Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4819 E. 2025/6324 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4819
- Karar No
- 2025/6324
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/16 E., 2025/134 K. DAVA TARİHİ : 02.09.2021
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Katılma yoluyla temyiz hakkı, fer'i (ikincil) nitelikte bir haktır ve mutlaka usulüne uygun, süresinde yapılmış ve hukuken geçerli bir "asıl" temyiz başvurusunun varlığına bağlıdır. Katılma yoluyla temyizin kendisi bir asıl temyiz başvurusu niteliği taşımadığından, başka bir katılma yoluyla temyiz başvurusuna dayanak teşkil edemez. Katılma yoluyla temyiz hakkı, kural olarak davanın "karşı tarafı" tarafından yapılan temyiz başvurusuna karşı kullanılabilir. Aynı tarafta yer alan dava arkadaşlarının (örneğin birden fazla davalının) birbirlerinin temyizine katılması mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar davalı ... Endüstri Tesisleri İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ (... Şirketi) vekiline 21.04.2025 tarihinde tebliğ edilmiş; bu davalı yasal süresi içinde temyiz yoluna başvurmamıştır. Davacı tarafından davalı ... Endüstri Tesisleri İmalat ve Montaj AŞ 'nin (... Şirketi) temyizine cevapta katılma yoluyla temyiz talebinde bulunulması üzerine, bu kez davalı ... Şirketi tarafından davacının katılma yoluyla temyizine karşı cevap dilekçesinde; temyiz nedenleri ileri sürülmüş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 366. maddesi atfıyla uygulanan aynı Kanun'un 348/1 hükmünde, katılma yoluyla istinaf durumunda asıl başvuran tarafından buna karşı iki hafta içinde cevap verebileceğinin düzenlendiği dikkate alındığında, davacının katılma yoluyla temyizine karşı davalı ... Şirketinin katılma yoluyla temyiz hakkı olmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin ve davalı ... Şirketi vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bulunmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ve iş arama izni ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... Endüstri Tes. İnş. San. ve Tic. AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının işçilik alacaklarının ... Kanunlarına tâbi olduğunu, ileri sürülen hizmet süresi ve ücret miktarı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, fazla çalışma yaptığında ve hafta tatillerinde çalıştığında karşılıklarının ödendiğini, ödenmemiş alacağı bulunmadığını, genel tatillerde çalışmadığını ve yıllık ücretli izin ve iş arama izni de olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Endüstri Tes. İmalat ve Montaj AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı ile müvekkili arasında iş ilişkisinin bulunmadığını, davacının hizmetini dava dışı ... ... Ltd. ... TD ünvanlı Şirkete karşı ifa ettiğini, davacının iddia ettiği tarihlerde herhangi bir çalışmasının olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile zamlı ödemeye ilişkin bir hükmün de söz konusu olmadığı gibi herhangi bir alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararı ile; davacının çalıştığı yerin ... olduğu, bu nedenle uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanması gerektiği, davacının ... İş Kanunu hükümlerine göre davayı 3 aylık hak düşürücü süre içinde açmamış ise de bunun hak arama özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirmesinde bu süreyi kaçırmasının yurt dışı işleri ve mahkemeye başvuru süresinin kısalığı karşısında makul ve geçerli bir neden olarak kabul edildiği ve bu nedenle taleplerin zamanaşımına uğramadığı, dava konusu alacak taleplerinin ... hukukuna göre yapılan değerlendirmesi neticesinde iş arama ücreti talebinin reddine, diğer alacak taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 12.07.2024 tarihli kararı ile; davacının uyuşmazlığa konu çalışmasının tamamının ...'da geçtiği, dosyada bulunan sözleşmede çalışılan ülke hukukunun uygulanması konusunda geçerli bir hukuk seçimi bulunduğu gibi mutad işyerinin de çalışılan ülke olduğu dolayısı ile somut olaya ... İş Kanunu hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yurda giriş çıkış kayıtları, iş sözleşmesi ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı gözetildiğinde hizmet süresinin de doğru tespit edildiği, ... Federasyonu İş Kanunu hükümleri uyarınca fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının bordrolar ve puantaj kayıtları da gözetilerek usulünce hesaplandığı, kayıtlara dayalı ve fark ücret nedeni ile yapılan hesaplamalar dolayısıyla indirim uygulanmamasının da yerinde olduğu, yıllık ücretli izin hesabında ödemenin mahsup edildiği ve davacının yurt içinde bulunduğu dönemde izin parasının ödendiği dolayısıyla hesaplamada bir hata bulunmadığı, ödendiği anlaşılan miktarların mahsubu ile sonuca gidildiği, yine ... Fedarasyonu İş Kanunu hükümlerince davacının yazılı şekilde kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, ... mevzuatında iş arama izni alacağının düzenlenmediği ve İlk Derece Mahkemesinin yerinde gerekçelerle bahsi geçen alacağın reddine karar verdiği, iş sözleşmesinin belirli süreli olmasını gerektirir objektif ve esaslı nedenlerin somut olayda bulunmadığı gibi sözleşmede belirtilen süre sonrasında da iş ilişkisinin devam ettiği dikkate alındığında bu yöndeki istinaf nedenlerinin de yerinde olmadığı, mahkemenin davanın zamanaşımına uğramadığına dair gerekçesinin de ... Fedarasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi dikkate alındığında isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 12.07.2024 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının iş sözleşmesinin 28.02.2018 tarihinde sona erdiği, davanın ise 02.09.2021 tarihinde açıldığı, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre dava tarihi itibarıyla 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve davacı açısından mahkemeye başvurma süresini objektif olarak engelleyen koşulların (geçerli nedenlerin) dosyada ispatlanmadığı, davalıların cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulundukları dikkate alındığında, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde taleplerin hüküm altına alınması hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. Davacının taleplerinin zamanaşımına uğramadığını, b. Davacının yargılama giderlerinden sorumlu olmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece davanın reddine karar verildiği hâlde vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 3. Davalı ... Şirketi vekilinin temyiz istemi reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin uygulanmasına ve vekâlet ücretine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı ... Şirketi vekilinin ileri sürülen temyiz nedenlerine göre aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince Yargıtayın daha önceki görüşüne güvenerek dava açanlar yönünden hukuki güvenlik, belirlilik, hukuki öngörülebilirlik ilkelerinin ihlaline yol açmamak amacıyla davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmiştir. Ancak eldeki dava, 02.09.2021 tarihinde açılmış olup dava tarihi dikkate alındığında davacının Dairemizin önceki uygulamasına güvenerek dava açtığından bahsetmek mümkün değildir. Bu hâlde Mahkemece davalı ... Şirketi lehine vekâlet ücreti konusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Şirketi Temyizi Yönünden Davalı ... Şirketi vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine, B. Davacı ve Davalı ... Şirketi Temyizi Yönünden 1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "Davalı ve davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, " ibaresinin çıkartılarak yerine "Davalı ... Şirketi davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 58.368,55 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi vekiline verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.