Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/9321 E. 2023/7647 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9321
- Karar No
- 2023/7647
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/164 E., 2015/145 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/164 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin suç tarihinde on beş yaşından büyük olduğuna, anne-babasının beyanlarının bu durumu doğruladığına, mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının tespit edilmesi gerektiğine, mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'in mağdure ... ile 23.08.2004 tarihinde ... İlçesi ... Köyü'nde sanığın anne-babası ve mağdurenin anne-babasının yardımı ve teşvikiyle mağdurenin de hukuken geçerli olmayan rızası ile düğün yapılarak evlenip birlikte yaşamaya başladıkları, mağdure ile sanığın anılan köydeki ikametlerinde aynı tarihte mağdurenin rızasıyla cinsel ilişkiye girdikleri, mağdure ile sanığın 2005 yılı içerisinde Betül isminde bir kız çocuklarının doğduğu, mağdurenin sanık ile cinsel ilişkiye girdiği tarihte yaşının on iki olduğu, ancak soruşturma sırasında mağdurenin yaşının nüfus kayıtlarında görülenden daha büyük olduğu iddiaları üzerine mağdurenin yerleşim yerinin Kahramanmaraş olması nedeniyle Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan müştekinin nüfus kayıtlarının düzeltilmesinin talep edildiği ancak Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.01.2013 tarih 2013/17 Esas-2013/24 karar sayılı kararında ''mağdur ... Çolak'a yönelik cinsel istismar yönünde soruşturmanın devam ettiği, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 27.01.2011 tarih ve 2010/12143 Esas-2011/689 Karar sayılı içtihatına göre görevli mahkemelerin Ceza Mahkemeleri olduğu'' gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verildiği, mağdurenin hastane doğumlu olup olmadığı yönünde yapılan araştırmada mağdurenin annesinin 20.12.1988 yılında canlı bir kız çocuğu dünyaya getirdiğinin tespit edildiği, fakat nüfus kayıtlarına göre mağdurenin 10 kardeşinin olduğu ve 1988, 1989 doğumlu kız, 1990 doğumlu erkek kardeşlerinin olduğunun görüldüğü, ayrıca Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Malatya Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nce verilen raporların incelenmesinde mağdurenin yaşının kemik yaşına uyumlu olduğunun tespit edildiği, keza mağdurenin kendi beyanında 1990 doğumlu olduğunu belirttiği, bu haliyle dahi suç tarihi itibariyle mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunun anlaşıldığı, Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesince tanzim olunan 18.05.2013 tarih ve 2012/5047 sayılı raporda ''mağdurenin iddia edilen cinsel istismar olayıyla ilgili olarak ruh sağlığının bozulmadığının'' belirtildiği, mağdure kendi rızasıyla sanık ile cinsel ilişkiye girmiş ise de, mağdurenin suç tarihi itibariyle on beş yaşından küçük olduğu, bu yaştaki çocukların rızalarının hukuken geçerli olmadığı, bu haliyle sanığın eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme şekilde mağdureye yönelik organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçu ile nitelikli olarak hürriyetten yoksun kılma suçlarını oluşturduğu anlaşıldığından mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE Sanığın, mağdurenin suç tarihinde on sekiz-on dokuz yaşında olduğunu bildiği yönündeki savunması, mağdurenin ve ailesinin bu iddiayı destekleyen beyanları, mağdurenin annesi ...'nin 20.12.1988 tarihinde Elbistan Devlet Hastanesinde canlı kız çocuğu dünyaya getirdiğinin tespit edilmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, mağdurenin annesinin temin edilerek 20.12.1988 tarihinde ... çocuğun mağdure olup olmadığının sorulması, mağdurenin resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafileri gönderilerek içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/164 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.11.2023 tarihinde karar verildi.