Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/5514 E. 2026/4935 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5514
Karar No
2026/4935
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/276 E., 2026/814 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/240 E., 2025/529 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... Sendikası (... Sendikası) vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Sendikası ile davalı arasında, 15.02.2012-14.02.2014, 15.02.2014- 14.02.2016, 15.02.2016-14.02.20 19... .02.2019-14.02.2022 tarihli toplu iş sözleşmelerinin imzalandığını, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 18. maddesine göre işveren, bünyesinde çalışan işçilerin ücretlerinden keseceği aidatları, adına kesinti yaptığı sendikaya göndermek zorunda olduğunu, kesilen ve kesilmesi gereken aidatların müvekkili Sendikaya ödenmesi ve bu aidatlara ilişkin listelerin gönderilmesi için davalı Belediyeye ihtar ve bildirimlerde bulunulduğunu ancak davalı Belediyenin, müvekkili Sendika adına kestiği sendika aidatlarını müvekkiline ödemediğini, davalının toplu iş sözleşmelerinin ilgili maddeleri uyarınca temerrüde düştüğünü belirterek dava konusu 15.02.2012-26.01.2022 tarihleri arası dönem yönünden şimdilik 500.000,00 TL sendika aidat alacağının bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde ödenmeyen sendika üyelik ve dayanışma aidatlarının hangi yıllara ait toplu iş sözleşmelerinden kaynaklandığının belirtilmediğini, davacının 15.02.2012-26.01.2022 tarihleri arasında ödenmediğini iddia ettiği toplu iş sözleşmelerinden kaynaklı alacakları hakkında davalı İdareye başvuruda bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...- İş Sendikası tarafından üye işçilerin isim listelerinin 05.12.2012, 24.01.2014, 14.07.20 16... .04.2019 tarihli yazılar ekinde davalı işverene gönderildiği ve işçi ücretlerinden kesilecek sendika aidatlarının 6356 sayılı Kanun ve toplu iş sözleşmelerinde öngörülen süre içerisinde Sendikanın banka hesabına yatırılmasının talep edildiği, davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerin zamanaşımını kestiği, dava konusu döneme ilişkin zamanaşımına uğrayan bir alacak bulunmadığı, davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerin vadesi daha önce gelmiş aidat asıl alacak tutarlarından mahsup edilerek bakiye alacak tutarı belirlendiği, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin mahsubuyla davacının aidat alacağı bulunmadığı ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 100. maddesi gereğince, dava açıldıktan sonra davalı tarafından yapılan ödemenin faiz ve masrafa mahsup edilmesi gerektiğini, dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin asıl alacaktan mahsubunun hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sendika aidat alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6356 sayılı Kanun'un 18/2 hükmü şöyledir: “Üyelik ve dayanışma aidatları, yetkili işçi sendikasının işverene yazılı başvurusu üzerine, işçinin ücretinden kesilmek suretiyle ilgili sendikaya ödenir.” Aynı maddenin 3. fıkrasına göre de “Yukarıdaki hükümlere göre ödenmesi gereken aidatı kesmeyen veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili işçi sendikasına ödemeyen işveren, bildirim şartı aranmaksızın aidat miktarını bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödemekle yükümlüdür.” 6098 sayılı Kanun "II. Mahsup" "1. Kısmen ödemede" başlıklı 100. maddesinin 1. fıkrası şöyledir: "Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz.” Resmî Gazete'nin 09.07.2013 tarihli ve 28702 sayılı nüshası ile yürürlüğe giren Sendika Üyeliğinin Kazanılması ve Sona Ermesi ile Üyelik Aidatının Tahsili Hakkında Yönetmelik'in 9. maddesi şöyledir: "(1) Üyelik ve dayanışma aidatları, yetkili işçi sendikasının işverene yazılı başvurusu üzerine, işçinin ücretinden kesilerek ilgili sendikaya ödenir. Genel kurul kararı ile aidatlarda değişiklik yapıldığı takdirde, en geç bir ay içinde sendika tarafından aidat miktarı işverene bildirilir. (Ek cümle: RG-14/6/2015-29386) Yetkili işçi sendikası, üyelik değişikliklerini de en geç bir ay içerisinde işverene bildirmekle yükümlüdür. (2) İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikası veya toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa ya da sona ermişse yetki belgesi alan işçi sendikası, aidatların işçilerin ücretlerinden kesilmesi için işverene yazılı talepte bulunur. (3) İşveren aidatları kesmeye, kestiği aidatın türünü belirterek tutarı ile kesinti listesini sendikaya göndermekle yükümlüdür. (4) Yukarıdaki hükümlere göre ödenmesi gereken aidatı kesmeyen veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili işçi sendikasına ödemeyen işveren, bildirim şartı aranmaksızın aidat miktarını bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödemekle yükümlüdür.” 6356 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile birlikte Kanun'da yer alan açık düzenleme gereğince aidatın işçi ücretinden kesilmesinden itibaren bir aylık sürenin bitimi tarihinde işveren temerrüde düşecektir. Bunun için ayrıca bildirime gerek bulunmamaktadır. Bununla birlikte öncelikle toplu iş sözleşmesinde yer alan düzenlemelere bakılması gerekmektedir. Toplu iş sözleşmesinde belirli bir vade öngörülmüş ise işveren toplu iş sözleşmesinde öngörülen vade tarihinde temerrüde düşecektir. Toplu iş sözleşmesinde belirli bir vade öngörülmemesi durumunda, Kanun'da öngörülen tarih itibarıyla temerrüt olgusu gerçekleşmiş sayılacaktır. Aidat alacakları her ay itibarıyla tahakkuk eden ve ödenmesi gereken dönemsel edim niteliğinde olduğundan her ay itibarıyla tahakkuk eden aidat alacağı miktarına her ay itibarıyla belirlenecek tarihlerden itibaren faiz işletilmesine karar verilmelidir. Bu anlamda hüküm fıkrasında her ayın aidat bedeli tutarı ve bu tutara hangi tarihten itibaren faiz işletileceği açık şekilde belirtilmelidir. Ana borç, gecikmiş faiz ve giderleri olmak üzere toplam borç tutarının altında kalan her bir ödeme 6098 sayılı Kanun'un 100/1 hükmü anlamında kısmen yapılan ödemedir. Borçlu para borcunun faiz ve masraflarını ödemede temerrüde düşmemişse yaptığı kısmi ödemeyi anapara borcuna mahsup etme hakkına sahiptir. Borçlu, faiz ve masrafları ödemede temerrüde düşmüşse yaptığı kısmi ödeme öncelikle gecikmiş faiz ve masraf borçlarına mahsup edilecektir. Somut uyuşmazlıkta davalı işverence dava tarihinden sonra 27.01.2022 tarihinde 333.185,01 TL, 20.09.2022 tarihinde 250.000,00 TL, 04.11.2022 tarihinde 375.250,13 TL ve 10.05.2024 tarihinde 411.813,00 TL olmak üzere toplam 1.370.590,70 TL aidat alacağı ödenmiştir. Mahkemece taraflar arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinde öngörülen vade tarihinde davalının temerrüde düştüğü değerlendirilmeksizin 27.01.2022, 20.09.2022, 04.11.20 22... .05.2024 tarihinde yapılan kısmi ödemelerin hesaplanan anaparadan mahsup edilmesi isabetli olmayıp davacının ıslah dilekçesindeki talebi de gözetilerek dava tarihinden sonra yapılan kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faizden mahsup edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/5514, K. 2026/4935, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-5514-e-2026-4935-k-10ad24153769