Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5350 E. 2023/8358 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5350
- Karar No
- 2023/8358
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/422 E., 2015/69 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli, 2014/422 Esas, 2015/69 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında; a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2018 tarihli Tebliğnamesinde suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükümlerin "onanması" yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlemediğine, mağdurenin ve suça sürüklenen çocuğun evleri ile bakkal arasındaki mesafenin hesaplanmadığına, mağdurenin yer tarifinin suçu ispata yeterli olmadığına, mağdurenin beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna, mağdure ve ailesinin şikayetlerinden vazgeçtiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine dilekçesinde yer alan diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, S.S.Ç (suça sürüklenen çocuk) ile mağdurenin aynı mahallede oturdukları, S.S.Ç'nin mağdurenin abisi ile arkadaş olduğu, bu nedenle mağdureyi tanıdığı, olay günü evinden bakkala gitmek için çıkan mağdurenin burada S.S.Ç ile karşılaştığı, S.S.Ç'nin mağdureyi kendisinde olan abisinin kitaplarını vermek istediğini söyleyerek evlerine götürdüğü ve burada alt kısmındaki giysilerini ve iç çamaşırını çıkarttığı mağdurenin cinsel organına dokunduğu, cinsel organını, mağdurenin cinsel organına sürdüğü, olanları kimseye anlatmaması konusunda mağdureyi tehdit edip korkutarak evden gönderdiği, olayın bu şekilde gerçekleştiğinin mağdurenin aşamalardaki samimi ve içten anlatımları, beyanlarını kısmen tanık olan mağdurenin annesinin ifadesi ile örtüşmesi, mağdurenin cinsel saldırının gerçekleştiği ve bilmesi mümkün olmayan S.S.Ç'nin evindeki eşyaların tarifi ile savunma tanığı ... tarifinin örtüşmesi ile anlaşıldığı, bu suretle S.S.Ç'nin çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlediğinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik 1. Olay tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile aynı maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.02.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli, 2014/422 Esas, 2015/69 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli, 2014/422 Esas, 2015/69 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.