Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/7931 E. 2023/8396 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7931
- Karar No
- 2023/8396
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/73 E., 2015/190 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2013 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2013 tarihli, 2013/73 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin rızasıyla sanıkla birlikte yaşadığına ve rızasıyla ilişkiye girdiğine, eksik inceleme neticesinde verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından sanık ile mağdurenin 2006 yılında kendi rızaları ile kaçarak gayri resmi şekilde birlikte yaşamaya başladıkları, bu birlikteliklerinden iki çocuklarının dünyaya geldiği, her ne kadar mağdure soruşturma aşamasındaki beyanında sanığın kendisini tehdit ettiğini, zorla birlikte yaşamaya başladığını beyan etmiş ise de tanık beyanlarından mağdurenin kendi rızası ile sanıkla kaçtığının anlaşıldığı, bu süreçte sanıktan iki çocuğunun olması ve 5-6 yıl gibi uzunca bir süre sonra şikayetçi olması dikkate alındığında mağdurenin zor iddialarına itibar edilemeyeceği, kaldı ki mağdurenin Mahkeme huzurunda alınan beyanında kendi rızası ile sanıkla kaçtığını, kendi rızası ile sanıkla birlikte olduğunu, sanığın kendisini tehdit etmediğini beyan ettiği, dolayısıyla mağdurenin sanıkla rızası dahilinde kaçtığı ve rızası dahilinde sanıkla cinsel ilişkiye girdiğinin Mahkemece kabul edildiği, fakat sanık beyanı ve diğer bilgi ve belgelerden sanık ve mağdurenin 2006 yılında gayriresmi olarak evlendikleri, ilk çocuklarının 2008 yılında doğduğu, 11.02.2008 yılında nüfusa tescil edildiği, hamilelik süresi de dikkate alındığında ve dosya kapsamındaki adli tıp raporundan mağdurenin suç tarihinde 15 yaşını tamamlamadığı, bu nedenle mağdurenin rızasının hukuken kabul edilebilir ve geçerli bir rıza olamayacağı dikkate alınarak sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE 1. Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemlerini aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde birden fazla kez gerçekleştirdiği gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezanın artırılması gerekirken anılan husus göz ardı edilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli, 2013/73 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.