Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5251 E. 2025/6094 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5251
Karar No
2025/6094
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/344 E., 2025/64 K. DAVA TARİHİ : 09.08.2018

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı ... Köy Hizmetleri Müdürlüğü emrinde kadroya geçirildiği 2001 yılına kadar mevsimlik işçi statüsünde çalıştığını, mevsimlik işçi dönemi dâhil tüm çalışma süresince fiilen toprak ve sulama ustası olarak çalışmasına rağmen davalı işverence pozisyonunun düz işçi olarak gösterilerek başlangıç derece ve kademesinin eksik hesaplandığını, buna bağlı olarak eksik ücret ödendiğini ve ... Sendikası üyesi olduğunu belirterek müvekkilinin işe başladığı tarihten bu yana pozisyonunun toprak ve sulama ustası olduğunun, davacının başlangıç derece ve kademesinin toplu iş sözleşmesi uyarınca toprak ve sulama ustası için belirlenen derece ve kademe olduğunun ve buna göre bulunması gereken derece ve kademesinin tespiti ile davacının yeni belirlenecek derece ve kademesine göre ödenmesi gereken miktardan eksik ödenen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye ile fark yıpranma primi alacaklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yersiz ve mesnetsiz bir dava olup hukuki dayanağının bulunmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusunun on yılı aşkın bir süredir var olan bir husus olduğunu, dava konusu hususla alakalı sendikalar ve İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Müdürlüğünden alınan görüşte de özel idarelerin sürekli işçi kadro kütüğü esas alınmak kaydıyla sürekli işçi kadrolarının iptal ve ihdas işlemlerinin İl Genel Meclisi kararı ile yapılabileceğinin belirtildiğini, ... Sendikası ile ... ve ... ... Sendikası arasında imzalanan 6. Dönem Grup Toplu İş Sözleşmesi'nin 26. maddesinde işçilerin mevsim ve iş şartları gereği tayin edildikleri pozisyon dışında ünvanı ve niteliği benzer veya üst pozisyonda çalıştırabileceğinin de düzenlendiğini, hukuka aykırı bir işlem bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli kararı ile; davacının mevsimlik işçi statüsünden ... Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde (İl Özel İdaresi) daimi/kadrolu işçi statüsüne tüm hak ve alacaklarıyla birlikte geçirilmesi sırasında yapılan intibakın yanlış olduğu, davacının düz işçi kadrosunda ancak fiilen bahçıvan olarak çalıştığı, mevsimlik işçi statüsünde çalıştığı sürenin derece ve kademe tespitinde dikkate alınması suretiyle davacının 12. derecenin 28. kademesinde olduğunun anlaşıldığı, intibak neticesinde davacının fark alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 30.05.2024 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu işçilik alacaklarıyla ilgili arabulucuya başvurulup sürecin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine 26.07.2018 tarihli son tutanak dava dilekçesine eklenerek 09.08.2018 tarihinde dava açıldığı, Mahkemece hükme esas alınan ve davacının ıslahına dayanak oluşturan bilirkişi raporundaki dava konusu fark ücret ve yıpranma primine ilişkin hesaplamaların dava tarihi nazara alınarak yapıldığı, arabuluculuk son tutanak tarihinden sonraki talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında, bu dönem yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 24.01.2025 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda arabuluculuk son tutanak tarihi dikkate alınmak suretiyle dosya kapsamına uygun hesaplanan fark ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Tanık beyanlarına göre davacının fiilen yaptığı işin tespitinin hukuki olmadığını, dosya içerisindeki görevlendirme olurları ile müvekkili Kurum tarafından fiilen yapılan işe ilişkin Mahkemeye gönderilen yazıların dikkate alınması gerektiğini, tanıkların objektif olmasının mümkün olmadığını, 2. Davacının 01.03.2013 tarihinde toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre düz işçi olarak derece kademe terfii yapıldığını, tespit edilen pozisyon ile derece ve kademenin de hatalı olduğunu, 3. Islah talebine süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulundukları hâlde Mahkemenin bu talebi ıslah değil bedel artırım talebi olarak kabul etmesinin doğru olmadığını, 4. Ücret alacaklarında aylık gün sayısı fazla alındığı için daha yüksek alacak kalemi hesabı ortaya çıktığını, 5. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ndeki miktarın altında kaldığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; hesaplamaya konu tüm dönem bakımından arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğine ve vekâlet ücretine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5251, K. 2025/6094, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-5251-e-2025-6094-k-ebe2a66d43cc