Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/15712 E. 2024/8598 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15712
- Karar No
- 2024/8598
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2011/268 E., 2016/116 K. SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık ... hakkında mağdure ...'ya karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanık ... hakkında mağdure ...'ya karşı çocuğun cinsel istismarı, sanık ... hakkında katılan mağdure ... ...'a karşı çocuğun cinsel istismarı, sanıklar ... ve ...'ın mağdurelere yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle dosyadaki tek delilin çelişkili mağdure beyanı olduğuna, rapor içerikleri ile verilen kararın uyuşmadığına, beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verildiğine ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle mağdurelerin yurttan kaçıp sanıklara sığındıklarına, sanığın yardım etme maksatlı ev tuttuğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, cinsel istismar olmadığını mağdurenin de beyan ettiğine, beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Sanık ... ve ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurelerin beyanları, savunmalar, adli raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mağdurelerin aşamalarda birbirlerini desteklemeyen çelişkili ifadeler kullanarak beyanlarının güvenilirliğinin zedelenmesi karşısında mağdurelerin çelişkili ve soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek sanıkların atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurelerin beyanları, savunma, adli raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mağdure ...'nın eylem tarihi itibarıyla on beş-on sekiz yaş grubu arasında bulunduğu, isnat olunan eylemin mağdurenin rızası doğrultusunda gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyeti Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurelerin aşamalardaki beyanları, savunmalar, tanık ifadeleri, adli raporlar ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanıkların mağdureye kalacak yer ayarlayıp anılan yere götürmesi şeklinde sübut bulan olayda, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cinsel amaçla işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden atılı suçtan belirlenen cezaların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/5. maddesi ile arttırılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçenin (A), (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.10.2024 tarihinde karar verildi.