Cumhurbaşkanı Kararı
Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (2022-2030)'nın Yürürlüğe Konulması Hakkında Karar (karar Sayısı: 5787)
- Mevzuat no
- 5787
- Kabul tarihi
- 07.07.2022
- Resmî Gazete
- 08.07.2022
- RG sayısı
- 31890
- Tertip
- 5
--- Sayfa 1 (OCR) --- 8 Temmuz 2022 CUMA Resmi Gazete Sayı : 31890
CUMHURBAŞKANI KARARI
(6
Karar Sayısı: 5787
Ekli “Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (2022-2030)”nın yürürlüğe konulmasına karar verilmiştir.
7 Temmuz 2022
Recep Tayyip ERDOĞAN CUMHURBAŞKANI
--- Sayfa 2 (OCR) --- TARAP
Türkiye Afet Risk Azaltma Planı
(2022-2030)
--- Sayfa 3 (OCR) --- SUNUŞ
Afetlerin oluş sıklıkları ve meydana getirdikleri zararlar dünya çapında olduğu gibi ülkemizde de artmaya devam etmektedir. İnsan ve çevre üzerinde büyük yıkıcı etkileri olan afetlerin bedeli oldukça yüksektir. Bu sebeple dünyada afetlerin verebileceği zararların en aza indirilmesi için afet öncesi yapılması gereken risk azaltma çalışmalarına daha çok önem verilmeye başlanmış, afetler konusunda duyarlı olunması amacıyla toplumlarda afet kültürü oluşturulmasına yönelik
çalışmalar hız kazanmıştır.
Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (TARAP); afet risklerini en aza indirebilmek için afetler olmadan gerçekleştirilmesi gereken faaliyetleri bir süreç dahilinde sorumluları ve sorumlulukları ile birlikte tanımlayan sürdürülebilir bir plandır. TARAP ile kaynakların etkin ve etkili kullanımı ile azami risk azaltma amaçlanmaktadır. Dirençli toplumlar ve güvenli yaşam alanları oluşturularak, afet kaynaklı kayıplar mümkünse önlenecek veya en aza indirgenecektir. TARAP bu konuda yol haritası niteliğindeki plan olup sürdürülebilir
kalkınmaya katkı sağlamış olacaktır.
TARAP hazırlanma sürecinde ülke genelinde mevcut durum belirlenmiş, ihtiyaç analizleri yapılmış ve çalıştaylar düzenlenmiş, ulusal ve uluslararası afet risk azaltma öncelikleri ve stratejileri dikkate alınmıştır. AFAD tarafından yapılan GZFT analizi sonuçlarına göre afet risk azaltma konusunda karşılaştığımız sorun ve çözüm önerileri de belgeye yansıtılmıştır. Akademisyenler, paydaşlar ve kurum içi uzmanların katkıları ile şekillenen belgede Sendai Afet Risklerini Azaltma Çerçevesi (2015-2030) ile uyumlu stratejik öncelikler ortaya konulmuştur. Sendai Çerçeve Belgesinde yer alan ve uluslararası kabul gören stratejik öncelikler TARAP'ın da stratejik önceliklerini oluşturmuştur. Her stratejik önceliğin içeriğinde hedef, amaç, eylemler ve bunları yapmakla yükümlü olan sorumlu kuruluş ile sorumlu kuruluşa destek verecek ilgili kurum ve kuruluşlar tanımlanmıştır. Ayrıca her eylem için ilgili ve sorumlu kuruluşa verilen
kısa, orta ve uzun vadeler de belirtilmiştir.
Strateji geliştirilen afet türleri; “Deprem, Kütle Hareketleri, Sel-Taşkın, İklim Değişikliği, Orman Yangınları, Bulaşıcı ve Salgın Hastalıklar, Kimyasal-Biyolojik-Radyolojik-Nükleer Tehditler (KBRN), Büyük Endüstriyel Kaza, Tehlikeli Madde Taşımacılığı, Maden Kazaları ve Tasman, Kitlesel Göç ve Diğer Afetler dir.
--- Sayfa 4 (OCR) --- 81 İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından hazırlanan İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP) illerde afet risklerinin azaltılması için; amaç, hedef, eylemlerin yer aldığı operasyonel bir plandır. İRAP'larda yer alan eylemler bütünleştirilip TARAP belgesinin amaç, hedef ve
eylemlerine de altlık oluşturmuştur.
TARAP'ın başarısı; stratejik amaçların gerçekleştirilip, belirlenen hedeflerin ve eylemlerin zamanında ve önceliklere uygun şekilde hayata geçirilmesine; planın sorumlu ve ilgili
kuruluşlar tarafından sahiplenilmesine, bü
ün paydaşların koordinasyon içinde çalışmasına ve
kaynakların doğru kullanım ve yönlendirilmesine bağlıdır.
--- Sayfa 5 (OCR) --- İÇİNDEKİLER SUNUŞ.
İÇİNDEKİLER...
KISALTMALAR DİZİ
ŞEKİLLER DİZİNİ....
TABLOLAR DİZİNİ.
1. TÜRKİYE AFET RİSK AZALTMA PLANI (TARAP) .eee
LA Amaç ve Kapsam....
1.2. Hukuki Dayanaklar....
13. Yararlanılan Belgeler...
2. TÜRKİYE'NİN AFET RİSK PROFİL
2.1.Deprem ...
2.2. Kütle Hareketleri (Heyelan, Kaya Düşmesi, Çığ)
2.3. Sel - Taşkın..
2.4. İklim Değişikliş
2.5. Kitlesel Göç
2.6. Bulaşıcı ve Salgın Hastalıklar.....
2.7. Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer Tehditler.
2.8. Orman Yangınları .
2.9. Büyük Endüstriyel Kazalar...
2.10. Maden Kazaları ve Tasman..
2.11. Tehlikeli Madde Taşımacılığı ...
2.12. Diğer Afetler (Kuraklık, Obruk, Fırtına vb.).
3. GÜÇLÜ, ZAYIF, FIRSAT VE TEHDİT ANALİZİ
4. AFET RİSK AZALTMA POLİTİKALARI
4.1. Uluslararası Politikalar.
4.2. Ulusal Politikalar
5. TARAP'IN STRATEJİK ÖNCELİKLERİ
--- Sayfa 6 (OCR) --- 5.1. Stratejik Öncelik A. Afet Risklerini Anlamak...
5.2. Stratejik Öncelik B. Afet Risklerinin Yönetilmesi için Afet Risk Yönetişimini Güçlendirmek ..
5.3. Stratejik Öncelik C. Afetlere Karşı Direnç Geliştirmek İçin Risk Azaltma Faaliyetlerine . 29
Yatırım Yapmak...
5.4. Stratejik Öncelik D. Etkili Müdahale için Afete Hazırlığı Geliştirme ve İyileştirme, Rehabilitasyon ve Yeniden İnşaada *Öncekinden Daha İyisini Kurmak'.
6. AFET TÜRLERİNE GÖRE RİSK AZALTMA STRATEJİLERİ.
6.1. Deprem Risklerine Yönelik Hedef ve Eylemler..
6.2. Kütle Hareketleri Risklerine Yönelik Hedef ve Eylemler.....
6.3. Sel-Taşkın Risklerine Yönelik Hedef ve Eylemler..
6.4. İklim Değişikliği Risklerine Yönelik Hedef ve Eylemler...
6.5. Kitlesel Göç Risklerine Yönelik Hedef ve Eylemle:
6.6. Bulaşıcı ve Salgın Hastalık Risklerine Yönelik Hedef ve Eylemler.
6.7. KBRN Risklerine Yönelik Hedef ve Eylemler ....
6.8. Orman Yangınları Risklerine Yönelik Hedef ve Eylemler
6.9. Büyük Endüstriyel Kaza Risklerine Yönelik Hedef ve Eylemler.....
6.10. Maden Kazaları ve Tasman Risklerine Yönelik Hedef ve Eylemler..
6.11. Tehlikeli Madde Taşımacılığı Risklerine Yönelik Hedef ve Eylemler..
7. İZLEME VE DEĞERLENDİRME SÜRECİ ...
7.1. İzleme Süreci
7.2. Değerlendirme Süreci....
--- Sayfa 7 (OCR) --- AA AB Başkanlığı ADR
AFAD AR-GE ASHB ASELSAN AYDES BEK BEKRA BM BOTAŞ CBS CİB ÇEM ÇSGB ÇŞİDB DASK DB
DİB DKMP DSi EGM ETKB EÜAŞ GİB GSB GZFT Analizi HFA HGM HMB
KISALTMALAR DİZİ Anadolu Ajansı
Avrupa Birliği Başkanlığı
Tehlikeli Malların Karayolu ile Uluslararası Taşımacılığına İlişkin Avrupa Anlaşması
Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı
Araştırma Geliştirme
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
Askeri Elektronik Sanayi
Afet Yönetimi ve Karar Destek Sistemi
Bü
Endüstriyel Kazalar
Endüstriyel Kaza Risklerinin Azaltılması Birleşmiş Milletler
Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi Coğrafi Bilgi Sistemleri
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı
Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Doğal Afet Sigortaları Kurumu
Dışişleri Bakanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdü Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Emniyet Genel Müdürlüğü
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Elektrik Üretim Anonim Şirketi
Göç İdaresi Başkanlığı
Gençlik ve Spor Bakanlığı
Güçlü, Zayıf, Fırsat, Tehdit Analizi Hyogo Çerçeve Eylem Planı
Harita Genel Müdürlüğü
Hazine ve Maliye Bakanlığı
--- Sayfa 8 (OCR) --- IDNDR Doğal Afet Zararlarını Azaltma On Yılı
TMDG Kod Uluslararası Denizcilik Tehlikeli Yükler Kodu
iB İçişleri Bakanlığı
İDEP İklim Değişikliği Eylem Planı
İDKK İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu
İLBANK İller Bankası
İRAP İl Risk Azaltma Planı
JGK Jandarma Genel Komutanlığı
KBRN Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer Tehditler
KENTGES Bütünleşik Kentsel Gelişme Stratejisi ve Eylem Planı
KGM Karayolları Genel Müdürlüğü
KKK Kara Kuvvetleri Komutanlığı
KOSGEB Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı
KRDAE Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü
KTB Kültür ve Turizm Bakanlığı
MAPEG Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü
MEB Milli Eğitim Bakanlığı
MGM Meteoroloji Genel Müdürlüğü
MGK Genel Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği
Sekreterliği
MİT Milli İstihbarat Teşkilatı
MKE Makine Kimya Endüstrisi
MSB Milli Savunma Bakanlığı
MTA Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü
NDK Nükleer Düzenleme Kurumu
OECD Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü
OGM Orman Genel Müdürlüğü
RID Tehlikeli Maddelerin Taşınması Demiryoluyla Taşınması
Sözleşmesi SB Sağlık Bakanlığı SBB Strateji ve Bütçe Başkanlığı
SEDDK Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu
--- Sayfa 9 (OCR) --- Sendai Çerçeve Belgesi - Sendai Afet Risklerini Azaltma Çerçevesi
SG Komutanlığı SPK
STB
STK TAMP TARAP TARSİM TB
TCDD TDK TEİAŞ TENMAK TESK TİKA TOB TOBB TOKİ TPAO TSE
TRT
TSK TÜBİTAK TÜİK TZMOB UAB UDSEP YÖK YİKOB YTB
Sahil Güvenlik Komutanlığı Sermaye Piyasası Kurulu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sivil Toplum Kuruluşu Türkiye Afet Müdahale Planı Türkiye Afet Risk Azaltma Planı Tarım Sigortaları Havuzu Ticaret Bakanlığı Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Türk Dil Kurumu Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı Tarım ve Orman Bakanlığı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Türk Standartları Enstitüsü Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Türk Silahlı Kuvvetleri Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Türkiye İstatistik Kurumu Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulusal Deprem Strateji ve Eylem Planı Yükseköğretim Kurulu Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı
--- Sayfa 10 (OCR) --- ŞEKİLLER DİZİNİ
Şekil 1: Türkiye afet ve acil durum yönetim sistemi.
TABLOLAR DİZİNİ
Tablo 1: GZFT Analizi..... Tablo 2: Eylem İzleme Tablosu........
Tablo 3: Eylem Değerlendirme Tablosu
--- Sayfa 11 (OCR) --- 1. TÜRKİYE AFET RİSK AZALTMA PLANI (TARAP)
Ülkemizde afet ve acil durumların etkin bir şekilde yönetilmesi amacıyla, 5902 sayılı Kanun gereği AFAD”ın kurulması ile “Bütünleşik Afet Yönetim Sistemine” geçilmiştir. Bu kapsamda afet ve acil durumların tek bir merkezden koordine edilmesi, denetlenmesi ve bu hizmetlere ilişkin eğitimlerin standartlarının belirlenmesi hedeflenmiştir. Afetlerin sayısı ve sıklığı ile
birlikte verdikleri sosyal ve ekonomik zararlar son yıllarda katlanarak artmaktadır. Bu
kayıplarla başa çıkabilmek için “Kriz Yönetimi” anlayışından “Risk Yönetii
anlayışına geçen, afet öncesi hazırlık, planlama ve risk azaltma çalışmaları, eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri, erken uyarı ve kesintisiz haberleşme projeleri ile afetin zararlarını en aza indirmeye
çalışan bir afet yönetim sistemi oluşturulmuştur.
Afetlerle mücadelede başarılı olabilmek için toplumsal farkındalık çalışmaları dışında tehlike ve risk analizine dayandırılmış risk azaltma çalışmalarına ihtiyaç vardır. Sürdürülebilir ve etkin
bir afet yönetimi için; nüfus artışı, kentleşme olgusu gibi demografik özelliklere ait verileri
güvenilir, hızlı ve kolay kullanımı olan teknikler ve teknolojiler ile buluşturarak bütünleşik bir yönetim sistemi bünyesinde uygulamak gerekmektedir. Bu çerçevede AFAD tarafından
hazırlanmış ve hazırlanmakta olan ulusal planların ilişkisel gösterimi Şekil 1'de sunulmuştur.
Türkiye Afet Yönetimi Stratejisi (TAYS)
Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP)
Dürürlükte)
Şekil 1: Türkiye afet ve acil durum yönetim sistemi
--- Sayfa 12 (OCR) --- Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP), Türkiye'de yaşanabilecek her tür ve ölçekteki afet ve acil durumlara etkin müdahale için görev alacak, kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve gerçek kişileri kapsayan taktik bir plan olup 2014 yılından itibaren yürürlüktedir. TAMP ile entegre planlama yaklaşımı ve modüler yapısıyla afet sırasındaki operasyon risklerini
en aza indirecek bir sistem kurgulanmıştır.
Yerelde 81 il için il afet müdahale planları hazırlanmıştır. İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP) ise illerimizde güvenle yaşamak, afetlerden dolayı oluşabilecek can, mal vb. kayıpları azaltmak/önlemek, afet risk azaltma bilincini oluşturmak, paydaşlar arasındaki iş birliğini arttırmak, afet sonrasında müdahale ve afet sonrasında iyileştirme için yapılan harcamaları azaltmak, kaynakların etkili kullanımını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Ülke düzeyinde risk azaltma planlaması kapsamında ise kaynakların etkili ve verimli kullanımı ile risklerin asgari
seviyeye indirilmesini amaçlayan taktik seviyede TARAP hazırlanmıştır.
LA1. Amaç ve Kapsam
TARAP'ın amacı, afetlerin neden olabileceği fiziksel, sosyal, ekonomik, çevresel, psikolojik zarar ve kayıpları önlemek veya etkilerini en aza indirmek, dayanıklı, güvenli, hazırlıklı, sürdürülebilir, afete dirençli yaşam çevreleri oluşturmak ile afet öncesinde hazırlanması ve
uygulanması gereken afet risk azaltma çalışmalarının temel prensiplerini belirlemektir.
TARAP,; ülkemizde yaşanma olasılığı olan her tür ve ölçekteki afetler için afet risk azaltma çalışmalarını yapacak bakanlık, kurum ve kuruluşlar, özel sektör, STK'lar ve gerçek kişileri
kapsar.
1.2. Hukuki Dayanaklar
TARAP'ın hazırlanmasında aşağıda yer alan kanun, kararname ve planlar göz önünde bulundurulmuştur. e 15/05/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirler ile Yapılacak Yardımlara Dair Kanun e 16/05/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun
--- Sayfa 13 (OCR) --- 15/07/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
29/12/2020 tarihli ve 181896 sayılı İl Afet Risk Azaltma Planının (İRAP) Hazırlanması
Genelgesi
1.3. Yararlanılan Belgeler
TARAP'”ın hazırlanmasında faydalanılan hukuki dayanakların yanı sıra aşağıda yer alan eylem
planları ve strateji belgeleri de dikkate alınmıştır.
Afet Yönetiminde Etkinlik- Özel İhtisas Komisyonu Raporu (2014)
Bütünleşik Kentsel Gelişme Stratejisi ve Eylem Planı-KENTGES (2010-2023)
İklim Değişikliği Eylem Planı (İDEP) (2011-2023)
İklim Değişikliği Stratejisi (2010-2023)
İklim Değişikliği Uyum Stratejisi Eylem Planı (2011-2023)
İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) Hazırlama Kılavuzu (2020)
Onuncu Kalkınma Planı (2014-2018)
On Birinci Kalkınma Planı (2019-2023)
Paris İklim Anlaşması (2015- )
Sendai Afet Risklerini Azaltma Çerçeve Belgesi (2015-2030)
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (2015-2030)
Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) (2014)
Ulusal Deprem Strateji Belgesi ve Eylem Planı-UDSEP (2012-2023)
Yeşil Mutabakat Eylem Planı (2021)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Depreme Karşı Alınabilecek Önlemlerin ve Depremlerin Zararlarının En Aza İndirilmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu Raporu (2021)
Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliği (2022)
--- Sayfa 14 (OCR) --- 2. TÜRKİYE'NİN AFET RİSK PROFİLİ
Türkiye, yeryüzünün en aktif deprem kuşaklarından birisi olan Akdeniz, Alp-Himalaya deprem kuşağında olup bu kuşak dünyadaki depremlerin yaklaşık 020'sinin meydana geldiği ve ülkede ortalama olarak beş yılda bir yıkıcı bir depreme neden olan aktif bir kuşaktır. Afetlerin yol açtığı beşeri ve ekonomik kayıplar açısından ülkemiz, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkeleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır.
Türkiye; sahip olduğu jeolojik, topoğrafik ve iklimsel özellikleri nedeniyle farklı afet türleri ile sıklıkla maruz kalan bir ülkedir. Aşağıda genel hatlarıyla ülkemizde daha sık görülen ve etkin
olan afet türlerine ilişkin genel bilgiler verilmiştir.
2.1.Deprem
Ülkemiz, güneyde kuzey ve kuzeybatıya hareket eden Afrika ve Arabistan levhaları ile kuzeydeki Avrasya levhası arasında bulunmaktadır. Levha hareketlerine ve depremlere bağlı olarak ülkemizde çok sayıda aktif fay meydana gelmiştir. Bu fayların en önemlileri Kuzey Anadolu Fay Zonu, Doğu Anadolu Fay Zonu, Güney Doğu Anadolu Bindirmesi ve Ege Graben
Sistemi'dir.
Ülkemizi çevreleyen levha içi aktif faylar nedeniyle çok sayıda deprem meydana gelmekte, büyüklükleri 5 ve daha büyük olan depremler de hasara ve can kayıplarına neden olabilmektedir. Son yüz yirmi yıllık deprem istatistiklerine baktığımızda her altı yılda bir büyüklüğü 7 veya daha büyük bir depremin, her yıl iki adet 6 veya daha büyük bir depremin Türkiye'yi etkilediği ve bu depremlerin önemli can ve mal kayıplarına neden olduğu
görülmektedir.
Depremlerin neden olabilecekleri fiziksel, ekonomik, sosyal ve çevresel zarar ve kayıpları önlemek veya etkilerini azaltmak ve depreme dirençli, güvenli, hazırlıklı ve sürdürülebilir yeni yaşam çevreleri oluşturulması amacıyla 18 Ağustos 2011 tarihli ve 28029 sayılı Resmi Gazetede Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı (UDSEP 2012-2023) yayımlanmıştır. Deprem riskini azaltmada ve depremlerle baş edebilmede hazırlıklı ve dirençli bir toplum
oluşturma amacına yönelik kurumsal alt yapının oluşturulması ve konuyla ilgili araştırma
--- Sayfa 15 (OCR) --- geliştirme faaliyetlerinin önceliklerinin belirlenmesini hedefleyen UDSEP, deprem risklerini
azaltmada ülkemizin ilk stratejik planıdır.
Ayrıca; | Ocak 2019 tarihinde “ Yenilenen Türkiye Deprem Tehlike Haritası” ile “Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği
ürürlüğe girmiştir. Bu sayede ülke ölçeğinde deprem tehlikesinin tespit edilmesi ile başta yeni yapılacak binaların deprem tehlikesine karşı tasarımı ve mevcut binaların değerlendirilmesi ve deprem riskinin azaltılması faaliyetlerinde daha etkin kullanılması
sağlanmıştır.
2.2. Kütle Hareketleri (Heyelan, Kaya Düşmesi, Çığ)
Ülkemizde meydana gelen afetlerin; afet olayı ve etkilenen afetzede sayıları baz alınarak yapılan değerlendirmede olay bazında, depremlerden sonra en çok hasar verici etkiye sahip afet türü, kütle hareketleri başlığı altında toplanan heyelan, kaya düşmesi ve çığ afetleri olarak ortaya çıkmaktadır.
Doğa kaynaklı afetler içinde hem dünyada hem de ülkemizde yaratmakta olduğu olumsuz etkilerden dolayı son derece önemli bir yer tutan kütle hareketleri, etkiledikleri yerleşim alanlarında can ve mal kayıplarına yol açmakla birlikte ekonomik değeri olan alanlarda da hasar
ve kayıplara neden olabilmektedir.
Kütlesel hareketlere bağlı tehlike ve risklerin belirlenmesi, gerek yeni planlanacak alanlarda gerekse mevcut yerleşim alanlarında bu tehlike ve riskleri azaltacak önlemlerin alınması, kişi, kurum ve kuruluşların bu konuda üstüne düşen görevleri eksiksiz yerine getirmesi, bu amaç doğrultusunda yeterli iş gücü ve finansal kaynak ayrılması önemli önceliklerden olup
afetlere dirençli bir toplumun oluşturulmasında temel stratejik amaçlardandır.
2.3. Sel - Taşkın
Türkiye'de depremden sonra en fazla beşeri ve ekonomik kayba sebep olan afet türü sel veya taşkındır. İklim değişiklikleri, sanayileşme ve çarpık kentleşme sonucunda ülkemizde sel ve taşkınların sayısında ve verdiği zararlarda önemli artışlar meydana gelmektedir. Hemen hemen her bölgede görülen ve büyük kentlerimiz dışında, küçük yerleşim birimlerinde de son derece
önemli kayıpların yaşanabildiği ülkemizde konuyla ilgili doğrudan veya dolaylı birçok
--- Sayfa 16 (OCR) --- kurumumuzun sorumlulukları bulunmakta olup, son yıllarda önemli projeler ve yönetim
planları bu doğrultuda uygulamaya koyulmaktadır.
Sürdürülebilir risk yönetimi yaklaşımı ile afetlere karşı direnci geliştirmenin önemli bir adımı risk azaltma faaliyetlerine yapılan yatırımlardır. Sel-taşkın afetinin risklerini azaltmak amacıyla yapısal veya yapısal olmayan tedbirlerin alınması gerekmektedir. Risk azaltma yönetimi çerçevesinde her süreçte yapılması gereken çalışmalarda; daha geniş bir perspektif içinde, mevcut durum ve uygulamalar göz önünde bulundurularak, koordineli ve entegre bir program
yaklaşımının oluşturulması ve uygulanması büyük önem arz etmektedir.
Afet yönetim programlarının bir parçası olan taşkınların önceden tahmin edilebilmesi ve buna dayanarak erken uyarı yapılması, planlama ve eğitim ile can kayıplarında önemli azalmalar ve
ekonomik zararlarda da önemli düşüşler sağlanmaktadır.
2.4. İklim Değişikliği
İklim ile ilgili riskler; iklim değişikliği, plansız kentleşme, demografik baskılar, arazi kullanımı, arazi örtüsü değişimi, biyolojik çeşitlilik kaybı ve ekosistem bozulması nedeniyle artmıştır. İklim ile ilgili olan bu riskler toplumun güvenliği ve refahını etkilemektedir. Toplum, ekosistem ve doğa kaynaklı tehlike arasındaki etkileşimlerin anlaşılması adına iklim ile ilgili
tisklerin azaltılması ve direncin artırılması kaçınılmaz bir durum haline gelmektedir.
Türkiye'nin yer aldığı Akdeniz Havzası, iklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle en çok karşılaşılması olası olan bölgeler arasında değerlendirilmektedir. Şiddet, etki, süre ve oluştuğu yer bakımından önceden yaşanmamış, mevcut fiziksel altyapının yetersiz kaldığı, ekonomi ağırlıklı kayıplara yol açan, hidro-meteorolojik karakterli küçük ölçekli afetlerin sayısı da artmaktadır. Türkiye'nin aylık sıcaklık ve yağış dağılışında yaz aylarında sıcaklıklar artarken,
yağışlar azalmaktadır.
İklim değişikliğine uyum, iklim değişikliğinin zararlı etkilerini azaltmak amacı ile iklim değişikliğine karşı hazır olmak için önceden yapılan önlem ve düzenlemeleri kapsamaktadır. İklim değişikliğine uyum ve afet risk azaltma çalışmaları; karşılıklı olarak birbirlerine katkıda bulunan gelişmeler olması sebebiyle birlikte düşünülmelidir. Çünkü iklim değişikliği, afet
risklerinin altında yatan nedenlerden biridir.
--- Sayfa 17 (OCR) --- 2.5. Kitlesel Göç
Göç farklı nedenlerle zorunlu veya isteyerek, geçici ya da kalıcı olarak yaşanılan yerin terk edilerek başka bir yere yerleşilmesi eylemidir. İnsanlar daha iyi bir yaşam sürebilmek umuduyla başka güvenli yerlere göç etmiştir. Göç hareketleri ve göçmen sayıları her yıl artmaktadır. Bu
durumdan öncelikle kadınlar, çocuklar ve yaşlılar etkilenmektedir.
Türkiye coğrafi konumu nedeniyle insani krizler, iklim değişikliği ve daha birçok nedenle göç etmek zorunda kalan kişilerin kitlesel göçüne maruz kalmaktadır. Kitlesel göçün hacmi, göç ile gelen kişilerin ülkemizde kalış sürelerinin uzunluğu, geçicilikten kalıcılığa evrilen göç olgusu ülke olarak kitlesel göçlere ilişkin olarak her zaman hazırlıklı olmayı gerektirmiş, kitlesel göç risklerinin azaltılmasına yönelik politika, hedef ve uygulama stratejileri geliştirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Göçlerin yeni bir afete sebebiyet vermemesi için, risk azaltma planlarının bütün
paydaşlarla birlikte çok yönlü olarak ele alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
2.6. Bulaşıcı ve Salgın Hastalıklar
Ülkelerin gelişmişlik düzeyi hakkında bilgi veren önemli etkenlerden biri bulaşıcı ve salgın hastalıkların görülme sıklığıdır. Herhangi bir coğrafyada ortaya çıkan bulaşıcı hastalıklar, sadece o coğrafyada sınırlı kalmayacağı için evrensel bir risk unsurudur. Bu riskler göz önüne alındığında her ülkenin sağlık sisteminin olası bulaşıcı hastalıklara karşı geliştirilmesi zorunlu
hale gelmiştir.
Sendai Çerçeve Belgesi yedi hedefinden biri dirençli sağlık sistemlerinin geliştirilmesi ve afet yönetimi süreçleriyle bütünleştirilmesidir. Bu bütünleştirilme sürecinde afet risk yönetimi bakımından daha kapsamlı ve sürdürülebilir stratejik plan ve politikaların geliştirilmesi
gerekmektedir.
Paris Anlaşması ve İklim Değişikliği Değerlendirme Raporu'na göre bulaşıcı ve salgın hastalık riskleri sağlık sistemlerini etkilemektedir. Dirençliliğe yönelik fırsatların değerlendirilmesi açısından iklim değişikliği ile bulaşıcı ve salgın hastalık riskleri ortak yönlere sahiptir ve bu
nedenle birlikte ele alınıp değerlendirilmelidir.
--- Sayfa 18 (OCR) --- 2.7. Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer Tehditler Geçtiğimi:
zyılda başlayan teknolojik ilerlemelerle birlikte KBRN (Kimyasal, Biyolojik,
Radyolojik, Nükleer) maddelerinin kitle imha silahları olarak kullanılması olasılığı meydana gelmiştir. Bunun sonucu olarak KBRN, hem ülkemizde hem de dünya genelinde önemli bir tehdit unsuru olarak benimsenmektedir. KBRN olaylarının kitlesel paniğe ve kargaşaya yol açma potansiyelinin oldukça yüksek olması, son derece önemli bir afet türü olarak değerlendirilmesinde etkili olmaktadır. KBRN olay yönetiminde farklı alanlardan sorumlu ekiplerin koordineli şekilde çalışması gerekliliği, KBRN olaylarına müdahalenin özel ekipmanlı yetkin ve tecrübeli personel ile yapılması zorunluluğu, sürecin zaman alıcı olması gibi sebepler KBRN alanında gerekli önlemlerin alınarak planlamaların yapılmasını zorunlu
kılmakta olup, tüm bu çalışmalar ülkemizin geleceği adına büyük bir önem arz etmektedir.
2.8. Orman Yangınları
Ülkemizde yaşanan orman yangınlarının büyük bir bölümünün ihmal, dikkatsizlik ve kaza sonucunda meydana geldiği tespit edilmiştir. Ormanlık alanlarımızın yaklaşık yüzde 60'ına tekabül eden kısmının yangına maruz kalma olasılığının yüksek olduğu belirlenmiştir. Ormanların tahribi ve ormansızlaşma toprakların erozyon yoluyla kaybedilmesine, iklim değişikliklerine neden olmakta; su düzeninin bozulması sonucunda çölleşme, sel, heyelan, çığ
ve kuraklık gibi afetleri beraberinde getirmektedir.
2.9. Büyük Endüstriyel Kazalar
Sanayileşme üretim süreçleri kimyasal madde kullanımını zorunlu kılmaktadır. Kimyasal maddeler bu üretim zincirinde tarım, imalat, inşaat ve hizmet sektörlerinin önemli bileşenlerindendir. Bu maddelerin depolanması, kullanımı, üretimi, taşınması ve ortadan kaldırılması sırasında oluşacak bir aksaklık sonucu olası bir patlama, yangın veya yayılım ağır
tahribat büyük endüstriyel kazalar kapsamında değerlendirilmektedir.
Son yıllarda teknolojinin gelişmesi, hızlı nüfus artışı, gelişmişlik düzeyi, çevre kirliliği, çarpık kentleşmeye bağlı olarak teknolojik afetlerin sayısı ve sıklığı dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de artış göstermiştir. İnsan yaşamı ve ekonomik kayıpların yanı sıra büyük endüstriyel kazalar nedeniyle çevresel tahribat ve zararların ortaya çıkması olasılığı göz önünde
bulundurulduğunda yüksek seviyede, etkili ve sürekli korumayı sağlamak için alınması gerekli
--- Sayfa 19 (OCR) --- önlemler ile ilgili usul ve esasları belirlemek, konuyla ilgili kurum ve kuruluşların yapacakları
ortak çalışmalarla bu tehdit unsuru en az seviyeye indirgenebilecektir.
2.10. Maden Kazaları ve Tasman
Maden işletmeleri, üretim yerinin seçilememesi, çevresel risklerden arındırılamaması, emek yoğun çalışma gerektirmesi ve üretimin her aşamasının yüksek riskler içermesi nedeniyle özellik taşımaktadır. Bu risklerin anlaşılması için gerekli tanımlamalar ve saptamaların doğru
yapılması risklerin azaltılmasında birinci basamağı oluşturmaktadır.
Farklı madenlerin üretim aşamaları ve her birinde oluşabilecek riskleri anlamak bunların ölçülebilir değerler haline getirilmesini, ülkenin kalkınmasında gerekli ham madde üretiminin kesintisiz biçimde sağlanabilmesi gerektirmektedir. Bu kapsamda oluşabilecek riskleri belirleyebilmek için gerekli monitörizasyon sistemlerinin kurulması ve gerek merkezi gerekse
yerel olarak izlenmesi, bu amaçla gerekli yatırımların yapılmasını gerekli kılmaktadır.
Madencilikte yeraltında oluşan boşlukların zamanla çeşitli faktörlere bağlı olarak çökmesi nedeniyle yer üstünde çöküntüler meydana gelmekte olup bu olaya tasman adı verilmektedir.
Çöküntüler, üzerinde bulunan yapılara ve insanlara zarar verebilmektedir.
2.11. Tehlikeli Madde Taşımacılığı
Son yıllarda Türkiye'de karayolu, demiryolu, denizyolu gibi ulaşım sektörlerindeki çok önemli gelişmelere ek olarak patlayıcı, yanıcı maddeler ve türevlerinin katı, sıvı ve gaz olarak çok sayıdaki sektörde kullanılıp taşınması ülkemiz için bir teknolojik afet unsuru olarak
değerlendirilmektedir.
Teknolojik gelişmeler, hızlı nüfus artışı, çevresel kirlilik, çarpık kentleşme gibi birçok faktöre bağlı olarak bu tür afetlerin sayısı ve sıklığı dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de artış göstermiştir. Bu kapsamda risk azaltma, müdahale ve iyileştirme çalışmalarının bütünleşik bir
anlayışla gerçekleştirilmesi olası zarar ve kayıpları en az seviyeye indirgeyecektir.
--- Sayfa 20 (OCR) --- 2.12. Diğer Afetler (Kuraklık, Obruk, Fırtına vb.)
TARAP Belgesi'nde yer alan deprem, kütle hareketleri (heyelan, kaya düşmesi, çığ), sel-taşkın, iklim değişikliği, kitlesel göç, bulaşıcı ve salgın hastalıklar, KBRN, orman yangınları, BEK, maden kazaları, tehlikeli madde taşımacılığı afet türlerinin yanı sıra ülkemiz kuraklık, obruk
afetleri başta olmak üzere dolu, tsunami, hortum, yıldırım vb. afetlere de maruz kalmaktadır.
Kuraklık hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin çok üzerine çıkması ve yıllık yağış ortalamalarının mevsim normallerinin altına düşmesi sebebiyle meydana gelir. Meteorolojik açıdan, yağışların mevsim ortalama değerlerin yüzde 80'in altına indiği geçici dönemler olarak
tanımlanmaktadır.
Kuraklığa bağlı olarak ortaya çıkan su stresi, su talebinin sürdürülebilir şartlarda su kaynaklarından temin edilebilecek su miktarından fazla olması durumudur. Kuraklık ve su stresinin çok ciddi ekonomik, çevresel ve sosyal etkileri olmakla birlikte bunun sonucunda
insan sağlığı ve gıda güvenliği olumsuz etkilenebilmektedir.
Türkiye'nin içerisinde bulunduğu coğrafya tarih boyunca kuraklığın etkilerine sıklıkla maruz kalmıştır. Kuraklık ülkemizde belli dönemlerde yaşanmaktadır ancak yanlış yönetimler ve uygulamalar sonucu doğal döngü içinde var olan kuraklığın etkisi ekonomik ve sosyal açıdan
büyük boyutlarda olabilmektedir.
Kasırga, hortum ve tayfun gibi adlarla ifade edilen şiddetli rüzgâr veya fırtınalar ise çok büyük can ve mal kaybına yol açan klimatolojik karakterli hava olaylarıdır. Aralarında basınç farkı bulunan iki merkez arasındaki havanın yatay hareketine rüzgâr, saatteki hızları 63 km'yi geçen güçlü hava akımlarına ise fırtına denmektedir. Fırtınalar şiddetli yağışlarla birlikte denizlerin yükselmesine sel ve taşkınlara, kara, deniz ve havayolu kazalarına, yerleşim yerlerinin zarar görmesine ve yıldırım düşmelerine yol açabilir. Son yıllarda fırtına ve kuvvetli rüzgardan kaynaklanan afetlerin şiddet ve sıklığında dünya genelinde iklim değişikliğinin bir sonucu olarak gözle görülür bir artış gözlemlenmektedir. Türkiye'de özellikle Kuzey Ege Bölgesi ile batı ve Orta Akdeniz bölgelerinde fırtınalar meydana gelmektedir. Kuvvetli rüzgarlar ve fırtınaların en çok görüldüğü iller sırasıyla Balıkesir, İzmir, Konya, Kayseri, Kars ve Elazığ illeridir. Yıllara göre zamansal dağılımlara bakılınca 1998 yılından beri rüzgâr fırtınalarında
hızlı bir artış görülmektedir.