Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/25190 E. 2025/4566 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25190
- Karar No
- 2025/4566
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler ve ek karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bafra Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde şantaj suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden ise aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın farklı zamanlarda katılan mağdureyi idaresindeki araçla değişen adreslere götürerek araç içinde dudak ve boyun kısımlarından öpüp kalçasına kıyafet üzerinden, göğüslerine ise kıyafet üzerinden ve içinden dokunduğunun kabulü ile değişen suç vasfına göre sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiş olup, 28.06.2021 tarihli ek karar ile katılan mağdure vekilinin şantaj suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 296/1. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın cinsel eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aşmasına karşın suç vasfında hataya düşüldüğüne, sanık hakkında şartları oluşmadığı halde takdiri indirim hükümlerinin uygulandığına, vekil ile temsil olunan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle sanığın cinsel eylemlerinin ani ve kesik nitelikte olmamamasına karşın suç vasfının tayininde düşülen hata ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/3-d maddesi de uygulanmaksızın kurulan hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın eylemlerinin sarkıntılık boyutunu aşmasına karşın suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne, eylemleri tehdit suretiyle işlenmesinden ötürü ayrıca artırım yapılması gerektiğine, eylemlerin yoğunluğu gözetilmeden alt sınırdan ceza tayini ile soyut gerekçelerle takdiri indirim hükümlerinin uygulanması karşısında hükümlerin bozulması gerektiğine, işlendiği sabit olan şantaj suçundan kurulan beraat hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. D. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları ile psikolojik durumu, adli muayene raporu, sanığın sabıkasız oluşu ve dosya kapsamına göre mahkumiyete elverişli delil bulunmadığına, kemik yaş tespitine dair raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile kurulan hükümlerin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Ek Karar Yönünden Gerekçesi gösterilmek suretiyle temyiz isteminin reddine dair verilen ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Resmi sağlık kurumunda doğmadığı anlaşılan katılan mağdurenin, Bafra Devlet Hastanesinin içeriğinde radyoloji uzmanının da bulunduğu 16.10.2018 tarihli heyet raporunda on altı - on yedi yaşlarında olduğunun düşünüldüğü yönünde görüş bildirilmesine karşın aynı çekim tarihine ait grafiler üzerinden düzenlenen Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 06.01.2021 tarihli raporunda suç tarihinde on dört yaşını bitirmiş olup, on beş yaşı içerisinde olduğunun belirtilmesi karşısında Bölge Adliye Mahkemesince mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için 16.10.2018 çekim tarihli grafilerle birlikte dava dosyasının İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kuruluna gönderilerek katılan mağdurenin suç tarihindeki yaşıyla ilgili yeni rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; a. Katılan mağdurenin aşamalardaki anlatımları, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği nazara alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin oluşa uygun kabulüne göre, sanığın katılan mağdurenin dudak ve boyun kısımlarından öpüp kalçasına kıyafet üzerinden, göğüslerine ise kıyafet üzerinden ve içinden dokunma şeklinde belirli yoğunluğa ulaşan eylemlerinin ani, kısa süreli ve kesik hareketlerle gerçekleşmediği, bu nedenle fiillerin sarkıntılık düzeyini aşarak cinsel istismarın temel şeklini oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, b. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılması talep edildiği halde, Bölge Adliye Mahkemesince değişen suç vasfına göre 5271 sayılı Kanun'un 226/1. maddesine aykırı olacak şekilde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103/1-2. cümlesinin uygulanmasına dair usulüne uygun ek savunma hakkı verilmeden anılan maddenin tatbiki neticesinde savunma hakkının kısıtlanması, c. İddianame anlatımı ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabulüne göre; servis hizmeti yürüten sanığın, idaresindeki servis aracına binen katılan mağdureyi diğer öğrencileri okulda indirdikten sonra farklı adreslere götürüp cinsel eylemlerini gerçekleştirmesi karşısında çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden sanığın katılan mağdure üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunup bulunmadığı denetime olanak verecek şekilde karar yerinde tartışılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Ek Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan Bakanlık vekili, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.