Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/18629 E. 2024/7566 K.
Konu: Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18629
- Karar No
- 2024/7566
- Karar Tarihi
- Konu
- Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/525 E., 2016/229 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/525 Esas, 2016/229 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2.cümle ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair hiç bir somut delil olmadığına, katılan anlatımlarının çelişkili olduğuna, sanık hakkında eksik ve hatalı gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, üyeler ... ile ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2024 tarihinde karar verildi. (Karşı oy) (Karşı oy) KARŞI OY Sanığın katılan mağdura karşı işlemiş olduğu iddia edilen “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçundan verilen mahkûmiyet kararının onanmasına ilişkin kararına, ilk derece mahkemesinin sanığa mahkûmiyet kararı verirken 5237 sayılı Kanun'un 62.maddesinin uygulanmaması gerekçesinin yeterli olmadığından kararın bozulması gerektiği kanaati ile Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Dairemiz Sayın heyetinin çoğunluk görüşü ile ihtilaflı olduğumuz konu 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi’nin uygulanmama gerekçelerinin dosyaya ve sanığa uygun olmadığına ilişkindir. Takdiri indirim nedenleri, cezanın sanığa uydurulmasına ve bireyselleştirilmesine daha fazla olanak sağlamak amacıyla yapılan düzenleme olduğundan mutlaka kararda uygulanma ve uygulanmama gerekçelerinin (Anayasa’nın 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34.maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararları gerekçeli olmalıdır) sanığa ve dosya kapsamına uygun olarak gösterilmesi gerekmektedir.. İlk derece mahkemesince, sanık hakkında hüküm kurulurken “Sanığın sabıkasız olmakla birlikte, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları göz önüne alınarak sanık hakkında takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” karar verildiği ancak sanığın fiilden sonraki ve yargılama aşamasındaki olumsuz davranışlarının neler olduğuna dair karar gerekçesinde açıklama olmadığı ve dosya kapsamında da denetime elverişli şekilde bir delil bulunmadığı anlaşılmakla bu husustaki Dairemizin Sayın heyetinin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.