Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/1731 E. 2020/9242 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1731
- Karar No
- 2020/9242
- Karar Tarihi
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 26. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : SENDİKA FAALİYETİNİN DURDURULMASI İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 27. ... Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakanlığın ....08.2018 tarih ve 57270 sayılı yazısı ile başvuru tarihi olan 31.07.2018 itibariyle işyerinde çalışan toplam 170 işçinin 89’unun ...’na üye olduğu ve sendikanın ... yapmak için kanunun aradığı çoğunluğu sağladığına dair yetki tespiti yazısının 09.08.2018 tarihinde tebellüğ edildiğini, şirketin adresinin ... No:... ... / ... adresinde toplam 165 işçinin çalıştığını ... ... Demir Çelik Fabrikaları T.A.Ş içinde alt işverenlik yürüttüğü işyeri, yine aynı adreste toplam 4 işçinin çalıştığını, ayrı sigorta sicil numaralı alt işverenlik yürüttüğü işyeri, ... Bulvarı ... Bölge ... ... adresinde toplam 7 işçinin çalıştığını, ayrı sigorta sicil numaralı paketleme faaliyeti yapılan işyeri ve yine ... ... adresinde toplam 6 işçinin çalıştığını merkez büro işyeri olmak üzere toplam 4 adet daha işyerinin bulunduğunu, itiraz dilekçelerinin kuruma verildiğini, sendikanın ancak kurulu bulunduğu işkolunda ... yapabileceğini, Bakanlığın kendiliğinden veya işyerinin kuruluşu aşamasında bir işkolu tespiti yapmasının mümkün olmadığını, İşkolları Yönetmeliği’nin 4. maddesi gereği anlaşmazlık çıkması halinde ilgililerce Bakanlıktan tespit yapılmasının talep edilebileceğini, alt işverenlik kurulması halinde de alt işverenin girdiği işkolunun asıl işverenin girdiği işkolu ile aynı olduğunu, ...’nın İşkolları Yönetmeliği’nin 16 sıra nolu işkolunda faaliyet gösterdiğini, işyerinin ise 12 sıra numaralı metal işkolunda kurulu bir işyeri olduğunu, diğer sicil numaralı işyerinin 15 sıra numaralı taşımacılık işkolunda kurulu bulunduğunu, ... ... Demir Çelik bünyesindeki işyerinin ise asıl işverenin dosyasında tescilinin yapıldığını, sendikanın bakanlığa yetki tespiti için başvuruda bulunduğu anda davacı işyerinin işletmesindeki işyerlerinde herhangi bir işkolu tespiti yapılmadığını, Resmi Gazetede yayımlanan bir tespitin de bulunmadığını ileri sürerek davalı Bakanlığın ....08.2018 tarih ve 57270 sayılı olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. B) DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. D) İSTİNAF BAŞVURUSU: İlk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. E) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. F) TEMYİZ: Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. G) GEREKÇE: I. Hukuki Dayanak Toplu ... sözleşmesi kavramı Anayasa'nın 53 üncü maddesinde düzenlenmiştir. “Toplu ... sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı maddenin birinci fıkrasına göre “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu ... sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.” Toplu ... sözleşmesi yetkisi ise, toplu ... sözleşmesi ehliyetine sahip kuruluş veya kişinin belli bir toplu ... sözleşmesi yapabilmesi için Kanunun aradığı niteliğe sahip olmasını gösterir(Günay, Cevdet İlhan: ... Hukuku Yeni ... Yasaları, ..., 2013, s. 942). 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu ... Sözleşmesi Kanunu'nun (STİSK) “Yetki” başlıklı 41 inci maddesinin birinci fıkrasına göre “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu ... sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu ... sözleşmesi yapmaya yetkilidir.” 6356 sayılı Kanun'un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” başlıklı 42 nci maddesine göre ise “Toplu ... sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir. Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı ... günü içinde bildirir. İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir. Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz…” Yine aynı Kanun'un “Yetki İtirazı” başlıklı 43 üncü maddesine göre de, “Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı ... günü içinde mahkemeye yapabilir. İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde üçünden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz. İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı ... günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve karar temyiz edildiği takdirde Yargıtay tarafından on beş gün içinde kesin olarak karara bağlanır. 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı ... günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde üçünü üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır. İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.” II. Dosya Kapsamı ve Değerlendirme Somut uyuşmazlıkta Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının .../08/2018 tarih ve ... sayılı yetki tespit kararı ile davacı işverene ait iki işyerinden oluşan işletmede başvuru tarihi olan 31/07/2018 tarihi itibariyle 170 işçinin çalıştığı ve davalı sendika üyesi sayısının da 89 olduğu gerekçesiyle “Gemi yapımı ve deniz taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk” işkolunda kurulu davalı sendikanın toplu ... sözleşmesi yapabilmek için gereken çoğunluğu sağladığı tespit edilmiştir. Dosya içeriğine göre tespit konusu işyerlerinden (...) sicil numaralı işyerinin “Metal” işkolunda yer alan (...) işkolu kodu ile tescil edildiği, 08/11/2017 tarihli Bakanlık kayıtlarına göre “Metal” işkolunda yer aldığı, bununla birlikte 26/05/2018 tarihli Bakanlık kayıtlarına göre ise aynı işkolu koduna sahip olmasına karşın işkolunun “Gemi yapımı ve deniz taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk” olarak değiştiği görülmektedir. Tespit konusu diğer işyeri olan (...) sicil numaralı işyerinin ise “Taşımacılık” işkolunda yer alan (...) işkolu kodu ile tescilli olduğu görülmekte ise de başvuru tarihi itibariyle “Gemi yapımı ve deniz taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk” işkolunda yer aldığı görülmektedir. Bakanlık kayıtları bu şekilde görünmekle birlikte mahkemece işyerlerinin hangi işkolunda tescil edildiği, tespit konusu işyerlerinde daha sonra bir işkolu değişikliği yapılıp yapılmadığı hususlarında gerekli araştırma yapılmamıştır. Bu noktada, toplu ... hukukumuzda yer alan işkolu tespitine ilişkin düzenlemelere değinmekte yarar bulunmaktadır. ... toplu ... hukukundaki normatif düzenlemelerde işkolu kavramı önemli bir yer tutmaktadır. 6356 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesine göre, sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunurlar. İşkolunun belirlenmesi konusunu düzenleyen 6356 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine göre ise, işkolu tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılacaktır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan tespit ile ilgili kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, bu tespite karşı ilgililer, onbeş gün içinde dava açabilir. Belirtilen süre hak düşürücüdür. Yine aynı maddenin ikinci fıkrasına göre de “Yeni bir toplu ... sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz.” İşkolları Yönetmeliğinin “İşyerinin girdiği işkolunun belirlenmesi” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre de “Bir işyerinin hangi işkoluna girdiği konusunda anlaşmazlık çıkması halinde, ilgililerin başvurusu üzerine, işkolu, o işyerinde yürütülen işin niteliğine göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenir. Bakanlık tespit ile ilgili kararını Resmî Gazete’de yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, Sendikalar ve Toplu ... Sözleşmesi Kanununun 5 inci maddesine göre kararın yayımından itibaren onbeş gün içinde dava açabilir.” 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun “İşyeri, işyerinin bildirilmesi, devri, intikali ve nakli” başlıklı 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemeye göre ise “İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür.” Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin “İşyeri bildirgesi” başlıklı 27 nci maddesinin birinci fıkrasına göre de “İşyerinde, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi veya (c) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran, sigortalı çalıştırılan bir işyerini devir alan ya da bu nitelikte işyeri kendisine intikal eden işveren, Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen sürelerde vermekle yükümlü olduğu ... işyeri bildirgesini Kuruma e-sigorta ile göndermek zorundadır.” Yönetmeliğin “İşyeri sicil numarası” başlıklı 28 inci maddesinin birinci fıkrasına göre ise “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince sigortalı çalıştırılan işyerine; Kurumca ‘Mahiyet kodu’, ‘İşkolu kodu’, ‘Ünite kodu’, ‘Sıra numarası’, ‘İl kodu’, ‘İlçe kodu’ ve ‘Kontrol numarası’nı ihtiva eden bir işyeri sicil numarası verilir ve bu numara işverene tebliğ edilir.” İşkolu kodu ise Yönetmeliğin 28/1-b maddesinde “yapılan işin Ek-12’de yer alan İşkolu Kodu Listesine göre hangi ... koluna girdiğini belirtmeye yönelik olup dört hane rakamdan ibarettir” şeklinde tanımlanmıştır. Bu noktada şu hususu belirtmek gerekir ki, yönetmeliğin ilk halinde işkolu kodu “yapılan işin Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Tarifesine göre hangi ... koluna girdiğini belirtmeye yönelik olup dört hane rakamdan ibarettir” şeklinde tanımlanmış iken, 21/08/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan değişiklik ile tanım yukarıda belirtildiği şekilde değiştirilmiştir. Ayrıntılı olarak belirtilen mevzuat hükümlerine göre, öncelikle tescil aşamasında işyerinin yer aldığı işkolu ve işkolu kodu belirlenir ve işverene tebliğ edilir. İşyerinin tescil edildiği işkoluna, işverenin, sendikaların yahut ilgililerin itirazı olması durumunda, Bakanlığa müracaat edilmelidir. Bu aşamada Bakanlık tarafından yapılması gereken ise, işyerinin girdiği işkolunun tespit edilerek bu tespiti Resmi Gazetede yayımlamaktan ibarettir. İlgililer tarafından itiraz vâki olmaz ise işkolu tespiti bu aşamada kesinleşir. Tarafların bu tespite de itirazı olması durumunda ise, işkolu tespit kararının iptali için dava açılmalıdır. Kuşkusuz bu ihtimalde yargı kararı ile işyerinin girdiği işkolu kesin olarak belirlenecektir. Bu noktada belirtmek gerekir ki, tescil aşamasında bir işyerinin girdiği işkolu tespit edildikten sonra, bu işkolu ancak yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen usûle riayet ile değiştirilebilir. Bir başka ifadeyle, işyerinin tescil edildiği işkolu, idari başvuru yoluyla işkolu kodunun değiştirilmesi suretiyle değiştirilemez ve bu anlamda olmak üzere işkolu kodunun değiştirilmiş olması, işkolunun da buna bağlı olarak değişeceği sonucunu ortaya çıkarmaz. Ayrıca ifade etmek gerekir ki, yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen usûle riayet edilmeksizin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından da bir işyerinin dahil olduğu işkolu resen değiştirilemez. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre, mahkemece tespit konusu işyerlerinin ilk kuruluş aşamasında tescil edildiği işkolu Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından sorulmalı, tespit konusu işyerlerinin tesciline esas teşkil eden işveren tarafından verilen işyeri bildirgesi dahil tüm belgeler Sosyal Güvenlik Kurumundan getirtilmeli, yetki başvuru tarihinden önce işyerlerine ilişkin Resmi Gazetede yayımlanmış bir işkolu tespit kararı bulunup bulunmadığı ve işkolu değişikliğine dair bir başvuru yapılıp yapılmadığı hususu araştırılmalı, bu suretle yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan ilkeler doğrultusunda tespit konusu işyerlerinin yetki başvuru tarihinde hangi işkolunda yer aldığı belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddi kararı hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. H) SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.