Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4460 E. 2026/4906 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4460
- Karar No
- 2026/4906
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2742 E., 2025/3535 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/311 E., 2025/355 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt dışında bulunan ... Havalimanı inşaatı projesinde iş makinası operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kum tazminatı, yol parası, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirket ile dava dışı ... İnşaat ... Şirketi arasında iş hukuku anlamında organik bağ bulunmadığını, müvekkili Şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının talepleri hakkında ... hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının tüm işçilik alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yurt dışı çalışmalarında davacının çalışmış olduğu ülke hukukunun uygulanması gerektiği kanaatiyle bilirkişiden rapor alındığı, davacının ...'te çalışması nedeniyle 2010 tarihli ve 6 sayılı ... Özel Sektör İş Kanunu'na göre yapılan hesaplamaların nazara alındığı, bu Kanun kapsamında davacının ödenmemiş alacaklarının tespit edildiği, davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet itirazlarının bulunduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, 2. Davacının 7 gün üst üste mazeretsiz şekilde işe gelmeyerek iş ilişkisini sonlandıran taraf olması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, 3. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti iddiasının davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanları ile ispatlandığının kabul edilemeyeceğini, fazla çalışma hesabının yüksek miktarda olduğunu, iddia edilen çalışma koşullarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olmamak adına ispattan yoksun bu taleplerin reddi gerektiğini, 4. Davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti hesaplarına esas alınan saatlik/günlük ücretin hatalı belirlendiğini, aylık ücretin 30’a ve 240’a bölünerek saatlik ile günlük ücret belirlenmesi gerektiğini, 5. Dosyaya sunulan ... ve bununla uyumlu ödeme belgelerine göre davacının hizmet süresi boyunca fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil çalışması yapmadığını, ödenmemiş bir alacağı bulunmadığını, kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, istinaf başvurusunda bildirilen sebepler de dikkate alındığında husumet, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacının dava konusu alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı, alacakların ispatı ve hesap yöntemi hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.