Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/6618 E. 2023/7527 K. – Çocuğun Cinsel

Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6618
Karar No
2023/7527
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/232 E., 2015/60 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2011/232 Esas, 2015/60 Karar sayılı kararı ile, sanığın; çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı kanunla getirilen değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.10.2018 tarihli ve 14-2015/204559 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurun sanığa yirmi yaşında olduğunu söylemesi nedeniyle cinsel yakınlaşma gerçekleştiğine, aynı suçtan dolayı başka sanık hakkında açılan davada da sanığın mağdurun yaşı konusunda benzer söylemde bulunduğu belirttiğine, bu nedenle hatanın değerlendirilmesi gerektiğine, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın soyut ve gerçeklikten uzak, usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Mahkeme,"...Mağdurenin suç tarihinden yaklaşık iki ay kadar önce Sinop'tan İstanbul'a geldiği,24.09.2010 günü saat 00:30 sıralarında ... ... Parkında mağdure ile sanığın tanıştıkları, beraber sanığın evine gittikleri mağdurenin sanığın evinde 29.09.2010 tarihine kadar kaldığı,mağdurenin sanığın kendisi ile her gece tersten cinsel ilişkiye girdiğini beyan ettiği İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 29.09.2010 tarihli raporuna göre mağdurenin anotomik bakire olduğunun tespit edildiği, mağdurenin fiili livata yoluyla cinsel istismara maruz kaldığına dair mağdurenin soyut beyanı dışında delilin bulunmadığı, sanığın tüm aşamalarda mağdure ile aynı yatakta beraber yattıklarını, ancak cinsel ilişkiye girmediklerini, mağdure ile öpüştüklerini yine savcılık beyanında cinsel organını mağdureye sürtüğünü beyan ettiği, Mağdurenin 25.09.1996 doğumlu olduğu suç tarihinde 15 yaşından küçük olduğu, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 103/1 maddesinde düzenlenen basit cinsel istismar suçunu oluşturduğu suç tarihinden sonra 6545 sayılı yasayla yapılan değişiklike cezanın alt sınırının 8 yıl üst sınırının on beş yıl olduğu, değişiklikten önceki halin sanığın lehine hükümler içerdiği anlaşılmakla " şeklindeki gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE 1. Olayın intikal şekli, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları ve bu beyanları doğrulayan 29.09.2010 tarihli rapor içeriğinden sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yazılı suçu oluşturmasına rağmen Mahkemece dosya içeriği ile örtüşmeyen gerekçe ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

2. Sanığın aşamalardaki beyanlarında mağdurenin yaşının küçük olduğunu cinsel eylem sonrasında öğrendiğine yönelik savunması nazara alındığında kayden 25.03.1996 doğumlu olan mağdurenin suç vasfına etkisi bakımından resmî bir kurumda doğup doğmadığı araştırılarak, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olmak üzere kemik grafilerinin çektirilerek tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulu raporu aldırılıp, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak suç tarihindeki yaşının bilimsel olarak tespit edilmesi ile sanığın hukuki durumunun tayini, resmî bir kurumda doğduğunun anlaşılması halinde ise; olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2011/232 Esas, 2015/60 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden ceza miktarları itibariyle kazanılmış hakları saklı tutulmak kaydıyla hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/6618, K. 2023/7527, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-6618-e-2023-7527-k-49d15d95d46c