Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/9522 E. 2023/8494 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9522
Karar No
2023/8494
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/120 E., 2015/167 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2014 tarihli ve 2014/13228 Esas sayılı iddianamesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. İzmir (Kapatılan) 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2014/120 Esas 2015/167 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.05.2019 tarihli ve 14-2015/371937 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. GEREKÇE 1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile ikinci fıkrasının birinci cümlesi gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.06.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Yukarıda açıklanan nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir (Kapatılan) 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2014/120 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafileri ile katılan mağdur vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/9522, K. 2023/8494, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-9522-e-2023-8494-k-2c381ca17c25