Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/25316 E. 2012/37470 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/25316
Karar No
2012/37470
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteklerin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı nezdinde 2002 – 2007 yılları arasında çalıştığını, davalının iş akdini 4857 Sayılı Kanun’un 25/II-h maddesine dayandırdığını, feshin haksız olduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatlarının, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacı işçinin iş akdinin son zamanlarda işe sürekli geç geldiğini, işverenin emirlerine uymadığını, işyeri şartları ile bağdaşmaz şekilde internet ortamında uygunsuz sohbetler yaptığını, bu nedenle feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddedilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı işverenin fesih gerekçelerinin haklı olduğu gerekçesi ile davacının taleplerinin reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Davacı; iş akdinin feshinden sonra bölge çalışma müfettişinin tespitlerinin dikkate alınmadığını, davalının savunmuş olduğu fesih şartlarının oluşmadığını, kararın hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2. İş sözleşmesinin, işveren tarafından hatırlatıldığı halde işçinin görevlerini yapmamakta ısrar etmesi nedeniyle haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (h) alt bendinde, işçinin hatırlatıldığı halde görevlerini yapmamakta ısrar etmesi durumunda işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu hükme bağlanmıştır. İş görme edimi işçi tarafından işverenin verdiği talimatlara uygun olarak yerine getirilmelidir. İşverenin talimatlarının, bireysel ya da toplu iş sözleşmesi ile getirilebilecek sınırlamalar ile işçinin eğitimi, yeteneği ve takati gibi hususlara aykırılık oluşturmamalıdır. 1475 sayılı Yasada işçinin hatırlatıldığı halde görevlerini yapmaması haklı fesih nedeni olarak sayılmış ve işçinin bu anlık durumu yeterli görülmüşken, 4857 sayılı Yasa ile işçinin “görevi yapmamakta ısrar etmesi” kuralı getirilmiştir. Bu noktada işverenin hatırlatmasının ardından sadece bir kez görevi yapmama yeterli sayılmamalıdır. İşçinin görevi yapmama eylemi hatırlatmanın ardından devamlılık arz etmelidir. İşveren tarafından fesih öncesinde, işçinin yapmakla yükümlü olduğu görevleri hatırlatılmalıdır. Bu hatırlatmanın sözlü ya da yazılı biçimde yapılması mümkündür. Bu konuda ispat yükü de işverendedir. İşçinin görev tanımının, bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde açıkça öngörülmüş olması işverenin hatırlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İşçiye yapılacak hatırlatmada/uyarıda, işçiye yapması istenen görev açık biçimde bildirilmeli ve işin tamamlanmasına yetecek bir süre öngörülmelidir. Bildirimde, görevin hatırlatılması yeterlidir. Görevin gereklerinin yerine getirilmemesi durumunda iş sözleşmesinin feshedileceği hususunun ayrıca bildirilmesi gerekmez. Ancak, işveren tarafından işçiye bu yönde bir bildirim yapılmış ise, işçinin yeni bir eylemi gerçekleşmedikçe, önceki eylemlerine dayanılarak iş akdi feshedilemez. İşçinin, verilen görevin bir kısmını yapmış olması halinde, bu davranışının nedenleri üzerinde durulmalı ve işverenin haklı fesih imkânının olup olmadığı, gerekirse uzman bilirkişilerce değerlendirilmelidir. Somut olayda; davacının uyarılara rağmen yapması gereken işleri yapmadığı, savsadığı gerekçesiyle iş akdinin haklı nedenle sona erdirildiği benimsenerek kıdem ve ihbar tazminatının reddine karar verilmiş ise de tutulan tutanaklarda davacı işçinin hangi işleri yapması gerektiği yönünde bir uyarıya yer verilmediği gibi, davacının eylemi ile iş akdinin feshi arasında oransızlık bulunduğu gözetilmeden kıdem ve ihbar tazminatının kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/25316, K. 2012/37470, T. 13.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2010-25316-e-2012-37470-k-0285bc4a9da5