Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/3022 E. 2020/8384 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/3022
- Karar No
- 2020/8384
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : SENDİKA KANUNLARINDAN KAYNAKLANAN Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sendikanın 11/04/2014 tarihinde ... Çalışma Genel Müdürlüğüne başvurarak ... Doğaltaş ve Traverten San. ve Tic. Ltd. Şti. işletmesinde yetkili olduğunun tespitini istediğini, Bakanlığın 22/04/2014 tarihli yazısı ile müvekkili sendikanın gerekli çoğunluğu sağlayamadığını tebliğ ettiğini, yetki başvuru tarihi olan 11/04/2014 tarihi itibariyle davalı şirkette çalışan işçi sayısının 37, müvekkili sendika üye işçi sayısının ise 2 olarak tespit edildiğini, tespitini hatalı olduğunu, yaklaşık 55 işçinin iş akdinin sendikaya üye olmaları sebebiyle feshedildiğini, bu işçilerin açtığı işe iade davalarının yargılama aşamasında olduğunu, işçiler lehine karar verilmesi durumunda sendika üyesi işçilerin dikkate alınacağını, çoğunluk tespitinde dikkate alınmaması gereken işveren vekillerinin sayıya dahil edildiğini, muvazaalı işçi alımı yapıldığını ve bu işçilerin yetki tespitinde dikkate alınmaması gerektiğini ileri sürerek 22/04/2014 tarih ve 6926 sayılı olumsuz yetki tespitinin iptali ile müvekkili sendikanın gerekli çoğunluğu sağladığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. TEMYİZ: Mahkeme kararına karşı, davalılar temyiz kanun yoluna başvurmuştur. GEREKÇE: I. Hukuki Dayanak Toplu iş sözleşmesi kavramı Anayasa'nın 53’üncü maddesinde düzenlenmiştir. “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı maddenin birinci fıkrasına göre “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.” Toplu iş sözleşmesi yetkisi ise, toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip kuruluş veya kişinin belli bir toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için Kanunun aradığı niteliğe sahip olmasını gösterir(Günay, Cevdet İlhan: İş Hukuku Yeni İş Yasaları, Ankara, 2013, s. 942). 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun “Yetki” başlıklı 41’inci maddesinin birinci fıkrasına göre “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.” 6356 sayılı Kanun'un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” başlıklı 42’nci maddesine göre ise “Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir. Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı iş günü içinde bildirir. İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir. Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz…” Yine aynı Kanun'un “Yetki İtirazı” başlıklı 43’üncü maddesine göre de; “(1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir. (2) İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz. (3) İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir. (4) 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır. (5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.” II. Dosya Kapsamı ve Değerlendirme Somut uyuşmazlıkta Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 22/04/2014 tarih ve 6926 sayılı kararıyla, 11/04/2014 başvuru tarihi itibariyle tespit konusu işletmede 37 işçi çalıştığı ve 2 sendika üyesi bulunduğu gerekçesiyle davacı sendikanın yetki tespit başvurusu olumsuz sonuçlandırılmıştır. Mahkemece, işe iade kararı kesinleşen 23 işçi bulunduğu, bu işçilerin tamamının sendika üyesi olduğu, ... ve ... isimli şahısların da işveren vekili olarak kabul edilmesi gerektiği, buna göre başvuru tarihindeki toplam işçi sayısının 58 olduğu ve sendika üye sayısının 25 olduğu, sendikanın işletmede %40 çoğunluğu sağladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Belirtmek gerekir ki mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Dosya kapsamında mevcut mahkeme kararlarına göre ..., ..., ..., ... ve ... isimli işçiler tarafından açılan davalarda sadece sendikal tazminata hükmedilmiş olup, bu işçiler açısından verilmiş ve kesinleşmiş işe iade kararı bulunmamaktadır. Bu itibarla işe iade kararı verilen ve yetki tespitinde dikkate alınması gereken işçi sayısı 18 dir. Ayrıca yetki prosedür dosyasında ve bilirkişi raporunda başvuru tarihi itibariyle işletmede çalışan listesinde ..., ... ve ... isimli işçiler de belirtilmiş ise de, işyerlerine ilişkin SGK dönem bordroları ve sigortalı hizmet döküm cetvellerine göre anılan işçilerin tespit konusu işyerlerinde çalışması bulunmamaktadır. Buna göre anılan üç işçi de yetki tespitinde çalışan sayısına dahil edilemez. Diğer taraftan mahkemece ... ve ... isimli şahıslar işveren vekili olduğu gerekçesiyle işçi sayısına dahil edilmemiş ise de bu tespit de isabetsizdir. 6356 sayılı STİSK’nın 2 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “İşveren vekilleri, bu Kanunun uygulanması bakımından işveren sayılır.” Aynı maddede yer alan tanıma göre ise işveren vekili kavramı “İşveren adına işletmenin bütününü yönetenleri” ifade etmektedir. Bu anlamda olmak üzere, STİSK uygulamasında sadece işletmenin bütününü yöneten işveren vekilleri işveren sayılmakta, işletmenin bütününü yönetmeyen işveren vekilleri ise işçi olarak değerlendirilmektedir. Dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgeler ile ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına göre, yetki tespit başvuru tarihinde ... ve ... isimli şahıslar işletmenin bütününü yöneten işveren vekilleri arasında yer almadığından işçi sayısına dahil edilmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre 11/04/2014 başvuru tarihi itibariyle işletmede çalışan toplam işçi sayısı 52 olduğundan, toplu iş sözleşmesi yapabilme yetkisi için gereken %40 çoğunluk 21 olmaktadır. Buna karşın sendikanın üye sayısı 20 olduğundan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının olumsuz yetki tespiti kararı sonucu itibariyle isabetlidir. Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır. Belirtilen sebeplerle, 6356 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 54,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 29,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı ... Doğaltaş ve Traverten San. Tic. Ltd. Şti.'nin yaptığı 469,20 TL, davalı ...'nın yaptığı 468,48 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile ilgili davalılara ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 3.400,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 17.09.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.