Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6326 E. 2025/6950 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6326
Karar No
2025/6950
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1392 E., 2025/483 K. DAVA TARİHİ : 11.04.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/125 E., 2023/235 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ...Şehir Hastanesinin yemek hizmetleri bölümünde gıda mühendisi olarak çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde kadroya geçirildiğini, davacının üyesi olduğu ... ... Sendikası (... Sen) ile davalı ... Bakanlığının üyesi olduğu ... ve ... ... Sendikası (TÜHİS) arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden faydalandığını, toplu iş sözleşmesinin "hizmet zammı" başlıklı ilgili maddesinde teknik elemanlara emsali memur teknik personelin almış olduğu iş güçlüğü zammı, iş riski zammı ve temininde güçlük zammı ile özel hizmet zammı tutarında hizmet zammının ödeneceğinin düzenlendiğini, davacıya kadroya atandıktan sonra yasal düzenleme ve toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince hizmet zammı ödemesi yapılması gerekirken davalı Bakanlık tarafından bu ödemelerin yapılmadığını ileri sürerek hizmet zammı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak türünde açılamayacağını davacının davalı gösterilen Sağlık Bakanlığının ihale yolu ile hizmet satın aldığı şirketler nezdinde çalıştığını, ihale makamı olan Bakanlık ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığından husumet yöneltilemeyeceğini, hizmet zammı uygulamasının son tarihli toplu iş sözleşmesinde yer alarak yürürlüğe girdiğini, hizmet zammının toplu iş sözleşmelerine dercedilmek kaydı ile taraf sendika üyesi işçilere çalıştıkları kamu kurum veya kuruluşlarda geçirdikleri her tam hizmet yılı için hiçbir ödemeyi etkilememek ve müktesep hak sayılmamak kaydı ile aylık brüt 7,00 TL olarak ödendiğini, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sürekli işçiliğe geçen işçiler için kıdeme esas yıl başlangıcının 02.04.2018 olan kadroya geçiş tarihi olduğunu, davacının istediği zam ile devlet memurlarına ödenen zam arasında farkın olduğunu, davacı işçinin sözleşme karşılığı çalıştığını ve kadrosunun bulunmadığını, Bakanlar Kurulu kararına ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na (657 sayılı Kanun) göre yapılan bu ödemelerin kadro karşılığı çalışan devlet memurlarına ödendiğini, sözleşmeli olarak çalışan personele ödenmediğini, davacının bünyesinde çalıştığı firmaların davaya dahil edilmeleri gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalı Bakanlığa bağlı işyerinde ihale ile hizmet yüklenen şirketler nezdinde gıda mühendisi olarak çalışmaktayken 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna atamasının yapıldığı ve dava tarihinde çalışmasının devam ettiği, davanın toplu iş sözleşmesinde düzenlenen hizmet zammı alacağı talebine ilişkin bulunduğu, davalı Bakanlık vekilinin talebi doğrultusunda davacının kadroya geçirilmeden önceki ... olan firmalara davanın ihbar edildiği, davacının ... Sendikası'na 01.03.2019-27.01.2021 tarihleri arasında üye olduğu ve 19.04.2021 tarihinden itibaren üyeliğinin devam ettiğinin bildirildiği, dava tarihi itibarıyla zamanaşımına uğrayan alacağın bulunmadığı, işyerinde gıda mühendisi olarak fiilen çalışan davacının mesleği gereği 657 sayılı Kanun’un 36. maddesine göre teknik hizmetler sınıfında kabul edildiği, ... Sendikası ile TÜHİS arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.20 19... .12.2020 tarihleri arasında işyerinde geçerli olan Toplu İş Sözleşmesinin 36. maddesinde;“Bu toplu iş sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlara kariyerlerinin karşılığı emsali memur personele ödenen iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük zammı ve özel hizmet tazminatı tutarı, hizmet zammı olarak ödenir..” düzenlemesinin yer aldığı, davacının emsal memur olarak bildirdiği personelin 02.04.2018-11.04.2022 tarihleri arasına ilişkin ücret bordrolarının onaylı örneklerinin istenildiği, sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı bakımından ... Sendikası ile TÜHİS arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük tarihli Toplu İş Sözleşmesinden yararlanmanın en erken 01.11.2020 tarihinde mümkün olabileceğinin ve davacının imza tarihinde taraf sendika üyesi olması nedeni ile yürürlük başından itibaren yararlanabileceğinin anlaşıldığı ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2022/13162 Esas ve 2022/13940 Karar sayılı ilamındaki esasların gözetildiği gerekçesiyle, 16.05.2023 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın istinaf itirazının aksine hesaplamalara dayanak teşkil eden emsal işçinin isminin dosyaya davalı tarafça bildirildiğinin anlaşıldığı, söz konusu işçinin 4 yıllık yüksek okul mezunu ve laboratuvarda analist olduğu, göreve başlama tarihinin ise gıda mühendisi olan ve teknik personel olduğunda şüphe bulunmayan davacının kadroya geçiş tarihinden sonraki bir tarih olması nedeniyle bu hususun esasen davalı tarafın lehine olduğu, taraflarca dosyaya başkaca emsal mahiyette bir ismin bildirilmediği, faiz türü ve başlangıç tarihinde isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından karara esas alınan 16.05.2023 tarihli raporun dosya kapsamına uygun bulunduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hesaplamalara ücret bordroları esas alınan emsal işçinin isminin davacı tarafından bildirilmiş olduğu, ancak bildirilen işçinin davacı ile kıdem, kadro, derece, kademe, ek gösterge olarak emsal mahiyette bulunmadığını, söz konusu işçinin davalı Kurumda 01.02.2000 tarihinde göreve başladığını, 2. Emsal olduğu iddiasıyla ismi bildirilen işçinin davacının emsali olmaması ve başka bir emsal de bildirilmemesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, 3. Davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, zira arabuluculuk son tutanak tarihinin 07.03.2022 tarihi olduğunu oysa davanın iki haftalık hak düşürücü süre geçtikten sonra 11.04.2022 tarihinde açılmış olduğunu, 4. Sendikal tazminat alacaklarında hükmedilen alacağa yasal faiz işletilebileceğinin gözetilmediğini, 5. Davalı Bakanlığın dava konusu alacaktan dolayı sorumluluğu bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının dava tarihi itibarıyla hizmet zammı farkı alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve davacının emsali kabul edilerek bordroları dava konusu hizmet zammı alacağı hesaplamalarına esas alınan işçinin hizmet süresi, derece ve kademe gibi hususlar bakımından davacıya denk kabul edilip edilemeyeceği hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde ihale ile hizmet yüklenen şirketler nezdinde gıda mühendisi olarak çalışmakta iken 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, üyesi bulunduğu ... Sen ile davalı Bakanlığın üyesi olduğu TÜHİS arasında akdedilen 10.08.2020 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli, 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmelerinin 36. maddelerinde “Bu Toplu İş Sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlara kariyerlerinin karşılığı emsali memur personele ödenen iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük zammı ve özel hizmet tazminatı tutarı, hizmet zammı net olarak ödenir.” şeklindeki düzenlemelere yer verildiği, buna göre fiilen teknik personel olarak çalışan müvekkilinin hizmet zammına hak kazandığını ileri sürmüştür. 657 sayılı Kanun’un 36. maddesi; “Bu Kanunun kapsamına giren kurumlarda meslekleriyle ilgili görevlerini fiilen ifa eden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar, jeolog, hidro-jeolog, hidrolog, jeofizikçi, fizikçi, kimyager, matematikçi, istatistikçi, yöneylemci (Hareket araştırmacısı), matematiksel iktisatcı, ekonomici ve benzeri ile teknik öğretmen okullarından mezun olup da, öğretmenlik mesleği dışında teknik hizmetlerde çalışanlar, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi veya bölümlerinden mezun şehir plancısı, yüksek şehir plancısı, yüksek Bölge Plancısı, 34 37... /5/19 69... sayılı Kanunlara göre tütün eksperi yetiştirilenler ile müskirat ve çay eksperleri, fen memuru, yüksek tekniker, tekniker teknisyen ve emsali teknik unvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanlar, Teknik Hizmetler sınıfını teşkil eder.” şeklindedir. Dosya kapsamından davacının, .... Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezun olduğu ve işyerinde fiilen gıda mühendisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu durumda sendika üyesi olan davacının işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmelerinin 36. maddesi kapsamında kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Diğer taraftan davacı tarafından dava ve delil dilekçelerinde delil olarak emsal personel araştırmasına dayanılarak M. A isimli personelin davacının emsali olduğu bildirilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı Bakanlıktan istenilen bordrolarına göre M. A isimli personele Kasım 2020 ile Şubat 2022 arası dönem için ödenen tutarlardan davacıya ödenen tutarlar çıkartılmak suretiyle fark hizmet zammı alacağı hesaplanmış ise de; dosyada yer alan farklı bilirkişi tarafından hazırlanmış 13.12.2022 tarihli ön raporda ifade edildiği gibi davacı 2014 yılında gıda mühendisliği bölümünden mezun olarak 02.04.2018 tarihinde kadroya geçen işçidir. Emsal kabul edilen M.A'nın ise, 01.02.2000 tarihinde memuriyete başlayıp hesap tarihinde 1. derece ve 4. kademede, doktorasını yapmış mühendis olduğu dosyada mevcut kadro ve aylık rapor belgesinden anlaşılmaktadır. Bu durumda M. A isimli memur personelin hizmet süresi ve eğitim durumu bakımından davacının emsali kabul edilemeyeceği açıktır. Eksik inceleme ile hatalı değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir. Mahkemece yapılması gereken iş; davacı tarafça delil olarak dayanıldığı üzere davacı işçinin eğitimi, hizmet süresi, ücreti, fiilen yaptığı iş gibi unsurlar dikkate alınarak davacının emsali memur sorulup araştırıldıktan sonra dosya kapsamındaki tüm deliller yeniden birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir vermektir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6326, K. 2025/6950, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6326-e-2025-6950-k-d6fd9c8830af