Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2995 E. 2025/7279 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2995
Karar No
2025/7279
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1741 E., 2025/277 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/106 E., 2024/121 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davalılar ... vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.11.2016-08.10.2018 tarihleri arasında davalılardan ... bünyesinde diğer davalı ... üzerinden imzalanan iş sözleşmesi ile ... ülkesinde "..." adıyla işletilmekte olan altın madeninde çalıştığını, haklı ve geçerli bir neden olmadan davacının ...'ye gönderilmek suretiyle iş sözleşmesinin bildirimsiz ve haksız sona erdirildiğini, temel aylık ücretinin 2.000,00 USD olduğunu, aylık ücretlerinin banka kanalıyla ödendiğini, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi uyarınca davacının 12 hafta çalışıp 2 hafta izin kullandırılacak şekilde anlaşma yapılmasına rağmen izinlerinin iş sözleşmesine uygun olarak kullandırılmadığını, izin ücretlerinin de ödenmediğini, davacının haftanın 7 günü 07.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, işçilik haklarından doğan alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, iş sözleşmesi ile belirlenen 12 hafta çalışma/2 hafta izin alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; tüm davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, davalılar arasında organik bağ olmadığını, davalı ... ile diğer davalı Şirketler arasında ortak istihdam yaratılan bir faaliyet alanının bulunmadığını, davacının işvereninin davalı Şirketler olmadığını, davacının alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davacının yurt dışında kurulan dava dışı Şirkette çalıştığını, asgari geçim indirimi alacağı talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının iş sözleşmesinin sona erdiği tarih ile birlikte davalı Şirketlerden dava konusu alacaklara dair herhangi bir alacağının olmadığını, ... izin alacağının kalmadığını, davacının çalıştığı işyerinde üçlü vardiya ile çalışma yapıldığını, işin yoğunluğu nedeniyle fazla çalışma yapılması hâlinde ise fazla çalışmalar nedeniyle çalışanların Türkiye'ye izne gönderilerek serbest zaman kullandırıldığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, PolNet kayıtlarında davacının Türkiye'de olduğu dönemlerde yıllık ücretli izin ve toplu olarak hafta tatillerinin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... AŞ yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ...vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça ihtilafa uygulanacak hukuka dair cevap dilekçesi ile itirazda bulunulmadığından Mahkemece uyuşmazlığın Türk hukukuna göre çözülmesinin yerinde olduğu, davacının 06.11.2016-08.10.2018 tarihleri arasında 1 yıl 10 ay 25 gün süre ile Liberya ülkesinde bulunan davalılara ait altın madeninde kalıpçı olarak çalıştığı, davacının aylık ücretinin 2.000,00 USD olduğunu ve yemek ve barınma ihtiyacının işveren tarafından karşılandığını dosya kapsamındaki delillere göre ispat ettiği, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ve davacıya ihbar öneli verildiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti talep ettiği, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, işe giriş çıkış kayıtlarının sunulmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bir hafta 6 gün, izleyen hafta 7 gün 07.00-18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme süresi ile çalıştığının kabul edildiği, davalı, davacının Türkiye'de olduğu dönemlerde fazla çalışma karşılığı serbest zaman kullandığını savunmuş ise de dosya kapsamı, emsal dosyalar ve davacının fazla çalışması karşılığı serbest zaman kullanmak istediğine ilişkin yazılı başvurusu bulunduğunun ispatlanamadığı, Türkiye'de geçen sürelerin dışlandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, davacının Türkiye'de geçirdiği süreler bakımından ödenen ücretlerin mahsubunu talep etmiş ise de çalışma ilişkisi devam etmekle mahsuba ilişkin talebin reddinin yerinde olduğu, davacının yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığının ispat edilemediği, davacının yıllık ücretli izne hak kazandığı gerekçeleriyle davalılar .... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının alacaklarının net ücret 2.000,00 USD üzerinden hesaplanması gerektiğini, brütleştirmenin hatalı olduğunu, 2. Bordro sunulan ayların hesaplamadan dışlanması gerektiğini, 3. Davacının Türkiye'de geçirmiş olduğu sürelere ilişkin sözleşmede yazan ücret düşünüldüğünde ödenen 7.266,67 USD ile birlikte fesih sonrası ödenmiş olan 6.668,49 USD'nin mahsup edilmesi gerektiğini, 4. Yıllık ücretli izin hesaplamasının hukuka aykırı olduğunu, davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını, 5. Davacının iş sözleşmesine göre denkleştirme uygulaması olduğunu, 6. Davacının fazla çalışmasının bulunmadığını, hesaplanacaksa da tanıkların çalışma dönemine göre yapılması gerektiğini, 7. Mahkemece bir kısım alacaklardan yapılan indirimin %50 olarak uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hüküm altına alınan alacakların ispat ve hesaplanması, ücretin brütleştirilmesi ve mahsuba ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taraflar arasında davalı tarafından yapılan fazla ödemenin dikkate alınıp alınmayacağı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) mahsubu düzenleyen 101 ve 102. maddeleri çerçevesinde öncelikle muacceliyet ve temerrüt kavramlarının açıklanmasını gerektirmektedir. Muacceliyet, alacaklının borçludan borçlanılan edimi talep ve dava edebilme yetkisidir. Borç muaccel olmadan borçlu temerrüdü söz konusu olmaz. Temerrüt, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hâle gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir. Kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Başka bir ifadeyle, temerrütten söz edilebilmesi için, öncelikle muaccel bir borcun ve alacaklının o borca yönelik ihtarının bulunması gerekir. Kural böyle olmakla birlikte, borçlunun temerrüde düşmesi için alacaklının ihtarının gerekmediği bazı durumlar da vardır: Örneğin, ifa gününün taraflarca birlikte kararlaştırıldığı, borçlunun borcu ifa etmeyeceğini bildirmiş olduğu veya hâl ya da durumundan bu sonuca varılabildiği durumlarda, temerrüdün gerçekleşmesi için alacaklının ihtarına gerek yoktur. Ana borç, gecikmiş faiz ve giderleri olmak üzere toplam borç tutarının altında kalan her bir ödeme 6098 sayılı Kanun'un 100/1 hükmü anlamında kısmen yapılan ödemedir. İş sözleşmesinden doğan para borçlarının kısmi ifasında, mahsubun ne şekilde yapılacağı ile ilgili 4857 sayılı İş Kanunu'nda (4857 sayılı Kanun) özel bir düzenleme bulunmadığından, 6098 sayılı Kanun'un genel hükümleri kapsamında sorun çözümlenmektedir. İşçinin işverenden bir alacağının, örneğin sadece kıdem tazminatı alacağının bulunduğu durumlarda, kısmi ödeme nedeniyle mahsup işlemi 6098 sayılı Kanun'un 100. maddesi çerçevesinde yapılacaktır. Dairemiz uygulamasına göre, temerrüde düşmüş olan işverenin yaptığı kısmi ödeme işçinin bu hususta beyanda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmelidir. Birden fazla borcu bulunan borçlunun yaptığı ödeme, ifa zamanında beyan ettiği borca mahsup edilir. Borçlu, ödeme sırasında, yapılan ödemenin hangi borca ilişkin olduğunu beyan etmemiş veya alacaklının makbuzda belirttiği borca derhal itirazda bulunmamışsa makbuzda belirtilen borca mahsup edilmelidir. Birden fazla para borcunun bulunduğu bir borç ilişkisinde, borçlunun, yapılan kısmi ödemenin hangi borç için mahsup edildiğini belirtmemesi, alacaklının da ödemenin hangi borca ilişkin olduğunu makbuzda göstermemesi durumunda, kısmi ödemenin hangi borca mahsup edileceği sorunu 6098 sayılı Kanun'un 102. maddesine göre çözümlenmelidir. Bu gibi durumlarda, kısmi ödeme öncelikle muaccel olan borç için yapılmış sayılır. Ödeme zamanında birden fazla borç muaccel hâle gelmişse, ödeme ilk takibe konulan borca mahsup edilir. Muaccel olan borçlardan hiçbiri takibe verilmemişse kısmi ödeme ifa zamanı önce gelen borca mahsup edilmiş sayılır. Borçların ifa zamanları (vadeleri) aynı günde gelmişse yapılan kısmi ödeme borçların miktarlarıyla orantılı olarak mahsup edilir. Borçlardan hiçbirinin ifa zamanı gelmemişse, kısmi ödeme alacaklı için güvencesi en az olan borca mahsup edilmiş sayılır. 4857 sayılı Kanun'un 32/5 hükmüne göre ücret en geç ayda bir ödenir. İş hukuku mevzuatında 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlar İle Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'un 14. maddesi hariç, ücretin peşin ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle ücret, çalışılan ayı takip eden aybaşında muaccel hâle gelmektedir. Fazla çalışma, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin muacceliyet tarihleri normal aylık ücret gibidir. İşçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağı ise sözleşmenin feshi ile muaccel hâle gelir. 4857 sayılı Kanun'un 120. maddesi yollamasıyla hâlen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, işveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Yukarıda belirtilen diğer tazminat ve alacaklar bakımından ise, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları ödeme zamanı ya da işçi tarafından gönderilecek ihtarnamede belirtilen ödeme günü itibarıyla işverenin temerrüdü gerçekleşir. Somut olayda, dosya içeriğindeki banka makbuzlarından, davacının banka hesabına fesihten sonra da ödeme yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından davacıya 5.962,60 USD fazla ödeme yapıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu hâlde yapılan fazla ödemenin yukarıda açıklanan ilke kararında belirtildiği şekilde dava konusu alacaklardan mahsup edilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2995, K. 2025/7279, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-2995-e-2025-7279-k-618c93e433d7