Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/25456 E. 2025/4232 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25456
- Karar No
- 2025/4232
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/53 E., 2018/1394 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, olaydan sonraki mesaj içeriklerinin dosyaya alınmadığına, sorgu hakimi ile heyet başkanın aynı olduğuna, mağdurenin beyanlarının aile baskısından kaynaklı olarak çelişkili ve hayal ürünü olduğuna, bu hususun mağdure tarafından duruşmada ifade edildiğine, sanık ve mağdure arasında geçmişe dayalı cinsel içerikli konuşmalar olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, kamera tespiti yapılmadığına, tanık ifadelerinin çelişkili olduğuna ve olay yerinin görünebildiğine dair raporun hatalı olduğuna, itibar edilebilirlikle ilgili rapor aldırılmadığına, tutanakta tanığın imzasının bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının kanuni unsurları taşımadığına, teşebbüs hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığına, indirimin az yapıldığına kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın sorgusunu yapan ve kararı veren hakimin aynı olduğuna, sanığın mağdureyi tanımadığına ve ortada bir suç olmadığına, mağdurenin hayal ürünü olan beyanlarının mesaj ve HTS kayıtları ile çeliştiğine, aile korkusu nedeniyle suçlayıcı iddialarda bulunduğuna, olay yerine rızası ile geldiğine, sanığın sadece çevreden birilerinin görmemesi için olay yerinde bulunduğuna, tanık .. ifadesinin kendi içerisinde çelişkili olduğuna, miyop olan sanığın tek gözü çalışmayan dürbünle olay yerini görmesinin mümkün olmadığına, rızanın varlığı nedeniyle eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna teşebbüs, aksi halde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturacağına, teşebbüs indiriminin hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığın hürriyeti tahdit eylemine yardımının bulunmadığına kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulan suçlardan daha fazla ceza verilmesi ve takdiri indirim yapılmaması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin beyanları, savunmalar, raporlar, tutanaklar, tanık ifadesi ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ... ile sanık ...'in arkadaş oldukları, olay günü ilkin sanık ...'un arkadaşı sanık ...'i olay yerine bıraktığı, sonrasında mağdureyi almaya gittiği ve birlikte olay yerine geldikleri, bu hususun her iki sanığın aşamalardaki beyanları ile sabit olduğu, sanık ...'un ormanlık alana getirdiği mağdureye cinsel ilişki teklif ettiği, mağdurenin kabul etmemesi üzerine ayağına çelme takıp yere düşürdüğü ve üzerine abanıp kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun doğrudan doğruya icrasına başladığı, bu sırada sanık ...'in 10-15 metreden çevreyi gözetlediği, tanık .. sanık ... ve mağdureyi izlediğini görmesi üzerine sanık ...'a mesaj atarak onu uyardığı, sanık ...'un bu mesajı okuduktan sonra eylemine son vererek mağdurenin üzerinden kalktığı, sanık ...'le birlikte motosiklete binerek olay yerinden kaçtıkları şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ...'in başından beri sanık ...'un eyleminden haberdar olduğu, dolayısıyla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri, aralarındaki görev paylaşımı çerçevesinde sanık ...'in, sanık ... ile mağdureyi görebileceği mesafeden çevreyi gözetlediği, tanığın izlediğini görmesi üzerine sanık ...'a haber verdiği, mağdure direndiği halde yardım etmediği, gerektiğinde sanık ...'a yardım edebilecek durumda bulunduğu, böylece fiil üzerinde doğrudan hakimiyet sağlayarak sanık ...'un gerçekleştirdiği eylemlere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37. maddesi anlamında katıldığı anlaşılmakla, sanığın asli fail olarak kabulü ile karar verilmesi gerekirken hakkında yardım eden sıfatıyla hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.