20837 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (tebliğ No: 2015/21) · 26/32. madde

Madde 26 — Ekonomik göstergelerin değerlendirilmesi

MADDE 26 – (1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri incelendiğinde üretim, yurt içi satışlar ve ihracat göstergelerinin incelenen dönemde olumlu bir seyir gösterdiği görülmektedir.

(2) Öte yandan, yerli üretim dalının artan sınai ve ticari maliyetleri, stokları, yurt içi satışlardan kârlılığı, verimliliği, stok çevrim hızı gibi ekonomik göstergelerinde düşüş göz önüne alındığında maddi zarar tehdidinin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır.

(3) YÜD’ün bütün faaliyetlerine ilişkin veriler incelendiğinde, satışların maliyeti ve yatırımlarda bozulma trendi gözlenmiştir.

(4) Dampingli ithalatın birim fiyatlarının yerli üretim dalının ortalama yurt içi fiyatlarının altında olduğu da dikkate alındığında, önümüzdeki dönemde pazardaki mevcut koşullar altında dampingli ithalattaki artışın ve buna bağlı olarak pazardaki büyümeden daha fazla pay alma eğiliminin sürebileceği ve bu nedenle yerli üretim dalının pazar payının daralacağı ve ekonomik göstergelerinin kötüleşeceği beklenmektedir. Bu durumda dampingli ithalatın maddi zarar tehdidinin ötesine geçerek yerli üretim dalı üzerinde maddi zarara neden olabileceği değerlendirilmektedir. Soruşturma kapsamında hesaplanan ve önemli oranlarda olduğu tespit edilen damping marjları durumu destekler niteliktedir.

(5) Nihai bildirim sonrasında ilgili taraflardan yerli üretim dalının üretim, yurt içi yurt dışı satış, istihdam, yatırım gibi göstergelerinde iyileşmeler bulunduğuna ve yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin zarar tehdidini işaret etmediğine yönelik görüşler alınmıştır. Bilindiği üzere Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde yapılan dampingin yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin incelenmesinde kullanılan etken ve göstergelerin biri veya birkaçı mutlaka belirleyici bir yargıya temel teşkil etmeyebilir. Bu kapsamda açıklandığı üzere yerli üretim dalı üretimini arttırmakla birlikte stoklarda artışlar yaşanmakta, satışlardaki artışlar ise dampingli ithalat baskısı altında kârlılıktaki bozulmalar pahasına gerçekleşmekte, YÜD maliyet artışlarını satış fiyatlarına yansıtamamaktadır. Bununla birlikte, Almanya menşeli laminat parke ithalatı incelendiğinde 2010 yılında 17,8 milyon m2 olarak gerçekleşen ithalatın 2013 yılının 9 aylık verileri 12 aya tamamlandığında  % 42 oranında artarak 25,1 milyon m2’ye ulaşacağı değerlendirilmiştir. 2013 yılının gerçekleşmiş ithalat rakamlarına bakıldığında, 12 aylık dönemde gerçekleşen ithalatın 22,9 milyon m2 seviyesinde gerçekleşerek 2010 yılına oranla % 23’lük bir artış göstermesi de bahse konu değerlendirmeyi doğrular niteliktedir. Türkiye’nin inşaat sektöründeki pazar ve talep yapısı dikkate alındığında, Almanya’nın yüksek ihracat ve üretim kapasitesi ile stoklarındaki artışa paralel olarak maddi zarar tehdidine neden olmasının muhtemel olduğu değerlendirilmektedir.

SEKİZİNCİ BÖLÜM

Dampingli İthalat ile Zarar Tehdidi Arasındaki Nedenselliğe İlişkin Belirlemeler

Dampingli ithalatın etkisi

Bu sayfa 20837 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (tebliğ No: 2015/21) metninin tek maddesini gösterir. Mevzuatın tamamını okuyun.