12756 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (tebliğ No : 2008/41) · 42/47. madde

Madde 42 — Şikayetin gizli olmayan örneğine ilişkin hususlar

MADDE 42 – (1) Endonezya makamlarınca, şikayetin gizli olmayan örneğinde zarar dönemi olarak 2004-2006 ve 2007 yılı ilk altı ayına ilişkin verilerin sunulduğu, bunun ise karşılaştırma yapmaya imkân vermediği iddia edilmektedir. Bunun yanısıra, şikayetin gizli olmayan örneğindeki zarar inceleme dönemi ile soru formundaki dampinge ilişkin soruşturma döneminin (1 Ekim 2006-30 Eylül 2007) farklı olduğundan hareketle damping marjının belirlenmesinin mümkün olmayacağını iddia etmektedir. Endonezya makamları ayrıca, şikayetin gizli olmayan örneğindeki damping iddiasında kullanılan ihraç faturalarının ait olduğu dönemin şikayetteki zarar döneminin dışında olmasının mümkün olmadığını iddia etmektedir.

(2) Soruşturmanın açılış aşamasında zarar değerlendirmesi, şikayette yer alan güncel veriler esasında yapılmıştır. Gerekli karşılaştırma ve değerlendirme Müsteşarlık tarafından yapılmış olup gizlilik nedeniyle verilerin açıklanması mümkün olmamıştır. Diğer taraftan, söz konusu değerlendirmenin de otorite tarafından yapılan ön belirlemelere ya da nihai belirlemelere ilişkin değil yalnızca şikayete ilişkin olduğu hususu da izahtan varestedir. Ayrıca, şikayetin gizli olmayan örneğindeki damping iddiasında kullanılan ihraç faturalarının ait olduğu dönemin şikayetteki zarar döneminin dışında olmasının mümkün olmadığı iddiası da yersizdir. Damping iddiası başvuruya şikayetçi firmalar tarafından temin edilebilen ihraç faturaları esasında, zarar dönemi ise söz konusu firmalar tarafından temin edilebilen en son güncel bilgileri içerebilecek şekilde ve mümkün olduğunca yakın dönemler için sağlanmıştır. Şikayetçi tarafından tespit edilmiş damping döneminden bahsetmek anlamlı değildir.

(3) Şikayetin gizli olmayan örneğinde damping iddiasında şikayetçi tarafından kullanılan yöntem açıklanmakta ve buna ilişkin veriler gizlilik kaydı da gözetilerek sunulmaktadır. Soruşturma sırasında damping belirlemesine esas teşkil edecek dönemin şikayetçi tarafından belirlenmesi söz konusu değildir. Bahse konu tasarruf Müsteşarlığın yetkisindedir. Diğer taraftan, şikayette sunulan zarar dönemi ile daha sonra zarar belirlemesine esas teşkil edecek zarar döneminin aynı olması gerektiği yönünde bir zorunluluk olmadığı gibi zarar dönemini belirlemek de şikayetçinin değil Müsteşarlığın yetkisinde bulunmaktadır. Nitekim, soruşturma için soruşturma açılış tarihine en yakın dönemi kapsayacak şekilde zarar dönemi belirlenerek yerli sanayiye ilişkin en güncel ve en sağlıklı verilerin temin edilmesi sağlanmıştır.

(4) Endonezya makamlarınca, şikayetin gizli olmayan örneğinde damping iddiasını ortaya koymak için sunulan ihraç faturaları ile damping marjı ve fiyat baskısının nasıl hesaplandığı, oluşturulmuş normal değerin nasıl tespit edildiği, ihraç fiyatının tespitinde ağırlıklı ortalama ihraç fiyatının neden kullanılmadığı ve soruşturma konusu ürünün Endonezya pazarı açık bir pazar olmasına rağmen iç piyasa satış fiyatına neden ulaşılamadığının anlaşılamadığı ifade edilmektedir.

(5) Şikayetin gizli olmayan örneğinin “Damping İddiası” başlıklı 5 Nolu Bölümü ile “Fiyat Baskısı” başlıklı 6.3 Bölümü’nde damping marjı hesabı ile fiyat baskısı hesabının nasıl yapıldığı açıklanmaktadır. Ayrıca, ihraç faturalarının gizli olmayan örnekleri de şikayetin gizli olmayan örneği ekinde yer almaktadır. Şikayet konusu ürünün homojen bir ürün olmaması çok sayıda ürün tipinin olması ve ürün tipleri arasındaki fiyat farklılıklarının kayda değer olması nedeniyle damping marjı iddiasında ağırlıklı ortalama ihraç fiyatı yerine ihraç faturasındaki ürün tipi esasında damping hesaplaması yapılmış olmasının ilk iddiayı ortaya koyma açısından daha sağlıklı sonuç verdiği düşünülmektedir. Şikayetçi, Endonezya iç piyasa satış fiyatına ilişkin herhangi bir fatura, fiyat listesi, fiyat teklifi vb. belge sunmadığından oluşturulmuş normal değer yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca, gerek Anti-Damping Anlaşması’nın 5.3 maddesi hükümlerinde gerekse Yönetmeliğin 19 uncu maddesinde normal değerin iç piyasa satış fiyatı esasında belirlenmesi zorunluluğu bulunmadığı gibi, iç piyasa satış fiyatı, üçüncü ülkelere ihraç fiyatı veya oluşturulmuş normal değer esasları arasında herhangi bir tercih ya da hiyerarşik sıralama da yer almamaktadır.

(6) Endonezya makamlarınca, şikayetin gizli olmayan örneğinde fiyat baskısının belirlenmesinde ithal fiyatına gümrük vergisi ve diğer masrafların eklenmesinin yeterli olmadığını, Endonezya’daki fabrika çıkış aşamasındaki fiyat, yurt içi navlun, yükleme-bindirme masrafları, satış genel idari giderler ve diğer masrafların da bilinmesi gerektiği ifade edilmektedir.

(7) Bu iddianın da bilgi eksikliğinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Fiyat baskısı, Türkiye gümrük sahasına giren dampingli malın ithal fiyatlarının, Türkiye piyasasında yerli üretim dalının olması gereken satış fiyatının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını gösterdiğinden fiyat baskısı hesabında söz konusu bilgilere ihtiyaç duyulmamaktadır.

(8) ÇHC’den işbirliğine gelen bazı firmaların vekili tarafından, ÇHC başta olmak üzere diğer soruşturmaya konu ülkelerin Türkiye’deki tüketim artışına paralel ithalatının arttığı, ancak ithalat artışının fiyat düşüşünden kaynaklanmadığı, şikayetin gizli olmayan örneğindeki zarar döneminde birim ithal fiyatlarının da arttığı, dolayısıyla yerli sanayinin fiyatlarının baskı altında olmasının söz konusu olmadığı iddia edilmektedir.

(9) Fiyat baskısı, dampingli ithal fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli üretim dalının olması gereken satış fiyatının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını gösterir. Dolayısıyla özellikle soruşturma döneminde ortalama ithal fiyatlarının yükselmiş olması yerli sanayinin fiyatlarının kırılmadığı ya da baskı altında olmadığı anlamına gelmemektedir. Öte yandan, dampingli ithalatın miktar artışının, tüketimdeki artış hızının çok olduğu bu bildirimin ilgili bölümünde ortaya konduğundan dampingli ithalat ve tüketim artışının paralel olduğu iddiası da tamamen dayanaksızdır.

(10) ÇHC’den işbirliğine gelen bazı firmaların vekili tarafından, dampingli ithalatın yerli üretim dalının satış fiyatları üzerindeki etkisi incelenirken fiyat kırılması, fiyat baskısı, fiyat bastırılması ve fiyat yıpranması analizinde farklı ürün tiplerinin kullanıldığı, bu hususun sakıncalı olduğu belirtilerek, aynı ürün tipi veya tiplerinin kullanılması gerektiği ifade edilmiştir.

(11) Bahse konu fiyat analizlerinin hangi esasa dayanılarak yapıldığı madde 31, 32, 33 ve 34 de açıklanmaktadır. Fiyat kırılması ve fiyat baskısı analizi ithal ürün fiyatları ile yerli üretim dalının satış fiyatları arasındaki ilişkiyi ortaya koyarken fiyat bastırılması ve fiyat yıpranması yerli üretim dalının satış fiyatları ve maliyetleri ile ilişkilidir. Fiyat kırılması ve fiyat baskısı analizi için kullanılan ürün tipi ilgili üretici-ihracatçı firmanın en fazla ihracatını yaptığı ürün tipi olduğundan işbirliğine gelen ve damping marjı belirlemesi yapılan her bir firma için değişmektedir. Çok sayıda ürün tipinin olduğu soruşturma konusu üründe bütün ürün tipleri için fiyat kırılması, fiyat baskısı, fiyat bastırılması ve fiyat yıpranması analizinin yapılması mümkün olmadığından en sağlıklı değerlendirmeye imkân verecek satış hacmi yüksek ürün tipleri esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Kaldı ki bütün ürün tipleri için söz konusu fiyat analizlerinin yapılması zorunluluğu da bulunmamaktadır.

(12) ÇHC’den işbirliğine gelen bazı firmaların vekili tarafından, şikayetin gizli olmayan örneğinde, soruşturmaya konu Endonezya, Malezya ve Tayland’ın pazar ekonomisi uyguladıklarını dolayısıyla damping iddiasında normal değerin bu ülkeler için oluşturulmuş normal değere dayandırılamayacağını belirtmiştir. Bu çerçevede, Yönetmeliğin “Normal Değerin Belirlenmesi” başlıklı 5 inci maddesine aykırı olunduğu iddiasıyla başvurunun kabul edilebilir olmadığı ileri sürülmektedir.

(13) Yönetmeliğin 5 inci maddesi soruşturma sırasında damping marjının belirlenmesine ilişkin olup şikayet aşamasındaki damping iddiasının ortaya konması amacıyla sunulan normal değer ile ilişkisi bulunmamaktadır. Şikayette normal değerin “oluşturulmuş normal değer” yöntemiyle hesaplanması Yönetmeliğin “Şikayet ve İnceleme” başlıklı 19 uncu maddesine herhangi bir aykırılık teşkil etmemektedir.

Diğer hususlar

Bu sayfa 12756 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (tebliğ No : 2008/41) metninin tek maddesini gösterir. Mevzuatın tamamını okuyun.