Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/8349 E. 2023/7794 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8349
- Karar No
- 2023/7794
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/78 E., 2015/294 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/78 Esas, 2015/294 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlediğinden hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; "Suça sürüklenen çocuk ...'in 22.12.2014 tarihinden bir hafta önce 14 yaşındaki küçük mağdureyi cinsel amaçla ablasının evine götürüp alıkoyduğu ve livata suretiyle vücuduna organ sokarak istismarda bulunduğu, 22.12.2014 tarihinde de yine evden kaçan mağdureyi ... Mahallesindeki evine götürüp cinsel amaçla alıkoyduğu ve bu suretle yüklenen suçları işlediğinden bahisle TCK'nun 103/2, 31/3 ve 109/1-3.f-5, 43/1, 31/3 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile mahkememizde kamu davası açılmış ise de; Suça sürüklen çocuk tüm aşamalarda yüklenen suçlamaları kabul etmemiştir. Mağdur ... Cumhuriyet Savcılığında, 22.12.2014 günü kendi rızası ile suça sürüklenen çocuğun ailesi ile birlikte kaldığı eve gittiğini, bu sırada anne ve babasının evde olmadıklarını, işte olduklarını, anne ve babasının eve döndüklerinde kendisini görmeleri üzerine şaşırdıklarını ve amcasını eve çağırdıklarını, amcasının kendisini eve götürdüğünü , bundan bir hafta önce ise suça sürüklenen çocuğun ablasının evine suça sürüklenen çocuk ile birlikte gittiklerini, ablasının çalışmak için evden ayrıldığını bu sırada suça sürüklenen çocuğun kendisi ile ilişkiye girmek istediğini, ters ilişkiye girmek üzere pantolonunu ve iç çamaşırını aşağıya doğru indirdiğini ancak kendisinin istememesi üzerine çocuğun kendisine dokunmadığını, ancak belki suça sürüklenen çocuk ile kendisini evlendirirler düşüncesi ile polise ifade verirken suça sürüklenen çocuk ile ilişkiye girdiğini söylediğini beyan etmiştir. Mağdur ... polisteki ifadesinde, 22.12.2014 günü suça sürüklenen çocuğun evine ders çalışmaya gittiğini, birlikte ders çalıştıklarını, eve girmek için hazırlandığı sırada eve polislerin geldiğini, suça sürüklenen çocuğun evine ders çalışmak için gittiğini, kimsenin kendisini zorlamadığını, kimseyle cinsel birliktelik yaşamadığını ve kimsenin kendisini dövmediğini beyan etmiştir. Mağdur mahkememizdeki ifadesinde ise. suça sürüklenen çocuğun evine gitmeden yaklaşık bir hafta önce çocuk ile karşılaştığını, birlikte çocuğun ablasının evine gittiklerini, bulundukları süre içerisinde çocuğun ablasının sürekli evde olduğunu, burada 5-10 dakika kaldıklarını daha sonra ayrıldıklarını, olay günü ise kendi rızası ile suça sürüklenen çocuğun ailesinin evine gittiğini, çocuğun evde olduğunu hatta ailesinin kendisini evden göndermek istediğini, kendisinin gitmek istemediğini çocuğun ailesinin amcasını aradıklarını, amcasının eve gelmesine rağmen kendisinin gitmek istemediğini hatta amcasının kendisini dövdüğünü, suça sürüklenen çocuk ile kesinlikle cinsel ilişkiye girmediklerini, babasının kendisini zorlaması nedeniyle aşamalarda farklı şeyler söylediğini, şikayetçi olmadığını beyan etmiştir. Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 23/12/2014 tarih ve 131 sayılı ile 29/12/2014 tarih ve 134 sayılı Raporlarına göre; Mağdurenin bakire olduğu ve anal muayenesinde fiili livata şeklinde yorumlanabilecek travmatik bulgunun saptanmadığı anlaşılmıştır. Buna göre; Suça sürüklenen çocuğun mağdur ...'a karşı cinsel istismarda bulunduğuna ilişkin olarak mağdurun doktor raporu ile doğrulanmayan, aşamalardaki kendi içinde çelişkili, soyut beyanları dışında cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunduğundan söz edilemez. Başka bir ifade ile sanığın bu suçu işlediği sabit değildir. Mağdur ... kendi rızası ile suça sürüklenen çocuğun ailesi ile birlikte kaldığı eve geldiği, suça sürüklenen çocuğun ailesinin, mağdurdan kendi evine gitmesini istedikleri, mağdurun gitmek istemediği, bunun üzerine amcasının eve çağrıldığı, buna rağmen mağdurun eve gitmek istemediği hatta bu nedenle amcasının kendisine tokatla vurduğu, mağdurun evine gitmemekte ısrar etmesi üzerine eve polis çağrıldığı ve bu şekilde mağdurun evden ayrıldığı sabit olduğuna göre , somut olayda, hürriyetten yoksun bırakmak suçunun unsurlarının gerçekleşmediği de sabittir." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/78 Esas, 2015/294 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.