Cumhurbaşkanı Kararı
Ulusal İstihdam Stratejisi (2025-2028)'nin Onaylanması Hakkında Karar (karar Sayısı: 9488)
- Mevzuat no
- 9488
- Kabul tarihi
- 31.01.2025
- Resmî Gazete
- 01.02.2025
- RG sayısı
- 32800
- Tertip
- 5
--- Sayfa 1 (OCR) --- 1 Şubat 2025 CUMARTESİ Resmi Gazete Sayı : 32800
CUMHURBAŞKANI KARARI
CG Karar Sayısı: 9488
Ekli “Ulusal İstihdam Stratejisi (2025-2028)”nin onaylanmasına karar verilmiştir. 31 Ocak 2025
Recep Tayyip ERDOĞAN CUMHURBAŞKANI
--- Sayfa 2 (OCR) --- ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ (2025-2028)
--- Sayfa 3 (OCR) --- İÇİNDEKİLER
KISALTMALAR DİZİNİ GİRİŞ... STRATEJİNİN TEMEL HEDEF VE İLKELERİ.. A. MEVCUT DURUM TESPİ' 1. GENELEKONOMİK VE SOSYAL GÖRÜNÜM.... LI. — GENEL EKONOMİK GÖRÜNÜM..
12. — NÜFUS
13. — İŞGÜCÜ (İSTİHDAM VE İŞSİZLİK).
2. ÖNCELİKLİ SEKTÖRLERDE İSTİHDAM DURUMUNUN TESPİTİ. B. TEMEL POLİTİKA ALANLARI....
1. İŞGÜCÜ PİYASALARINDA YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM İLE BECERİ UYUMUNUN GELİŞTİRİLMESİ...
L1. DURUMANALİZİ....
12. — TEMELAMAÇ..
13.
2. KAPSAYICI İSTİHDAMIN GELİŞTİRİLMESİ 2.1. - DURUMANALİZİ
22. TEMELAMA!
2.3. - POLİTİKALAR.
3. SOSYAL KORUMA - İSTİHDAM İLİŞKİSİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ 31. — DURUMANALİZİ.
32. — TEMELAMA: 3.3. POLİTİKALAR.
4. KIRSAL BÖLGELERDE SÜRDÜRÜLEBİLİR İSTİHDAMIN GELİŞTİRİLMESİ 41. DURUM ANALİZİ
42. — TEMELAMAÇ..
43. — POLİTİKALAR..
C. SONUÇ (İZLEME, DEĞERLENDİRME VE KOORDİNASYON)... D. EYLEMPLANLARI.....
--- Sayfa 4 (OCR) --- KISALTMALAR DİZİNİ
AB AGEP ADNKS AR-GE ASHB AYM BDDK BİT
BM
BTK CBDDO CBİKO CEDAW ÇASGEM ÇSGB ÇŞİDB ETKB ETS
GİB GSB HMB ILO İŞKUR KDK KOSGEB KTB KSDTD MEB MEM MESS
: Avrupa Birliği : Adil Geçiş Politikaları İhtisas Çalışma Grubu
: Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi
: Araştırma ve Geliştirme
1 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
: Avrupa Yeşil Mutabakatı
: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
: Bilgi ve İletişim Teknolojileri
; Birleşmiş Milletler
: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
: Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi
1 Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi
: Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi
: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
: Emisyon Ticaret Sistemi
: Gelir İdaresi Başkanlığı
: Gençlik ve Spor Bakanlığı
: Hazine ve Maliye Bakanlığı
: Uluslararası Çalışma Örgütü
: Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü
: Kamu Denetçiliği Kurumu
: Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı : Kültür ve Turizm Bakanlığı
: Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespit Direktifi
: Milli Eğitim Bakanlığı
: Mesleki Eğitim Merkezleri
: Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası
--- Sayfa 5 (OCR) --- MYK : Mesleki Yeterlilik Kurumu
NEET : Ne Eğitimde Ne İstihdamda Olanlar
OECD : Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü
OSB : Organize Sanayi Bölgeleri
OSBÜK : Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu RTÜK : Radyo ve Televizyon Üst Kurulu
SBB : Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı SGK : Sosyal Güvenlik Kurumu
SKDM : Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması
SPK : Sermaye Piyasası Kurulu
STB : Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
STK : Sivil Toplum Kuruluşu
SYDV : Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları TAA : Türkiye Adalet Akademisi
TBB : Türkiye Belediyeler Birliği
TESK : Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu TİHEK : Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu
TİM : Türkiye İhracatçılar Meclisi
TİSK : Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu TKDK : Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu TOB : Tarım ve Orman Bakanlığı
TOBB : Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
TPMK : Türk Patent ve Marka Kurumu
TRT : Türkiye Radyo Televizyon Kurumu
TÜBİTAK : Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu
TÜİK : Türkiye İstatistik Kurumu
TZOB : Türkiye Ziraat Odaları Birliği
UGİS : Ulusal Genç İstihdam Stratejisi
Vis : Ulusal İstihdam Stratejisi
UKKS : Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi UNDP : Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı
YMEP : Yeşil Mutabakat Eylem Planı
--- Sayfa 6 (OCR) --- YÖK : Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı YTB : Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı
--- Sayfa 7 (OCR) --- GİRİŞ
İstihdam, ekonomik gelişmenin ve toplumsal kalkınmanın önemli bir belirleyicisi olup sektörlerin performansını, büyüme dinamiklerini, teknolojik gelişmeleri, ekonominin araştırma geliştirme (AR-GE) ve yenilik potansiyelini, dolayısıyla rekabet gücünü doğrudan etkileyen temel unsurlardan biridir. Diğer taraftan istihdam, bireylerin yaşam memnuniyetini, toplumun kapsayıcılığını, - kırılganlıklarını, toplumsal uyum ve refah düzeyini önemli ölçüde belirlemektedir. Bu nedenle, sürdürülebilir kalkınmayı sağlamanın temel koşullarından biri, ekonominin insana yakışır işler üretmesini sağlamaktır.
Küresel ekonomi, Sanayi Devriminden bu yana en hareketli dönemini yaşamaktadır. İklim krizi, bu hareketliliğe farklı bir boyut kazandırmıştır. Gelişmişlik düzeylerine bağlı olarak ülkeler yakın geçmişte teknolojik gelişmenin hızına ayak uydurmayı veya onu yönetmeyi, bunun için de bilgiye ve gelişme kaynaklarına ulaşmayı önceliklendirirken toplum 5.0 modelinin yükseldiği günümüzde sadece ekonomik faaliyetlerde değil toplumsal iletişimden değer sistemlerine kadar her alanda bilgiyi üretmeyi ve yönlendirmeyi önceliklendirmektedir.
Türkiye işgücü piyasasına bakıldığında, değişime uyum sağlama önemli bir gündem olarak karşımıza çıkarken, diğer taraftan işgücü piyasasında önemli yapısal güçlüklere işaret eden eğitim ve istihdam ilişkisi, istihdamın kapsayıcılığı, kırsalda sürdürülebilir istihdam, eğitim ve sosyal koruma ilişkisi ile kayıtlı istihdam, geliştirilmesi gereken çalışma konuları olarak varlığını sürdürmektedir. Küresel ekonomi ve işgücü piyasası dinamikleri, mevcut yapısal sorunlar ile gelecekte karşılaşılması öngörülen risklerin bir arada ele alınmasını ve söz konusu sorunlara kalıcı çözümlerin geliştirilmesinin yanında öngörülen risklerin de yönetilmesini gerektirmektedir.
Türkiye işgücü piyasasında insana yakışır işleri yaygınlaştırırken, aynı zamanda ekonominin rekabet gücünü ve toplumsal refahı artırmak için planlı, koordineli ve motivasyonu yüksek bir çalışmanın yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hazırlanan 2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi (UİS), bir yandan işlerin geleceğini gözeten ve istihdamı destekleyen ileriye dönük politikalar geliştirirken, diğer yandan işgücü piyasalarımızdaki yapısal sorunları çözerek istihdam oranını yükseltmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda çalışmalar dört temel politika alanı üzerine inşa edilmiştir:
* İşgücü piyasalarında yeşil ve dijital dör ile beceri uyumunun geliştirilmesi
e Kapsayıcı istihdamın geliştirilmesi « Sosyal koruma — istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi « Kırsal bölgelerde sürdürülebilir istihdamın geliştirilmesi
UİS; çalışma hayatında temel haklar ve evrensel ilkeler ile sürdürülebilir kalkınma amaçları ışığında, koordinasyonu Bakanlığımız tarafından yürütülen ve uygulama süreleri 2023 yılı itibarıyla sona ermiş olan ülkemizin ilk Ulusal İstihdam Stratejisi ile Ulusal Genç İstihdam Stratejisi'nin sonuçları ve deneyimleri, On İkinci Kalkınma Planı başta olmak üzere ulusal plan, program ve strateji belgelerinde ortaya konulan tespit ve öncelikler, tematik ve sektörel alanlarda Bakanlığımızca yürütülen veya katkı sağlanan projeler ve işbirliklerinin sonuçları
--- Sayfa 8 (OCR) --- dikkate alınarak ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile sosyal taraflar başta olmak üzere işgücü piyasasının tüm paydaşlarının katkılarıyla hazırlanmıştır. Bu arka planla, çalışma hayatında temel hakların geliştirilmesi ilkesi doğrultusunda ve Türkiye Yüzyılı vizyonuyla tasarlanan UİS, bahsi geçen temel politika alanlarında; literatürdeki önemli gelişmeleri, istatistiki verileri, küresel ve ulusal düzeyde istihdama yönelik eğilimleri ve politikaları, ülkemizde sürdürülebilir istihdamın geliştirilmesine yönelik ihtiyaç ve olanakları ana hatlarıyla ortaya koymakta, buradan hareketle istihdamdaki öncelikli gelişme alanlarını ve politikaları belirlemektedir.
UİS'te belirtilen politikaların uygulamaya taşınarak öngörülen 2028 yılı hedeflerine ulaşılabilmesi için geniş bir paydaş katılımıyla hazırlanan Eylem Planı, yine katılımcı süreçlerle izlenecek ve değerlendirilecektir. Yukarıda değinildiği üzere, işgücü piyasasının dinamik koşulları göz önünde bulundurularak yapılacak izleme ve değerlendirme çalışmalarıyla Eylem Planının sürekli olarak güncellenmesi hedeflenmektedir.
Strateji ile Türkiye işgücü piyasasında insana yakışır işlerde kapsayıcı ve sürdürülebilir istihdamın artırılması ve işgücünün teknolojik gelişmelere ve sektörlerdeki dönüşüme uyumunun güçlendirilerek dönüşümün tüm işgücü piyasası paydaşları için en adil koşullarda gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, istihdamın ekonomik büyümeye katkısının artırılması, yoksulluğun azaltılması, toplumsal refah ve uyumun güçlendirilmesiyle sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi temel öncelikler arasında yer almaktadır.
--- Sayfa 9 (OCR) --- STRATEJİNİN TEMEL HEDEF VE İLKELERİ
A. TEMEL HEDEFLER
Ulusal İstihdam Stratejisi'nin hedefleri, On İkinci Kalkınma Planı'nda yer alan “İstihdam ve Çalışma Hayatı Hedefleri” doğrultusunda aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.
1. İşsizlik oranı, 2028 yılında 907,5'e düşürülecektir.
2. İstihdam oranı, 2028 yılında 9052,5'e yükseltilecektir.
3. Kayıt dışı istihdam oranı, 2028 yılında *623,4'*e düşürülecektir.
4. İşgücüne katılma oranı, 2028 yılında 9056,7'ye yükseltilecektir.
5. Kadınlarda işgücüne katılma oranı, 2028 yılında *640,1'e yükseltilecektir. 6. Gençlerde işsizlik oranı, 2028 yılında *616,6'ya düşürülecektir.
B. İLKELER
1. Bütüncül Yaklaşım ve Uyum
Strateji, birbirini destekleyen politika alanlarını yatay kesen konularla ilişkilendiren bütüncül bir yaklaşımı benimsemektedir. Yeşil ve dijital dönüşüm, beceri uyumunun geliştirilmesi, kapsayıcı istihdamın artırılması, sosyal koruma ile istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi ve kırsal bölgelerde sürdürülebilir istihdamın sağlanması politika alanları, Strateji'nin ortak hedeflerine katkı sağlayacaktır. Çok paydaşlı iş birliklerinin teşvik edilmesiyle tüm bileşenlerin birbirini tamamlayıcı bir yapıda ve uyumlu şekilde uygulanması esastır.
2. Kapsayıcılık ve Fırsat Eşitliği
Ekonomik büyümeyle yaratılan refahın toplumun tüm kesimlerine adil bir şekilde dağıtılması kapsayıcı bir işgücü piyasasının varlığı açısından önemlidir. Özellikle gençler, kadınlar, engelliler ile işgücü piyasasına girmekte ve kalıcı olmakta zorluk yaşayan diğer özel politika gerektiren grupların insana yakışır işlere eşit koşullarda erişimlerinin sağlanması esastır.
3. Sosyal Diyalog ve Özendirici Yaklaşım
İstihdam politikalarının etkin şekilde geliştirilmesi ve uygulanmasında tüm paydaşların karar alma süreçlerine aktif katılımı önemlidir. Strateji'nin başarısı, işgücü piyasasında yer alan tüm aktörlerin, belirlenen politikaları eşgüdüm içinde uygulamasına bağlıdır. Bu süreçte katılımcılığı teşvik eden bir yaklaşımın benimsenmesi esastır.
--- Sayfa 10 (OCR) --- 4. İnsana Yakışır İş
Üretken ve adil ücret sağlayan, iş sağlığı ve güvenliği koşullarının tam olarak uygulandığı, çalışanların örgütlenerek karar alma süreçlerine katılabildiği, kadın ve erkeklerin eşit fırsatlardan yararlandığı, yeterli gelir ve sosyal koruma sunan üretken işlerin sağlanması, adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınma için esastır.
5. Sürdürülebilirlik ve Risk Yönetimi Temelli Yaklaşım
Ekonomik büyümenin devamı ve çalışan refahının artırılması için işgücü piyasalarında yeşil ve dijital dönüşüme uyum sağlamaya yönelik adil geçiş politikalarının uygulanması önemlidir. İstihdamın sürdürülebilirliği, hızla değişen ekonomik koşullar altında kaynakların verimli kullanımı, çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması, iş güvencesi, sosyal koruma ve iş sağlığı güvenliği standartlarının korunması ve geliştirilmesine bağlıdır. Ekonomik şoklar, iklim değişikliği, afetler ve teknolojik dönüşüm ile gelen risklere karşı önleyici tedbirler alınarak işgücü piyasasının dayanıklılığının artırılması esastır.
--- Sayfa 11 (OCR) --- A. MEVCUT DURUM TESPİTİ
--- Sayfa 12 (OCR) --- 1. GENEL EKONOMİK VE SOSYAL GÖRÜNÜM
11. GENEL EKONOMİK GÖRÜNÜM
e Küresel ekonomi 2020 yılında Covid-19 küresel salgınından sert bir biçimde etkilenmiş, izleyen dönemde yaşanan jeopolitik sorunların da etkisiyle toparlanma, beklenen düzeyde ve hızda gerçekleşmemiştir. 2020 yılında dünya ekonomisi *62,7 düzeyinde küçülürken aynı yıl ticaret hacmi de 948,4 düzeyinde daralmıştır. 2021 yılından itibaren küresel piyasalarda bir toparlanmadan söz etmek mümkünse de salgın döneminde yükselen tedarik ve arz sorunlarına Rusya-Ukrayna Savaşıyla artan enerji maliyetleri ve emtia fiyatlarında kaydedilen artışların da eklenmesiyle dünya genelinde enflasyonist bir eğilimle karşı karşıya kalınmıştır.
« 2021 ve 2022 yıllarında sırasıyla *06,5 ve 963,5 düzeyinde gerçekleşen küresel büyüme oranları 2023 yılında kısmen gerileyerek *03,3 düzeyine çekilmiştir. 2022 yılında 45,6 düzeyinde gerçekleşen dünya ticaret hacmindeki artış oranı ise 2023 yılında 00,8 düzeyine gerilemiştir. 2023 yılında küresel ekonomideki büyüme ve ticaret hacmindeki artış oranlarının zayıflamasının önemli nedeni, yukarıda değinilen gelişmelerin de etkisiyle gelişmiş ülkelerde, özellikle Avro Bölgesinde kaydedilen düşük ekonomik performans olmuştur.
e Ekonomik yapılarına ve gelir düzeylerine bağlı olarak ülkeler ve ülke grupları arasında değişiklik göstermekle birlikte Covid-19 küresel salgınını izleyen süreçte büyüme ve istihdam verilerinin paralel ilerlediği görülmektedir. 2020 yılında 902 düzeyinde gerçekleşen istihdam daralması ve önceki yıla göre 1 puanlık artışla *66,6 düzeyine ulaşan işsizlik göstergeleri, 2021 yılından itibaren tekrar salgın öncesi düzeylerine yönelmiştir. 2021 ve 2022 yıllarında kaydedilen olumlu seyrin ardından küresel ekonomide zayıflayan büyüme ve ticaret performansı işgücü piyasalarına da yansımış, 2023 yılında düşük-orta gelirli ülkeler dışında tüm ülke gruplarında istihdam artış oranı önceki yıllara göre azalış göstermiştir.
e Covid-19 salgını küresel tedarik zincirlerinde ciddi kırılmalar, ticaret hacminde daralmalar ve ekonomik faaliyetlerde kesintilere neden olmuştur. Bu süreçte dijital dönüşüm hız kazanmış, uzaktan çalışma ve dijital teknolojilerin devreye girmesiyle dijital becerilere sahip işgücüne olan talep artmıştır. Özellikle, dijitalleşmeye uyum sağlayamayan sektörlerde istihdam kayıpları yaşanırken, dijital becerilere sahip işgücüne olan talep hızla artmıştır. Salgın, uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin hızla yaygınlaşmasına yol açmış ve birçok sektör bu yeni iş modellerine uyum sağlamak için yeniden yapılanmaya gitmiştir.
e Ülke gruplarına göre sınırlı düzeyde farklılaşmalar olsa da küresel düzeyde işgücüne katılım oranı 2020 yılını izleyen yıllarda düzenli olarak artış göstermiştir. İşgücüne katılım oranındaki artış, hızı kısmen azalmış olan istihdam artışıyla karşılanmış ve aynı dönemde küresel işsizlik oranı da düzenli olarak azalış göstererek 2023 yılında 965,1 düzeyinde gerçekleşmiştir. Buna göre dünya genelinde 2020 yılında 227,3 milyona ulaşmış olan işsizlerin sayısı 2023 yılında 188,6 milyona gerilemiştir.
--- Sayfa 13 (OCR) --- e Artan işgücüne katılım oranlarının gelişmiş ülkelerde 2020 yılında büyük gerileme göstererek negatif göstergelere düşen ve hemen ardından hızla yükselişe geçen işgücü açıklarının karşılanmasını sağlayarak arz ve talebin dengelenmesine ve ekonomik büyümeye katkı sağladığı görülmektedir. Bunun yanında, 2023 yılında özellikle Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerine yönelen uluslararası göç hareketliliğinin — de — işgücü — açıklarının karşılanmasına — katkı — sağladığı değerlendirilmektedir.
* Covid-19 küresel salgınını izleyen süreçte başlayan ve halen devam eden savaşlar, şiddeti ve sıklığı artan iklime bağlı afetler ve küresel piyasalarda zaman zaman yükselen korumacı eğilimler, küresel ekonomik istikrarı olumsuz etkileme riskini güncel tutmaktadır. Uluslararası kuruluşlar tarafından hesaplanan 2024 ve 2025 yıllarına yönelik tahminlerde, anılan sıkıntılarla karşılaşma riski göz önünde bulundurulmakla birlikte, küresel piyasalarda toparlanmanın sınırlı düzeyde ve istikrarlı şekilde devam etmesinin beklendiğine işaret edilmektedir. Bu dönemde enflasyonun düşüş eğilimini sürdüreceği, dünya ticaret hacmindeki artışın yeniden güçleneceği, dünya ekonomisindeki büyümenin ise *03,2-3,3 düzeylerinde yatay bir seyir izleyeceği tahmin edilmektedir.
Tablo 1: Dünya Ekonomisine ve İşgücüne İlişkin Temel Göstergeler, 2020-2025
Büyüme oranı** (96) TT aN 33 32 DS I,,'/_f)m' beldğlat | ei 110 5,6 0,8 31 3A Enflasyon oranı** (36) — 32 TEEE KU 67 59 e İşgücü (milyon) 34492 35257 35945 — 36681 — 36967 — 37374 İşgücüne katılım oramı G4) 592 — 598 — 603 608 B0s GA İşgücüne katılım oranı Çkadın20) 468 — 476 — 479 487 482 480 İşgicik KARDLAo Gi A COŞ 308 — 400 403 40,0 40.0 (eenç,44) İstihdam (milyon) 32218 — 33123 34047 — 34795 — 3.50599 — 3.5448 hdam oranı (90) ŞEREREE İA ST7 ELRMEK İstihdam oranı (kadın, &) — 437 — 446 — 452 461 456 — 455 İstihdam oranı (genç,?6) — 332 341 347 35.0 EEEMEMEİ İşsizlik (milyon) 2273 — 2134 1897 — 1886 — 1908 — 1927 İşsizlik oranı (4) 66 GEZMEB 51 52 Di İşsizlik oranı (kadın,'&) — 6,6 62 55 53 53 53 İşsizlik oranı (genç, ») — 157 4Ş 33 133 özezER NEET oranı (*6) 238 — DA 217 21,7 28 — 218 NEET oranı (kadın, &) — 317 — 305 299 207 298 — 299
Kaynak: Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Dünya İstihdam ve Sosyal Görünüm: Eğilimler 2024
* 2024-2025 yıllarına ilişkin veriler İMF ve ILO tahminleridir.
** Uluslararası Para Fonu, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu, Temmuz 2024. 2020-2022 yıllarına ilişkin veriler veritabanından alınmıştır.
« Tablo 1'de, 2023 yılında hemen hemen tüm ülke gruplarına ait istihdam oranlarında kaydedilen toplamda 0,6 puanlık artışın, işgücüne katılımdaki artışa rağmen, işsizlik oranını 0,2 puan aşağı çektiği görülmektedir. Tahminler 2024 ve 2025 yıllarında
--- Sayfa 14 (OCR) --- işgücüne katılım ve istihdam oranlarının hemen hemen tüm ülke grupları için azalacağına, işsizlik oranının ise 2023 yılına göre 0,| puanlık artışla her iki yıl için de 945,2 düzeyinde gerçekleşeceğine işaret etmektedir. Bu hesaplamalara göre küresel işsizlik düzeyinin 2024 yılında 2,2 milyon ve 2025 yılında 1,9 milyon artması öngörülmektedir. İşsizlik artışına en büyük katkıyı 2024 yılında yüksek gelirli ülkelerin 2025 yılında ise orta-düşük gelirli ülkelerin yapacağı tahmin edilmektedir. Bu beklenti, yüksek gelirli ülkeler için öngörülen zayıf ekonomik büyüme ve sınırlı ticaret hacmi artışı ile uyumlu görünmektedir.
Covid-19 küresel salgını, Türkiye'de diğer ülkelerde olduğu gibi ekonomik faaliyetlerde bazı aksamalara neden olmuştur. Alınan mali önlemler sayesinde Türkiye, salgının ekonomik etkilerini büyük ölçüde sınırlandırmayı başarmış, ancak bu süreçte enflasyon baskısı artış göstermiştir.
Covid-19 küresel salgını sırasında Türkiye ekonomisi 901,9 oranında büyüme kaydederek bu dönemde büyüme sağlayabilen az sayıda ekonomiden biri olmuştur. 2021 ve 2022 yıllarında Türkiye, sırasıyla 11,4 ve 95,5 büyüme oranları ile toparlanma sürecini devam ettirmiştir. 2023 yılında yaşanan depremlere rağmen Türkiye 65,1 oranında büyüme göstermeyi başarmıştır.
Türkiye'nin ihracat performansı, küresel ticaretin karşılaştığı zorluklara rağmen güçlenmiş ve 2021 yılında 225 milyar dolar, 2022 yılında 254 milyar dolar seviyelerine ulaşarak tarihi rekorlar kırmıştır. 2023 yılında ise ihracat rekor tazeleyerek yaklaşık 256 milyar dolara ulaşmıştır. Böylece bu dönemde Türkiye'nin dünya ihracatından aldığı pay Vol'in üzerine çıkmıştır.
Türkiye işgücü piyasası salgının etkilerini alman tedbirler ile kısıtlı yaşamıştır. 2020 yılında 30,7 milyon olan işgücü sayısı, 2023 itibarıyla 34,9 milyona kadar yükselmiştir. Covid-19 küresel salgını sonrası dönemde işsizlik oranları kademeli olarak azalmaya devam ederken, işgücüne katılım oranları artış göstermiştir. 2020 yılında 613,1 olan işsizlik oranı, 2021 ve 2022 yıllarında sırasıyla 4612 ve 010,4'e düşüş göstermiştir. Aynı dönemde işgücüne katılım oranı ise 4449,1'den 053,3'e yükselmiştir. 2023 yılında yapılan emekliliğe hak kazanma koşullarındaki düzenlemeler ve depremin olumsuz etkilerine rağmen Türkiye ekonomisi 2023 yılında 880 bin istihdam yaratabilmiş; işsizlik oranı ise 1 puan azalarak *49,4 ile son on yılın en düşük seviyesine gerilemiştir. 2019 yılı sonunda Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın (AYM) ilanını takiben gelişen yeşil ekonomi dönüşümüne yönelik çalışmaların yoğunlaşması da yine salgın sürecine denk gelmiştir. Yeşil ekonomi politikaları, karbon nötr ve sürdürülebilir. büyümeyi desteklemeyi amaçlayarak yeni iş fırsatları yaratırken, bazı sektörlerde mevcut işlerin kaybolma riskiyle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. İşgücü piyasalarında var olan kırılganlıkların derinleşmesi riskini de beraberinde getiren söz konusu dönüşüm süreci, işgücü piyasalarında adil geçiş çalışmalarına da alan açmıştır. Strateji dönemi, yeşil ve dijital dönüşüm çalışmalarının istihdama etkilerinin kapsayıcılık, sürdürülebilirlik ve sosyal diyalog ilkeleri temelinde bir politika önceliği olarak değerlendirileceği bir süreç olacaktır.
--- Sayfa 15 (OCR) --- 12. NÜFUS
Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2023 yılında dünya nüfusu 8 milyarı aşmıştır. BM'nin nüfus projeksiyonlarına göre, dünya nüfusunun 2050 yılında 9,7 milyara, 2100 yılında ise 10,4 milyara ulaşması beklenmektedir.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'nin nüfusu 2014 yılında 77 milyon 695 bin 904 iken, 2023 yılında 85 milyon 372 bin 377'ye yükselmiştir. Dünya Bankası verilerine göre, 2014-2023 döneminde Türkiye'nin yıllık ortalama nüfüs artış hızı 901,08 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran, aynı dönemde *41,05 olan dünya ortalamasının üzerinde yer almaktadır.
Grafik 1: Yıllara Göre Türkiye, AB, OECD ve Dünya Nüfus Artış Hızı (*44) (2014-2023)
2014 2020 2023
SA GSlE e O L
——Tukiye —AB —— oEcD Dünya
: Dünya Bankası “DataBank” verilerinden türetilmiştir.
Grafik 1, Türkiye'deki nüfus artış hızının yıllar itibarıyla azaldığını göstermektedir. Özellikle 2020 yılından itibaren bu oran *6l'in altına düşmüş ve 2023 yılı itibarıyla Y0,4 seviyesine gerilemiştir.
Nüfus artış hızındaki yavaşlamanın temel nedenlerinden biri, doğum ve ölüm oranlarındaki değişimdir. 2014 yılında her bir ölüm başına 3,45 doğum gerçekleşirken, bu oran 2021 yılında 1,91*e, 2023 yılında ise 1,82'ye gerilemiştir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk seviyesindeyken 2023 yılında 1,51'e düşmüş ve nüfusun yenilenme düzeyi olarak kabul edilen 2,10'un altında kalmıştır. Bu durum, doğurganlık oranlarının Türkiye'nin nüfusunun sürdürülebilir büyüme seviyesinin altında olduğunu ve gelecekte nüfusun azalması riskini beraberinde getirdiğini ortaya koymaktadır. Mevcut demografik eğilimlerin devam etmesi durumunda, 2023 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre Türkiye nüfusunun 2030 yılında 88 milyon 188 bin 221 kişiye, 2050 yılında ise 93 milyon 774 bin 618 kişiye ulaşması beklenmektedir. Bu ana senaryoya göre, nüfusun 2050'li yılların ortalarına kadar artış göstermesi, ardından azalmaya başlayarak 2100 yılında 77 milyonun altına inmesi öngörülmektedir.
--- Sayfa 16 (OCR) --- doğurganlık senaryosu dikkate alındığında, nüfusun 2044 yılında en yüksek seviyeye ulaşarak 89 milyon 959 bin 486 kişi olması ve 2100 yılında 55 milyonun altına düşmesi beklenmektedir. Öte yandan, yüksek doğurganlık senaryosu kapsamında, Türkiye nüfusunun 2056 yılında 100 milyonu aşacağı öngörülmektedir.
Türkiye nüfusunun yaş gruplarına göre dağılımı incelendiğinde, nüfusun /021,5'inin 15 yaş altı, 668,3'ünün 15-64 yaş aralığında ve Y10,2'sinin ise 65 yaş ve üzeri olduğu görülmektedir. Genç nüfus (15-24 yaş), toplam nüfusun 9415,1'ini oluşturarak 12 milyon 872 bin 39 kişi olarak kaydedilmiştir.
Nüfus yapısının analizinde önemli bir gösterge olan ortanca yaş, 2014 yılında 30,7 iken 2023 yılında 34'e yükselmiştir. Doğum oranlarının azalması ve ortalama yaşam süresinin uzaması ortanca yaşı artırmıştır.
2023 yılı itibarıyla eğitim düzeyine göre nüfus dağılımında, 25 yaş ve üzeri nüfus içinde ilkokul mezunlarının oranı *626,3 olmuştur. Yüksekokul ve fakülte mezunları *019,6, lise ve dengi meslek okulu mezunlarının oranı ise *419,4 olarak gerçekleşmiştir. Dünya genelinde yaşlı bağımlılık oranlarının sürekli arttığı görülmektedir. 1990'larda her 100 çalışma çağındaki (15-64 yaş arası nüfus) kişiye düşen yaşlı sayısı 10 iken bu sayı 2023'te 15'e yükselmiştir. Bu artış, birçok ülkeyi nitelikli genç göçmenleri çekmeye yönelik politikalar geliştirmeye yöneltmiştir. Genç nüfusu koruma ve yurt dışından çekme stratejileri, yaşlanan nüfusla başa çıkmak ve ekonomik sürdürülebilirliği sağlamak için yaygın bir çözüm haline gelmektedir.
Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı artmaktadır. Türkiye'de 65 yaş ve üzeri olarak kabul edilen yaşlı nüfusun oranı, 2014'te 948,0 iken 2023'te 9610,2'ye yükselmiştir. Nüfusun yaşlanması, sosyal güvenlik sistemlerine ek bir yük getirirken, aynı zamanda bakım hizmetleri ve sağlık sektöründeki mal ve hizmet taleplerini de artırmaktadır.
Diğer bir bağımlılık oranı ise, 15 yaşından küçük ve 64 yaşından büyük olanların toplam çalışma çağındaki nüfus (15-64) içindeki payıdır. Türkiye 046,3'lük oranı ile 455,1 oranı olan dünya ortalaması ve 9656,9 oranı olan Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle kıyaslandığında bu açıdan daha iyi bir konumdadır.
Nüfusun yaşlanması ve doğurganlık oranlarının düşmesi, birçok ülkede işgücü açığı yaratmış ve bu açığın kapatılması için göç politikalarına duyulan ihtiyacı artırmıştır. Yaşlanan ekonomiler, küresel rekabet gücünü korumak ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için nitelikli işgücüne yönelmiştir. Bu doğrultuda, ülkeler uluslararası öğrenci kabulü ve yüksek nitelikli işgücü çekme gibi göç hareketlerini teşvik eden politikalar geliştirerek, işgücü açığını kapatmaya yönelik düzenlemeler yapmaktadır. Bu politikalar, küresel işgücü hareketliliğinde önemli bir rol oynamaktadır.
TÜİK Uluslararası Göç İstatistikleri verilerine göre, nüfusu etkileyen en önemli faktörlerden biri olan göç konusunda 2022 yılında yurt dışından Türkiye'ye göç eden kişi sayısı 494 bin 52 iken bu sayı 2023 yılında 35,9 azalarak 316 bin 456'ya düşmüştür. Yurt dışından gelen nüfusun 9454,2'sini erkekler, 9645,8'ini ise kadınlar oluşturmuştur. Gelenlerin 101 bin 677'sini Türk vatandaşları, 214 bin 779'unu ise yabancı uyruklular oluşturmuştur. Göç edenlerin yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin *012,7 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görülmektedir. Bu yaş grubunu 9010,8 ile 25-29 ve 4010,3 ile 15-19 yaş grubu izlemektedir.
--- Sayfa 17 (OCR) --- * Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2022 yılında 466 bin 914 iken bu sayı 2023 yılında bir önceki yıla göre *453 artarak 714 bin 579 olmuştur. Yurt dışına giden nüfusun 9455,2'sini erkekler, 4044,8'ini ise kadınlar oluşturmaktadır. Göç edenlerin 291 bin 377'sini Türk vatandaşları, 423 bin 202'sini ise yabancı uyruklular oluşturmuştur. Yaş gruplarına bakıldığında en fazla göç edenlerin 9415 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görülmektedir. Bu yaş grubunu *012,9 ile 30-34 ve *412,5 ile 20-24 yaş grubu izlemektedir.
1.3. İŞGÜCÜ (İSTİHDAM VE İŞSİZLİK)
« Türkiye'nin ekonomik büyüme hedefleri ve toplumsal refahı dikkate alındığında, işgücü piyasası dinamiklerinin kapsamlı bir şekilde analiz edilmesi stratejik bir öneme sahiptir. İşgücü piyasasının temel unsurları olan istihdam ve işsizlik oranları, ekonomik istikrarın ve sürdürülebilir kalkınmanın en önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkmaktadır. İstihdam oranları, işgücünün verimli bir şekilde değerlendirildiğini ve ekonomik faaliyetlerin büyümesini yansıtırken; işsizlik oranları, işgücünün mevcut ekonomik koşullar karşısında nasıl kullanıldığını ve potansiyel işgücü kayıplarını ortaya koymaktadır.
« Bubağlamda, işgücü potansiyelinin en üst düzeye çıkarılması ve stratejik yaklaşımların geliştirilmesi amacıyla, işgücü piyasasının mevcut durumunun ve gelecekteki eğilimlerinin analiz edilmesi, ekonomik ve sosyal gelişmelere uyum sağlamak için kritik bir zemin oluşturmaktadır.
* Ekonomik ve sosyal politikaların etkinliğini artırmak için işgücüne katılım, istihdam ve işsizlik oranlarının eğitim ve cinsiyet temelli değerlendirilmesi, işgücü piyasasındaki mevcut durumu ortaya koymaktadır. TÜİK verilerine göre ülkemizin 2019-2023 dönemi temel işgücü göstergeleri Tablo 2'de yer almaktadır.
Tablo 2: İşgücü Piyasasına İlişkin Göstergeler (2014-2023)
Nüfüs (Bin Kişi) 78741 | 79814 | 80810 834154 | 83.614 15 Nüfüs 56985 | 57870 | 58 739 | 59892 | 60653 | GU 468 | 62579 | 63 704 | 64679 | 65425 Genç Nüfüs (15-24 Yaş) 11724 | 11808 | 11 861 | 11875 | 10785 | 11667 | DA TAN | 11956 | 12005 | 1AS31 | İşetlct (Bin Kişi) — p260 | 29550 |304a9 P31.sıs 32203 P32s0s P30735 P32me 34334 P34.096 Erkek 19984 | 20388 | 20833 | 21405 | 21.752 | 21831 | 20.990 | 22.156 | 22.862 | 23.052 Kadın 8621 | 9162 | 9616 | 10110 | 10451 | 10674 | 9746 | 10.560 | TLAT3 | TL.BA4 Genç 4757 | 4906 | 5025 | Süda | 5186 | S193 | 4597 | 4983 | 5264 | 5395 İşgücüne Katılma Oranı (96) soz | sua | Si | 526 | ssa | 520 | aa | SAa | ssa | 533 Erkek no | n3 | n | ma | n | mis | 6rs V zos | ma | n2 Kadın 209 | 313 | 324 | 334 | za | 343 | 308 | 328 | 351 | 358 Genç 406 | are | aa | 433 | 440 | 445 | 392 | ai7 | 438 | 456 İstihdam (Bin Kişi) 25.774 | 26501 | 27126 | 28.075 | 28.691 | 28.042 | 26.695 | 28.797 | 30.752 | 31.632 Erkek 18.ISI | 18495 | 18.823 | 19369 | 19.674 | 19.117 | 18396 | 19792 | 20.818 | 21.286 Kadın 7594 | 8006 | 8303 | 8706 | 9.017 | 8925 | 8.299 | 9.005 | 9935 | 10346 Genç 3910 | 4036 | 4048 | 9086 | 9147 | 3887 | 3451 | 3855 | 4240 | 4455
--- Sayfa 18 (OCR) --- İstihdamın Sektörel Dağılımı (Bin Kişi)
Kaynak: TÜİK, İşgücü İstatistikleri, 2023
Tarım 5220 | s3s7 | 5287 | sa0ı | 5282 | sa96 | 4737 | aas | 4866 | 4095 Sanayi 5339 | 5345 | 5295 | 5394 | s.6x6 | 5.s72 | sasa | 6143 | 6663 | 6 İnşaat 1913 | 1916 | issr | 2108 | 2012 | 1.566 | a.sa6 | iamm | 1846 Pisor Hizmetler 13302 | 13.884 | 14.582 | 15171 | 15.710 | 15.808 | 14930 | 15.928 | 17378 | 18.230 İstihdam Oranı (96) 452 | ass | as2 | 46s | ar3 V ase | azı Pasa | ars | aa Erkek 646 | 67 | 6as | 653 | 656 | 629 | ss4 | 628 | 650 | 657 Kadın 263 | 213 | 280 | 288 | 24 | 287 | 262 | 280 | 304 | 313 Genç EAEEMENEMEMEMENEİE İşsiz (Bin Kişi) 2831 | 3049 | 3323 | 3ası | 3512 | 4463 | aos0 | 3919 | 3582 | 3264 Erkek 1803 | 1892 | 2010 | 2036 | 2.079 | 2714 | 2594 | 2364 | 2044 | 1766 Kadın 1028 | 1AST | 1313 | 1404 | 1434 | 1749 | 1446 | 1.ss4 | 1538 | 1ass Genç sa7 | sio | grr |ross | rozo | 1307 | raas | aaizs | roza | 9W0 İşsizlik Oranı (36) 99 Pao3 | ios Pioo Paos |3 Vasa P azo Paoa | va Erkek 90 | 93 | se | os | se Paza Daza | do | ss | 77 Kadın Das Pns Pasz Daso Pasz Pasa Va Pasz Pa Pizs Genç 178 | aBa | isa | 206 | 200 | 252 | 249 | 226 | asa (aa Eğitim Durumuna Göre İşsizlik Oranı (96)
Okuryazar olmayanlar aZ Lise altı eğitimliler 127 | ni | 92 | sa Lise 155 | a | azr Çaza Mesleki veya teknik lise 43 | zs | a | aoa | Yükseköğretim GF Kayıt Dışı İstihdam Oranı 345 | 334 | 336 | 3al | 336 | 348 | 309 | 290 | 26.8 | 261 Tarım SL7 | 806 | Si7 | 830 | s25 | 863 | 8a | 846 | o0 | 80,6 Tarım Dişi 25 | 21s zz0 | na | 226 | 23 | 196 | azs | 168 | 166 Atıl İşgücü Oranı (96) iTA Çaza | 176 | 168 | 165 | asa ( asa | zsa | 23 | zz Erkek H3 | z |a | 136 | 33 | 162 | zz | 206 | ir3 | asa Kadın AERENEMENECEİEİEEEN
* Türkiye'de işgücü, 2023 yılında bir önceki yıla göre 562 bin kişi artarak 34 milyon 896
bin kişiy
ulaşmıştır. İşgücüne katılma oranı ise 0,2 puanlık bir artışla 453,3 olarak
gerçekleşmiştir. Son beş yıllık dönemde, istihdam oranı 2,7 puanlık bir artış göstererek
V45.
'dan 048,3'e yükselmiştir.
* İşsizlik oranı, aynı dönemde 4,3 puan azalarak *613,7'den 949,4'e gerilemiştir. Özellikle genç nüfusta işsizlik oranında önemli bir iyileşme kaydedilmiş; 2019 yılında 625,2 olan bu oran, 2023 yılında 9017,4 seviyesine düşmüştür.
--- Sayfa 19 (OCR) --- 750 700 65,0 60,0 55,0 50,0 45,0 40,0 35,0 30,0 25,0
Grafik 2: 15 Yaş ve Üstü İşgücüne Katılma Oranı (*4) (2014-2023)
—— AO Tj —0 V T
”
G0L0 SA D e Ca GÜL l l F el
—— Toplam ——Erkek ——Kadın
Kaynak: TÜİK, İşgücü İstatistikleri, 2023
70,0 60,0 50,0 40,0 30,0 20,0
Grafik 2'de, 2014-2023 yılları arasındaki dönemde işgücüne katılma oranının 2018 yılına kadar sürekli artış gösterdiği, 2020 yılında 049,1*e gerilediği ve 2023 yılında tekrar 053,3 seviyesine yükseldiği görülmektedir.
2023 yılında, işgücüne katılma oranı erkeklerde 471,2, kadınlarda ise 035,8 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, 2014-2023 yılları arasındaki dönemde kadınların işgücüne katılma oranında 5,9 puanlık bir artış kaydedilmiştir.
Grafik 3: 15 Yaş ve Üstü İstihdam Oranı (94) (2014-2023)
—a OA ——— ——— AA —
204 — 2015 — 2016 — 2017 — 2018 — 2019 — 2020 2021 2022 — 2023
——Toplam ——Erkek —— Kadın
Kaynak: TÜİK, İşgücü İstatistikleri, 2023
Türkiye'de istihdam edilenlerin sayısı 2023 yılında, bir önceki yıla göre 880 bin kişi artarak 31 milyon 632 bin kişiye ulaşmıştır. İstihdam oranı ise 0,8 puanlık bir artışla 947,5'ten 148,3 seviyesine yükselmiştir.
Grafik 3'de, 2014-2023 yılları arasındaki döneme bakıldığında, istihdam oranının 2018 yılına kadar artış eğiliminde olduğu, 2020 yılında 642,7'ye düştüğü ve 2023 yılında ise 2018 yılı seviyesini aşarak 048,3'e yükseldiği görülmektedir.
İstihdam oranı, 2023 yılında erkeklerde 65,7 iken kadınlarda *31,3 olarak gerçekleşmiştir. 2014-2023 yılları arasında, kadınların istihdam oranının 5 puan arttığı görülmektedir.
--- Sayfa 20 (OCR) --- 170 15,0 13,0 1L0
9,0
70
Grafik 4: 15 Yaş ve Üstü İşsizlik Oranı (*) (2014-2023)
2014 — 2015 2016 — 2017 — 2018 — 2019 — 2020 — 2021 2022 2023
——Toplam ——Erkek ——Kadın
Kaynak: TÜİK, İşgücü İstatistikleri, 2023
Grafik 4'te görüldüğü üzere, Türkiye'de 2014-2023 döneminde işsiz sayısının en fazla artış gösterdiği yıl 2019 olmuştur. Bu yıl, istihdam edilenlerin sayısı bir önceki yıla göre 649 bin kişi azalmış, işsiz sayısı ise 951 bin kişi artarak 4 milyon 463 bine ulaşmıştır. 2019'da işsizlik oranı 1013,7 seviyesine yükselmiştir. 2020 yılından itibaren istihdam imkanlarının genişlemesiyle birlikte işsiz sayısında azalma yaşanmıştır. 2023 yılında 15 yaş ve üzerindeki işsiz sayısı bir önceki yıla göre 318 bin kişi azalarak 3 milyon 264 bin seviyesine gerilerken, işsizlik oranı | puanlık azalışla *69,4 olarak kaydedilmiştir. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı 2023 yılında bir önceki yıla göre 2 puan azalarak 17,4 seviyesine gerilemiştir. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde *414,3, kadınlarda ise 023,2 olarak kaydedilmiştir.
2023 yılında eğitim durumuna göre işsizlik oranı incelendiğinde, en yüksek işsizlik oranının 9012,1 ile lise mezunlarında olduğu görülmektedir. Bu grubu, 010,1 oranıyla mesleki veya teknik lise mezunları takip etmektedir. Cinsiyet kırılımına göre analiz edildiğinde, okuryazar olmayan erkeklerde işsizlik oranı 69,5 ile en yüksek seviyede gerçekleşirken bunu 969,3 ile lise mezunu ve *47,7 ile lise altı eğitimli erkekler izlemektedir. Kadınlarda ise işsizlik oranı en yüksek olan grup 18,5 ile lise mezunlarıdır. Bu grubu, 9618 ile mesleki veya teknik lise mezunu ve 9014 ile yükseköğretim mezunu işsiz kadınlar takip etmektedir.
Türkiye'de ne eğitimde ne istihdamda (NEET) olan gençlerin oranı, 2021 yılında 9024,7 iken 2023 yılında »22,5 seviyesine gerilemiştir. Genç erkeklerde NEET oranı, 2021 yılında *017,5 iken 2023 yılında *415,6'ya düşmüş; genç kadınlarda ise bu oran, aynı dönemde *432,4'ten 029,8'e gerilemiştir.
NEET grubunda ağırlıklı olarak lise ve lise altı eğitim düzeyine sahip gençler bulunmaktadır. Mesleki veya teknik lise mezunları da dahil edildiğinde, lise eğitimini tamamlamış olanlar NEET grubunun *443,7'sini oluşturmaktadır. Ayrıca, NEET grubunun *042,1'i okuryazar olmayan ve lise altı eğitimlilerden, *614,2'si ise yükseköğretim mezunlarından oluşmaktadır.