Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5795 E. 2023/407 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5795
Karar No
2023/407
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2015 tarihli ve 2014/542 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.06.2018 tarihli 14-2015/174745 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii özetle: İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sanığın alkolün etkisiyle ayakta duramayacak şekilde sarhoş olduğunu ve istem dışı mağdurlara çarptığını, kararın temyizen bozulması gerektiğini savunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'ın olay tarihinde alkol aldığı, saat 16:00 sıralarında Konak Anadolu Sağlık Meslek Lisesinin bulunduğu yere doğru yürüdüğü, o esnada Konak Anadolu Sağlık Meslek Lisesi öğrencilerinin derslerinin bitimi nedeniyle dağıldıkları ve evlerine doğru yürüdükleri, mağdure ...'nın arkadaşlarıyla birlikte eve gitmek üzere yürüdüğü esnada sanığın, ...'nın yanından geçerken kalçasını avuçlayıp sıkarak cinsel saldırıda bulunduğu, yine yolda arkadaşlarıyla birlikte yürümekte olan ...'nin sol göğsünü sıkarak cinsel saldırıda bulunduğu, yine arkadaşlarıyla birlikte yürüyen katılan mağdure ...'nin göğsünü sıkarak cinsel saldırıda bulunduğu, daha sonra şikayet edilmesi üzerine polisler tarafından yakalandığı ve hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Mağdure ... ve annesi ... ile mağdure ... ve babası ... mahkemedeki ifadelerinde sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtikleri, mağdur ... ve annesi ...'in sanıktan şikayetçi oldukları ve davaya katıldıkları, suçun şikayete bağlı olduğu, mağdure ..., annesi ..., mağdure ...'in sanık hakkında şikayetçi olmamaları nedeniyle kamu davalarının düşürülmesine, sanık ... hakkında basit tehdit suçundan cezalandırılması için dava açılmış ise de, sanığın tehdit suçunu işlediğine dair dosyada somut bir delil elde edilemediğinden beraatine, sanığın katılan mağdure ...'ye karşı cinsel saldırı suçunu işlediği anlaşılmakla, sanığın birden fazla mağdureye karşı cinsel saldırıda bulunması, kastının yoğunluğu, suçun işlenmesindeki özellik ve suç tarihinde yürürlükte bulunan yasa nazara alınarak alt sınırdan ayrılmak suretiyle teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın üzerine atılı suçun mağdurenin yaşı dikkate alındığında çocuğun cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında değerlendirilip anılan madde de hükümden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanun'un 12 ve 5271 sayılı Kanun'un 4 üncü maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2015 tarihli ve 2014/542 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/5795, K. 2023/407, T. 06.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-5795-e-2023-407-k-5213c724b3e0