Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/4462 E. 2023/5914 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4462
- Karar No
- 2023/5914
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/163 E., 2015/29 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2014/163 Esas, 2015/29 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağılını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile altıncı fıkrası, 43 üncü, 31 inci ve 62 nci maddeleri uyarınca 9 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.01.2018 tarihli ve 14-2015/104558 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyizi; olay tarihinden 1.5-2 yıl sonra şikayet ve kovuşturma konusu edildiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında sosyal inceleme raporu düzenlenmediğine, ruh sağlığındaki bozulmanın başka nedenlere dayanıp dayanmadığının dikkate alınmadığına, ek rapor alınmadığına müteselsil suç koşullarının bulunmadığına ilişkindir.
2. Katılan ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyizi; suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken alt sınırdan hapis cezasına hükmedildiğine, koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uygulanarak hükmedilen hapis cezasından takdiri indirim yapıldığına, hükmedilen hapis cezası üzerinden artırım ve indirimlerde hesap hatası yapıldığına, eksik hapis cezasına hükmedildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; "Tüm dosya içeriği, Suça sürüklenen çocuğun savunması, katılan ifadeleri, teşhis tutanağı, doktor raporları, Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi 09/07/2014 tarihli raporu, Adli Tıp Kurumu 27/02/2014 tarihli raporu, Suça sürüklenen çocuğa ait nüfus ve adli sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; katılan mağdure ...'ın ile suça sürüklenen çocuk ...’ın ile Facebook üzerinden yazışarak tanıştıkları, katılan mağdure ...’ın 24.11.1997 doğumlu olup suç tarihinde 15yaşından küçük olduğu, suça sürüklenen çocuk ...’ın ise suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunduğu, suça sürüklenen çocuk ...'ın katılan mağduru balkonda görmesi üzerine kendisine cep telefonunu verdiği ve 27/06/2012 tarihinden itibaren katılan mağdurla konuşmaya başladığı, olay günü katılan mağdurun adet problemi nedeniyle işten o gün için izinli olan suça sürüklenen çocuk ...'la birlikte hastaneye gittikleri, hastanede muayene için yoğunluk olması nedeniyle suça sürüklenen çocuğun muayene sırası gelene kadar katılan mağduru kahvaltı yapmak üzere evine götürdüğü, eve geldiklerinde suça sürüklenen çocuğun katılan mağduru kendi odasına aldığı ve o sırada evde uyuyan dayısını evden gönderdiği, daha sonra katılan mağdurun yanına geldiği, suça sürüklenen çocuk ve katılan mağdurun öpüşmeye başladığı, suça sürüklenen çocuk ...'ın bir taraftan katılan mağdurun tulumunu çıkarmaya çalıştığı, katılan mağdurun "adetliyim" demesi üzerine "sana bir şey yapmayacağım" diyerek karşılık verdiği, birkaç denemeden sonra suça sürüklenen çocuk ...'ın penisini katılan mağdurun cinsel organına sokmak suretiyle ilişkiye girip bekaretini bozduğu, olaydan sonra suça sürüklenen çocuk ...'ın katılan mağduru "kız olmadığını annene anlatırım" demek suretiyle bu olaydan sonraki iki ay içerisinde birden fazla olmak üzere cinsel ilişkiye girdiği, katılan mağdurenin uğramış olduğu cinsel istismar nedeniyle alınan adli raporda belirtildiği üzere ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğunun anlaşıldığı, suça sürüklenen çocuğun eyleminin çocuğun zincirleme olarak ruh sağlığı bozulacak şekilde nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğu mahkememizce kabul edilmiş, suça sürüklenen çocuk ...'ın ifadesinde; katılan mağdurenin kız arkadaşı olduğunu, bir kaç evine geldiğini, evde yalnız olduklarında öpüşüp seviştiklerini, her defasında katılan mağdurenin elbiselerini çıkardığını, kendisinin de 31/12/2012 tarihindeki görüşmede elbiselerini çıkardığını kabul ettiği ancak ilişkiye girdikleri iddiasını kabul etmemiş ise de katılan mağdurenin tüm aşamalardaki tutarlı beyanı, alınan adli raporlar nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun cinsel ilişkinin gerçekleşmediğine ilişkin savunmasının kendisini kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılmakla itibar edilmemiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK.nın 6545 sayılı yasa ile değişiklikten önceki ilgili maddeleri uygulandığında hukuki durumu değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK.nın 103/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, failin güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak asgari hadden ceza tayin etmek suretiyle taktiren 8 yıl hapis cezası belirlenmiş, suça sürüklenen çocuğun eylemi neticesi mağdurun ruh sağlığının bozulduğu anlaşıldığından TCK'nın 103/6. maddesi uyarınca sanığın 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanda aynı suçu birden fazla kez işlediği zincirleme suç şartları oluştuğu anlaşılmakla cezasından TCK.nun 43/1 maddesi uyarınca takdiren ¼ oranında artırım yapılarak 17 yıl hapis cezasına çıkarılmış, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla cezasından TCK.nun 31/3 maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak 11 yıl 4 ay hapis cezasına indirilmiş, Suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek, TCKnın 62/1 maddesi gereğince taktiren 1/6 oranında indirilerek neticeten 9 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası belirlenmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında 28 Haziran 2014 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı yasa ile değişik 5237 sayılı TCK.nın ilgili maddeleri uygulandığında hukuki durumu değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK.nın 103/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, failin güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak asgari hadden ceza tayin etmek suretiyle taktiren 16 yıl hapis cezası belirlenmiş, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanda aynı suçu birden fazla kez işlediği zincirleme suç şartları oluştuğu anlaşılmakla cezasından TCK.nun 43/1 maddesi uyarınca takdiren ¼ oranında artırım yapılarak 20 yıl hapis cezasına çıkarılmış, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla cezasından TCK.nun 31/3 maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak 13 yıl 4 ay hapis cezasına indirilmiş, suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek, TCKnın 62/1 maddesi gereğince taktiren 1/6 oranında indirilerek neticeten 10 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır Sonuç netice ceza miktarları karşılaştırıldığında sanık hakkında 28 Haziran 2014 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı yasa ile değişikten önceki 5237 sayılı TCK.nın ilgili maddeleri uygulandığında belirlenen ceza sanığın lehine olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 6545 sayılı yasa ile değişiklikten önceki maddeleri uygulanmıştır." şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE Olayın intikal şekli ve zamanı, suça sürüklenen çocuğun istikrarlı savunmaları, mağdurenin çelişkili beyanları, adli muayene raporları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurenin soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak kesin delil olmadığından beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2014/163 Esas, 2015/29 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan ve katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.