Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/16301 E. 2024/7977 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16301
- Karar No
- 2024/7977
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/347 E., 2016/172 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/347 Esas, 2016/172 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek atılı suçlardan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 30. maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine sabit olduğuna, şikayetten vazgeçmenin gerçeği yansıtmadığına ve sair hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Mağdurenin onbeş yaşından büyük olduğu düşüncesiyle cinsel ilişkiye girmesinden dolayı hakkında hata hükümlerinin uygulanmasına karar verilen suça sürüklenen çocuğun sübuta eren cinsel ilişki eyleminin şikayet üzerine takip edilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve mağdurenin kanuni temsilcisinin soruşturma evresinde alınan 14.11.2015 tarihli ilk beyanında şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; suça sürüklenen çocuğun anılan yargılama konusu bu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un104/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2 maddeleri gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.12.2015 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.09.2024 tarihinde karar verildi.