Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/18423 E. 2024/7836 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18423
- Karar No
- 2024/7836
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/34 E., 2016/259 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdure vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin velayet hakkına sahip annesi ve babası olan ... ve ...'nin 21.03.2016 tarihli duruşmada suça sürüklenen çocuk hakkında şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve dava dosyasının Dairemizin, 13.12.2023 tarihli ve 2021/15073 Esas, 2023/8416 karar sayılı dosyasıyla bağlantılı olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/34 Esas, 2016/259 Karar sayılı kararı ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/3, 103/6, 43/1, 31/2, 31/ son ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14-2016/348414 sayılı onama görüşlü Tebliğnamesi ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle; olayın sübut bulmadığına, atılı suçun işlenmediğine, mağdurenin organ sokmayı tariflemediğine, eylemin kabul edilmesi halinde bile teşebbüs hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine ve hükmün hukuka aykırı olması sebebiyle suça sürüklenen çocuk lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 1. Suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin velayet hakkına sahip annesi ve babası olan ... ve ...'nin 21.03.2016 tarihli duruşmada suça sürüklenen çocuk hakkında şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Tebliğnamede onama isteyen görüşe aynı gerekçelerle iştirak edilmemiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden 1. Dava dosyasıyla irtibatlı olduğu anlaşılan, Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/123 Esas, 2015/419 Karar sayılı dosyasının Dairemizin, 13.12.2023 tarihli ve 2021/15073 Esas, 2023/8416 karar sayılı kararıyla bozulduğunun belirlenmesi karşısında her iki dava dosyasının birleştirilmesi; mümkün değil ise anılan dosyanın getirtilip incelenmesinden sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde "Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir" ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Mahkemece olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bunun mümkün olmaması halinde ise çocuk izlem merkezinde kaydedilen görüntüsü duruşmada hazır bulunanlarca izlenip suça sürüklenen çocuk ile müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra toplanacak delillere göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Tebliğnamede onama isteyen görüşe aynı gerekçelerle iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelemesinde Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteğinin İncelemesinde Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.