Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5557 E. 2023/4342 K. – Cinsel Saldırı
Konu: Cinsel Saldırı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5557
- Karar No
- 2023/4342
- Karar Tarihi
- Konu
- Cinsel Saldırı
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/434 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, aynı Kanun'un 43 ve 62 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü madde uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.03.2018 tarihli ve 14-2015/167394 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. GEREKÇE 1. Sanığın yargılama konusu eylemlerinin ani ve kesintili olması nedeniyle sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı kapsamında kaldığı ve sanığa isnat edilen eylem açısından zamanaşımı süresi yönünden lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden sonraki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.03.2015 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Yukarıdaki bentte açıklanan nedenle Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/434 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15 .06 .2023 tarihinde karar verildi.