Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3375 E. 2026/2667 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3375
- Karar No
- 2026/2667
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/137 E., 2025/3304 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/502 E., 2024/286 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 17.02.2026 tarihli ek kararı ile; kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) ek madde 1/2 hükmü uyarınca, dava konusu uyuşmazlıkta uygulanacak olan kesinlik sınırı dava tarihi olan 2022 yılındaki kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL ’dir. Bölge Adliye Mahkemesince ise; davacının toplamda 306.439,47 TL'lik alacağı hüküm altına alınmış olup, bu miktar dava tarihindeki kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin üstünde kalmaktadır. Bu durumda temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 17.02.2026 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği, ancak nispi temyiz karar harcının yatırılmadığı belirlenmiştir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. maddesi ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddesi uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz eden davalı vekili tarafından nispi temyiz karar harcının yatırılmadığı belirlenmiştir. Temyiz eden davalının yargı harçlarından istisna veya muafiyetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca; yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Bu itibarla; 1. Kararı veren Mahkeme tarafından 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi uyarınca; a) Temyizi nedeniyle; nispi temyiz karar harcının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi hâlde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirilmesi, b) Verilen kesin süre içinde temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek başvurana tebliğ edilmesi, 2. Verilen kesin süre içinde; a) Temyiz harçlarının tamamlanması hâlinde, b) Temyiz harçlarının tamamlanmaması sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmesi gerekir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 17.02.2026 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, Ek karar yönünden alınan temyiz harçlarının istek hâlinde ek kararı temyiz edene iadesine, 2. Belirtilen harca ilişkin işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.