Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7744 E. 2025/9147 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7744
- Karar No
- 2025/9147
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/765 E., 2025/1274 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/292 E., 2023/39 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Belediye) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan Belediye bünyesinde fırında hamal olarak 28.09.2007 tarihinde işe başladığını, işe girdiği tarihten iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiği 27.05.2022 tarihine kadar değişen alt işverenler nezdinde kesintisiz olarak en son net 5.000,00 TL ücretle çalıştığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davacının diğer davalı nezdinde çalıştığını, Belediye ile davacının çalıştığı Şirket arasında asıl alt işveren ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle davanın müvekkili İdare yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davanın kısmi dava ve belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğunu, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının her ne kadar (04) çıkış kodu ile işten ayrılılışı verilmiş olsa da iş sözleşmesinin işin ve işletmenin gereklerinden kaynaklanan geçerli nedenle feshedildiğini, davacının taleplerinden ihaleyi alan diğer şirketlerin sorumlu olduğunu, işyeri devri olmadığından işçilik alacaklarının devrinin mümkün olmadığını, davacı işçinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğü sonrası önceye ilişkin hak talep etmeyeceği kaydı ile müvekkili Şirkete alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamına göre davacının 28.09.2007-27.05.2022 tarihleri arasında asıl işveren davalı ... bünyesinde değişen alt işverenler nezdinde çalıştığı ve hizmet süresinin 14... ay 29 gün olduğu, iş sözleşmesinin haklı nedene dayanılarak feshedildiği ya da kıdem tazminatına hak kazanmayacak şekilde sona erdiğine dair ispat yükü üzerinde olan davalılar tarafından bu hususların ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili Belediye ile davalı Şirket arasında asıl alt işveren ilişkisi bulunmadığını, Belediye yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, 2. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, 3. Davacının iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinden ihbar tazminatının yasal dayanağının olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, husumet, iş sözleşmesinin feshi ve buna bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.