Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2200 E. 2026/5082 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2200
Karar No
2026/5082
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1275 E., 2026/93 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/690 E., 2025/76 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 10.12.2012-24.02.2022 tarihleri arasında elektrik bakım amiri olarak çalıştığını, aylık ücretinin net 13.000,00 TL olduğunu, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 23.02.2022 tarihinde işverenin bir başka işçisi ile kavga ettiğini, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenin davacının iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini tüm dosya içeriği ile ispatlayamadığı, iş sözleşmesi haksız olarak feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, dinlenen tanık beyanları ile dosyadaki bilgi ve belgeler doğrultusunda davacının çalıştığı dönemde bilirkişi ek raporunda gösterilen tarihlerde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığı, ancak karşılığı ücretin ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı gerekçesiyle fazla çalışma ücreti alacağı talebinin reddine karar verilmek ve diğer talepler hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işyerindeki diğer işçiye yönelik fizikî veya sözlü bir saldırıda bulunmadığı, ispat yükü üzerinde bulunan işverenin davacının feshe konu eyleminin haklı fesih sebebi oluşturacak ağırlıkta ve bir başka çalışana sataşma niteliğinde olduğunu ispatlayamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatı istemlerinin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının dinî bayramların ilk günü dışındaki diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık anlatımları ile ispatladığı, davacının bakiye 67 gün yıllık izninin kullandırıldığını işverenin geçerli delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılmadığını, 2. Davacının yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını, 3. Alacakların ıslaha karşı zamanaşımına uğradığını, 4. Vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin işverence haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ispatı, davacının yıllık izin ücreti alacağının bulunup bulunmadığı, zamanaşımı ve vekâlet ücreti hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2200, K. 2026/5082, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2200-e-2026-5082-k-ba28fbfda7ed