Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5309 E. 2023/5450 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5309
- Karar No
- 2023/5450
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/137 E., 2014/193 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2014/137 Esas, 2014/193 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2018 tarihli ve 14-2015/79953 sayılı onama görüşlü Tebliğnamesi ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın mahkumiyetine yeter dosyada delil bulunmadığına, mağdurenin çelişkili beyanları ve alınan doktor raporları uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece ''Sanık savunması, katılan beyanı, müştekinin beyanı, adli raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihi ve öncesinde Afyonkarahisar il merkezinde bulunan kız yetiştirme yurdunda kalmakta olan katılan-çocuk ... ... ...'in, bulunduğu yurttan ... isimli diğer bir çocuk ile kaçarak ... ilçesi ... köyüne geldikleri, burada ... ...'in kayınvalidesinin evinde kaldıkları, sanık ...'in ise ...'in gayri resmi nikahlı eşi olan ... ...'in kardeşi olduğu ve bahse konu konutta ikamet ettiği, gece ... ile aynı odada birlikte kaldıkları, bir ara ...'in öksürerek dışarıya çıktığı, katılan-çocuğun ise bu durum üzerine önce uyandığı, daha sonra ise uyumaya devam ettiği sırada cinsel organına bir şeyin dokunduğunu hissederek uyandığı, sanık ...'in bunu yaptığını farkettiği, sanığın yine katılan-çocuğun hem cinsel organına hemde göğüs bölgesine dokunmaya devam ettiği, katılan-çocuğun kendisine gelmesi üzerine hemen tepki gösterdiği, daha sonra ...'in odaya geldiği ve onun isteği üzerine kaldıkları evden ayrılıp ...'in babasının evine geçtikleri, her ne kadar katılan-çocuk burada da sanığın kendisini aynı şekilde taciz ettiğini talimat ile alınan ifadesinde beyan etmişse de, daha önce bu konuda herhangi bir anlatımının bulunmadığı, iddianamede de bu konuda herhangi bir iddia bulunmadığı, ayrıca ... babasının evinde sanık ile katılan-çocuğun cinsel ilişkiye girdiğini hazırlık aşamasında beyan etmiş ise de; sanığın tüm aşamalarda herhangi bir şekilde katılan-çocuk ile herhangi bir cinsel temasının olmadığını beyan etmiş olması, katılan-çocuğun olay öncesine ilişkin olarak başka şahıslar tarafından cinsel istismara maruz kaldığına yönelik beyanlarının bulunması, olayın üzerinden yaklaşık 10 gün geçtikten sonra alınan raporunda da; bakire olmadığı, genital bölgede 5-8 gün öncesine kadar travmatik bir bulgu olmadığı, bu nedenle kendisine yönelik herhangi bir nitelikli cinsel istismar eyleminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin mümkün olmadığının belirtilmesi karşısında katılan-çocuk ile sanık arasında organ sokmak suretiyle cinsel ilişkinin veya cinsel istismarın meydana gelmediğinin kabulü gerektiği; sonuç olarak olay tarihi itibariyle 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olan katılan-çocuğun anlatımları doğrultusunda sanığın eyleminin, katılan-çocuğun uyuduğu sırada rızası olmaksızın yanına gelip, cinsel organına ve göğüs bölgesine eli ile dokunmak suretiyle basit cinsel istismar eylemi olarak kabul edilmesi gerektiği, eylemin gerçekleştiriliş şekli ve herhangi bir ani hareket niteliğinde olmaması nedeniyle sanığın eyleminin sarkıntılık olarak da değerlendirilemeyeceği; dosyada mevcut Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalınca düzenlenen heyet raporunda; katılan-çocuğun algı, bellek ve yöneliminin doğal olduğu ve ruh sağlığının bozulmadığı bildirildiğinden; olay tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 Sayılı Yasa'nın 59. maddesi ile değişik TCK'nun 103. maddesinde beden ve ruh sağlığının bozulmasına ilişkin düzenlemeye yer verilmemiş ise de; sanığın basit cinsel istismar eylemine ilişkin olarak 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünden, 6545 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki hali ile TCK'nun 103/1. maddesinde 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngören yaptırımın sanık lehine olduğu anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir...'' şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, kollukta bilgi sahibi sıfatıyla ifadesi alınan Gurbet'in mağdure beyanları ile örtüşmeyen anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma gerekçesine göre Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2014/137 Esas, 2014/193 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.09.2023 tarihinde karar verildi.