Cumhurbaşkanı Kararı

Orta Vadeli Program (2021-2023)?ın Onaylanması Hakkında Karar (karar Sayısı: 3030)

Mevzuat no
3030
Kabul tarihi
29.09.2020
Resmî Gazete
29.09.2020
RG sayısı
31259 (Mükerrer)
Tertip
5

--- Sayfa 1 (OCR) --- 29 Eylül 2020 SALI Resmi Gazete Sayı : 31259 (Mükerrer)

CUMHURBAŞKANI KARARI

(6

Karar Sayısı: 3030

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan ekli “Orta Vadeli Program (2021-2023)”in onaylanmasına, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 16 ncı maddesi gereğince karar verilmiştir.

29 Eylül 2020

Recep Tayyip ERDOĞAN CUMHURBAŞKANI

--- Sayfa 2 (OCR) --- YENİ EKONOMİ PROGRAMI 2021-2023

ORTA VADELİ PROGRAM

--- Sayfa 3 (OCR) --- İindeki!er

1. YENİ DENGELENME, YENİ NORMAL, YENİ EKONOMİ ..... 11. Genel Değerlendirme ...

1.2.Makroekonomik Gerçekleşmeler...

1.3.Mevcut Siyasi ve Ekonomik Durum ..

1.4.Temel Hedefler. BÜYÜME VE İSTİHDAM....... FİYAT İSTİKRARI KAMU MALİYESİ ......... CARİ İŞLEMLER DENGESİ....... FİNANSAL İSTİKRAR......

EYLEMLER VE PROJELER...... EK TABLOLAR.

©DN 9H R w Nn

--- Sayfa 4 (OCR) --- 1.YENİ DENGELENME, YENİ NORMAL, YENİ EKONOMİ

Yeni Dengelenme: — 2018-2019. döneminde yaşanan dengelenme süreci sonrası 2019 yılının ikinci yarısında ekonomik faaliyet hız kazanmış, 2020 yılının Mart ayında Kovid-19 salgınının etkisiyle küresel ekonomiye entegre tüm ekonomiler gibi Türkiye ekonomisi de büyük bir sınamayla karşılaşmıştır. Bu dönemde üretimin ve tedarik zincirinin kesintiye uğramaması, istihdamın korunması ve finansal sistemin sağlıklı işleyişinin sürdürülmesi için eşgüdümlü politika adımları atılmıştır. Böylece salgının ekonomiye etkisi en aza İndirilmiş, ekonomik faaliyette yılın üçüncü çeyreğinden itibaren V-tipi bir toparlanma başlamıştır. Ekonomideki toparlanma eğiliminin güç kazanmasına bağlı olarak Ağustos ayı ile birlikte salgın dönemine özgü genişlemeci - politikalar kademeli olarak terkedilmeye başlanmış ve yeni dengelenme süreci aşamasına geçilmiştir. Bu süreç, makro dengelerin yeniden tesisinin önceliklendirileceği bir anlayışla yürütülecektir.

Yeni Normal: Kovid-19 salgını ile dünya genelinde sosyal ve ekonomik hayatın işleyişi önemli ölçüde değişime uğramıştır. Ekonomideki iş yapış şekilleri, davranışlar ve tercihler yeniden biçimlenmiş, bu durum yeni normal olarak ifade edilmeye başlanmıştır. Ekonomik hayatın sürdürülebilirliğinin sağlanması, istihdam ve üretimde potansiyele ulaşabilmek için ekonomik faaliyetler, zaman ve mekândan bağımsız olarak büyük ölçüde hibrit sistemlerle yürütülecektir. Ekonomimizin bu sürece uyum sağlayabilmesi için dijital dönüşüme hız kazandırılması, e-hizmetlerin hayatın her alanında yaygınlaştırılması, yeni finansal — çözümlerin üretilmesi ve yeni çalışma modelleri oluşturulması bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Yeni Ekonomi Programı (YEP) döneminde ortaya çıkabilecek zorluklar - fırsata çevrilerek, katma değerli üretimi destekleyecek iş süreç ve modelleri yaygınlaştırılacaktır.

Yeni Ekonomi: Yeni dengelenmeyi sağlayarak, yeni normale uyumla birlikte ekonomimizde istikrar güçlendirilecektir. Program döneminde enflasyon ve cari dengede kırılganlıkları azaltacak teknoloji, verimlilik ve rekabet odaklı politikalar hayata geçirilecektir. Salgın sonrası küresel tedarik zincirinde ortaya çıkan aksamaları fırsata dönüştürerek ülkemizi üretim ve yatırımda cazibe merkezi haline getirecek adımlar

--- Sayfa 5 (OCR) --- atılacaktır. Bu kapsamda yenilikçi, yüksek katma değerli, ihracata dayalı, insan odaklı ve kapsayıcı bir kalkınma modeli uydgulanacaktır.

Kovid-19 salgını ile mücadele edildiği ve salgına ilişkin belirsizliklerin sürdüğü bu dönemde hazırlanan Programın temel amacı; Yeni Ekonomi Programları ile sağlanan kazanımların korunarak geliştirilmesi, iç ve dış dengenin yeniden sağlanması, bu denge üzerine inşa edilecek stratejik reformlarla kapsayıcı, sürdürülebilir. ve istihdam odaklı büyümeyi hedefleyen politikalarla küresel ekonomide ortaya çıkan yeni normalin oluşturduğu iktisadi fırsatları da kullanarak üretime, ihracata ve finansal istikrara dayalı ekonomik dönüşümün ve değişimin gerçekleştirilmesidir.

1.1. Genel Değerlendirme

*2019 yılının ikinci yarısında finansal koşullardaki iyileşme, enflasyondaki düşüş ve bu gelişmelerin sonucunda risk priminde ve belirsizliklerde ortaya çıkan azalma yurt içi talep koşullarını desteklemiş ve ekonomik aktivite güçlenmiştir. Yaşanan dengelenme sürecinin bir sonucu olarak cari işlemler dengesi fazla vermiştir.

*2019 yılının sonlarında başlayan Kovid-19 salgını küresel ekonomik aktivitenin tarihte benzerine az rastlanılan bir şiddette olumsuz etkilenmesine neden olmuştur. Sınırlar kapatılmış, uluslararası uçuşlar durduürülmüuş, — seyahat kısıtlamaları getirilmiş, karantina ve sokağa çıkma yasağı uygulamalarına gidilmiş, birçok iş yeri ve üretim tesisi faaliyetlerine ara vermek zorunda kalmıştır.

#*Salgın küresel ölçekte arz ve talebin önemli ölçüde daralmasına, tedarik zincirlerinin aksamasına, küresel ticaret hacminin gerilemesine ve işsizlik oranlarının yükselmesine neden olmuştur. Turizm ve ulaştırma sektörleri bu süreçte görece daha fazla etkilenen sektörler olarak ön plana çıkmıştır. Salgın, ayrıca özellikle Mart ve Nisan aylarında, finansal piyasalarda dalgalanmalara, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışlarına ve bu ülkelerde uluslararası döviz likiditesinde azalmaya yol açmıştır.

# Ülkemiz, Kovid-19 salgını ile mücadele tedbirlerini hızlı bir şekilde Uuygulamıştır. 10 Ocak 2020 tarihinde oluşturulan Koronavirüs Bilim Kurulu'nun tavsiye niteliğindeki kararları doğrultusunda salgının yayılmasını engellemeye yönelik birçok önlem hızla hayata geçirilmiştir.

--- Sayfa 6 (OCR) --- # Alınan önlemlerin etkin bir şekilde uygulanmasının yanı sıra ülkemizin güçlü bir sağlık sistemine sahip olması ve başta şehir hastaneleri olmak üzere sağlık sektörüne yönelik son 15 yılda yapılan yatırımlar salgın ile mücadelede Türkiye'nin başarılı sonuçlara ulaşmasında önemli bir rol oynamıştır.

#Üretim, ihracat ve istihdamın devamlılığı 18 Mart 2020 tarihinde açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi ile desteklenmiştir. Paketin kapsamı daha sonra ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda alınan yeni tedbirler ile genişletilmiş, böylece toplumun tüm kesimlerinin bu süreçte desteklenmesi sağlanmıştır.

# Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi ve alınan diğer tedbirler kapsamında, ihtiyaç sahibi hanehalkına nakit desteği sağlanmış, en düşük emekli aylığı yükseltilmiş, kısa çalışma ödeneğinin kapsamı genişletilerek süresi uzatılmış, telafi çalışma süresi artırılmış, istihdamın sürekliliği desteklenmiş ve bireylerin krediye erişim imkânları artırılmıştır. İşletmelerin vergi ve prim ödemeleri ertelenmiş, işletmelere sektörel odaklı vergi indirimleri yapılmış, kredi ödemelerinin ertelenmesi iİmkânı tanınmış, temerrüde düşen firmalara mücbir sebep açıklama imkânı getirilmiş ve kredi teşvikleri verilmiş, Kredi Garanti Fonu'nun (KGF) limiti artırılarak teminat sıkıntısı yaşayan işletmelerin finansmana erişimine imkân sağlanmıştır.

# Kovid-19 salgınının finansal piyasalardaki olumsuz etkilerinin sınırlandırılması, kredi kanallarının açık tutulması ve firmalara nakit Aakışında kesinti yaşanmaması amacıyla, finansal piyasalarda Türk lirası ve yabancı para likiditesinin etkin yönetimi doğrultusunda gerekli tedbirler, ilgili kurumların tam uyumu ve koordinasyonuyla hayata geçirilmiştir.

* Salgına karşı alınan sosyal hareketliliği kısıtlayıcı tedbirlerin etkisiyle ekonomik aktivite Nisan ayında belirgin şekilde daralmıştır. Türkiye'de genel anlamda bir karantina uygulanmaması ve firmaların önemli bir kısmının tam kapasitede olmasa bile üretimlerine ve ihracata devam etmiş olması ekonomik aktivitedeki ve istihdamdaki daralmayı sınırlandırmıştır. Atılan adımların etkisi ve kademeli normalleşme süreci ile ekonomik aktivite Mayıs ayında toparlanmaya başlamıştır. Satın alma yöneticileri endeksi, kapasite kullanım oranı ve güven endeksleri gibi öncü göstergelerde hızlı iyileşme gözlenmiştir.

--- Sayfa 7 (OCR) --- « Salgın kaynaklı risk algısındaki bozulma gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına, yurt iİçi finansal piyasalarda dalgalanmaya, döviz kurlarında baskıya ve kur geçişkenliği nedeniyle enflasyonda artışa neden olmuştur. Ayrıca, küresel talepteki daralma ve salgınla mücadele kapsamında alınan tedbirler nedeniyle mal ve hizmet ihracatının gerilemesi ve altın ithalatının güçlü seyri nedeniyle cari işlemler dengesinde bu dönemde beklenenin üzerinde bir açık görülmüştür.

#Salgın dönemine özgü bu makro dengelerdeki geçici bozulmanın uygulanmakta olan normalleşme adımları ve Ağustos ayı itibarıyla başlatılan etkin ve kademeli çıkış stratejisi çerçevesinde Programın ilk yılında ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.

1.2. Makroekonomik Gerçekleşmeler

#Büyüme: 2019 yılının ikinci yarısında finansal koşullardaki iyileşme, enflasyondaki düşüş, risk primlerindeki azalmaya paralel olarak faiz oranlarındaki gerileme ve belirsizliklerdeki azalma ile birlikte ekonomik faaliyet güç kazanmıştır. 2019 yılının son çeyreğinde Türkiye ekonomisi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,4 oranında büyümüştür. Yılın son çeyreğindeki bu güçlü büyüme performansı sayesinde yıl genelinde büyüme oranı yüzde 0,9 olarak gerçekleşmiştir (YEP 2020-2022 tahmini yüzde 0,5).

* Büyümedeki ivmelenme, 2020 yılının ilk iki ayında da devam etmiş ve yılın ilk çeyreğinde büyüme oranı yıllık yüzde 4,4 olarak gerçekleşmiştir. Büyümenin kaynağı özel tüketim ve kamu tüketimi harcamaları olurken, toplam yatırımlar makine ve teçhizat — yatırımlarındaki güçlü —artışa rağmen inşaat yatırımlarında süregelen daralma nedeniyle zayıf seyretmiştir.

* Ekonomideki bu ivmelenme süreci, Mart ayının ikinci haftasında ülkemizde etkili olmaya başlayan Kovid-19 salgını nedeniyle yılın ikinci çeyreğinde sekteye uğramıştır. Sosyal hareketliliği kısıtlayıcı tedbirler, kısmi karantina uygulamaları, seyahat kısıtlamaları, bazı ekonomik faaliyetlerin geçici olarak durdurulmasına ve firmaların daha düşük kapasite ile çalışmalarına yol açan diğer çeşitli önlemler iç talebi ve üretimi olumsuz etkilemiştir. En büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği (AB) başta olmak üzere dış talepteki daralma ve turizm gelirlerindeki düşüş, salgının Türkiye ekonomisi Üzerindeki olumsuz etkilerinin Nisan ayında belirginleşmesine neden olmuştur. Bu gelişmelere bağlı olarak Türkiye ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 9,9 oranında daralmıştır. Bu

--- Sayfa 8 (OCR) --- dönemde, Kovid-19 salgınının ekonomi üzerindeki olumsuz etkisi AB ve OECD ülkelerinin ortalamalarına kıyasla daha sınırlı düzeyde kalmıştır. Üretim tarafında sanayi ve hizmet sektörlerinde, talep tarafında ise ihracat ve özel tüketim kalemlerindeki daralma belirgin hale gelmiştir.

# Alınan tedbirler Kovid-19 salgını ile mücadelede ilerleme kaydedilmesini sağlamış, bu tedbirlerle salgının ekonomi üzerindeki etkileri en aza indirilmiş, üretimde süreklilik sağlanmıştır. Böylece 2020 yılı Mayıs ayının ortasında kısmi normalleşme adımları atılmış, Haziran ayında bu adımlar genişletilmiştir. 2019 yılında dengelenme süreciyle elde edilen kazanımlar salgınla mücadelede gerekli tedbirlerin alınması için yeterli mali alanın oluşmasını sağlamış ve ekonomideki toparlanmada belirleyici olmuştur.

#Üçüncü çeyreğe ilişkin öncü veriler, ikinci çeyrekteki daralmanın ardından, V-tipi güçlü bir toparlanmaya İişaret etmektedir. Böylelikle, büyümenin 2020 yılında yüzde 0,3 oranında gerçekleşmesi beklenmektedir. Başlıca ticaret ortağımız olan Avrupa ülkelerinin salgından oldukça olumsuz etkilenmeleri ve seyahat kısıtlamaları sonucu mal ve hizmet ihracatında yıl genelinde gerçekleşen daralma nedeniyle net ihracat büyümeyi düşürücü yönde etki etmektedir. Bununla birlikte yılın ikinci yarısındaki tüketim ve yatırımlardaki toparlanma eğiliminin büyümeyi pozitif etkilemesi öngörülmektedir.

* İstihdam: 2019 yılının ikinci yarısında ekonomik faaliyetteki toparlanmaya rağmen yılın bütününde büyümenin sınırlı seviyede kalması istihdam piyasasını olumsuz etkilemiştir. 442 bini inşaat sektöründen olmak üzere toplam istihdam 658 bin kişi azalmış ve işsizlik oranı yüzde 13,7 seviyesinde gerçekleşmiştir (YEP 2020-2022 tahmini yüzde 12,9).

& Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Kovid-19 salgını başta hizmetler sektörü olmak üzere işgücü arzında ve istihdamda önemli kayıplara yol açmıştır. 2020 yılı Haziran döneminde istihdam oranı yüzde 42,4 seviyesinde gerçekleşirken, işsizlik oranı işgücüne katılım oranındaki gerilemeye bağlı olarak yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşmiştir.

# Salgının işgücü piyasası üzerindeki etkilerinin asgari düzeye indirilmesi amacıyla 2020 yılında Mart ayının sonu ile birlikte kısa çalışma ödeneğinden yararlanma şartları esnekleştirilmiş, fesih yasağı getirilmiş ve normalleşme desteği gibi tedbirler uygulamaya alınmıştır. Önümüzdeki dönemde devam eden

--- Sayfa 9 (OCR) --- normalleşmeye bağlı olarak ekonomik aktivitede meydana gelecek canlanmanın istihdam üzerindeki etkilerini artırmak amacıyla uygulamaya konulacak İstihdam Kalkanı Paketi ile ilave istihdam desteklerinin ve işgücü piyasasına yönelik yapısal dönüşüm adımlarının hayata geçirilmesi planlanmakta, böylece istihdamdaki artış ile işsizlik oranında kademeli bir iyileşme hedeflenmektedir.

* Enflasyon: Tüketici enflasyonu, güçlü politika koordinasyonu ve para politikasındaki sıkı duruşun kararlılıkla sürdürülmesiyle Türk lirasında sağlanan istikrarlı görünümün, ılımlı seyreden talep koşullarının, işlenmemiş gıda ve ithalat fiyatlarının ve enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin katkısıyla 2019 yılı Eylül ve Ekim aylarında tek haneli seviyelere gerilemiş, yılsonunda YEP (2020-2022) tahmininin altında, yüzde 11,8 seviyesinde gerçekleşmiştir.

82020 yılının ilk çeyreğinde yatay seyreden yıllık tüketici enflasyonu, salgına bağlı birim maliyet artışları, birikimli döviz kuru gelişmeleri ve salgın kaynaklı artan gıda fiyatları sonucunda, 2020 yılının ikinci çeyreğinde bir miktar yükselerek yüzde 12,6 olarak gerçekleşmiştir. Temmuz-Ağustos aylarında ise büyük ölçüde baz etkisi kaynaklı olarak yüzde 11,8 seviyesinde gerçekleşmiştir. Salgına bağlı tedbirlerle kısa vadede etkili olan arz yönlü unsurların, normalleşme sürecinin devamıyla kademeli olarak ortadan kalkması ve önümüzdeki dönemde enflasyonun yeniden düşüş eğilimine girmesi beklenmektedir.

# Cari işlemler dengesi: Türk lirasının dış ticaret açısından daha rekabetçi bir seviyeye gelmesi, ihracatta artan ürün ve pazar çeşitliliği, ekonomik faaliyetin seyrine bağlı olarak zayıflayan ithalat talebi ve artan turizm gelirlerinin etkisiyle 2019 yılında ekonomik büyümenin olduğu bir dönemde cari işlemler dengesinde fazla verilmiştir (8,8 milyar dolar). 2020 yılına artış eğilimini sürdürerek başlayan ihracat ve turizm gelirlerinde Kovid-19 salgını nedeniyle başta AB ülkeleri olmak üzere önemli ticaret ortaklarımızda görülen talep ve pazar daralması ile sınırlardaki karantina önlemleri sonucunda özellikle Nisan ve Mayıs aylarında sert düşüşler görülmüştür. Düşük baz etkisi ve hanehalkının yatırım tercihlerine bağlı olarak artan altın ithalatındaki güçlü seyre bağlı olarak ithalattaki daralma ise ihracata göre daha sınırlı kalmıştır. Ekonomilerde normalleşme sürecinin başladığı Haziran ayı ile birlikte ihracatımız hızla toparlanmaya başlamış, 2020 Haziran-Ağustos döneminde 2020 Mart-Mayıs dönemine kıyasla yüzde 26,9 oranında artış kaydetmiştir. Aynı dönemde altın hariç ihracatın ithalatı karşılama

--- Sayfa 10 (OCR) --- oranı ise 15 puanın üzerinde artarak yüzde 90 olmuştur.

* Bununla birlikte, bu aylarda dış ticaret dengesinde iyileşme gözlenirken turizm gelirleri ve ilişkili hizmet sektörleri gelirlerindeki zayıf görünüm kaynaklı olarak 2020 yılı Temmuz ayı itibarıyla yıllıklandırılmış cari işlemler dengesi 14,9 milyar dolar açık vermiştir. Önümüzdeki dönemde küresel düzeyde yaşanan normalleşme süreci ile ihracat ve turizm gelirlerindeki toparlanmanın sürmesinin, ithal ürünlere uygulanan vergilerde yapılan ayarlamaların, emtia fiyatlarındaki düşük seviyelerin ve reel kur düzeyinin cari işlemler dengesine olumlu yansıyacağı değerlendirilmektedir. Ayrıca, yurt içinde salgın dönemine özgü mali ve finansal tedbirlerde normalleşmeye gidilmesinin etkisiyle kredi büyümesinde başlayan dengelenme cari işlemler dengesini destekleyecektir.

* Kamu maliyesi: Mali disiplin ve tasarruf anlayışı ile uygulanan maliye politikaları çerçevesinde 2019 yılında merkezi yönetim bütçe açığının GSYH'ye oranı YEP (2020-2022) tahmini ile uyumlu olarak yüzde 2,9 seviyesinde — gerçekleşmiştir. Ekonomideki güçlü toparlanmanın devam ettiği 2020 yılının ilk çeyreğinde bütçe performansı hedeflerle uyumlu seyretmiştir.

* Maliye politikası araçları, Kovid-19 salgını ve salgının ekonomik yansımaları ile mücadelede etkin bir şekilde kullanılmıştır. Kamu kaynakları tüm imkânlar seferber edilerek hanehalkını, reel sektörü ve sağlık sistemini desteklemeye tahsis edilmiş, geniş çaplı vergisel ve nakdi destekler hayata geçirilmiştir. Bütçe gelirleri küresel yavaşlama ve ekonomik aktivitedeki zayıflamaya rağmen beklentiler dâhilinde gerçekleşmiş, bununla birlikte, sağlanan teşvik ve destekler nedeniyle 2020 yılı Ocak-Ağustos döneminde merkezi yönetim bütçesi 110,9 milyar TL açık vermiştir. Bütçedeki bozulmanın görece sınırlı kalmasında İşsizlik Sigortası Fonu'nun salgının işgücü piyasası üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması amacıyla istihdamı korumaya yönelik etkin kullanımı ve hanehalkının borçluluk düzeyinin düşük olması nedeniyle yönlendirilmiş kredilere erişebilmesi belirleyici olmuştur.

* 2020 yılı sonu itibarıyla bütçe açığının öngörülen seviyenin üzerinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Ancak, bu geçici sapmanın gelişmiş ve gelişmekte olan pek çok ülke ile karşılaştırıldığında — sınırlı. seviyede olacağı görülmektedir. Önümüzdeki dönemde normalleşme sürecinin olumlu etkilerini göstermesine, ekonomik aktivitedeki toparlanmaya — ve uygulanacak politika ve tedbirlere bağlı olarak bütçe

--- Sayfa 11 (OCR) --- performansının iyileşmesi ve bütçe açığının GSYH'ye oranının 2020 yılında yüzde 4,9 olarak gerçekleşmesi öngörülmektedir.

1.3. Mevcut Siyasi ve Ekonomik Durum

# Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gerek Kovid-19 salgını ile mücadeleye gerekse ekonomiye ve sosyal hayata ilişkin tedbirlerin hızlı ve bütüncül bir şekilde alınmasını sağlamaktadır.

#Önümüzdeki üç yıllık seçimsiz dönem, paradigma değişimi çerçevesinde yapısal reformlarla ekonomide planlanan köklü dönüşüm ve değişimi tamamlamak için bir fırsat penceresi sunmaktadır.

# Enerji hatlarının merkezi ve transit ülkesi konumundaki Türkiye uluslararası hukuk çerçevesinde, adil ve hakkaniyete uygun kalıcı çözümler bulma ilkesinden ödün vermeden bölgedeki doğal haklarını savunmaya devam edecektir.

* Küresel büyüme görünümü salgın dolayısıyla önemli ölçüde zayıflamıştır. Salgın nedeniyle hükümetler ve merkez bankaları, ekonomilerini ve finansal sistemlerini desteklemek amacıyla kapsamlı maliye ve para politikası bileşimini içeren önlem paketleri açıklamışlardır. Alınan önlemler kapsamında kamu harcamaları artırılırken, vergiler düşürülmüş ve ertelenmiştir. Açıklanan güçlü destek paketleri, salgının olumsuz ekonomik etkilerini sınırlandırmıştır.

# Para politikası kapsamında gelişmiş ve gelişmekte olan ülke merkez bankaları hızla faiz oranlarını düşürmüş ve piyasalara gerekli likiditeyi sağlamıştır. ABD, Avrupa ve Japonya Merkez Bankaları varlık alım programlarını artırmış, bilançolarını hızla büyütmüşlerdir. Alınan bu önlemler piyasalardaki tansiyonun düşmesine katkıda bulunmuş ve finansal koşulların iyileşmesini sağlamıştır. Küresel düzeyde düşen faiz oranları ve artan likidite dış finansman şartlarını olumlu yönde etkilemektedir.

* Ülkelerin 2020 yılı Mayıs ayından itibaren normalleşme sürecine geçmesi ve kademeli olarak azaltılan önlemlerle birlikte öncü göstergelerde iyileşme gözlenmiştir. Diğer taraftan, birçok ülkede salgının varlığını güçlü şekilde devam ettirmesi nedeniyle toparlanma sürecine ilişkin belirsizlikler sürmektedir.

* ABD-Çin ilişkilerindeki ticaret ve teknoloji odaklı gerginlik, Kovid-19 salgını nedeniyle son dönemde tekrar artış göstermiştir.

--- Sayfa 12 (OCR) --- * Kovid-19 salgını ile birlikte tedarik zincirleri sekteye uğramış ve

tek bir ülkeye bağımlı olmanın riskliliği ortaya çıkmıştır. Önümüzdeki dönemde birçok şirketin tedarik konusunda ülke çeşitliliğine gideceği beklentisi bulunmaktadır. Bu sürecin ülkemiz açısından yeni fırsatlar doğurması beklenmektedir.

# Salgının kısa sürede kontrol altına alınamaması veya artçı dalgaların boyutunun ve süresinin uzun olması en önemli risk unsurlarındandır. Bu süreçte artan küresel kamu borç yükü yeni bir risk faktörü olarak ortaya çıkmıştır. Korumacılık ve bozulan küresel değer zincirleri nedeniyle uluslararası ticaretin salgından beklenenden daha fazla ve uzun süreli olarak etkilenmesi öngörülmektedir.

1.4. Temel Hedefler

1- Program dönemi boyunca enflasyonla tavizsiz bir şekilde mücadele edilecek, 2023 yılı sonunda tüketici enflasyon oranı yüzde 4,9 seviyesine indirilecektir.

İhracata ve ithal ürünlerin yerli üretimine dayalı ekonomik dönüşüm ve değişim adımlarıyla ve artan turizm gelirlerinin etkisiyle Program dönemi sonunda cari işlemlerde kalıcı olarak denge tesis edilecektir. Takip eden dönemde gaz ve petrol keşiflerinin sağladığı katkıyla ekonomimizin cari fazla vereceği bir döneme girilecektir.

3- İç ve dış şoklara karşı ekonomimizi daha dayanıklı hale getirecek politikalar ile finansal istikrarı ve güvenliği esas alan yeni bir finansal mimari oluşturma çalışmaları sürdürülecektir.

4- Büyümenin seviyesinin yüksekliği kadar kaliteli, kapsayıcı ve sürdürülebilir olması için makroekonomik dengeleri gözeten ve stratejik reformlarla desteklenen yeni bir kalkınma modeli uygulanacaktır.

5- Program dönemi boyunca büyümenin istihdam ve refah artışı ile birlikte vatandaşlara yansıması hedeflenmektedir. Kovid-19 salgınının küresel çapta getirdiği belirsizliklere karşın, salgının seyrini de göz önünde bulunduran ekonomi politikalarıyla ekonomik aktivitenin sürekliliğine ve yatırımların güçlenmesine öncelik verilecektir.

--- Sayfa 13 (OCR) --- 6- Kovid-19 salgını ile mücadele nedeniyle ekonomide ortaya çıkan etkiyi bertaraf etmek için alınan kamu maliyesi tedbirleri geçici süreyle uygulanacak bununla birlikte ekonomide kalıcı toparlanmayla bütçe dengesinde kademeli iyileşme sağlanacaktır. Program dönemi sonunda bütçe açığının GSYH'ye oranının yüzde 3,5 olması hedeflenmektedir.

7- Kamu borç stoku sürdürülebilir. düşük düzeylerde korunmaya devam edilecektir.

8- İşgücü piyasasında iş-beceri uyumu artırılacak ve esnekleştirme adımları atılacaktır.

Kamu yatırım ve harcamalarının etkinliğini artıracak değişim programları sürdürülecektir.

10- Teşvik ve destek sistemi sadeleştirilerek mükerrerliği önleyici bir yapıda kurgulanacak, teşviklerin makroekonomik hedefler ve bütçe hedefleri ile uyumu sağlanacaktır.

T- Kamu yatırımlarında, 11. Kalkınma Planı'nda yer alan öncelikli imalat sanayi sektörlerine ve bu sektörlere yönelik beşeri ve fiziki altyapıyı güçlendirecek Ar-Ge, dijitalleşme, insan kaynakları, lojistik ve enerji gibi yatay alanlar ile tarım, turizm ve savunma sanayi alanlarına öncelik verilecektir.

12- Türkiye Varlık Fonu, cari işlemler dengesini güçlendirecek, ülkenin stratejik hedeflerini ve finansal piyasaların gelişmesini destekleyecek, yerli ve yabancı yatırımcılar ile iş birliklerine dayanan sabit sermaye yatırımları yapacaktır.

13- Petrol ve doğal gaz kaynağı arama faaliyetleri hızlandırılacaktır. Karadeniz'de bulunan Sakarya doğal gaz sahası üretime alınarak bulunan rezervin en kısa sürede ekonomiye kazandırılması sağlanacaktır.

14- Vergi politikaları vergide adalet ve eşitlik ilkelerini pekiştirecek şekilde sürdürülmeye devam edilecek, vergi tahsilatının etkinliği artırılacak ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele sürdürülecektir. Program süresince, vergi affına gidilmeyecektir.

15- Tarımda üretim ve verimlilik artışı; yeni nesil girişimciler, teknolojiler, girdi bazlı destekleme ve sözleşmeli tarımla sağlanacaktır.

16- Bankacılık sektörü kaynaklarını kaliteli ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek şekilde kullanması yönünde teşvik

--- Sayfa 14 (OCR) --- edilecektir. Krediler üretken kapasiteyi destekleyici şekilde verimli alanlara yönlendirilecektir.

1

YEP'teki makroekonomik hedefleri destekleyecek ve sürdürülebilir kılacak, nitelikli insan gücü ve güçlü toplum hedefi ile ilgili proje ve programlar hayata geçirilmeye devam edilecektir.

Söz konusu temel hedefler bu Programda belirlenen politika, tedbir, eylem ve projelerle hayata geçirilecektir. Bunlara ilişkin etki ve maliyet-fayda analizlerini, uygulama takvimini ve performans kriterlerini içeren YEP Eylem Planı bütçe yılıyla birlikte Uuygulamaya konulacaktır. Bu plan çerçevesinde gerçekleştirilen ilerlemeler üçer aylık dönemlerde takip edilecektir.

2. BÜYÜME VE İSTİHDAM

Bu Program ile yenilikçi ve yüksek katma değerli üretim ve ihracat odaklı yeni büyüme modeli güçlendirilecektir. Programın ekonomik büyüme yaklaşımının temelinde kapsayıcılık, teknoloji odaklılık ve — sürdürülebilirlik kavramları — bulunmaktadır. Büyümenin istihdam artışı ile birlikte refah artışını bütün vatandaşlara yayması, teknoloji yoğunluğu giderek artan yatırımlara ve ihracata dayanması, çevre dostu olması ve makroekonomik dengelerle uyumlu olması hedeflenmektedir.

Kovid-19 salgınının küresel çapta getirdiği belirsizliklere karşın, 2019 yılındaki dengelenme sürecinde iyileşmeye başlayan yatırım ortamı, yatırımı teşvik eden politikaların birbirini tamamlayıcı etkileriyle birlikte sermaye birikiminin yeniden ivmelenmesini sağlamıştır. Salgının seyrini de göz önünde bulundurarak, makro dengeleri gözeten ekonomi politikalarıyla ekonomik aktivitenin sürekliliğine ve yatırımların güçlenmesine öncelik verilecek, Program döneminde büyüme potansiyelinin yukarı çekilmesi sağlanacaktır.

Sanayide katma değerli üretim kapasitesini artırmak üzere orta-yüksek ve yüksek teknoloji seviyesindeki ürünlere yönelik yatırımları teşvik etmek büyüme stratejisinin öncelikleri arasında olacaktır. Üretim yapısının verimlilik artışı ve rekabet avantajıyla cari dengeye olumlu katkı sunacak şekilde dönüşümü için kritik

--- Sayfa 15 (OCR) --- önem arz eden ve ekonominin diğer alanlarını besleyen merkezi sektörleri güçlendirmek için dijitalleseme başta olmak üzere verimlilik artışını sağlayacak tüm gerekli politikalar uygulanmaya devam edecektir. Büyümenin istihdam artışı ve bölgesel kalkınmayı getirecek nitelikte olmasını sağlamak için bölgelerin altyapı kalitesinin geliştirilmesi, nitelikli insan kaynağı havuzunun büyütülmesi ile enerji, ulaşım ve iletişim bağlantılarının güçlendirilmesi faaliyetleri sürdürülecektir.

Hazırlanan yargı Treform paketleriyle adalete erişimin kolaylaştırılması, — şeffaflığın artırılması, yargısal - süreçlerin hızlandırılması ve makul sürede yargılanma hakkının korunmasına yönelik faaliyetlere devam edilecektir. Güven veren ve erişilebilir adalet sistemi, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesine katkıda bulunarak ekonomik ve sosyal kalkınmayı destekleyecektir.

Program dönemi boyunca üretimde ithalata bağımlılığı azaltıcı, yerli üreticileri kamu alımlarında önceleyici tedbirler ve yatırımlar ile ihracat odaklı üretimin artırılması ve makro-finansal risklerin sınırlandırılmasına yönelik eşgüdümlü politika bileşimi sayesinde güçlü ve istikrarlı büyüme hedeflenmektedir. Salgının etkilerinin azalmasıyla küresel ekonominin toparlanma eğilimine girmesi ve küresel değer zincirlerinin yeniden şekillenme sürecindeki kazanımlarımız. da büyüme performansına olumlu katkı yapacaktır.

Üretim yapısını değiştirmeye yönelik uygulanan dönüşüm odaklı politikalar dönem boyunca sanayide katma değer artışını destekleyecektir. Tarım sektöründeki büyümenin ise dönem boyunca uzun dönem ortalamasının üzerinde olacağı tahmin edilmektedir. Bu dönemde sulama ve kanal yatırımlarının tamamlanması ile sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması gibi politikalar bu gelişmeye katkı sağlayacaktır. Diğer taraftan son dönemde inşaat sektörüne sağlanan elverişli finansman imkânlarının enflasyon ve faiz oranlarında sağlanacak kalıcı iyileşme ile devam etmesi beklenmektedir. Kentsel dönüşüm ve sosyal konut projelerinin de inşaat sektöründeki büyümeyi desteklemesi öngörülmektedir.

Salgın süresince hayata geçirilen Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi, finansal istikrara ve iktisadi faaliyetteki toparlanma sürecine katkı yapmış ve salgının ekonomi üzerinde oluşturduğu kısa dönemli olumsuz etkileri önemli ölçüde sınırlandırmıştır. 2020 yılı ikinci yarısındaki ekonomik aktivitedeki toparlanma eğiliminin devam etmesi ve 2021 yılında büyümenin yüzde 5,8 seviyesinde gerçekleşmesi hedeflenmektedir. 2021 yılında

--- Sayfa 16 (OCR) --- büyümenin hem yurt içi talep hem de yurt dışı talep kaynaklı dengeli bir görünüm sergilemesi beklenmektedir. Salgın kaynaklı belirsizliklerin azalması, finansal koşullardaki iyileşmeye bağlı öngörülebilirliğin artması ile tüketici ve yatırımcı güvenindeki toparlanma ve ertelenmiş tüketim ve yatırım harcamalarının canlanması yurt içi talebe katkı verecektir. İstihdamdaki artışın da etkisiyle özel tüketim iç talebin sürükleyicisi olacak; yurt içi ve yurt dışı talepteki toparlanma ve baz etkisi ile birlikte yatırımlar yüksek oranlı bir artış sergileyecektir. Bununla birlikte, mal ve hizmet ihracatındaki güçlü artış ve ithalattaki artışın görece sınırlı kalması ile net ihracatın büyümeye yeniden pozitif katkı yapması öngörülmektedir.

Üretim yönünden değerlendirildiğinde; 2021 yılında mal ve hizmet ihracatındaki artış ve yurt içi talepte genele yayılan toparlanma sonucunda sanayi katma değerindeki büyümenin GSYH büyümesinin üzerinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Üretim ve ihracat ile bağlantılı. hizmet sektörlerindeki toparlanmaya ek olarak, salgiın öncesi dönemde güçlü bir ivme yakalayan ancak salgın sürecinden en olumsuz etkilenen sektörlerin başında yer alan turizmde beklenen toparlanmayla birlikte hizmetler sektörünün büyümeye yüksek bir katkı yapması öngörülmektedir. 2021 yılında tarım sektörü büyümeye uzun dönem ortalamasının üzerinde katkı verirken, inşaat sektörünün ise sınırlı pozitif katkı vermesi beklenmektedir.

Büyüme ()

5,8 5,0 5,0

0,9 N 0,3 BR — çan 2019 2020 2021 2022 2023

GT YEP YEP YEP

İstihdam kayıplarını önlemeye yönelik kapsamlı politika tedbirleri sonucunda salgının işsizlik oranı üzerindeki etkisi sınırlı kalmıştır. Önümüzdeki dönemde öngörülen toparlanmayla birlikte işgücü piyasasındaki olumsuz etkilerin büyük ölçüde hafifleyeceği ve istihdamın artmaya başlayacağı tahmin edilmektedir.

--- Sayfa 17 (OCR) --- Program dönemi boyunca istihdamın yıllık ortalama 1 milyon 336 bin kişi artması ve işgücü katılım oranlarındaki artışa rağmen işsizlik oranının kademeli olarak gerileyerek 2023 yılında yüzde 10,9 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülmektedir.

İşsizlik Oranı (X)

13,7 13,8 12,9 .8

10,9

2019 2020 2021 2022 2023 GT YEP YEP YEP

Büyüme ve Verimlilik ile İlgili Politika ve Tedbirler:

# Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı, tespit edilen tüm odak sektörlerde geliştirilerek uygulanmaya devam edilecektir.

« Sanayileşme İcra Komitesi kurularak kamu alımları ve politikaları yoluyla Üüretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesi sağlanacaktır.

« Bilişim, biyoteknoloji, nanoteknoloji gibi Ar-Ge yoğun ve yüksek teknoloji içeren sektörlere yönelik ihtisas serbest bölge uygulaması yaygınlaştırılacaktır.

#Büyük veri kaynaklarından ekonomik fayda sağlanmasına yönelik uygulamaların hayata geçirilmesi amacıyla Yapay Zekâ Enstitüsü kurulmasına yönelik çalışmalar tamamlanacaktır.

e Küresel rekabet gücümüzün artırılması ve dışa bağımlılığın azaltılması için stratejik öneme haiz aşı ile ilaç, tıibbi cihaz ve tanı kitleri geliştirilerek üretimi yapılacak ve biyoteknolojik/biyobenzer ilaçların Üüretiminde kamu hastanelerinin klinik — araştırma potansiyelleri artırılacaktır.

« Dışa bağımlılığın yüksek olduğu, kritik öneme sahip sektörlerde yerli ürün ve teknolojiler geliştirilmesine yönelik araştırmaları

--- Sayfa 18 (OCR) --- destekleyecek ve koordine edecek Yüksek Teknoloji Platformları Çağrısı hayata geçirilecektir.

* Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) markalaşması, kurumsallaşması, verimlilik artışı ve uluslararası piyasalara erişim sağlamaları amacıyla eğitim ve — danışmanlık hizmetleri düzenlenecek, dijital dönüşümlerini tamamlamalarına ve yenilikçi iş modelleri geliştirmelerine katkı sağlayacak projeler hayata geçirilecektir.

* Verimliliğin ve rekabet gücünün artırılması, yenilikçi teknolojiler ile imalat sanayinin bütünleşmesinin sağlanması amacıyla sanayide dijital dönüşüm desteklenecektir.

* Ülkemizde girişimciliğin gelişimini engelleyen sorunlar tespit edilerek girişimcilik ekosisteminin etkinliğinin artırılmasına yönelik çözüm odaklı bütüncül yaklaşımlar geliştirilecektir.

* Küresel boyutta bilinirliğe ve yüksek ekonomik değerlemeye ulaşan teknoloji girişimlerinin sayısı ihtiyaç özelinde finanse edilerek artırılacaktır.

» Organize Sanayi Bölgelerinin kurumsal yapıları güçlendirilecek, doluluk oranlarının yükseltilmesine dönük çalışmalar yapılacak, altyapı ihtiyaçları ve ulaşıma yönelik sorunları hızla çözülecektir. Sanayicinin uygun şartlarda yeni yatırım alanlarına ulaşabilmesi için altyapısı uygun, ulaşım imkânları kolay yeni sanayi alanları oluşturulacak ve planlı sanayi alanları dışında kalıp yeni yatırım yapmak isteyen sanayicilerimizin sorunlarının hızla çözümü sağlanacak ve yatırımları desteklenecektir.

* Kovid-19 salgını ile birlikte önemi daha da artan yeni küresel yatırım eğilimleri analiz edilerek küresel yatırım pastasından ülkemizin daha fazla pay alması için Türkiye'nin Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi hazırlanacaktır. Dönüşüm sürecinde olan küresel yatırım hareketlerinde, ülkemizin bölgesindeki pozisyonunu güçlendirecek, yüksek istihdam sağlayacak, ülkemizin dış ticaret açığını azaltacak ve ekonomik büyümesine katkı sağlayacak teknoloji ve Ar-Ge yoğun büyük ölçekli yatırımların ülkemize kazandırılması için çalışmalar yapılacaktır.

* E-ticaretin perakende ticaret içindeki payında dünyada ilk on ülke arasına girmek için tüketici ve üretici tarafında e-ticaret kullanımı yaygınlaştırılacaktır.

--- Sayfa 19 (OCR) --- « İllerin ve bölgelerin öne çıkan yatırım fırsatları kalkınma ajansları tarafından tespit edilerek yatırımcılara yol göstermek amacı ile hazırlanan fizibilite raporları erişime açık bir havuzda toplanacaktır.

* İl bazlı programlarla, illerin potansiyel değerlerini ekonomi ve istihdam açısından harekete geçirmeye yönelik çalışmalar yapılacaktır.

# Lojistik Master Planı dikkate alınarak daha fazla liman, endüstriyel tesis ve lojistik merkezin yerel ağa ve uluslararası demiryolu koridorlarına bağlantısı yapılacaktır.

« Sıfır atık uygulamaları yeşil ekonomi ve sürdürülebilir çevre bakış açısıyla yaygınlaştırılmaya devam edilecektir.

# İklim değişikliği ve diğer riskler dikkate alınarak ihtiyaç duyduğumuz stratejik ve arz açığı olan tarım ürünlerini öncelikle kendi kaynaklarımızdan karşılamak ve gelecek nesillerin gıda arz güvenliğini sağlamak amacıyla; uzun vadede gıda ve su güvenliğinin sağlanması, tarım ve orman politikalarının stratejik üretim ve sürdürülebilirlik ilkeleri temel alınarak oluşturulması ile bütüncül ve entegre bir yöntemle hayata geçirilmesi için planlı üretim — çalışmaları tamamlanacak ve planlar her - yıl güncellenecektir.

Büyümenin Finansmanı ile İlgili Politika ve Tedbirler:

* Türkiye Varlık Fonu, petrokimya, madencilik ve yerli kaynağa dönük enerji üretimi alanlarında özel sektör ve yabancı doğrudan yatırımcı iş birliklerine dayanan sabit sermaye yatırımlarında yer alacaktır.

» Türk Eximbank ve Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB)

fonlama imkânları, başta KOBİ'ler olmak üzere ihracatçıların ve ithal ikamesine yönelik yatırım projelerinin finansmanında kullanılacaktır.

#TKYB tarafından Yatırıma Destek Kredisi ile YEP'te önceliklendirilen sektörlerde faaliyet gösteren imalat sanayi firmalarının 10 yıla kadar vadeli, TL cinsi kredi ile uygun koşullarda desteklenmesi sağlanacaktır.

» Türkiye Kalkınma Fonu bünyesindeki sermaye yatırım fonları aracılığıyla katma değerli yerli ve yenilikçi üretimin desteklenmesi sağlanacaktır.

--- Sayfa 20 (OCR) --- * KGF uygulamasında ihracat yapan ve ithalatı azaltan KOBİ'ler önceliklendirilecektir.

İstihdam ile İlgili Politika ve Tedbirler:

* Kovid-19 salgını sonrası ekonomik toparlanmayı destekleyici, gençlerin deneyim kazanarak işgücü piyasasına girişlerini kolaylaştırıcı, kısmi süreli çalışmayı teşvik edici ve işgücü piyasasına ilişkin yapısal düzenlemeleri de içeren İstihdam Kalkanı Paketi hayata geçirilecektir.

# “Hızlı işe dönüş desteği” ile işsizlik ödeneğinden yararlandırılan kişilerin işsiz kaldıkları sürenin azaltılması ve işgücüne daha çabuk geri dönmeleri teşvik edilecektir.

*25 yaş altı gençler ile 50 yaşın üstünde olan çalışanların istihdam edilebilirliklerini kolaylaştırmak için daha esnek koşullar sağlanacaktır.

* İleri yaş gruplarında istihdamın desteklenmesine yönelik olarak 5O yaş üstü tam zamanlı çalışanların kısmi zamanlı çalışmaya geçişi teşvik edilecek, bu sayede iş ve yaşam dengesi daha sağlıklı hale getirilecektir.

# 10 günden az çalışan 25 yaş altı gençlerin daha kolay istihdam edilmesine imkân sağlayacak düzenleme ile gençlerin deneyim ve beceri kazanmaları sağlanacak ve işverenlerin gençleri tercih etmesi desteklenecektir.

« Kovid-19 salgını sonrası ihtiyaç duyulan uzaktan çalışma dâhil, mevzuatta tanımlanan ancak uygulama alanı bulamayan esnek çalışma biçimlerinin uygulanabilirliğini artırmaya yönelik ikincil mevzuat çalışmaları tamamlanacaktır.

* Kayıtlı işsizlerin profillerinin çıkarılmasına ve aktif işgücü programlarının profil temelli sunumuna yönelik çalışmalar yapılacaktır.

# Sosyal yardım alan çalışabilir durumdaki bireylerin istihdam edilebilirliğini artırmak amacıyla aktif işgücü programları etkin şekilde uygulanacaktır.

* Mesleki ve teknik eğitimin içeriği ile hayat boyu öğrenme ve aktif işgücü programları, belirlenen odak sektörler başta olmak üzere reel sektörün gelecekteki ihtiyaçları da dikkate alınarak işgücü piyasasında talep edilecek becerileri kazandıracak, nitelikli

Kaynak: T.C. Mevzuat Bilgi Sistemi. Son güncelleme 04.01.2026.

Cumhurbaşkanı Kararı listesinden diğerleri