Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/8884 E. 2023/7572 K. – Çocuğun Nitelikli

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8884
Karar No
2023/7572
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/220 E., 2015/277 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2015 tarihli ve 2013/220 Esas, 2015/277 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğüne, değişen suç vasfına göre suça sürüklenen çocuk hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdureye şikayetçi beyanları, SSÇ savunmaları adli tıp kurumu rapor içeriği yine mağdureye ait Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan verilen 11.05.2015 tarihli rapor ve bu raporda nüfus kaydına uygun gelişim gösterdiğinin bildirilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde olay tarihinde 27.10.1999 doğumlu olan mağdurenin on üç yaşını ikmal etmiş on dört yaşından 8 ay 1 gün almış olduğu, SSÇ'nin ise 05.05.1998 doğumlu olup on beş yaşını ikmal etmiş on altı yaşından 1 ay 23 gün almış konumda olduğu, olay öncesi her ikisinin arkadaş oldukları ve olay tarihlerinde anlaşarak Gaziosmanpaşa Habipler Semtinde ev kiraladıkları, mağdurenin rızasıyla normal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri, 30.06.2013 tarihli Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda hymende iddia olunan olay tarihiyle uyumlu taze yırtık saptandığı, yine anal muayenede saptanan travmatik değişimin kişi ifadesi ile uyumlu olacak şekilde fiili livatanın tıbbi delillerini oluşturduğu görüşünün bildirildiği, normal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri olgusunun mağdure ve SSÇ beyanlarıyla doğrulandığı, mağdure Mahkemede alınan beyanlarında her ne kadar SSÇ'ye on beş yaşında olduğunu söylediğini dile getirmiş ise de görünüm itibariyle on beş yaşından küçük olduğu, bu beyanının da SSÇ'yi ceza almaktan kurtarmaya yönelik beyan olduğu, SSÇ'de duruşmada mağdurenin yaşını on beş olarak belirtmiş ise de hazırlıkta 4-5 aydır görüştüklerini belirttiği, bu süreçte gerçek yaşını bilmesi gerektiği, eylemin bir kez organ sokmak suretiyle gerçekleştiğinin sübuta erdiği ve rızayla gerçekleştiği ancak eylem tarihinde mağdurenin on beş yaşından küçük olduğundan bahisle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2015 tarihli ve 2013/220 Esas, 2015/277 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/8884, K. 2023/7572, T. 21.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-8884-e-2023-7572-k-a78d3578ed34