Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2012/12356 E. 2012/25678 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/12356
- Karar No
- 2012/25678
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı ve karşı davalı, fazla mesai, cumartesi günü çalışma, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesini, davalı ve karşı davacı maddi ve manevi tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, her iki davayıda kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş, davacı ve karşı davalı avukatı tarafından duruşma telep edilmiş ise de; HUMK.nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, cumartesi günü çalışma, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davanın reddini karşı dava olarak maddi ve manevi zararlarının tazminini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Mahkemece verilen 31.03.2009 tarihli karar Dairemiz 2009/48286 E. 2010/41938 K sayılı ilamıyla davacının dava dilekçesi ve 1.3.2001 tarihli dilekçesi ile yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil alacağı talebinde bulunduğu, bu talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuştur. Davacının fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve genel tatil ücreti bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi...ın raporu doğrultusunda davacının alacakları kısmen kabul edilmiş, karşı davacının 225 TL maddi ve manevi tazminat alacağı daha önce 5.000 TL hüküm altına alınmış iken kısmen kabul kararı verilerek 3500 TL olarak hüküm altına alınmıştır. . Bilindiği üzere; 6100 Sayılı HMK’da (keza1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda) "usuli kazanılmış hak" kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Yargıtay İBK 9.5.19 60... /9, RG. 28.6.1960-10537) Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kazanılmış haklar hukuk devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2. maddesinde açıklanan "Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir" hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (Yargıtay HGK. nun 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527 sayılı, 31.05.2006 gün ve 2006/10-307-337 sayılı ve 10.05.2006 gün ve 2006/4-230-288 sayılı ilamı). Mahkemece, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur. Davalı-karşı davacının davası daha önce kabul edildiği halde, usulü kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak manevi tazminat alacağının açıkça bozma yapılmamasına rağmen 5000 TL yerine 3500 TL olarak kabul edilmesi hatalıdır. 2. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi...ın raporunda fazla çalışma ve genel tatil alacağının bilinmeyen dönem ücretleri asgari ücrete orantılanmadan son ücret üzerinden hesaplanmıştır. Dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli, kullanılan yıllık izin sürelerini de gözeten 20.05.2003 tarihli bilirkişi ... Yıldız raporuna itibar edilmesi gerekirken bilirkişi...'ın raporu doğrultusunda hüküm kurulması hatalıdır. 3.Dava 22.12.2000 tarihinde harcı yatırılarak açıldığı halde karar başlığında dava tarihinin 14.02.2011 olarak gösterilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.