tarafından gönderilmiş elektronik posta bulunmadığının tespit edildiği ve temin edilen elektronik postalardan çıktı alınarak klasörler halinde ve CD ortamına aktarılarak rapora eklendiği belirtilmiştir. Mali Müşavir bilirkişiler ..., ..., ... ve Hukukçu bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22/05/2019 havale tarihli raporda; dava dosyası ile davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tam tasdik raporlarında (kayıtların doğruluğu yönünde) davalı ...'ın imzasının bulunmadığı, bankadan para çekme işlemine ilişkin talimatların genel olarak çift imza ile yapıldığı, davalı ...'in davacı şirketi 333.541,55 TL zarara uğratmış olduğu, ancak harcamalarla ilgili belge sunulması halinde yeniden değerlendirme yapılabileceği, bu paranın ...'in hesaplarına geçtiğine dair herhangi bir somut tespit yapılamadığı belirtilmiştir. Taraf vekillerinin itirazı üzerine dosya yeniden bilirkişi kuruluna tevdii edilmiş ve bilirkişi kurulunca düzenlenen 12/01/2021 havale tarihli ek raporda; tam tasdik raporlarında (kayıtların doğruluğu yönünde) davalı ...'ın imzasının bulunmadığı, bankadan para çekme işlemine ilişkin talimatların genel olarak çift imza ile yapıldığı, davalı ...'in davacı şirketi 338.034,55 TL zarara uğratmış olduğu, ancak harcamalarla ilgili belge sunulması halinde yeniden değerlendirme yapılabileceği belirtilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi ek raporuna karşı itirazları değerlendirilerek ve çözümü yapılan yazışmalar da incelenerek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Bilirkişi heyetinden Mali Müşavir ...'nin vefat etmesi nedeniyle yerine Mali Müşavir ... bilirkişi olarak atanmış, bilirkişinin talebi doğrultusunda da 07/09/2021 tarihli ara karar ile bilirkişi heyetine Bilgisayar Mühendisi dahil edilmiştir. Bilirkişi heyetince düzenlenen 15/03/2022 havale tarihli ek raporda; mahkemece, iddia edilen hileli muhasebe kayıtları baz alınarak yapılan tespitlerin dikkate alınması gerektiğinin kabulü halinde, hatalı işlemlerin 548.283,69 TL olduğu, ancak ...'in sorumluluğunda olan tutarın 338.034,55 TL olduğu, -Mahkemece, davacı tarafından iddia edilen hileli muhasebe kayıtları ile davalının savunmasında iddia edilen mali yazışmaların mukayeseli karşılaştırmalarının dikkate alınması gerektiğinin kabulü halinde, hatalı işlemlerin 548.283,69 TL olduğu, ancak ...'in sorumluluğunda olan tutarın 13.202,10 TL olduğu belirtilmiştir. Dava; TTK'nun 553. ve 554.maddelerine dayanan şirket yöneticisi ve denetçisinin sorumluluğuna ilişkindir. Bu tür davalarda öncelikle davalıların şirketteki görevlerinin belirlenmesi gerekir. Ticaret sicil dosyasının incelenmesinde, davalı ...'ın davacı şirketin denetçisi, davalı ...'in ise Yönetim Kurulunca geniş yetkilerle donatılmış müdürü, yani ticari mümessili olduğu anlaşılmıştır. Davalılar her ne kadar davanın zaman aşımına uğradığı iddiasında bulunmuş iseler de TTK'nun 560.maddesi "Sorumlu olanlara karşı tazminat isteme hakkı davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren 5 yıl geçmekle zaman aşımına uğrar. Bu fiil cezayı gerektirip TTK'ya göre daha uzun dava zaman aşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasında bu zaman aşımı uygulanır." hükmünü içermektedir. Dosyanın incelenmesinde, davalı ... hakkında Adana 17.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/... E. 2021/... K. Sayılı ilamıyla davaya konu eylemleri nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan TCK'nun 155/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmemiş olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalıların son zararlandırıcı eylemlerinin 30/09/2011 tarihinde gerçekleştiği, davacının, davalıların zararlandırıcı eylemlerinden 12/10/2012 tarihli Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Özel Amaçlı İç Denetim Raporu ile haberdar olduğu ve eldeki davanın 29/07/2013 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, davalıların zaman aşımı itirazlarına değer verilmemiştir. Mahkememizce yaptırılan ve hükme esas alınan 05/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporuna göre, davalı ...'in hatalı ve usulsüz işlemler sonucu davacı şirketi 338.034,55 TL zarara uğrattığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı, Yönetim Kurulu üyelerinden ...'in talimatlarıyla usulsüz işlemleri yaptığını iddia etmiş ise de özellikle ... tarafından davalı ...'e mail yoluyla gönderilen talimatların usulsüz ve şirketin zararına neden olduğu, davalı ...'in bunu bilerek gerçekleştirdiği, bu nedenle şirketin bu zararından sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davalılardan ... ise bu dönemde davacı şirketin denetçisidir. Bu usulsüz işlemleri basit bir inceleme ile tespit edebilecek durumda olmasına rağmen görevini yerine getirmesinde kusurlu olarak hareket etmiştir. Bu davalının şirketin denetçisi olarak şirketi uyaracak raporlar düzenlememesi nedeniyle şirketin uğramış olduğu zarardan eylemi gerçekleştiren ile birlikte sorumlu olduğu kabul edilerek, davacının dava dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak 50.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 29/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 50.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 29/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davacının fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı tutulmasına, 2-Alınması gereken 3.415,50 TL karar harcından, peşin alınan 853,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,60 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 7.300,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 853,90 TL peşin harcın tamamının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 24,30 TL başvuru harcı, 246,55 TL müzekkere gideri, 505,00 TL tebligat gideri, 195,40 TL keşif harcı, 200,00 TL keşif araç gideri ve 26.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 27.371,25 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 29/06/2022 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1517, K. 2022/647, T. 29.06.2022, www.arakarar.com/karar/adana-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2014-1517-e-2022-647-k-88f34f38d80d