Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/20919 E. 2025/1507 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20919
- Karar No
- 2025/1507
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açıldığı halde hüküm kısmında nitelikli cinsel saldırı suçu yazıldığına, mağdurenin rızası olduğu kabul edilerek verilen beraat kararlarının kabul edilemeyeceğine, sanık savunmalarının gerçeği yansıtmadığına, sanığın evinde yaşananların öpüşmekle kalmayıp mağdure rıza göstermemesine rağmen daha ileri boyutlara taşındığına, mağdure istemediğini belirtmesine rağmen cinsel eylemlerin sürdürüldüğüne, mağdurenin ifadesinin ayrıntılı bir şekilde ve psikolog eşliğinde alınması gerekirken bu hususa riayet edilmediğine, soruşturma aşamasında dinlenen tanıkların beyanlarının dikkate alınmadığına, yine bu tanıkların yargılama aşamasında dinlenmediğine, sanığın mağdurenin amiri olmasının sağladığı nüfuzdan istifade ederek ergenlik dönemindek mağdureye karşı zorla cinsel eylemlerde bulunduğuna, mağdurenin psikolojik olarak etkilenerek başından geçenleri ailesine anlatmaktan çekindiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre atılı suçların unsurları itibarıyla oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararları verilirken kararın hüküm kısmının 1 ve 2 numaralı fıkralarında 5271 sayılı Kanun'un 223/2. maddesinde sayılan hallerden hangisine dayanıldığının gösterilmemesi ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açıldığı halde kararın hüküm kısmının 2 numaralı fıkrasında nitelikli cinsel saldırı suçundan kamu davası açıldığının belirtilmesi şeklindeki Yargıtay tarafından düzeltilebilir hukuka aykırılıklar dışında kararda başkaca bir hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2017 tarihli, 2016/452 Esas, 2017/71 Karar sayılı kararının hüküm kısmının (1) ve (2) numaralı fıkralarında yer alan cümlelerin sonunda "...sanığın..." ibarelerinden sonra gelmek üzere "...5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince..." ibaresinin eklenmesi, ayrıca hüküm kısmının (2) numaralı fıkrasındaki "...nitelikli cinsel saldırı..." ibaresinin çıkarılması ve yerine "...çocuğun nitelikli cinsel istismarı..." ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.