Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/4482 E. 2023/7321 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4482
Karar No
2023/7321
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/219 E., 2014/405 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Şikayetçi ve mağdurenin hükümden sonra 21.04.2017 günlü dilekçeleri ile şikayetten feragat ettikleri anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2014 tarihli ve 2013/219 Esas, 2014/405 Karar sayılı kararı ile sanığın beden veya ruh salığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin sanıkla rızası ile görüştüğünün, olay yerine kendi isteği ile gittiğinin, olay yerinden kaçma imkanı varken kaçmadığının, yine olay yerinde sanık ile beraber sigara içtiklerinin, sanığa atmış olduğu mesaj dökümleri incelendiğinde rızaya dayalı olarak arkadaşlık ettiklerinin aşikar olduğuna, mağdurenin olay yerinde sanığın cebir kullanmadığını ve kendisini tehdit etmediğini beyan ettiğine, eylem sübut bulsa dahi 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi kapsamında kaldığına, mağdurenin 16.07.2013 tarihli duruşmadaki ifadesinden sanığın cebir ve tehdit kullanmadığının, rızaya dayalı ilişki olduğunun anlaşılacağına, atılı suçun işlendiğinin her türlü şüpheden uzak delil ile kanıtlanması gerektiğine, suçların kanuni unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç işleme niyet ve kastının olmadığına, kararın usul ve kanunlara açıkça aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma üzerine hüküm kurulduğu ile diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdure çalıştığı marketten suç tarihinde saat 22.00 sıralarında iş yerinden arkadaşı ... ile çıktığını, dışarıda bulundukları sırada sanık ...'in kendisinin yanına geldiğini, "Sen bu çocukla çıkıyor musun?" diye sorduğunu, sanığın yanlarından ayrıldığını, kendisinin eve gitmek için bindiği otobüsten indiğini, bu esnada da sanığın yanına geldiğini, "Bir kaç dakika konuşalım." dediğini, kendisinin kabul etmek istememesine rağmen ısrarcı olduğu için ve mahallede rezil olmayayım diye bulundukları yerden aşağıya doğru indiklerini, inerken kolundan tuttuğunu ve sanığın evlerinin karşısında bulunan bir inşaata doğru çektiğini, yine ısrarcı olduğu için ve gören olmasından korktuğundan inşaatın zemin katına gittiğini ve sanığın kapıyı kapattığını, sonra iki adet telefonunu alarak "Bir yanlış yaparsan geri vermem" diyerek inşaatın karşısındaki evlerine gidip kilim getirdiğini ve altlarına serdiğini, "Benim olacaksın" dediğini, ...’i sevdiğini söylemesine rağmen "Hayır benim olacaksın" diye ısrar ettiğini, sonra kendisini öpmeye başladığını, göğüslerini sıkıp vücudunu okşadığını, yapmamasını istediğini, ancak dinlemediğini, bağırdığını ancak ıssız olduğundan ve ağzını kapattığından kimsenin duymadığını, sonra "Bağırırsan telefonunu vermem" diye söylediğini, tüm elbiselerini çıkardığını ve yüzüstü yere yatırarak anal yoldan cinsel ilişkiye girdiğini, cinsel organını tükürüklediğini, canının acıdığını, 1-2 saat sonra yine "Telefonlarını vermem" diye anal yoldan ilişkiye girdiğini, sabaha kadar orada durduklarını, gitmesine sanığın izin vermediğini, sanık olay yerinden ayrıldıktan sonra kendisinin ayrıldığını, olayı ailesine anlatıp şikayetçi olduklarını beyan ettiği, Mahkemede ise sanığın inşaata gidip konuşma teklif ettiğini kendisinin kabul ettiğini, gittikleri yerin kapısının olduğunu, sabah 05.00'a kadar konuştuklarını, hatta sigara içtiklerini, sanığın hasır getirmeye gittiğinde evinin mesafesinin az olması nedeniyle oradan uzaklaşamayacağını düşünerek oradan ayrılmadığını, bu sırada inşaatın kapısının kilitli olmadığını, zaten kilidinin de bulunmadığını, kendisini hasırın üzerine sırt üstü yatırarak isteği dışında anal yoldan birlikte olduğunu, bir iki saat sonra yine aynı şekilde kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini, sanığın kendisine tecavüz ederken etrafa rezil olmamak için bağırmadığını, sanığın dediği gibi saat 07.30 sıralarında inşaat bekçisinden beraber saklandıklarını, bekçiden korktuğu için saklandığını, saat 08.30 sıralarında olay yerinden ayrıldıklarını beyan ettiği, sanığın soruşturma aşamasında mağdure ile sadece öpüştüklerini, kovuşturma aşamasında ise inşaatta mağdure ile sadece öpüştüklerini ve giysileri üzerinde iken sadece kendisine sürtünerek boşaldığını, başka bir eyleminin olmadığını savunduğu, mağdurenin alınan raporunda bakire olduğu, yapılan anal muayenede tespit edilen bulguların akut fiilî livata ile uyumlu olduğunun bildirildiği, olay yerinde keşif yapıldığı, mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin önce Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalından, sonra İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. Adlî Tıp İhsisas Kurulundan rapor alındığı, 19.07.2013 tarihinde mağdure ile ilgili sosyal inceleme raporu düzenlendiği, sanık ve mağdure arasındaki mesaj kayıtlarının dosya içerisinde bulunduğu, tanıkların dinlendiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Yönünden Mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, Adli Tıp Kurumu 6. Adlî Tıp İhsisas Kurulundaki olay anlatımı, 19.07.2013 tarihli sosyal inceleme raporu, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu, mesaj kayıtları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın olay tarihinde on beş yaşından büyük mağdureyle cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen nedenle cinsel ilişkiye girdiği hususunda soyut iddia dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp mevcut haliyle sübuta eren eylemin 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup şikayetçi ve mağdurenin şikayetinden feragat ettiği de dikkate alınarak sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulduktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden Olay tarihinde kayden on beş yaşından büyük olan mağdureyi olay yerine zorla götürüp tuttuğu hususunda mağdurenin soyut iddiası dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2014 tarihli ve 2013/219 Esas, 2014/405 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/4482, K. 2023/7321, T. 07.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-4482-e-2023-7321-k-9975e3f2338f