Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/26498 E. 2025/4662 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26498
- Karar No
- 2025/4662
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2258 E., 2018/1156 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı, suça sürüklenen çocuk hakkında ise nitelikli cinsel saldırı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık ve suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan beraatlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle mağdure beyanlarının istikrarlı ve dosya içeriğiyle uyumlu olduğuna, mağdurenin iftira atmasını gerektirir bir sebep bulunmadığına, atılı suçun sübut bulduğuna, suça sürüklenen çocuk ile sanığın cezalandırılmasına, kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulması talebine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, mağdure beyanlarının istikrarlı olduğuna ve iftira atmasını gerektirir bir sebebin bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulmasına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Kovuşturma aşamasında 09.02.2017 tarihli dilekçe ile; on beş yaşından büyük olan mağdurenin sanık ve suça sürüklenen çocuktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (...) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden Olayın intikal şekli ve süresi, mağdurenin dosya içeriğiyle uyumlu beyanları ile mağdurenin sanığa ve suça sürüklenen çocuğa iftira atmasını gerektirecek bir husumetinin bulunmaması, aldırılan livata ve kriminal inceleme raporlarındaki tespitler, sanık ve suça sürüklenen çocuğun aşamalarda kendi içinde ve birbirleriyle çelişkili savunmaları ile tüm dosya kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ve mağdure vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.