Cumhurbaşkanı Kararı

2023 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programının Onaylanması Hakkında Karar (karar Sayısı: 6294)

Mevzuat no
6294
Kabul tarihi
25.10.2022
Resmî Gazete
25.10.2022
RG sayısı
31994 (Mükerrer)
Tertip
5

--- Sayfa 1 (OCR) --- 25 Ekim 2022 SALI Resmi Gazete Sayı : 31994 (Mükerrer)

CUMHURBAŞKANI KARARI

Cx Karar Sayısı: 6294

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan ekli *2023 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı”nın onaylanmasına karar verilmiştir.

25 Ekim 2022

Recep Tayyip ERDOĞAN

CUMHURBAŞKANI

--- Sayfa 2 (OCR) --- 2023 YILI CUMHURBAŞKANLIĞI YILLIK PROGRAMI

BİRİNCİ BÖLÜM 1. DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

Tüm dünyayı derinden etkileyen Covid-19 pandemisiyle mücadelede sağlanan olağanüstü teşviklerin ve ekonomik aktiviteyi destekleyici politikaların uygulanmasıyla güçlenen toplam talebe karşılık olarak gelişen arz sorunları, başta gıda ve enerji olmak üzere, tüm emtia fiyatlarında tarihi yüksek seviyelerin görülmesine yol açmıştır. 2021 yılı boyunca reel ekonominin daha canlı, finansal risk iştahının daha yüksek seyretmesi ve küresel enflasyonun ivme kazanmasıyla ülkeler arası ayrışmalar meydana gelmiş olsa da küresel büyüme beklentilere kıyasla daha güçlü gerçekleşmiştir. Nitekim küresel tedarik zincirlerindeki bozulmalara rağmen iktisadi faaliyet dünya genelinde salgın öncesi dönem seviyelerine yakınsamıştır. IMF verilerine göre 2021 yılında bir önceki yıl ile kıyaslandığında; ABD yüzde 5,7, Almanya yüzde 2,6, Japonya yüzde 1,7, Birleşik Krallık yüzde 7,4, Fransa yüzde 6,8 oranlarında büyüme kaydederken, Avro Bölgesindeki büyüme yüzde 5,2 olmuştur. Aynı dönemde Meksika yüzde 4,8, Hindistan yüzde 8,7, Rusya yüzde 4,7 ve Brezilya yüzde 4,6 büyümüştür. Çin ise yükselen ve gelişmekte olan ülkeler bloku içinde daha iyi performans göstererek yüzde 8,1 oranında büyümüştür. Böylece 2021 yılındaki küresel büyüme yüzde 6,0 olmuştur. Küresel ekonomi 2021 yılındaki güçlü toparlanmasını 2022 yılının ilk çeyreğinde de devam ettirmiştir.

Kuvvetli büyümeye eşlik eden ve 2021 sonu itibarıyla yaygın ve kalıcı hale gelmeye başlayan küresel enflasyon görünümü, ekonomiler üzerinde baskı oluşturmuş ve parasal sıkılaşma adımlarının atılmasına yönelik beklentilerin artmasına neden olmuştur. Nitekim 2022 yılının ilk çeyreğinden itibaren küresel düzeyde başta ABD olmak üzere çeşitli ülkelerde politika faiz oranları son yarım asırda görülmeyen sıklıkta yükseltilmiş; ancak bu defa dünya ekonomisinde durgunluk beklentisi güçlenmiştir. Bu gelişmelere paralel olarak küresel hisse senedi piyasalarında düşüşler ve toplam talebin azalacağı beklentisiyle başta petrol fiyatları olmak üzere emtia fiyatlarında dalgalanmalar görülmüştür.

Küresel ekonomi üzerinde olumsuz etki oluşturan bir diğer gelişme ise 2022 yılının başında ortaya çıkan Rusya-Ukrayna savaşı olmuştur. Söz konusu jeopolitik gerilim, Rusya'yla başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere alınan karşılıklı yaptırımların etkisiyle küresel ölçekte bir dizi politik, ekonomik ve sosyal yansımalara yol açmıştır. Rusya ve Ukrayna'nın başlıca ihracatçısı olduğu gıda, emtia ve enerji arzı ciddi kesintiye uğramış, savaşın etkisiyle doğalgaz başta olmak üzere enerji grubu fiyatlarında ve gıda grubu fiyatlarında rekor artışlar yaşanmıştır. Türkiye'nin öncülüğündeki diplomatik çabaların etkisiyle Ukrayna ve Rusya ürünlerinin uluslararası pazarlara erişiminin artması ve son dönemde küresel resesyon bekleyişlerinin güçlenmesiyle küresel emtia fiyat artışları kısmen dizginlenmiştir.

Dünya ekonomisindeki son gelişmeler değerlendirildiğinde, mevsimsel etkilerden arındırılmış OECD verilerine göre ABD bir önceki çeyreğe kıyasla 2022 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 0,1 oranında küçülmüş, aynı dönemde Birleşik Krallık yüzde 0,2, Almanya

--- Sayfa 3 (OCR) --- yüzde 0,1, İspanya yüzde 1,5, Fransa yüzde 0,5 ve İtalya yüzde 1,1 oranlarında büyümüştür. Bu dönemde Avro Bölgesindeki büyüme oranı yüzde 0,8 olmuştur. Japonya ekonomisi ise yüzde 0,9 oranında görece ılımlı hızda büyüyerek küresel hasılanın daha fazla zayıflamasını sınırlamıştır.

Önümüzdeki dönemde küresel ticaretin gidişatını küresel büyüme performansı, Rusya- Ukrayna savaşındaki gelişmeler, süregelen tedarik zincirleri sorunlarının çözümüne dair tedbirler, ticaret savaşlarının yeniden şiddetlenmesi olasılığı, küresel yeşil ekonomiye geçiş çabaları ile sürdürülebilir borçlanma imkânlarının varlığı belirleyecektir.

Açıklanan son IMF tahminlerine göre, 2022 yılında küresel mal ve hizmet ticaretinde yüzde 4,3 oranında büyüme gerçekleşmesi beklenmektedir. 2023 yılında ise aynı büyüklüğün yüzde 2,5 olacağı tahmin edilmektedir.

Bu gelişmelerle, 2021 yılında yüzde 6,0 oranında büyüyen küresel ekonominin hız keserek, güncel IMF tahminlerine göre 2022 yılında yüzde 3,2 ve 2023 yılında yüzde 2,7 oranında büyümesi öngörülmektedir.

2021 yılına göre küresel büyüme performansında hissedilir yavaşlamanın olacağı anlaşılmaktadır. IMF'nin güncel tahminlerine göre 2022 yılında Avro Bölgesi'nin büyüme hızının ivme kaybetmesi beklenmektedir. Bölgenin önde gelen ekonomilerinden olan Almanya'nın aynı dönemde yüzde 1,5, Birleşik Krallık'ın yüzde 3,6, Fransa'nın yüzde 2,5, İspanya'nın yüzde 4,3, İtalya'nın yüzde 3,2 oranlarında büyümesi beklenmektedir. 2022 yılında, Japonya ekonomisinde ekonomik büyümenin yüzde 1,7 olması, diğer gelişmiş ülkelerin yer aldığı grubun yüzde 2,8 büyümesi beklenmektedir. Böylece gelişmiş ekonomilerin toplamda yüzde 2,4 büyüyeceği tahmin edilmektedir.

ABD ekonomisindeki parasal sıkılaşma iktisadi faaliyetin ivme kaybetmesine yol açmıştır. ABD, 2022 yılı ilk çeyreğinde mevsimsel etkilerinden arındırılmış verilere göre bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4, ikinci çeyreğinde ise yüzde 0,1 oranında küçülmek suretiyle “teknik resesyon” tanımı kapsamına girmiştir. Yılın üçüncü çeyreği itibarıyla ekonomik güven, istihdam ve imalat sanayii siparişleri gibi öncü veriler ile ekonomik gidişata ilişkin güncel beklentiler, ABD'deki faaliyetlerin zayıflamakta olduğunu ima etmektedir. Bu çerçevede, ABD ekonomisinin 2022 yılında yüzde 1,6, 2023 yılında yüzde 1,0 büyümesi beklenmektedir.

Avro Bölgesi ise mevsim etkilerinden arındırılmış olarak 2022 yılının ilk çeyreğinde bir önceki döneme göre yüzde 0,6 ve 2022 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 0,8 oranında büyüme kaydetmiştir. Toparlanmanın önceki yıla göre daha zayıf seyretmesinde teşvik politikalarının sönümlenmesi ve Rusya-Ukrayna savaşının enerji ve diğer emtia arz ve fiyatlarında oluşturduğu dengesizlikler rol oynamıştır. Yüksek enerji fiyatları gelişmiş Avrupa sanayisini zorlamaktadır. IMF tahminlerine göre Avro Bölgesinin 2022 yılında yüzde 3,1, 2023 yılında ise yüzde 0,5 oranında büyümesi beklenmektedir.

Küresel finansal koşulların sıkılaşması ile savaş ve jeopolitik gerilimler, yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerin 2021 yılına göre zayıflamasına yol açması beklenmektedir. Özellikle yükselen ve gelişmekte olan Avrupa ekonomilerinde büyümenin önceki tahminlere göre daha zayıf olması kuvvetle muhtemeldir. Nitekim 2022'de Rusya'nın yüzde 3,4 küçülmesi öngörülmektedir. Diğer taraftan Hindistan'ın yüzde 6,8, Brezilya'nın yüzde 2,8, Güney Afrika'nın ve Meksika'nın yüzde 2,1 büyümesi beklentisiyle, yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerin 2022 ve 2023 yıllarında yüzde 3,7 büyümesi beklenmektedir. Söz konusu büyümenin önemli bir oranda Çin, Hindistan ve Suudi Arabistan ekonomilerinin büyüme performansı neticesinde oluşması öngörülmektedir.

--- Sayfa 4 (OCR) --- Bir önceki yılı yüzde 8,1 oranında çok yüksek hızda bir büyümeyle bitiren Çin ekonomisi, artışa geçen Covid-19 vakaları ile “Sıfır Covid” politikasının gereği olarak, gündeme gelen bölgesel kapanmalar ve gayrimenkul sektöründe yaşanan finansal güçlükler nedeniyle 2022 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,6 küçülmüştür. Hâlihazırda küresel emtia fiyat artışları, salgınla mücadele politikası ve ABD ile gerilimli dış politika ve ticaret ilişkileri gölgesinde ekonomik ivmesini kaybetme riskiyle karşı karşıya olan Çin, büyümeyi tekrar rotasına yönlendirme ve ılımlı para politikasını olabildiğince sürdürme eğilimi göstermektedir. Bu kapsamda, Çin ekonomisinin yerel ve küresel olumsuz koşullara rağmen 2022 yılında yüzde 3,2, 2023 yılında ise yüzde 4,4 oranında bi öngörülmektedir.

TABLO I: 1- Dünya Ekonomisinde Temel Göstergeler

2021 2022(1) — 2023(1) 2022(2) 2023(2)

Büyüme (Yüzde Değişim) Dünya 6,0 32 27 -0 -08 Gelişmiş Ekonomiler 5,2 2A YA 209 13 ABD 57 16 10 21 13 Japonya 17 17 16 -07 -07 Avro Bölgesi 5,2 31 05 03 -18 Almanya 26 1,5 -03 -06 3,0 Yükselen Piyasalar ve Gelişmekte Olan Ekonomiler 6,6 37 3,7 -4 -07 Yükselen ve Gelişmekte Olan Avrupa 6,8 00 06 29 -07 Rusya 47 A -23 5A 9,0 Gelişmekte Olan Asya 72 4A 49 10 D Çin 81 32 4A -12 -07 Hindistan 8.7 6.8 61 <A -08 Latin Amerika ve Karayipler 6,9 35 17 10 -08 Brezilya 46 28 10 2,0 -0,4 Sahra Altı Aftika 47 36 S -02 -03 Dünya Ticaret Hacmi (Yüzde Değişim) 1041 43 25 -07 18 Mal ve Hizmet İthalatı

Gelişmiş Ekonomiler 9,5 6,0 20 01 -25

Yükselen Piyasalar ve Gelişmekte Olan Ekonomiler 118 2A 30 -15 18 Tüketici Fiyatları (Yillik Ortalama, Yüzde Değişim)

Gelişmiş Ekonomiler <i K 44 İ 1,9 ABD 47 81 e - - Avro Bölgesi 26 83 D - -

Yükselen Piyasalar ve Gelişmekte Olan Ekonomiler 5,9 99 Bi T 16

İşsizlik Oranı (Yüzde)

Gelişmiş Ekonomiler 5,6 45 5,0 - - ABD 54 37 46 - - Avro Bölgesi 717 68 70 - -

Yapısal Genel Devlet Bütçe Dengesi / GSYH (Yüzde) ABD -95 40 -53 Avro Bölgesi -38 35 -29 Genel Devlet Brüt Borç Stoku / GSYH (Yüzde) ABD 1281 — 1221 — 122,9 - - Avro Bölgesi 953 93,0 913 - - Ortalama Petrol Fiyatları (ABD Dolan/Varil) 694 98,2 85,6 - - Kaynak: IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu Ekim 2022, (1) Tahmin

(2) JMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu Nisan 2022 Güncellemesinden Farklar

Kapsamlı bilanço genişletme programı uygulayan Fed'in bilançosu Nisan 2021'de yaklaşık 8,9 trilyon ABD dolarına yükselerek zirveye tırmandıktan sonra, Fed bir taraftan varlık alımlarını azaltırken diğer taraftan dirençli hale gelen enflasyonla mücadele etmek amacıyla Mart 2022'den itibaren toplamda 300 baz puan faiz artırmıştır. ABD ekonomisinde çekirdek enflasyonunun katı bir görünüm arz etmesi ve diğer öncü göstergeler yüksek faiz

--- Sayfa 5 (OCR) --- artışlarının devam edebileceği beklentilerini desteklemektedir. Fed'in özellikle işgücü piyasasındaki gelişmeleri ve yeni gelecek sık frekanslı verileri izleyerek, 2023 yılında faiz artışlarına devam etmesi muhtemeldir.

2022 yılı itbarıyla küresel ekonomilerde işgücü piyasaları talep ve arz yönlü olarak bir süredir iyileşen görünümünü korumuştur. Bu çerçevede, 2022 yılında işsizlik oranının gelişmiş ekonomilerde yüzde 4,5, ABD'de yüzde 3,7, Avro alanında yüzde 6,8, Almanya'da yüzde 2,9, İspanya'da yüzde 12,7, Japonya'da yüzde 2,6 ve Birleşik Krallık'ta yüzde 3,8 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Yükselen ve gelişmekte olan ülkeler açısından bakıldığında ise işsizlik oranının, Çin'de yüzde 4,2, Brezilya'da yüzde 9,8 ve Güney Afrika'da ise yüzde 34,6 olması öngörülmektedir.

Küresel enflasyon, finansal koşulların talebi sınırlama etkisine rağmen, Rusya- Ukrayna savaşının da etkisiyle 2022 yılında oluşan arz kısıtları ve yüksek enerji maliyetleri nedeniyle dirençli görünümünü korumaktadır. Bununla birlikte, küresel durgunluk belirtilerinin artmasıyla yılın son çeyreği itibarıyla endüstriyel metal fiyatlarında geri çekilmeler yaşanmaktadır. Bu çerçevede, son IMF tahminlerine göre, gelişmiş ekonomilerde ortalama tüketici enflasyonunun, 2021 yılında yüzde 3,1 oranındaki seviyesinden, 2022 yılı itibarıyla yüzde 7,2'ye yükseleceği öngörülmektedir. Diğer taraftan, yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerde ise 2021 yılında yüzde 5,9 olan yıllık ortalama tüketici fiyatları artışının, 2022 yılında yüzde 9,9 düzeyinde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.

Salgınla birlikte küresel talebin tarihi bir çöküş yaşaması ve petrol ihraç eden ülkeler arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle Brent petrol fiyatları Nisan 2020'de 18 dolar/varil seviyesine gerilemiş, ancak küresel ekonomideki canlanma ile toparlanan petrol fiyatları, Rusya-Ukrayna savaşının da etkisiyle 2022 yılı Mart ayında 123 ABD dolar/varil düzeyine yükselmiştir. Küresel durgunluk fiyatlamasının ağır basmasıyla üretim kısıtlamalarına rağmen petrol fiyatları aşağı yönlü dalgalanma eğiliminde olup 95 Doları dolar/varil civarında seyretmektedir.

Muhtemel küresel durgunluğun derinleşmesi ve savaş dahil jeopolitik gerilimlerin artması, küresel ekonomiye yönelik başlıca riskler arasında yer almaktadır. Küresel ekonomide olası bir sert inişin, küresel ticareti ve büyümeyi kısıtlaması kaçınılmaz görünmektedir. Diğer taraftan Rusya-Ukrayna savaşının uzun bir süreye yayılması, dünya enerji fiyatlarının istikrarsızlaşmasına yol açmaktadır. Özellikle enerji ithalatçısı sanayileşmiş ülkelerde muhtemel üretim aksaklıkları küresel büyümeyi ayrıca tehdit etmektedir. Diğer jeopolitik sorunlar, ticaret savaşları ve olası yeni yaptırımlar ilave risk faktörleri olarak varlığını korumaktadır.

Sıkılaşan finansal koşullar, küresel sermaye piyasalarında oynaklıklar, enerji ve diğer emtia fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmaya devam etmesi ile jeopolitik gerilimler, ekonomi üzerinde belirli düzeyde baskı unsurlarıdır. Bununla birlikte, uluslararası düzeyde yürütülen diplomatik çabalar, uzlaşı arayışları ve bölgesel ticaret işbirlikleri, Türkiye'nin istikrar kazanan makro politikaları ve dinamik üretim yapısıyla birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu olumsuzlukları asgari düzeyde tutacak fırsatlar olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, salgının uzun dönemli yansımaları ve Rusya-Ukrayna savaşı çok kutuplu bir ekonomik düzene yol açmakta ve dünya üretim merkezlerinin farklı coğrafyalara dağılmasına neden olmaktadır. Türkiye, coğrafi konum avantajı ve esnek üretim olanaklarıyla küresel ekonominin önemli üreticisi olma yönünde güçlü bir aday olarak ön plana çıkmaktadır.

--- Sayfa 6 (OCR) --- 2. TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER VE HEDEFLER

2020 yılının ikinci yarısından itibaren toparlanan Türkiye ekonomisi, 2021 yılının ilk çeyreğinden itibaren aşılamanın ülke genelinde hızla yaygınlaşmasıyla kısıtlayıcı önlemlerin hafifletilmesi ve kademeli normalleşme adımlarının etkisiyle 2021 yılı genelinde yüzde 11,4 oranıyla son elli yılım en yüksek büyüme hızına ulaşarak Küresel Finansal Kriz sonrası kesintisiz büyüme sürecini sürdürmüştür. Covid-19 salgınının olumsuz etkilerinden ekonomiyi korumak amacıyla salgının başlangıcı olan Mart 2020'den itibaren hanehalkı ve firmalara verilen destekler 2021 yılının ilk yarısı boyunca da devam etmiştir. Kısa çalışma ödeneği, işten çıkarma yasağı, nakdi ücret desteği, bazı sektörlerde uygulanan vergi indirimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu prim ödemelerinin ertelenmesi ve işletmelere ve KOBİ'lere yönelik hibe destekleri gibi uygulamalar sayesinde yurt içi talep kapanma önlemlerine rağmen güçlü görünümünü korumuştur. Diğer taraftan, artan dış talep sayesinde imalat sanayi sektöründeki canlılık sürmüş ve Türkiye ekonomisi 2021 yılının ilk yarısında sanayi sektörü öncülüğünde büyümüştür. Yılın kalanında ise kontrollü normalleşme dönemine geçilmesiyle birlikte artan sosyal hareketlilik hizmetler sektörünün de güçlü büyüme ivmesini sürdürmesini sağlamıştır. 2021 yılı üçüncü çeyreği sonunda öne çekilen talebin etkisiyle iktisadi faaliyet yılın son çeyreğinde güçlü seyretmiştir. Artan iç talep hem sanayi hem de hizmetler sektörü büyümesini desteklemiştir. Ticaret, ulaştırma ve konaklama faaliyetleriyle mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri, yılın ikinci yarısında, GSYH büyümesine yüksek katkı veren sektörler olarak öne çıkmıştır. Bu dönemde bitkisel üretimdeki zayıf görünüm tarım sektörü büyüme performansını olumsuz etkilemiştir.

2021 yılının tamamında kaydedilen yüzde 11,4 oranındaki büyümeye 9,1 puan katkı veren özel tüketim harcamalarındaki artış öncülüğünde, toplam tüketim harcamaları yüzde 12,8 oranında artmıştır. Bu dönemde toplam sabit sermaye yatırımları yüzde 7,4 oranında artarken net mal ve hizmet ihracatı büyümeye 4,8 puan katkı yapmıştır. Net mal ve hizmet ihracatının büyümeye yaptığı bu önemli katkının 5,3 puanı mal ve hizmet ihracatındaki artıştan kaynaklanırken, mal ve hizmet ithalatındaki artışın 0,5 puan negatif katkısı olmuştur. Bu gelişmede turizm gelirlerindeki artış rol oynamıştır.

2021 yılında sanayi sektörü güçlü iç ve dış talep sayesinde yüzde 17,2 oranında büyürken, hizmetler sektörü kısıtlama önlemlerinin yılın ikinci yarısında kaldırılması sonucunda yüzde 12,9 oranında büyüme kaydetmiştir. Tarım sektörü ise diğer sektörlerden olumsuz yönde ayrışarak yüzde 2,9 oranında daralma kaydetmiştir. Yıl genelindeki yüzde 11,4 oranındaki büyümeye sanayi sektörü ve hizmetler sektörü sırasıyla 3,4 puan ve 8 puan olumlu yönde katkı verirken, tarım sektörü 0,2 puan daraltıcı yönde etkide bulunmuştur.

2021 yılının son çeyreğinde kaydedilen güçlü büyüme ivmesi, 2022 yılının ilk çeyreğinde de sürmüştür. Şubat ayının sonlarına doğru başlayan Rusya-Ukrayna savaşı bölgesel tedarik zincirlerinde kırılmalara ve enerji maliyetlerinde ciddi artışlara yol açmıştır. Ayrıca, bu iki ülkenin önemli ölçüde tedarikçisi olduğu bazı hammaddelerin arzının tehlikeye girmesi sonucu aşırı fiyatlanması da bölgesel iktisadi faaliyet üzerinde risk oluşturan bir diğer etken olarak öne çıkmıştır. Türkiye'deki üretim birimleri için bu gelişmeler ilk etapta birer risk unsuru oluşturmasına karşın Türkiye ekonomisinin büyüme performansı üzerinde bu risklerin yarattığı olumsuzluklar sınırlı düzeyde kalmıştır. Böylelikle, ikinci çeyrekte hafif ivme kaybetmesine karşın güçlü seyreden ihracatın ve yurt içi talebin sanayi üretimini desteklemesi neticesinde Türkiye ekonomisi yılın ilk yarısında yüzde 7,5 oranında büyüme kaydetmeyi başarmıştır. Bu dönemdeki GSYH büyümesine sanayi sektörü 1,7 puan ve

--- Sayfa 7 (OCR) --- hizmetler sektörü 6,1 puan katkı vermiştir. Tarım sektörü ise büyümeye 0,1 puan daraltıcı yönde etkide bulunmuştur.

2022 yılının ilk yarısında özel tüketim harcamaları yüzde 21,9 gibi önemli oranda artarken büyümeye 13,3 puanlık rekor düzeyde katkı yapmış, kamu tüketim harcamaları ise yüzde 2,7 oranında artarken büyümeye 0,4 puan katkı sağlamıştır. Böylece yılın ilk yarısında toplam tüketim harcamaları yüzde 18,4 oranında artmış ve büyümeye 13,6 puan katkı vermiştir. Bu yükselişte hizmetler ile dayanıklı ve yarı dayanıklı tüketim mallarına yapılan harcamalarda gözlenen kuvvetli artışlar dikkat çekmiştir. Toplam sabit sermaye yatırımları yılın ilk yarısında yüzde 4,4 oranında artarken büyümeye 1,2 puan katkı yapmıştır. Bu gelişmede makine ve teçhizat yatırımları büyümeye 1,8 puan katkı verirken inşaat sektörünün katkısı yılın ilk yarısında negatif 1,0 puan olmuştur. Bu dönemde, net mal ve hizmet ihracatının büyümeye katkısı ise 2,9 puan olmuştur.

2022 yılının ikinci yarısında ise ekonomik aktivitenin, küresel durgunluk endişeleriyle beraber ivme kaybetmesi, yılın ilk yarısı boyunca canlılığını sürdürerek büyüme performansına oldukça önemli katkıda bulunan iç talebin de kademeli olarak hız kesmesi beklenmektedir. Diğer taraftan, turizm sektöründeki güçlü seyrin ekonomik faaliyetlerdeki olumlu görünümü koruyarak büyümeyi desteklemesi değerlendirilmektedir. Türkiye ekonomisinin 2022 yılında yüzde 5 oranında, dengeli bir iç ve dış talep kompozisyonuyla büyüyeceği tahmin edilmektedir.

Salgın sonrasında ekonomik aktivitedeki canlanmayla birlikte küresel ticaret hacminde artış gözlenmiştir. Bu kapsamda dış talepteki canlanmaya bağlı olarak, ihracat 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 32,8 artarak 225,2 milyar ABD doları seviyesine yükselmiştir. İthalat tarafında ise yüzde 23,6 ile ihracata oranla daha düşük seviyede bir artış gerçekleşmiş olup bu artışın tamamı ithalat birim değerindeki yükselişten kaynaklanmıştır. 2021 yılı dış ticaret açığı böylece 46,2 milyar ABD doları seviyesine gerilemiştir. Dış ticaret açığındaki azalışın yanı sıra salgın sonrasında artan uluslararası seyahat hareketliliğiyle birlikte artışa geçen turizm gelirlerinin olumlu etkisiyle cari işlemler açığı 13,9 milyar ABD dolara, cari işlemler dengesinin GSYH'ye oranı ise yüzde 1,7 seviyesine gerilemiştir.

2022 yılında jeopolitik gerilimler ve küresel düzeyde parasal sıkılaştırıcı politika uygulamaları sonrasında küresel ekonomik aktivite ve küresel ticaret zayıflamıştır. Özellikle yılın ikinci yarısı itibarıyla ana ihracat pazarlarındaki ekonomik göstergelerde oluşan olumsuz görünüm ihracatta ivme kaybı yaşandığını göstermektedir. İhracat, 2022 yılının Ocak-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 18,2 oranında artarak 165,6 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönem için ithalatta daha yüksek seviyelerde artış gözlenmiştir. İthalattaki hızlı artışın ana nedeni küresel ölçekte enerji emtiaları başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki artış eğiliminin hızlanarak ithalat fiyatlarına yansıması olmuştur. 2022 yılının Ocak-Ağustos döneminde ithalat, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 40,7 oranında artarak 239 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Bu dönemde, uluslararası turizm faaliyetleri geçtiğimiz yılki yükseliş eğilimini sürdürmüştür. Ocak-Ağustos döneminde seyahat gelirleri yüzde 97,6 oranında artarak 22,0 milyar ABD dolarına yükselmiştir.

Yılın kalan aylarında ihracat artış hızının yavaşlaması beklenmektedir. Bununla birlikte, ithalat tarafında ise başta enerji olmak üzere emtia fiyatlarındaki gelişmeler belirleyici olacaktır. Bu kapsamda, enerji ithalatı kaynaklı riskler bulunmakla birlikte, ihracatın ve ithalatın sırasıyla 255 milyar ABD doları ve 360 milyar ABD doları seviyelerinde

--- Sayfa 8 (OCR) --- gerçekleşeceği öngörüsüyle 2022 yılı dış ticaret açığının bir önceki yıla göre artarak 105 milyar ABD doları seviyesine yükseleceği tahmin edilmektedir. Cari işlemler dengesinin ise, seyahat gelirlerindeki artışa rağmen dış ticaret açığındaki sert yükselişe bağlı olarak 2022 yılı sonunda 47,3 milyar ABD doları seviyesine çıkması ve GSYH'ye oranının yüzde 5,9 olması beklenmektedir.

2021 yılında bir önceki yıla göre, toplam istihdam salgın sonrası güçlü toparlanmanın etkisiyle 2 milyon 102 bin kişi, tarım dışı istihdam ise 1 milyon 891 bin kişi artmıştır. Benzer şekilde, işgücüne katılma oranı yıllık bazda 2,3 puan artmış, işsizlik oranı ise 1,1 puan azalarak yüzde 12'ye gerilemiştir. Aynı yılda genç nüfusta işsizlik oranı ise yüzde 22,6 olarak gerçekleşmiştir.

2022 yılı Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre istihdam edilenlerin sayısı İ milyon 863 bin kişi artarak 31 milyon 344 bin kişi, istihdam oranı ise 2,2 puan artış ile yüzde 48,4 olmuştur. Aynı ayda işsizlik oranı 2,2 puan azalış ile yüzde 9,8 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2022 yılı genel işsizlik oranının yüzde 10,8 olması beklenmektedir.

Toplam yurt içi tasarrufların GSYH'ye oranı 2021 yılında kamu ve özel tasarrufların her ikisinde de kaydedilen 1,8'er puanlık artış kaynaklı olarak yüzde 30,3'e yükselmiştir. 2022 yılında ise toplam yurt içi tasarruf oranının, bir önceki yıla göre 0,4 puan artarak yüzde 30,7 olacağı tahmin edilmektedir. Bu gelişmede, 2021 yılına göre GSYH'ye oran olarak özel tasarruflarda öngörülen artışların belirleyici olması öngörülmektedir.

2021 yılında salgın sonrasında ekonomiyi canlandırmaya yönelik uygulanan genişleyici para ve maliye politikaları, emtia fiyatlarındaki hızlı artışlar, tedarik zincirlerindeki aksamalar, taşımacılık maliyetlerinin artması ve kuraklık gibi gelişmeler küresel düzeyde enflasyonist bir baskı oluşturmuştur. Bu doğrultuda 2021 yılının ilk dokuz aylık döneminde sınırlı oranda artan yıllık TÜFE, son çeyrekte başta kur gelişmeleri ve fiyat oluşumlarındaki bozulmalar nedeniyle ivmelenmiş ve 2021 yılı sonunda yüzde 36,1 olarak gerçekleşmiştir.

2022 yılında ise kur gelişmelerinin birikimli etkilerinin sürmesi, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle artan enerji ve gıda fiyatları ile enflasyon beklentilerindeki bozulmayla güçlenen atalet etkisi TÜFE yıllık artışını hızlandırmıştır. Bu doğrultuda, enflasyon oranı Eylül 2022 itibarıyla yüzde 83,5'e yükselmiştir.

Yılın geri kalanında, TÜFE yıllık artış hızının baz etkisinin yanı sıra kur gelişmelerinin birikimli etkisindeki gerileme ve gıda fiyatlarında beklenen düzeltme etkisiyle yıl sonunda yüzde 65 oranında gerçekleşmesi beklenmektedir.

2.1. BÜYÜME VE İSTİHDAM

2.1.1. GSYH ve Sektörel Büyüme Hızları

a) Mevcut Durum

2021 yılının ilk çeyreğinde yıllık yüzde 7,5 oranında büyüyen Türkiye ekonomisi, ikinci çeyrekte canlı dış talebin yanında güçlü baz etkisi sayesinde sanayi sektörü öncülüğünde yüzde 22,2 oranında büyümüştür. Yılın ikinci yarısından itibaren aşılama oranındaki artışlara bağlı olarak kısıtlamaların kaldırılması ve kademeli normalleşme adımlarının atılmaya

başlanması ekonomik aktivitenin hız kazanmasını sağlamış ve yıl genelinde GSYH artış hızı yüzde 11,4 olarak gerçekleşmiştir. Böylece küresel kriz nedeniyle 2009 yılında yaşanan

--- Sayfa 9 (OCR) --- daralma sonrasında Türkiye ekonomisi kesintisiz büyüme sürecini sürdürmüş ve son elli yılın en yüksek büyüme hızına ulaşmıştır. Bu dönemde katma değer, hizmetler sektöründe (inşaat dâhil) yüzde 12,9 oranında, sanayi sektöründe yüzde 17,2 oranında artmıştır. İmalat sanayiinin katma değeri yüzde 18,5 oranında artarken, hizmetler sektöründe kaydedilen artışta; ticaret, ulaştırma ve konaklama faaliyetleri, bilgi ve iletişim faaliyetleriyle mesleki, idari ve destek hizmetleri faaliyetlerinin katma değerlerindeki yüksek oranlı artışlar etkili olmuştur. Tarım sektörü ise yüzde 2,9 oranında küçülerek büyümeyi sınırlandırıcı etkide bulunmuştur.

TABLO I: 2- Katma Değer Artış Hızları ve Sektörlerin GSYH İçindeki Payları

2021 2022 Yıllık ıi M VII N 2020 — 2021 20>>(1) —2023(2)

(Zincirlenmiş Hacim, Yüzde Değişme) 1i —06 —8 —26| A —8 57 25 39 4,0 anayi A O 32 Li SA SA Hizmetler (3) 650 214 152 119 95 97 03 129 SA 49 GSYH 15 22 78 96| 75 76 19 ILA 50 5.0

(Cari Fiyatlarla, Yüzde Pay) (4)

Tarım 26 M 6 &| 3 4 67 55 5$ 5A Sanayi 256 — 264 242 276 291 267 228 26,0 275 272 Hizmetler 606 — SSjL S6ll 56.7| 574 56i 59,5 578 56,5 l

Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı (5BB), TÜİK (1) Gerçekleşme Tahmini (2) Program (3) SBB hesaplaması olup inşaat sektörü dâhildir. (4) Vergi-sübvansiyon kalemine tabloda yer verilmemiştir.

2022 yılının ilk yarısında GSYH'de yüzde 7,5 oranında büyüme kaydedilmiştir. Bu dönemde katma değer tarım sektöründe yüzde 2,4 oranında azalırken, sanayi ve hizmetler (inşaat dâhil) sektörlerinde ise sırasıyla yüzde 8 ve yüzde 9,6 oranlarında artmıştır.

2022 yılının ikinci yarısına ilişkin reel sektörde bazı öncü göstergeler ekonomik büyümenin üçüncü çeyrekte bir miktar ivme kaybetmekle beraber sürdüğüne işaret etmektedir. Yılın ilk yarısında sanayi üretimi güçlü iç ve dış talebin desteğiyle yüzde 10,5 oranında artarken, Temmuz ayında sanayi üretim endeksi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,2 oranında artarak ivme kaybetmiştir. Ağustos ayında ise endeks yıllık yüzde 4,1 oranında artış kaydederek piyasa beklentilerinin hafif üstünde gerçekleşmiştir. Kapasite kullanım oranlarında ise Ağustos ve Eylül aylarında geçen senenin aynı dönemlerine göre düşüş gözlenirken; Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) üçüncü çeyrek ortalamalarının da eşik değerin altında gerçekleşmesi imalat sektörünün faaliyetlerinde yavaşlama sinyali vermektedir. Bu nedenle, yılın üçüncü çeyreğinde GSYH'nin büyüme ivmesinin yavaşlaması beklenmektedir. Ekonomik aktivite ivme kaybetmekle beraber büyüme eğiliminin dördüncü çeyrekte devam edeceği öngörüsüyle GSYH artışının 2022 yılının tamamında yüzde 5 oranında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Bu dönemde üretim sektörleri itibarıyla katma değer artış hızlarının tarım sektöründe yüzde 3,9, sanayi sektöründe yüzde 5,4 ve hizmetler sektöründe (inşaat dâhil) yüzde 6,1 oranlarında olması beklenmektedir.

b) Hedefler

2023 yılında, Orta Vadeli Program kapsamında öngörülen iç ve dış talep arasında dengeli görünümün sürdürülmesinin yanı sıra, büyüme potansiyelinin istikrarlı ve sağlıklı bir biçimde artırılarak güçlü, kapsayıcı ve istihdamı destekleyen büyümenin sağlanması

--- Sayfa 10 (OCR) --- amacıyla para, maliye ve gelirler politikalarının tam koordinasyon içerisinde yürütülmesi hedeflenmektedir. Büyümenin kaliteli, kapsayıcı ve sürdürülebilir. olması için makroekonomik dengeleri gözeten uygulamalara devam edilecektir. Tasarrufların büyümenin finansmanı amacıyla kullanılmasında etkinlik, denge ve rekabetçilik ilkeleri gözetilerek nitelikli büyüme kompozisyonunun sürdürülmesi ve makrofinansal risklerin en aza indirilmesi sağlanacaktır.

2023 yılında ekonomik faaliyetler üzerinde salgının olumsuz etkilerinin geride bırakılmasıyla, ihracat odaklı büyüme stratejisinin verimli ve rekabetçi bir şekilde sürdürülmesi beklenmektedir.

İç ve dış talebin dengelendiği büyüme kompozisyonunun sürdürülmesiyle istihdamın ve özel kesim yatırımlarının artması sağlanacaktır. Bu gelişmelerle birlikte, 2023 yılında, sanayi sektörü GSYH'nin üzerinde artarak ekonomik büyümeye önemli katkı verecektir. Ayrıca, ekonomik ve sosyal aktivitenin canlılığını sürdürmesiyle turizm sektörünün katkısıyla hizmetler sektörü büyümeye destek olmaya devam edecektir. Bu dönemde tarım sektörünün ise GSYH büyümesine uzun dönem ortalaması civarında katkı vermesi beklenmektedir.

GRAFİK I: 1- Sektörel Büyüme Hızları (Zincirlenmiş Hacim, Yüzde Değişme)

2020 2021 2022(1) 2023(2)

(D O ezzaTamım munuSanayı EzEEEEHizmetler —— * GSYH |

Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, TÜİK. (1) Gerçekleşime Tahmini (2) Program

--- Sayfa 11 (OCR) --- TABLO I: 3- Temel Ekonomik Büyüklükler 2015 5016 2017 zöLE 2015 2010 zöz1 z 230 BÜYÜME VE İSTİHDAM (Yüzde Değişme) Toplam Tüketim (3) EBİ 48 58 17 19 3A 128 99 38 Kamu 52 10,5 19 64 18 03 15 3,0 36 Özel 50 40 64 08 20 36 145 10,8 38 Toplam Sabit Sermaye Yatırımı (3) 93 22 83 -02 -125 7a T4 36 42 Kamu 94 30 82 -01 -279 228 26 27 10 Özel 93 Za 53 -03 -10,0 8.7 79 37 45 Toplam Sabit Sermaye Yatımı / GSVH (Yüzde) 296 29,1 299 297 25,9 274 281 322 327 |— Toplam Yurt içi Tasarruf / GSYH (Yüzde) 25,2 250 26,0 277 26,0 267 303 307 316 Net Mal ve Hizmet İhracatı (4) 06 A 92 36 22 5,0 48 24 08 Toplam Mal ve Hizmet İhracatı (3) Bi “17 124 88 42 <4 249 133 d Toplam Mal ve Hizmet İthalatı (3) 07 30 106 -62 -5,0 67 24 41 53 GSYH (3) 61 ü 75 30 0,8 19 114 50 50 GSYH (Milyon TL, Cari Fiyatlarla) 2350941 2626 560 3133704 3758 774 4311733 5048 220 7246789 — 13420497 — 18654263 GSYH (Milyar ABD doları, Cari Fiyatlarla) B67 870 860 779 761 720 816 808 867 Kişi Başı Mili Gelir (GSYH, ABD Dolan) 11 085 10964 10696 9793 9195 8600 9592 9485 10071 Kişi Başı Milli Gelir (SAGP, GSYH, ABD Doları) (5) 25856 26696 28193 28281 27106 27554 30967 34768 38099 Nüfus (Yıl Ortası, Bin Kişi) (6) 78218 79278 80313 81407 82579 83 385 84 147 85 142 86128 İşgücüne Katılma Oranı (Yüzde) 513 52,0 528 53,2 53,0 491 SL4 SBA 536 İstihdam Düzeyi (Bin Kişi) 26 621 27205 28189 28738 28080 26695 28 797 30655 31520 İşsizlik Oranı (Yüzde) 103 10,9 10,9 1L0 13.7 3A 120 10,8 104 DIŞ TİCARET (Milyar ABD Doları) İnracat (GTS) 1510 149,2 164,5 1772 180,8 169,6 225,2 255,0 2650 İthalat (GTS) 2136 202,2 2387 2312 2103 2195 zm4 360,0 345,0 Dış Ticaret Dengesi (6TS) 626 -52,9 742 -540 -29,5 -499 -4622 -105,0 -800 | Ceriİşlemler Dengesi -273 -270 -40,9 İ 53 358 -13,9 —73 -22,0 Cari İşlemler Dengesi / GSYH (Yüzde) -32 EYİ —8 <27 07 et -7 -s.s -28 KAMU FİNANSMANI (GSYH'ye Oran, Yüzde) eu aet 340 344 328 32,9 332 324 30,9 29,5 30,8 Genel Devlet Harcamaları 341 358 346 353 362 364 335 328 343 | — Genel Devlet Borçlanma Gereği Ka 14 18 24 3,0 3,9 26 3.2 35 | — Genel Devlet Faiz Harcamaları 23 20 19 21 25 28 26 25 34 Program Tanımlı Genel Devlet Dengesi 17 03 KT -a -07 12 04 27 DA Kamu Kesimi Borçlanma Gereği 90 YA 18 24 32 39 25 SAa 40 | — Program Tanımlı Kamu Kesimi Dengesi 06 X.7 10 A 37 32 A 5a 22 AB Tanımlı Genel Devlet Nominal Borç Stoku 273 279 279 3041 326 39/7 418 36,7 35,2 FİYATLAR (Yüzde Değişme) (7) GSYH Deflatörü 78 SA 1L0 16,5 138 149 290 76,5 323 TÜFE Vi Sonu 88 85 119 203 118 146 361 65,0 240

Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, TÜİK

(1) Gerçekleşme Tahmini (2) Program (3) Zincirleme hacim yüzde değişim, kamu ve özel sektörler Sirateji ve Bütçe Başkanlığı verileridir. (4) Büyümeye katkı olarak verilmektedir. (5) DECD verileridir. (6) SBB hesaplamalarıdır.

(7) 2022-2023 verileri Program tahminleridir.

--- Sayfa 12 (OCR) --- TABLO I: 4- Fert Başına GSYH

(Cari Fiyatlarla) Satın Alma SAGP'ye Yıl Ortası ——— tBaşına Gücü Paritesi Göre Fert Nüfusu (1) GSYH (1) TL ABD Doları (SAGP) Başına GSYH Yıllar (Bin Kişi) (Milyon TL) () () (ABD Doları/TL) (2) (ABD Doları) (3) 1998 62464 ZL 945 1152 4445 0413 8 937 1999 63 364 107 374 1695 4010 0,20 8 625 2000 64 269 171 494 2668 4249 0,28 9479 2001 65 166 247266 3794 3108 D 9146 2002 66003 362 110 5486 3608 059 9279 2003 66795 anın 7069 4739 074 9 588 2004 67 599 582 853 8 622 6021 0,79 10875 2005 68 435 680 276 9940 7376 083 FEKOTİ 2006 69 295 795 757 11484 7971 0,84 13623 2007 70158 887 714 12653 9735 0,85 14845 2008 71052 1002 756 14113 11018 0,88 16 038 2009 72039 1006 372 13970 9044 0,80 15454 2010 73142 1167664 15964 10629 9,92 17360 2011 74224 1404 928 18 928 11289 097 19 591 2012 75176 1581479 21 037 11675 102 20627 2013 76148 1823 427 23946 12582 107 22373 2014 77182 2054 898 26 624 12178 110 24 105 2015 78218 2350941 30056 11085 116 25856 2016 79278 2626 560 33 131 10964 124 26696 2017 80313 3133704 39 019 10696 138 28193 2018 81 407 3758774 46173 9793 163 28 281 2019 82579 4311733 52213 9195 193 27106 2020 83 385 5 048 220 60541 8600 2,20 27554 2021 84147 7248 789 86144 9592 2,78 30967 2022 (4) 85142 13429497 157 731 94685 4,54 34 768 2023 (5) 86 128 18654263 216 588 10071 5(68 38 099

Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, TÜİK, DECD (4) 1998-2021 TÜİK, 2022-2023 Strateji ve Bütçe Başkanlığı verileridir. (2) DECD tarafından GSYH için hesaplanan satın alma gücü paritesidir. Tabloda OECD tarafından 9 haneli olarak verilen katsayı 2 haneli olarak gösterilmiştir. Söz konusu katsayılar OECD tarafından geriye dönük olarak her yıl revize edilmektedir. 2022-2023 Strateji ve Bütçe Başkanlığı rakamlarıdır. (3) SAGP hesaplamasında OECD'nin 9 haneli katsayı kullanılması nedeniyle tabloda verilen SAGP katsayısı kullanılarak SAGP'ye göre fert başına milli gelire net olarak ulaşılamaz. (4) Gerçekleşme Tahmini (5) Program

--- Sayfa 13 (OCR) --- 2.1.2. İstihdam a) Mevcut Durum

2021 yılında toparlanan iktisadi faaliyetin etkisiyle istihdam, 2020 yılına göre 2.102 bin kişi artarak 28.797 bin kişi olurken, işgücüne katılma oranı 2,3 puan artarak yüzde 51,4 olarak gerçekleşmiştir. Bu çerçevede, işsizlik oranı 1,1 puan azalışla yüzde 12,0 seviyesine

gerilemiştir.

TABLO 1: 5- Yıllar İtibarıyla Yurt İçi İşgücü Piyasasında Gelişmeler

(154 Yaş, Bin Kişi)

2016 — 2017 2018 — 2019 — 2020 — 2021

Çalışma Çağındaki Nüfus 58720 — 59894 — 60654 — 61469 — 62579 — 63704 İşgücü 30535 — 31643 — 32274 — 32549 — 30735 32716 İstihdam 27205 28189 28738 28080 26695 28797 Tarım 5305 — 5464 — 5297 — 5097 — 4737 — 4948 Sanayi 52906 — 5383 — 5674 — 5561 — 5482 — 6143 Hizmetler (1) 16604 — 17342 — 17766 — 17422 — 16476 — 17705 İnşaat 1987 — 2095 1992 — 1550 1546 — 1777 Tarım Dışı İstihdam 21900 — 22725 — 23441 — 22983 — 21598 — 23849 İşsiz 3330 3454 3537 4469 4040 3919 İşgücüne Katılma Oranı (Yüzde) 52,0 52,8 53,2 53,0 4941 514 İstihdam Oranı (Yüzde) 46,3 4741 47 A 45,7 42,7 45,2 İşsizlik Oranı (Yüzde) 10,9 10,9 11,0 13,7 1341 12,0 Genç Nüfusta İşsizlik Oranı (Yüzde) 19,6 20,8 203 254 249 we

Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Anketi Sonuçları (1) İnşaat dâhildir.

2021 yılında toparlanmanın etkisiyle bir önceki yıla göre tarım, sanayi ve hizmetler (inşaat dâhil) sektörleri istihdamı sırasıyla yüzde 4,5, yüzde 12,1 ve yüzde 7,5 oranlarında artmıştır. Toplam istihdam içerisinde tarım, sanayi ve hizmetler sektörlerinin payları sırasıyla yüzde 17,2, yüzde 21,3 ve yüzde 61,5 olmuştur.

TABLO I: 6- İstihdam Edilenlerin İşteki Çalışma Durumuna Göre Dağılımı

(Yüzde) 2016 — 2017 2018 — 2019 — 2020 — 2021 Ücretli veya Yevmiyeli 676 — 673 680 — 684 — 70,0 — 69,9 Kendi Hesabına Çalışan 167 — A7i zi 168 160 1641 İşveren 46 45 45 45 44 46 Ücretsiz Aile İşçisi 112 — a — 105 10,3 9,5 94 Toplam 100 100 100 100 100 100

Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Anketi Sonuçları

2021 yılında bir önceki yıla göre toplam istihdam içerisinde ücretli veya yevmiyeli ve ücretsiz aile işçisi olarak çalışanların payları azalırken kendi hesabına çalışanların ve

işverenlerin payları artmıştır.

--- Sayfa 14 (OCR) --- TABLO I: 7- Yurt İçi İşgücü Piyasasındaki Gelişmeler (154 Yaş, Bin Kişi)

| 2021 (1) 2022 (1) | Çalışma Çağındaki Nüfus 63 580 64 560 | İşgücü 32243 34 234 | İstihdam 28448 30765 ( Tanm 5060 4984 | Sanayi 6077 6764 Hizmetler 15 535 17185 İnşaat 1776 1833

| İşsiz 3795 3468 İşgücüne Katılma Oranı (Yüzde) 50,7 53,0

| İstihdam Oranı (Yüzde) 447 477 | İşsizlik Oranı (Yüzde) 11,8 1041 | Genç Nüfusta İşsizlik Oranı (Yüzde) 22,5 19,0

Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Anketi Sonuçları (1) İkinci çeyrek itibarıyladır.

2022 yılının ikinci çeyreğinde önceki yılın aynı çeyreğine göre istihdam 2.317 bin kişi artmıştır. İşsizlik oranı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre 1,7 puan azalarak yüzde 10,1 olarak gerçekleşmiştir.

Genç nüfusta işsizlik oranı 3,5 puan azalışla yüzde 19'a düşmüştür. Söz konusu çeyrekte istihdam, 2021 yılının aynı çeyreğine göre; tarımda 76 bin kişi azalırken tarım dışı sektörlerde ise 2.393 bin kişi artmıştır. Söz konusu artışlar, sanayi sektörü istihdamında 687 bin kişi, hizmetler (inşaat dâhil) sektörü istihdamında ise 1.707 bin kişi olarak gerçekleşmiştir.

2022 yılı Ağustos ayında mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam bir önceki aya göre 366 bin kişi artarak 31.014 bin kişi olurken istihdam oranı 0,5 puan artarak yüzde 47,9 olmuştur. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 9,6, işgücüne katılma oranı ise yüzde 53 olarak gerçekleşmiştir.

2022 yılında, istihdamın bir önceki yıla göre 1.858 bin kişi artması, işgücüne katılma oranının ise yüzde 53,1 olması beklenmektedir. Bu çerçevede işsizlik oranının yüzde 12'den yüzde 10,8'e düşmesi tahmin edilmektedir.

TABLO I: 8- Temel İşgücü Piyasası Göstergeleri (154 Yaş, Bin Kişi

2022 (1) 2023 (2) Çalışma Çağı Nüfus 64 637 65 562 İşgücü 34 351 35 169 İstihdam 30655 31 520 Tarım Dışı İstihdam 25 783 26 568 Tarım İstihdamı 4872 4952 İşsiz 3695 3649 İşgücüne Katılma Oranı (Yüzde) 53,1 53,6 İstihdam Oranı (Yüzde) 474 48,1 İşsizlik Oranı (Yüzde) 10,8 10,4

Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı (1) Gerçekleşme Tahmini (2) Program

--- Sayfa 15 (OCR) --- b) Hedefler

2023 yılında, ekonomik aktivitedeki güçlü seyrin devam etmesi ve ima ettiği yüksek büyüme oranları çerçevesinde istihdamın bir önceki yıla göre 865 bin kişi artacağı öngörülmektedir. İşgücüne katılma oranının da 0,5 puan artarak 2023 yılında yüzde 53,6'ya ulaşması beklenmektedir. Yıl genelinde güçlü istihdam artışının işgücüne katılım ve nüfus artışı etkilerine baskın gelmesi sonucunda işsizlik oranının yüzde 10,4 düzeyine gerileyeceği tahmin edilmektedir.

GRAFİK I: 2- İşsizlik Oranındaki Değişime Katkılar (Yüzde Puan)

2018 2019 2020 2021 2022(1) 2023(2) Katılım Etkisi TEFFA Çalışma Çağı Nüfus Etkisi Brsmamam İstihdam Etkisi - -> — İşsizlik Oranı Değişimi (Puan)

Kaynak: SBB, TÜİK. (1) Gerçekleşme Tahmini (2) Program

2.1.3., Ekonominin Genel Dengesi a) Mevcut Durum

2021 yılında ekonomide toplam talebin önemli bir unsuru olan tüketim harcamalarındaki artışın olumlu katkısıyla GSYH yüzde 11,4 oranında büyümüştür. Bu dönemde, net mal ve hizmet ihracatının büyümeye katkısı 4,8 puan, toplam tüketimin büyümeye katkısı 9,5 puan olmuştur. Sabit sermaye yatırım harcamalarındaki artış ise büyümeye 1,9 puanlık katkıda bulunmuştur. 2021 yılında özel kesim tüketim harcamalarında kaydedilen reel artış, özel harcanabilir gelir artışının üzerinde kalırken, kamu kesimi tüketim harcamalarındaki reel artış ise kamu kesimi harcanabilir gelir değişiminin altında gerçekleşmiştir.

Zincirlenmiş hacim değerlerine göre, 2021 yılında özel tüketim harcamaları yüzde 14,5, kamu tüketim harcamaları ise yüzde 1,5 oranında artmıştır. Böylece GSYH içerisinde özel tüketimin payı bir önceki yıla göre 2,2 puan azalarak yüzde 59,2, kamu kesimi tüketim harcamalarının payı ise 1,4 puan azalarak yüzde 9,2 olmuştur.

2021 yılında, toplam sabit sermaye yatırım harcamalarındaki reel artış yüzde 7,4 oranında gerçekleşmiştir. Bu dönemde, kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının GSYH içerisindeki payı bir önceki yıla göre değişmeyerek yüzde 3,2 olurken, özel kesim sabit

--- Sayfa 16 (OCR) --- sermaye yatırım harcamalarının payı bir önceki yıla göre 0,7 puan artarak yüzde 24,9'a yükselmiştir. 2021 yılında reel mal ve hizmet ihracatı yüzde 24,9 oranında artış kaydederken reel mal ve hizmet ithalatındaki artış ise yüzde 2,4 olmuştur.

2021 yılında toplam tüketimin GSYH'ye oranı 3,5 puan azalarak yüzde 68,4 olurken, toplam yurt içi tasarrufların GSYH'ye oranı 2020 yılına göre 3,6 puan artarak yüzde 30,3'e yükselmiştir. Bu gelişmede cari fiyatlarla özel ve kamu kesimi tasarruflarda kaydedilen artış önemli rol oynarken; kamu tasarruflarının GSYH'ye oranı yüzde 0,8 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu dönemde, cari fiyatlarla özel tüketim artışının özel harcanabilir gelir artışından düşük gerçekleşmesi neticesinde özel kesim tasarruf oranı bir önceki yıla göre 1,8 puan artarak yüzde 29,5 seviyesinde gerçekleşmiştir.

2022 yılının ilk yarısında yüzde 7,5 oranında gerçekleşen büyüme hızına en önemli katkı tüketim harcamalarından gelmiştir. Yılın ilk yarısında, toplam tüketim harcamaları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 18,4 oranında artarak büyümeye 13,6 puanlık etki etmiştir. Bu dönemde toplam sabit sermaye yatırım harcamaları yüzde 4,4 artmış ve bunun ekonomik büyümeye katkısı 1,2 puan olmuştur. Bu gelişmeler sonucunda toplam nihai yurt içi talep yüzde 14,8 oranında artarak yüzde 7,5 oranındaki büyümeye 14,8 puanlık önemli seviyede katkı yapmıştır.

2022 yılının ilk yarısında mal ve hizmet ihracatı reel olarak yüzde 15,6 oranında artış gösterirken mal ve hizmet ithalatı yüzde 4 oranında artmıştır. Sonuç olarak, net mal ve hizmet ihracatının ekonomik büyümeye katkısı 2,9 puan olmuştur.

2022 yılında zincirlenmiş hacim endeksine göre özel tüketim harcamalarının yüzde 10,8, kamu tüketim harcamalarının yüzde 3 artması ve böylece toplam tüketim harcamalarının yılın tamamında yüzde 9,9 oranında artması öngörülmektedir.

Aynı dönemde, kamu sabit sermaye yatırımlarının yüzde 2,7, özel kesim sabit sermaye yatırımlarının ise yüzde 3,7 artması ve böylece toplam sabit sermaye yatırımlarının yüzde 3,6 oranında artması beklenmektedir. Büyümeye, özel kesim nihai talebi 8 puan, kamu kesimi nihai talebinin ise 0,3 puan pozitif yönde katkı yapması beklenmektedir. 2022 yılının tamamında net mal ve hizmet ihracatının büyümeyi artırıcı yönde 2,4 puan katkı yapması öngörülmektedir. Bu beklentiler doğrultusunda, GSYH'nin 2022 yılında yüzde 5 oranında artış göstereceği tahmin edilmektedir.

--- Sayfa 17 (OCR) --- GRAFİK I: 3- GSYH Büyümesine Katkılar (Yüzde Puan

70 gg 2019 2020 DA EAEEZİR — Net İhracat| — 3,6 2,2 -5,0 4,8 24 08 | ZZZ Yatırım -1,8 -2,8 4,7 -2,9 -4,8 1i GEEEEE Tüketim 1,2 14 2,3 9,5 74 3,0 —— GSYH 3,0 0,8 HLA Haa 5,0 5,0

Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı hesaplamaları (1) Gerçekleşme Tahmini (2) Program

Bu dönemde, özel harcanabilir gelirin GSYH'ye oranının 2022 yılında bir önceki yıla göre 3,0 puan artarak yüzde 91,7'ye yükselmesi, kamu harcanabilir gelirinin GSYH'ye oranın ise 2,9 puan azalarak yüzde 7,1 oranında gerçekleşmesi öngörülmektedir. 2022 yılında toplam yurt içi tasarruf oranının ise, bir önceki yıla göre 0,4 puan artarak yüzde 30,7 olacağı tahmin edilmektedir. Bu gelişmede, büyük oranda özel harcanabilir gelir artışının etkisiyle artan özel tasarrufların belirleyici olması öngörülmektedir.

b) Hedefler

2023 yılında yüzde 5,0 olması hedeflenen GSYH büyümesinin, öngörülen yurt içi talep artışının yanı sıra sabit sermaye yatırımlarının da katkısıyla dengeli bir yapıda gerçekleşmesi öngörülmektedir.

2023 yılında bir önceki yıla göre özel ve kamu kesimi tüketim harcamalarında sırasıyla yüzde 3,9 ile yüzde 3,6 oranlarında reel artış olması beklenmektedir. Bu dönemde özel kesim sabit sermaye yatırımlarının yüzde 4,5, kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının ise yüzde 1,0 oranında reel olarak artacağı tahmin edilmektedir. Böylece, toplam sabit sermaye yatırım harcamalarının reel olarak yüzde 4,2 artması öngörülmektedir.

2023 yılı GSYH büyümesine; özel tüketim harcamalarının 2,7 puan, özel kesim sabit sermaye yatırım harcamalarının ise 1,0 puan katkı yapması beklenmektedir. Bu dönemde, kamu kesimi sabit sermaye yatırım harcamalarının büyümeye katkısının 0,02 puan olması beklenmektedir. GSYH büyümesine net mal ve hizmet ihracatının katkısının ise 0,8 puan olacağı tahmin edilmektedir.

Kamu harcanabilir gelirinin GSYH'ye oranının 2023 yılında 2,1 puan artarak yüzde 9,2 oranında gerçekleşeceği öngörülmektedir. Bu dönemde, kamu tasarruflarının milli gelire oran olarak yüzde -0,4 seviyesinde, kamu yatırımlarının ise bir önceki yıla göre 0,5 puanlık düşüşle yüzde 3,4 seviyesinde olması beklenmektedir.

--- Sayfa 18 (OCR) --- 2023 yılında özel tasarrufların GSYH'ye oranının bir önceki yıla göre 0,8 puan azalarak yüzde 32,0, özel yatırım harcamalarının ise 2,1 puan azalarak yüzde 30,3 olması beklenmektedir. Bunun sonucunda özel kesim tasarruf-yatırım farkının GSYH'ye oranının yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülmektedir. 2023 yılında toplam yurt içi tasarrufların GSYH'ye oranının bu gelişmeler neticesinde yüzde 31,6, toplam tasarruf- yatırım farkının GSYH'ye oranının ise yüzde -2,2 olması beklenmektedir.

--- Sayfa 19 (OCR) --- TABLO I: 9- Ekonominin Genel Dengesi (Cari Fiyatlarla Milyon TL, GSYH İçindeki Paylar)

| ZZi 2022 (1) 2023 (2) Z0zi 2027(1) 2023 (2) | (Cari Fiyatlarla, Milyon TL) (GSYH İçindeki Paylar, Yüzde) “Toplam Tüketim 4954 679 9133407 12501 834 68,4 68,0 67,0 | Kamu 664 498 1226 165 1782 814 9,2 9 1 9,6 | Özel 4290181 7907 242 10719 020 59,2 58,9 57,5 / Toplam Yatırım 2310702 4867 572 6 294 866 31,9 36,2 33,7 Kamu 229 489 518 301 639 735 K 3,9 344 Özel 2081213 4349271 5655 131 28,7 324 30,3 | Sabit Sermaye Yatırımı 2039953 4319703 6 104 270 28 1 32,2 32,7 | Kamu 234 076 480698 643 220 32 3,6 344 | Özel 1805 877 3 839 005 5461 051 24,9 28,6 29,3 | Stok Değişmesi 270 749 547 869 190 595 3,7 41 1,0 | kamu -4 587 37603 -3484 -01 03 0,0 Özel 275 337 S10 266 194 080 38 38 1,0 |Toplam Yurt İçi Talep (Toplam Kaynaklar) 7265 381 14 000 979 18 796 699 100,2 104,3 100,8 | Net Mal ve Hizmet İhracatı -16 592 -571481 -142 436 -0,2 -4,3 -0,8 | Mal ve Hizmet İhracatı 2559041 5797419 8 070 364 35,3 43,2 433 Mal ve Hizmet İthalatı 2575633 6368 900 8212 800 35,5 A7A 44,0 | GAYRİ SAFİ YURT İÇİ HASILA (GSYH) 7248 789 13429 497 18654 263 100,0 100,0 100,0 | Net Faktör Gelirleri -105 357 -182 183 -279 740 -15 A 15 Net Dış Alem Cari Transferleri 8277 14 356 20 001 OA OA OA | GAYRİ SAFİ MİLLİ HARCANABİLİR GELİR (GSMHG) 7151709 13 261669 18 394 524 98,7 98,8 98,6 | KAMU HARCANABİLİR GELİRİ 724 627 948 778 1714973 10,0 za 9,2 | Kamu Tüketimi 664 498 1226 165 1782 814 9,2 9 1 9,6 | KamuTasarrufu 60129 -277 387 -67 841 08 21 -4 | Kamu Yatırımı 229 489 518 301 639 735 e 3,9 344 | Kamu Tasamuf-Yatınım Farkı -169 360 -795 688 -707 576 -23 5,9 -3,8 ÖZEL HARCANABİLİR GELİR 6 427082 12312891 16679551 88,7 91,7 89,4 | Özel Tüketim 4290181 7907 242 10 719 020 59,2 58,9 57,5 Özel Tasarruf 2136901 4405 649 5960 531 29,5 32,8 32,0 Özel Yatırım 2081213 4349271 5655 131 28,7 324 30,3 |— Özel Tasarmuf-Yatırım Farkı 55 687 56 379 305 401 0,8 DA 16 Toplam Yurt İçi Tasarruflar 2197030 4128 263 5 892 690 30,3 30,7 31,6

Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı

Not: Toplam tasarruf-yatırım farkıyla cari açık arasındaki fark, milli gelir hesaplamalarında ihracat ve ithalat ağırlıklı döviz kuru kullanılmasından kaynaklanmaktadır.

(1) Gerçekleşme Tahmini (2) Program

--- Sayfa 20 (OCR) --- TABLO I: 10- Ekonominin Genel Dengesi

(Zincirleni

Toplam Tüketim Kamu Özel Toplam Yatırım Kamu Özel Sabit Sermaye Yatırımı Kamu Özel Stok Değişmesi (1) Kamu Özel Toplam Yurt İçi Talep (Toplam Kaynaklar) Net Mal ve Hizmet İhracatı (1) Mal ve Hizmet İhracatı Mal ve Hizmet İthalatı GAYRİ SAFİ YURT İÇİ HASILA (GSYH) Net Faktör Gelirleri Net Diş Alem Cari Transferleri GAYRİ SAFİ MİLLİ HARCANABİLİR GELİR (GSMHG) KAMU HARCANABİLİR GELİRİ Kamu Tüketimi Kamu Tasarrufu Kamu Yatınmı Kamu Tasarruf-Yatırım Farkı ÖZEL HARCANABİLİR GELİR. Özel Tüketim Özel Tasarruf Özel Yatırım Özel Tasarruf-Yatırım Farkı

Hacim Milyon TL, Yüzde Değişme) 2021 2022 (2) 2023 (3) 2021 2022(2) 2023 (3) (20095100 Zincirlenmiş Hacim, Milyon TL) (Yüzde Değişme)

1508 013 1656 737 1720026 12,8 9,9 3,8 179 406 184 705 191308 15 3,0 3,6 1328 607 1472 033 1528 718 14,5 10,8 3,9 424 929 328 620 352643 -11,1 -22,7 7,3 48 254 54 264 50 829 1,0 12,5 63 376675 274356 301814 -124 -27,2 10,0 506 448 524 680 546 593 T4 3,6 4,2 49 270 50 589 S1 073 2,6 2,7 1,0 457 178 474 091 495 520 79 37 4,5 -81519 -196 060 -193 950 -4,9 -5,7 o,i -1016 3676 -245 0,0 0,2 O -80 503 BLLCELİ -193 706 — S Ui 1932941 1985 358 2072 669 6,5 2,7 44 76 545 124 089 141648 4,8 24 0,8 480 729 544 666 584 427 24,9 13,3 73 404 184 420577 442 779 24 41 5,3 2009 486 2109446 2214 317 11,4 5,0 5,0 -16 533 -20.404 -23 084 L1 23 4 1341 1299 948 1078 3il,i -27,0 13,7 1994 252 2089 990 2192311 11,5 4,8 4,9 202062 149 524 204 395 16,2 -26,0 36,7 179 406 184 705 191308 15 3,0 346 22 656 -35 181 13088 -896,4 -255,3 -137,2 48 254 54 264 50 829 1,0 Ü T

S Ğ -89 445 Elük 1792 190 1940 466 1987 916 11,0 8,3 24 1328 607 1472 033 1528 718 14,5 10,8 3,9 463 583 468 433 459 198 2,0 10 -2,0 376 675 274 356 301814 -12,4 -27,2 10,0

86 908 194 077 157 383

Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı

(1) Yüzde değişimleri GSYH büyümesine katkıları göstermektedir.

(2) Gerçekleşme Tahmini (3) Program

Kaynak: T.C. Mevzuat Bilgi Sistemi. Son güncelleme 04.01.2026.

Cumhurbaşkanı Kararı listesinden diğerleri