Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5387 E. 2023/6394 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5387
- Karar No
- 2023/6394
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/283 E., 2015/18 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikliinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2015 tarihli ve 2014/283 Esas, 2015/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Katılan mağdurenin birbiri ile uyumlu beyanı, tanık Songül Türkmen’in beyanı, iftira atmayı gerektiren bir durumun olmaması, suçun dosya kapsamında sübut bulduğuna ilişkindir.
B. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Söz konusu kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; "Sanık hakkında 15 yaşını doldurmayan mağdureye karşı cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılarak ruh sağlığının bozulmasına neden olacak şekilde mağdurun vücuduna organ sokmak suretiyle çocuğa karşı cinsel istismar suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, sanık özde değişmeyen beyanlarında, mağdureyi mahalleden tanıdığı ancak ona karşı iddia ettiği şekilde evine alarak zorla organ sormak suretiyle cinsel saldırı suçnu işlememdiğini beyan etmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca mağdurenin şikayeti üzerine sanık hakkında yürütülen soruşturma sonucunda 08/04/2014 tarih ve 2014/47723-32764 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, verilen bu karara mağdure vekilinin itirazı üzerine Ankara Batı Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca yapılan inceleme sonucunda mağdurenin olayı 3 ay sonra annesine anlattığını beyan etmesi nedeniyle annesi ...'in olay hakkındaki beyanı tespit edilmediği gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 19/06/2014 tarih ve 2014/2107 sayılı değişik iş kararıyla kaldırıldığı, bu nedenle sanık ... hakkında tanık ...'in beyanı alınarak atılı suçlardan sanık hakkında kamu davası açılmıştır. ... 20/07/1998 doğumlu olup iddia ettiği olayların geçtiği tarih lise birinci sınıfta olup tarihini net olarak hatırlamadığını ancak 2012-2013 tarihleri arasında bir tarihte sanığın evine gititğinde zorla ırzına geçtiğini, bu olayı 3 ay sonra da annesi ...'e anlattığını beyan etmiştir. Mağdure madde bağımlısı evden kaçan, barlarda konsomatrist olarak çalışan ve para karşılığında erkeklerle birlikte olan bir kişidir. Mağdure olayı 3 ay sonra annesine anlattığını beyan etmesine rağmen mahkememiz huzurunda ve emniyette alınan beyanında müşteki kızının olayı cerayan tarihinden 3 ay sonra kendisine anlatmadığını, evden sık sık kaçtığı, madde bağımlısı olduğu evden kaçtığında yakalandığında yurtta kalmaya başladığı, ordan da kaçınca yakalandığında olayı ablasına anlattığını ifadesinde açık ve net olarak anlatmıştır. Mağdure ... birden fazla erkekle para karşılığında birlikte olduğunu belirtip, onlardan şikayetçi olmadığını, mahalleden tanıdığı sanık ...'den şikayetçi olduğunu beyan etmiş ise de; ilk ilişkinin zorla olduğu, daha sonra da bu kişi ile 5-6 kez daha ilişkiye girdiğini belirtmiş ve olayı uzun süre sakladığı 1.5 yıl sonra şikayette bulunduğu annesine de ilk ilişkisini anlattığını belirtmiş ise de; anne ... kızı mağdurenin doğru söylemediğini beyan etmiştir. Olayın birebir görgü tanığı yoktur, mağdure sanık ile net ilk defa ilişkiye girme tarihini açıklamamıştır, çelişkili beyanları söz konusudur, sanıkta atılı suçları işlemediğini beyan etmiştir. Mağdurenin zeka özürlü olduğuna dair dosyamızda herhangi bir rapor yoktur. Mağdurenin annesinin somut beyanı dışında bu konuda delil de yoktur, dosyada bulunan doktor raporunda mağdurenin kızlık zarının ne zaman bozulduğu belli değildir. ... madde bağımlısı olup evden kaçan bir kişi olup sanıkla ilişkisinin olduğunu bilen birebir tanık olmadığı gibi mağdurenin sanıkla arkadaşlık yaptığı ve halende facebook üzerinden sanıkla görüştüğü de sabittir. Sanığın onbeş yaşından küçük mağdurenin ırzına zorla geçtiği, onu zor ve tehdit kullanarak evinde alıkoyduğu, hürriyetinden yoksun kıldığına, ilk ilişkiden sonra 5-6 kez daha zorla mağdure ile cinsel ilişkide bulunduğuna dair mağdurenin hazırlıktaki birbiri ile çelişen mücerret iddiası dışında sanığın mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, her iki suçun yasada belirtilen yasal unsurları oluşmadığından sanığın her iki suçtan ayrı ayrı beraatine" şeklindeki gerekçeler ile karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2015 tarihli ve 2014/283 Esas, 2015/18 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ve Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.10.2023 tarihinde karar verildi.