Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/7417 E. 2023/5750 K. – Çocuğun Nitelikli

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7417
Karar No
2023/5750
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/42 E., 2015/150 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2015 tarihli, 2015/42 Esas, 2015/150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işlemesi nedeniyle mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince; ''Somut olayda uyuşmazlık sanıkla mağdurenin 15 yaşından sonra ve rızaen birlikte olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır. Öncelikle sanıkla mağdurenin kaç yaşında birlikte olduklarının tespiti önem arz etmektedir. Mağdur 03.01.1999 tarihinde Taksim hastanesi doğumludur. Hem sanık ve hem de mağdur 25.09.2013 tarihinde düğün yaparak evlendiklerini belirtmektedirler. Bu durumda yani evlilikten hemen sonra cinsel birliktelik yaşandığı kabul edilirse mağdur 15 yaşından küçük olmaktadır. Ancak sanık savunmalarında 15 yaşından sonra cinsel birliktelik yaşadıklarını belirtmekte ve mağdur da şikayetçi değildir. Bu kritik durumda sanıkla mağdur 15 yaşından önce mi yoksa 15 yaşından sonra mı cinsel birliktelik yaşamışlardır.? Cevabı bulunması gerekli en önemli soru budur. Somut olay mağdurun 23.11.2014 tarihinde ... Doğum Hastanesine başvurması ile meydana çıkmıştır. Sanık 05.12.2014 tarihinde Sibel adlı çocuğu tanımıştır. Bu husus sanığa ait nüfus kaydında bellidir. Şu halde Sibel adlı çocuk tarafların müşterek çocuğudurr. Bu çocuğun en erken doğum tarihi 23.11.2014 ve/veya daha sonrasıdır. Bir çocuğun normal doğum süresi dikkate alındığında yani 23.11.2014 tarihinden geriye doğru gidildiğinde bu kişilerin çok büyük ihtimalle 2014 yılı Şubat ayında cinsel ilişkiye girdikleri sonucuna ulaşılmaktadır. Kaldı ki, sanıkta 2014 yılı Şubat ayında cinsel ilişki yaşadıklarını beyan etmektedir. Bu durumda mağdurenin ... kamil Doğum hastanesi başvuru tarihi, sanığın 2014 yılı 2. Ayında cinsel birliktelik yaşadıklarını belirtmesi, müşterek çocuk olduğu düşünülen Sibel'in tanınma tarihi birlikte değerlendirildiğinde tarafların usulen 23.11.2013 yılında düğün yaptıkları ve fakat cinsel birlikteliğin mağdurun 15 yaşını doldurmasından sonra yaşandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Zira mağdurun 15 yaşından önce sanık tarafından cinsel istismara maruz kaldığı ispatlanamamaktadır. Bir başka anlatımla; Mağdurun 15 yaşından önce cinsel birliktelik yaşadığı sabit değildir. Böyle bir durumda az yukarıda yapılan açıklama da dikkate alınarak, mağdurun sanıkla 15 yaşını doldurduktan sonra cinsel ilişkiye girdiği sonucuna ulaşılması gerekmektedir. Bu hal " hayatın olağan akışına da " uygundur. TCK. 30/1. Fıkrası: " Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata dolasıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durum madde gerekçesinde şu şekilde açıklanmıştır: "Birinci fıkrada suçun maddi unsurlarında hataya ilişkin hükme yer verilmiştir. Kast, suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Bu unsurlara ilişkin bilgisizlik, eksik veya yanlış bilgi sahibi olunması durumu ise, maddi unsurlarda hata olarak adlandırılır." Somut olayda sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği değerlendirilmiştir. Sanığın mağdur ile az yukarıda açıklandığı üzere 15 yaşından sonra cinsel ilişkiye girmiş olması, şikayetin olmaması birlikte ele alındığın Düşme veya Beraat kararından hangisine dayanılması gerektiği tartışılmış ve sonuçta Beraat kararının sanık bakımından daha lehe olduğu değerlendirilmiştir. Sanığın mağdureye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dolayı TCK'nun 103/2, 43 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında TCK'nun 30/1 maddesi anlamında ceza sorumluluğunu kaldıran bir nedenin var olduğu kabul edilmiştir. Yapılan tüm bu açıklamalar da dikkate alındığında; sanığın üzerine atılı suçu kasten işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve yeterli delil mevcut değildir. Şüphe hali sanık lehine yorumlanarak sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığı'' gerekçesiyle sanığın isnat edilen suçtan beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2015 tarihli, 2015/42 Esas, 2015/150 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/7417, K. 2023/5750, T. 02.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-7417-e-2023-5750-k-a1d1a63d21ff